Yil 1970, ocak ayinin ortalari...

Genc adam, uzuntuluydu. Kesik kesik konusmaya basladi:

''Ne kadar ilginc degil mi, Basbakan Suleyman Demirel 'in Islamkoyu'ne cok yakin uzaklikta bulunan Kuleonu Koyu'ne yapilan jandarma baskini sonunda ikinci gizli Nurculuk okulu ortaya cikiyor ve 15 kisi tutuklaniyordu...''

''Ilginc'' dedim gencin bu konusmasi karsisinda...

O sustu...

''Ama bu konu uzerinde durmaya gelmedik aslinda. Nurcular ve Suleymancilar, yorede birkac kisiye saldirida bulunmuslar...''

Bu kez yanit verdi: ''Fethiye uygar bir ilcedir. Benim cocuklugumda cenazeler bando ile kalkardi. Ama cirkin politikacilar sirf oy kaygisiyla guzelim ilcemizi rezil ettiler. Biz devrimciler, asla izin vermeyecegiz bundan boyle... 1968 tutun piyasasi buna ornektir. Gerekirse ayni sekilde davraniriz Nurculara, Suleymancilara.''

''Kisaca anlatir misiniz bu olayi...''

''Bilinen bir sey bu. 1968 yilinda tutun ureticisi koyluler ile birleserek cember sakalli Nurculari zorla berberlere soktuk ve tiras ettirdik. Kimisi korkudan denize atti kendini. Sonra Adapazari'na ve Istanbul'a goc ettiler.''

Nurcular ve Suleymancilar

Icisleri Bakani Haldun Mentesoglu' nun secim cevresi olan Karabogurtlen, Koycegiz ve Fethiye, Nurcular ile Suleymancilarin rahatlikla yayildiklari bir bolge. Isparta, Elmali, Konya, Akseki'den gelerek gezgin esnaf kimligi ile bu yoreye yayilan Nurcular ve Suleymancilar iki ayri seriatci grup, ama hedefleri ayni. Her ikisinin de birlestikleri nokta: ''Seriat devleti.''

Nurcular ve Suleymancilar salt bu yorede yayilmiyorlar. Denizli, Manisa, Usak, Balikesir, Antalya ve Canakkale'de sayilari her gecen gun artiyor. Ancak yeni yerlestikleri Mugla cevresinde ayri bir ozellikleri var. Kendilerine karsi cikanlara tuzak kuruyorlar, kursun yagmuruna tutuyorlar... Fakat Ataturk devrimlerinin savunucusu din adamlari, ogretmenler ve koyluler yilmiyorlar bundan. Nereden yakalarlarsa birakmiyorlar peslerini. Iste bundan oturu ilcede sayilari daha az. Katillere adam vurduruyorlar

Mugla yoresinde Suleymancilar isi iyice azitmislar. Kendilerine karsi cikanlara dayak atiyorlar, hatta ates ediyorlar. Ancak kendileri yapmiyor bu isi. Kiralik katillere bol para vererek, ulasmak istedikleri hedefi engellemek isteyenleri susturmak istiyorlar...

Fethiye'nin Gulcami Imami Osman Orhun , Suleymancilarin hismina ugrayanlardan biri. Ataturkcu genc imam, savas acmis Suleymancilara karsi... Yillardir suruyor bu savas...

Imam Osman Orhun'a 20 Eylul 1970 gunu haber salmis Suleymancilar... ''Gavur hoca ayagini denk alsin, yoksa
defterini durdurecegiz'' gibi laflar etmisler. Gulup gecmis genc imam bu sozlere. Hatta, ''Gelecekleri varsa gorecekleri de vardir'' diye cevap vermis. ''Bunlarin koku kazinana kadar surecek bu kavga... Ataturk devrimlerine uzanan sapik eller kirilacaktir.''

''Nasil oldu sizi oldurmek istemeleri?''

''Daha onceden haber saldilar. Ama umursamadim ben. 28 Eylul 1970 gunu saat 20.30'da camiden cikmis evime
gidiyordum. Cevrede kimseler yoktu. Silah sesleri ile birlikte kendimi attim yere. Kursunlar yanimdan geciyordu, oldugum yerde kaldim. Bir sure sonra kalktim. Kiralik katil beni oldu zannederek patronlarina haber vermeye gitmisti.''

''Pusu kurdular oyleyse?''

''Evet, pusu kurdular. Yolumu gozlediler. Camiden cikisimi izlediler.''

