Ucuncu Bolum
24.06.99
'Islam mucahitleri yetisecek'

Her taraf yemyesildi.   Asagilarda Akcay, deniz, kum ve gunesle butunlesiyordu. Saskinligimiz   gecmemisti... Daglara kamplar kurulmustu 1975 Turkiyesi'nde. Gozlerden irak, iceriye girmemizin izine bagli oldugu kamplar.
Cocuklar gelmislerdi,  yoksul koylu cocuklari. Yaslari on iki ve on bes arasinda olan cocuklar, bizim cocuklarimiz.

Beyinleri yikaniyor ve cagdisi bir egitimle yozlastirilmak isteniyorlardi. Insanlari kotulukten kurtaracaklarmis sozumona. Said-i Nursi adli bir sapigin kitaplariyla bu kamplarda Nur egitiminden baska bir sey yapilmiyordu.
Suudi Arabistan'da irtica kamplari kuruluyor. Turkiye'de buna benzer kamplar kurulmaya baslanmisti...

Resim cektirmenin putlastirma oldugunu soyleyen delikanli, Ataturk devrimlerini, uygarligi ve her seyi kenara itmis, Said-i Nursi'nin kitabiyla dogrulugu arar olmustu... Ama o kucuk yavrularin ne gunahi vardi? Beyaz takkeli, bizleri gorunce cil yavrusu gibi dagilan, tekbir getiren ve ilahiler soyleyen cocuklar geciyor gozlerimizin onunden...

Adi Vehbi Yildiz 'di. Kendi deyisiyle Kazdagi eteklerinde kurulan bu kampta kucuk yastaki cocuklar egitiliyordu. Egitimin adi yoktu. Ama Vehbi Yildiz'in elinde Said-i Nursi'nin ''Nur'un Ilk Kapisi'' adli yapiti vardi. Kamplarin duzenleyicisi nurcu vaiz Fethullah Gulen'di...

Birkac kare resim cektirme izninden sonra konusmaya basladik. Sozu gecer kisiden aldigimiz mektupta ''Cumhuriyet muhabiri'' degil, bir baska gazetenin muhabiri oldugumuz yazilmisti. Kamplariyla ilgili ovgu dolu bir roportaj yapacagimiz yazilmisti mektupta.

Sorduk adini soylemeyen biyikli olanina ''Neler yapiliyor kampta'' diye. Bir sure dusundu, sonra anlatmaya basladi:

''Ahlak dersi veriyoruz. Insanlarin kotuluklerden kurtulmasini istiyoruz.''

''Nasil olacak bu kurtulus?''

''Kamplarin sayisini cogaltarak. Kazdagi'nda uc kampimiz var. Gelecek yil sayilarini bese ona cikarmak istiyoruz...''

''Kamplarin sayisi cogaldikca insanlar kotulukten kurtulacak diyorsunuz?''

''Evet oyle... Buradaki kamplarda Islam mucahitleri yetisecek...''

''Bir siyasal partiyle iliskiniz var mi?''

''Hicbir siyasal partiyle iliskimiz yok. Ama dusuncelerimiz var. Her sey Islam icin olacak...''

''Kac ay suruyor kamp?''

''On beser gunluk devreler halinde... Uc ay surelidir kampimiz...''

''Kamplari toplumdan uzak yerlerde secmenizin nedeni?''

''Kamplar insanlarin arasinda kurulmaz...''

Konustukca Vehbi Yildiz'in tedirginligi artiyordu. Bir kez kuskulanmisti bizden. Aklindan ''acaba'' sozcugunun gectigi her hareketiyle belli oluyordu.

Bu arada tedirginlik duymayan biyikli genc, karsi cadiri isaret edip ''Orasi yemekhane'' dedi.

Ayaga kalktik, yemek cadirina dogru yurumeye basladik. Cinar agaclarinin arkasinda kucuk cocuklar korkuyla bizleri izliyorlardi. Saklaniyorlardi daha acikcasi bizden. Cadirdan iceriye girdik. Tahtanin uzerine nobet cizelgesi yazilmisti. Yesil renkte plastik tabaklar, bardaklar ve surahiler vardi. Her seyin rengi yesil olarak secilmisti nedense.