''Sonra polise basvurdunuz.''

''Beni oldurmek isteyen genci tespit ettim sonra. Gecen yil oldurulen bir eskiyanin kardesi idi. Kandirmislar kendisini herhalde.''

''Kabul etti mi sizin tespit ettiginiz genc, oldurmek istedigini?''

''Etmedi tabii.''

''Nasil calisiyorlar yorede Suleymancilar?''

''Orumcek agi gibi sariyorlar her yeri. Izinli izinsiz tum Kuran kurslarini ellerine gecirmislerdir bugun Turkiye'de. Ileride buyuk tehlike olacaklardir.''

''Mugla yoresi nasil?''

''Fethiye'nin tum koylerindeki Kuran kurslari onlarin elinde. Fethiye merkezindeki dahil. Sapik fikirlerini korpe kafalara sokmak istiyorlar. Bunun yani sira saf vatandaslari avliyorlar.''

''Sonra karsi cikanlari yok etmek istiyorlar.''

''Elbet... Iste ben; arkadasim Ramazan Ozdemir buna ornektir. Ramazan'i dovduler.''

''Bir konuyu ogrenmek istiyorum. Maddi olanaklari nasil Suleymancilarin?''

''Kurban Bayrami'nda deri topluyorlar. Topladiklari derileri satip kiralik katil tutuyorlar.''
 
gretmenlere baski...

Bugun cogu koyde dogru durOust ilkokul yokken Kuran kurslari mevcuttur. Din maskesi altinda Ataturk devrimlerinin dusmanligini rahatlikla yapmaktadirlar. Koylulerin dini duygularini somuren sapik fikirli kisiler,
birtakim politikacilardan da yardim gormektedirler. Ornegin pek cok Nurcu ve Suleymanci bugun politikanin icindedir. Oy kaygisiyla her sey mubah sayilmaktadir.

Nurcular ve Suleymancilarin koylerdeki en buyuk engelleri, ogretmenler. Bugun cogu koyde dogru durust ilkokul yokken Kuran kurslari mevcuttur. Din maskesi altinda Ataturk devrimlerinin dusmanligini rahatlikla yapmaktadirlar. Koylulerin dini duygularini somuren sapik fikirli kisiler, birtakim politikacilardan da yardim gormektedirler. Ornegin pek cok Nurcu ve Suleymanci bugun politikanin icindedir. Oy kaygisiyla her sey mubah sayilmaktadir. Nurcularin ve Suleymancilarin ellerindeki silah ise ''din dusmani'' sozcugudur. Mugla yoresinde kendileriyle gorustugumuz pek cok ogretmen, hayatlarinin tehlikede oldugunu soyledi.

Adini aciklayamayacagimiz bir ogretmen ise su ilginc olayi anlatti: ''Bir gun ilkokul 2. sinifta okuyan bir ogrencim, bana Said-i Nursi' yi taniyip tanimadigimi sordu. Ben de kendisine sana kim ogretti bu soruyu dedim? Cunku 8 yasindaki bir cocugun boyle bir soru sormasinin altinda bazi gercekler vardi. Sorusturdum ve ogrendim. Ogrencim yazin Nur okuluna devam edermis.''

Bir baska ogretmenin anisi da soyle: ''Koyun genclerinden birisi bana, Hoca Eefendi biz bir gun sehre inecegiz. Inisimiz cuma gunu olacak ve her yeri altust edecegiz, dedi. Biraz sikistirdim genci. Meger Suleymancilar kandirmis. Suleymancilarin tek amaci bir gun topluca eyleme gecmek.''

Mudur vuruluyor

8 Ocak 1971 Cuma...

Koycegiz Lisesi Muduru Nevzat Avci , ogretmen esiyle birlikte cikti evinden, okula geldi ve ogretmenler odasina girdi. Ogretmen arkadaslariyla birlikte her zaman oldugu gibi bir sure konustu, isteklerini saptadi ve odasina girdi. Gazeteleri gozden gecirdi, cayini icti...

1/C sinifinda cografya dersi vardi. Zille birlikte odasindan cikti, koridorda yurumeye basladi. Gurultu yapan siniflari kontrol etti... Bir anda gozu bahcede tek basina dolasan bir ogrenciye takildi...

Tanimisti bu ogrenciyi. Bu yil gelmisti. Lise birinci sinifta iki yillik ogrenciydi. Kendi halinde kimseyle konusmayan bir cocuktu. Gecen yil Mugla Lisesi'nde okumus, sinifta kalmisti.

''Celal gelsene buraya...'' diye bagirdi Mudur Nevzat Avci. Celal hic umursamadi, duymazliktan geldi. Mudur bu kez belki duymamistir dusuncesiyle bir kez daha cagirdi... Ogrenci cevap verdi bunun uzerine:

''Ne var be...''

''Gel bakayim, buraya...''

Lise birinci sinif ogrencisi Celal Irfan agir adimlarla mudure dogru yaklasti, sonra giris kapisindan koridora cikti...

''Neyin var oglum senin?''

''Sana ne.''

''Neden dersine girmedin?''

''Girmezsem ne olacak?''

''Zayif dersin mi var?''

''Sana ne.''

Olayin bundan sonra gelisimini Mudur Nevzat Avci'dan dinleyelim:

''Celal Irfan'a hic cevap vermedim. Belki cani bir seye sikilmis diye dusundum. Fakat gucume gitmisti, bana boyle davranmasi. 14 yillik meslek hayatimda ilk kez boyle bir olayla karsilasiyordum...''

''Sizinle konusurken disaridaki gibi sakin miydi?''

''Gayet sakindi, sadece gozleri donuktu, ama suphelenmistim...''

''Sonra?''

''Odama gittim. Masama oturup dusunmeye basladim. Acaba ailevi durumu bozuk bir ogrenci mi diye. Sonra not defterimi cikarip karistirmaya basladim. Bir anda kapi acildi ve Celal Irfan iceri girdi. Elinde tabanca vardi. Sadece silah sesini duydum. O elinde silah, gozlerimin icine bakiyordu. Kendimi siktim ama ayaklarim kesilmis, vucudumu sicaklik kaplamisti. Kendimi koltuga biraktim. Gozlerimle 'Yapma Celal' diyordum. Gozlerimi actigim zaman Mugla Devlet Hastanesi'ndeydim. Kursun boynuma isabet etmis, omuz kemigimi parcalamisti...''

Celal Irfan, muduru oldurdugunu sanarak tekrar koridora cikmisti. Bu sirada ogretmen Nurtan Atilmis olaydan habersiz olarak mudurun odasina girmis. Mudur koltugunda oturdugu icin hicbir seyi fark edememis, sonra disari cikmis. Bahcede Celal Irfan'i gormus.

Ogretmen Nurtan Atilmis'i dinleyelim simdi de:

''Elinde silah vardi Celal'in. Tetige dokundu. Fakat ates almadi. Bir daha cekti tetigi, yine ates almadi. Ben bu zaman icinde cesmenin arkasina attim kendimi. Bir ogretmen arkadas tabancanin ateslemedigini gorunce uzerine atiliyor Celal'in. Boylece yakaliyor ogrenciyi.''

''Nasil taniyordunuz Celal'i?''

''Uslu ogrencilerden biriydi Celal, kendi halindeydi. Okulda dort sakin ogrenci gosterin deseniz, birisi Celal'dir derim...''

''Celal Irfan'in Nurcu oldugu soyleniyor. Sizin bilginiz var mi bundan? Ornegin din dersi ogretmeni Necati Sunguroglu' na Said-i Nursi'ye ait bazi seyler sormus...''

Diger ogretmenler Omer Bilici ve Izzet Akgul de katildilar konusmamiza. Hepsi Celal'in birkac gun once din dersi ogretmenine Said-i Nursi'nin kitaplari konusunda soru sordugunu, Necati Sunguroglu'nun da ''Birak su sapik adami'' dedigini dogruladi.

Olay, Koycegiz'de nefretle karsilanmis, Koycegizliler bu konuda su bilgiyi verdiler bize:

''Celal Irfan'in ailesi Nurcudur. Celal olay gecesi sabaha kadar Said-i Nursi'nin kitaplarini okumus ve sabahleyin namaz kilip okula gitmis... Kendisinin sapik fikirlere kapildigini biliyorduk...''

Celal Irfan'in sinif arkadaslari da Celal'in Nurcular tarafindan kandirildigini soylediler. Ayni siniftan bir ogrenci ise ''Celal bazi gunler kendi kendine konusurdu. Bir defa bana Nurcu oldugunu uzun uzun anlatti'' dedi...