''Nobet tutmak gerekli mi?''

''Elbet gerekli... Kim giriyor kim cikiyor bilmek icin...''

''Herkes girmiyor mu kampa?''

''Girmiyor. Bu mektubu getirmeseydiniz siz de giremezdiniz.''

''Sizce ne sakincasi olur girerlerse?''

''Cesitli sakincalari vardir. Bizden olmayan giremez.''

Boyle surup gitti konusmamiz. Cadirdan cikarken bir kitap paketi gorduk. Daha yeni gelmis olacak ki acilmamisti. Az sonra kamptan ayrildik ve Kazdagi eteklerinden Kizilkeceli Koyu'ne dogru inmeye basladik... Her taraf yemyesildi. Asagilarda Akcay, deniz, kum ve gunesle butunlesiyordu. Saskinligimiz gecmemisti... Daglara kamplar kurulmustu 1975 Turkiyesi'nde. Gozlerden irak, iceriye girmemizin izine bagli oldugu kamplar. Cocuklar gelmislerdi, yoksul koylu cocuklari. Yaslari on iki ve on bes arasinda olan cocuklar, bizim cocuklarimiz. Beyinleri yikaniyor ve cagdisi bir egitimle yozlastirilmak isteniyorlardi.

Insanlari kotulukten kurtaracaklarmis sozumona. Said-i Nursi adli bir sapigin kitaplariyla bu kamplarda Nur egitiminden baska bir sey yapilmiyordu.

Suudi Arabistan'da irtica kamplari kuruluyor. Simdi Turkiye'de buna benzer kamplar kurulmaya baslanmisti... Acaba yapilmak istenen neydi?

Resim cektirmenin putlastirma oldugunu soyleyen delikanli, Ataturk devrimlerini, uygarligi ve her seyi kenara itmis, Said-i Nursi'nin kitabiyla dogrulugu arar olmustu... Ama o kucuk yavrularin ne gunahi vardi? Beyaz takkeli, bizleri gorunce cil yavrusu gibi dagilan, tekbir getiren ve ilahiler soyleyen cocuklar geciyor gozlerimizin onunden... Evet kamplar kuruldu daglara. Bu kamplarda nur egitimleri yapiliyor. Biz ilgilileri uyariyoruz.

(8 Temmuz 1975, Cumhuriyet)

Kamplara baskin yapildi

Daglara kamplar kurulmustu ve bu kamplarda Nur egitimi yapiliyordu. Evlerinde uc kitap bulundu diye gozaltina alinan ilerici ve devrimci aydinlari animsadim. Gordugum tuyler urpertici tablodan siyrilamamistim ki gazetenin telefonu caldi. Edremit'ten ariyorlardi beni.

Telefonda arayan dost soyle sesleniyordu:

''Kazdagi kampi basildi ve cok sayida Nur kitaplari bulundu...''

Gunlerden 8 Temmuz 1975 Sali. Gazetem Cumhuriyet'te yayimlanan ''Daglara Kamplar Kuruldu'' dizi yazimin sonuncusu olan Kazdagi kamplarini anlattigim gun. Birdenbire rahatladim. Cunku dizi yazimla birlikte sagci basin
karsi bir yayina girismisti. Cogu gazeteci arkadaslarim ise boyle bir olayin olamayacagi savindaydilar.

Edremit'e gitmeye hazirlanirken Devlet Guvenlik Mahkemesi Savciligi din kamplarinin kurulu bulundugu yerlerdeki savciliklara bir yazi gondererek baskinlar yapilmasini istiyordu.

Ayni gun Edremit ve Kemalpasa yoresinde izlenimlerimi soyle aktardim gazeteme: ''Daglarda kurulan ve 'din egitimi' yapilan Kazdagi'ndaki kampa baskin duzenleyen Edremit Savciligi, Said-i Nursi'ye ait uc sandik dolusu kitap, iki teyp ve bir sandik teyp bandi ele gecirmistir. Kampta Nur egitimi yaptirdigi ileri surulen 13 kisi ile yaslari 12-15 arasinda degisen 50 kadar cocuk da bulunmustur.

Kazdagi'ndaki din kamplarina yapilan baskin Izmir Devlet Guvenlik Mahkemesi'nin Edremit Savciligi'na yaptigi basvuru uzerine gerceklestirilmistir. Devlet Guvenlik Mahkemesi ayrica ozellikle Ege yoresindeki din kamplarinin kurulu bulundugu yerlerdeki savciliklara da baskin duzenlenmesi icin talimat vermistir.

Edremit Savciligi Devlet Guvenlik Mahkemesi'nin basvurusu uzerine Kazdagi eteklerindeki din kampina jandarmalarla bir baskin duzenlemistir."

Baskin sirasinda kampta bulunan ve Nurculuk egitimi yaptirdiklari ileri surulen Ege Universitesi Kimya Bolumu asistanlarindan Muzaffer Ayvaz, Edremit'in zengin isadamlarindan zeytinyagi tuccari Haci Arif Cagan, Avcilar
koyu esrafindan Haci Mehmet Ambarli ve adlari aciklanmayan 10 kisi yakalandiktan sonra gozaltina alinmislardir.

Jandarmanin yaptigi baskin sirasinda yaslari 12-15 arasinda degisen 50 cocuk da ele gecirilmistir. Savcilik bu cocuklarin kamplarda nasil egitim gorduklerini, kendilerine neler ogretildigi konularinda ifadelerine basvurmustur.

Kazdagi'ndaki kamptan Edremit'e getirilen ve gozaltina alinan Nurculuk saniklari ile ilgili olarak yetkililer aciklama yapmaktan kacinmaktadirlar.

Edremit Kaymakami Cahit Ertan bolgesinde meydana gelen olaylardan once haberi olmadigini soylemis, daha sonra da bu konuda bir aciklama yapilacagini bildirmistir. Ilgililer sorusturmanin surdugunu belirtmektedirler.

Ote yandan, olayin duyulmasi uzerine Belediye Baskani Osman Arikan, AP ilce baskani ve halktan bazi kisiler Adliye'ye gelerek gozaltina alinanlarin durumu hakkinda bilgi almak istemislerdir.

Bu arada, Turgutlu Cumhuriyet Savciligi da Yigitler ve Oren kampini yonettigi ileri surulen tugla fabrikatoru Osman Aykut'un evine ve fabrikasina duzenledigi baskin sonunda Said-i Nursi'ye ait 45 kitap ele gecirilmistir.

Kemalpasa Savciligi da kampin yoneticilerinden oldugu belirtilen Fethullah Gulen ve Ali Ihsan Ozen'i aramaya baslamistir.

Bu arada Devlet Guvenlik Mahkemesi istenilen bilgileri Savci Edip Ozyoruk'e verdi. Ozyoruk, saniklar hakkinda Turk Ceza Kanunu'nun 163. maddesince dava acilacagini soyledi. Bu aciklamasi gazetelerde cikinca sagci basin basladi tekrar yaygaraya. Kazdagi kampi basildiktan sonra Oren kampi aninda dagitilmistir. Acaba neden baskin yapilmadan dagitilmistir?

Evet simdi bunun nedenini aciklayalim:

Milli Egitim Bakani AP'li Ali Naili Erdem'in ilcesi, Oren bucagina on kilometre otede bulunan Kemalpasa'dir.

Oren yemyesil sirin bir bucaktir. Izmir - Ankara eski asfaltinin girisinde yuce cam agaclari altinda insanlar gorunsunuz gunes devrildikten sonra. Gunun diger saatlerinde iskemleler bombostur.

1 Geri

Ana Sayfa

Hosted by www.Geocities.ws

1