Olaydan sonra tevkif edilen 17 yasindaki Celal Irfan su anda Mugla Devlet Hastanesi'nde. Koycegiz Cezaevi'nde intihara kalkistigi icin kaldirildi Celal hastaneye... Keskiyle bogazini kesti ve olumun esiginden dondu. Nicin intihara kalkistigini kimse bilmiyor. Ancak cezaevindeki tutuklular bunu soyle anlatmislar:

''Olay gecesi ve daha onceki geceler yatagindan sicriyordu Celal. Her defasinda ' Kizlar geliyor... Kizlar geliyor... Cekilin oldurecekler kizlar beni. Ciplak geliyor' diye bagirip agliyordu. Olay gecesi ayni seyleri sayikladi ve intihara kalkisti...''

Celal Irfan'in koma halinde kaldirildigi hastanede bogazi dikildi. Ikinci bir intihara kalkistigi takdirde kurtulmasi olanaksiz. Hastanede her gece ayni sekilde sayikliyor...

Celal Irfan'in yaraladigi Lise Muduru Nevzat Avci, halen Izmir Devlet Hastanesi'nde tedavi altinda. Celal Irfan'in intihara kalkistigini kendisine anlattigim zaman cok uzuldu. Bu gencin topluma kazandirilmasini istedi.

''Celal'in babasi ciftciymis...'' dedim.

''Cok fakir bir aile, biliyorum.''

''Celal'le daha once aranizda bir sey gecti mi?''

''En ufacik bir olay gecmedi...''

Koycegiz'de de sorduk sorusturduk, ayni seyi duyduk. Lise muduru ile ogrenci arasinda hicbir olay gecmemis.

O zaman niye yapti bu isi Celal...

Sadece bir gece once Nur risaleleri okuyup namaz kilmis... Kendi kendisine konusur, kizlardan kacan bir tipmis...

Nicin oldurmek istedi oyleyse lise mudurunu Celal?

Henuz aydinliga kavusmadi... Ileride bu isteki gizli elleri ortaya cikaracaktir Turk hakimleri...

Bize kalirsa asil suclular ortada dolasiyor deriz. Turkiye Cumhuriyeti'nin Icisleri Bakani'nin ulkesidir Koycegiz... Karabogurtlen, Dalaman ve Fethiye secim yoresidir...

Karabogurtlen'de kum gibi kaynamaktadir Nurcular...

Suleymancilar, Mugla yoresinde olum sacmaktadirlar. Daha gecenlerde Koycegiz'in Dovusbelen koyunde genclerle Nurcular silahli catisma yapmislar, sonunda koyun gencleri kovalamislar Nurculari...

Icisleri Bakani Sayin Haldun Mentesoglu , secim bolgenizden soyle sesleniyor hemserileriniz:

''Biz, polisin sadece universite yurtlarini basmasini okuyoruz gazetelerden. Bugun polisin yapamadigini halk yapiyor Mugla yoresinde. Biz Ataturk devrimlerinin bekcisi olarak sonuna dek surdurecegiz kavgayi. Ama polisin de bize yardimci olmasinin zorunluluguna inaniyoruz. Size son bir defa durumu iletiyoruz.''

Tarikat liselerinde beyinler yikaniyor

Turkiye'deki en yaygin ve etkili tarikatlardan biri olan Fethullahcilar, ilkokulu bitirenler arasindan sectikleri gencleri kendi ''ozel'' liselerinde egiterek universiteye hazirliyorlar. ''Fethullahcilar''in denetledigi liseler, universite giris sinavlarinda genellikle ''tulum cikaran okullar'' olarak dikkati cekiyorlar. Derlenen bilgilere gore, gelecegin Fethullahci kadrolarini yetistirmek amaciyla ilkokul sonrasi alip universiteye kadar egittikleri cocuklari Bursa'da ''Ozel Nilufer Lisesi'', Istanbul'da ''Fatih Erkek Lisesi'', Ankara'da ''Ozel Samanyolu Lisesi'', Izmir'de ''Ozel Yamanlar Lisesi'' ve Van'da ''Ozel Serhat Lisesi''nde yetistiriyorlar.

Yil: 1993... Ay: Agustos.. Cumhuriyet'ten Gunduz Imsir, Ahmet Sik ve Levent Gencelli, ''Fethullah Okullari'' ni gundeme getirdi... Acaba diger gazeteler ne yapiyorlardi?

Sustular...

Iste 6 yil once olup bitenler...

Fethullahcilar ilkokul mezunlari arasindan sectikleri ogrencileri, kendi denetimlerindeki Nilufer, Fatih Erkek, Samanyolu, Yamanlar ve Serhat adli ozel liselerde egiterek universiteye hazirliyor.

Tarikat liseleri

Turkiye'deki en yaygin ve etkili tarikatlardan biri olan Fethullahcilar, ilkokulu bitirenler arasindan sectikleri gencleri kendi ''ozel'' liselerinde egiterek universiteye hazirliyorlar. ''Fethullahcilar'' in denetledigi liseler, universite giris sinavlarinda genellikle ''tulum cikaran okullar'' olarak dikkati cekiyorlar.

Derlenen bilgilere gore, gelecegin Fethullahci kadrolarini yetistirmek amaciyla ilkokul sonrasi alip universiteye kadar egittikleri cocuklari Bursa'da ''Ozel Nilufer Lisesi'' , Istanbul'da ''Fatih Erkek Lisesi'' , Ankara'da ''Ozel Samanyolu Lisesi'' , Izmir'de ''Ozel Yamanlar Lisesi'' ve Van'da ''Ozel Serhat Lisesi'' nde yetistiriyorlar. Egitim kurumlarini kullanarak gelecegin devlet yoneticilerini kendi yandaslari kanaliyla ele gecirmeye yonelen bu cok yonlu ve uzun erimli ''strateji'' nin destekcilerinden birinin kuruculari arasinda ''unlu'' gazeteci Fehmi Koru 'nun da bulundugu Ensar Vakfi oldugu soyleniyor.

Bir tur ''ozel imam-hatip lisesi'' niteligini tasidigi ileri surulen bu egitim kurumlarinda ogrenciler, normal ortaokul ve lise derslerinin yani sira yogun bir din egitimi de goruyorlar. Bu okullardaki cocuklarin gerek yatacaklari ogrenci yurtlari, gerekse yaz tatilleri, ayni seriatci gucler tarafindan orgutleniyor.

Ogrenciler, genellikle bu okullara ait pansiyonlarda ya da ayni tarikata bagli kisilere ait ogrenci yurtlarinda kaliyorlar. Yaz
tatillerinde de bu ogrencilerin biraz ''tatil'' , daha cok da ''dinsel egitim'' yaptiklari yaz kamplari kuruluyor.

Cumhuriyet muhabirleri, bu okullarin en unlulerinden biri olan Bursa ''Ozel Nilufer Lisesi'' ile ilgili ilginc bilgiler derlediler ve Avsa Adasi'nda acilan ayni ''lise'' ye ait yaz kampina girdiler.

Ozel Nilufer Lisesi, Bursa'da ''Fethullahci'' gorusu benimseyenlerin denetim ve yonetiminde olmasiyla taniniyor. Adeta ''ozel imam-hatip lisesi'' konumunda oldugu belirtilen Ozel Nilufer Lisesi, asiri dinci ailelerin cocuklarini gonderdikleri, pansiyonu da bulunan bir okul. Okula sadece erkek ogrenci kabul ediliyor. Okulda bayan ogretmen ve bayan gorevli calistirilmiyor. Okulun ogrencileri OSS ve OYS'de ''tulum'' cikarmakla taniniyorlar. Nitekim lise, 1991-92 ogretim yilinda basari siralamasinda OSYM kayitlarina gore Bursa birincisi.

Okulun yonetim birimlerinin bulundugu katlara, gorevliler ve konuklar ayakkabilarini kapida cikararak girebiliyorlar. Okul yonetimi, sadece kendi dogrultularindaki eylemleri ya da etkinlikleri goruntulemek isteyen gazetecileri okula aliyor.

Okul yonetiminin bir baska ozelligi de her yil ramazan ayinda Bursa burokrasisine iftar yemegi vermesi. Bu iftarlara ANAP doneminin Bursa valilerinden Erol Cakir ile donemin Emniyet Muduru Yahya Soy 'un da katildiklari biliniyor.

Okul yonetimi, kendi gorusu disindaki tum ilgili ve yetkili kisiler icin kapali kutu.

Lise, ilk olarak Bursa-Istanbul yolu uzerinde bulunan Ozel Baran Lisesi'nin bir bolumunu kiralayarak ogretime basladi. Daha sonra Nilufer Belediyesi sinirlari icinde yer alan Besevler semtine tasindi. 1988'den bu yana ogretime burada devam ediyor.

1 Geri

Ana Sayfa

Hosted by www.Geocities.ws

1