'Goministlere, kafirlere �l�m...' Oren halkinin ifadelerine gore kampa sikma basli kadinlar da geliyor. Kamplarin yonetimini ise taninmis Nurculardan Fethullah Gulen yurutuyor. Kadinlar geceleri kalmiyorlar kampta. Soruyoruz Orenlilere: ''Kampa giren oldu mu icinizde hic?'' Kampa giren yok simdiye dek Oren halki icinden. Salt AP'li Belediye Baskani Ibrahim Akcora girermis. Akcora, kampi finanse eden kisiler arasinda. Genc, Yuksek Islam Enstitusu'nde okudugunu soyluyor. Kamp hakkinda bilgi veriyor. Kampin uc aylik oldugunu, on beser gun surecegini soyluyor. Bizim bildigimiz kadariyla kamplar dinlenmek icin yaz tatillerinde deniz kiyilarina kurulur... Egitim yapilacaksa gizli degil, herkese acik bir sekilde yapilir. Ataturk devrimleri ogretilir cocuklara. Dogadan soz edilir, spor yaptirilir. Sagda solda takkeli cocuklar vardi. Cogu bizim geldigimizi gorunce takkelerini cikarmislardi. Simdi bes kisiydik. Neden sonra resim cekmek icin izin cikmisti. Ancak yuzunde bicak yarasi izi bulunan sinirli delikanli karsi cikiyordu fotograf cektirmeye. Gerekcesi ise soyleydi: ''Siz insanlari putlastirmak istiyorsunuz...''Evet aynen bunlari soyluyordu. Digerleri cekiniyorlardi kendisinden. Konusuyoruz Orenlilerle... Notlarimizi oldugu gibi aktarmakta yarar var saniriz... - Bizim gordugumuz kadariyla iki yuz kisi vardi kampta. Sizce ne kadar? - Asagi yukari ayni. - Sizinle iliskileri oluyor mu kampa gelenlerin? - Cuma gunleri izinli oluyorlar. Gruplar halinde kahvelere geliyorlar. Cay iciyorlar birlikte. Hesabi, yasli bir kisi var, o oduyor... - Konusuyorlar mi sizlerle? - Hic konusmuyorlar? - Kampa gelen cocuklarin gorunumu nasil sizce? - Cogunlugu yoksul koylu cocuklari. Duydugumuza gore kimileri Kuran kursu, kimileri ilkokul ve ortaokul ogrencileri. Aralarinda lise ogrencileri de var. - Imam hatipli yok mu? - Elbet var. Oren halkinin ifadelerine gore kampa sikma basli kadinlar da geliyor. Kamplarin yonetimini ise taninmis Nurculardan Fethullah Gulen yurutuyor. Kadinlar geceleri kalmiyorlar kampta. Soruyoruz Orenlilere: ''Kampa giren oldu mu icinizde hic?'' Kampa giren yok simdiye dek Oren halki icinden. Salt AP'li Belediye Baskani Ibrahim Akcora girermis. Akcora, kampi finanse eden kisiler arasinda. Turgutlu'dan Haci Osman Aykutlar ve Ali Riza Unlu. Aykutlar kiremit ve tugla fabrikasi sahibi. Turgutlu'da toprak iscilerinin direnise gectikleri fabrikalardan birisi Aykutlar'in. Grevci iscilerin uzerine ''Gomonistler, kafirler'' diye saldiran kisi. Ali Riza Unlu ise ciftci. Neler oluyor kampta? Kucuk ogrencilere medrese egitimi yaptiranlar, Ankara'dan, Konya'dan ve Istanbul'dan ozel yetistiriciler getirmisler. Oren kampindan donerken cocuklar gormustuk derede yuzen. Kilavuzumuz derede yuzenlerin koyun cocuklari oldugunu soyledi ve ekledi ardindan. ''Goruyorsunuz kampa koyun cocuklarini bile sokmuyorlar...'' ''Sen denemedin mi girmek icin?'' ''Denedim denemesine. Gecen gun geldim, iceriye girmek istedim, sokmadilar. Bizim universitede okuyan arkadaslar kampa girmek icin bir kasa domates goturmusler...'' ''Girebilmisler mi?'' ''Nerede... Sokmamislar iceriye?..'' ''Kamptan ses geliyor mu hic?'' ''Surekli olarak ilahi sesleri geliyor. Kuran okuyorlar hep. Elbet ibadet yapilir. Ama bizde dere kenarlarina kamp kurularak degil. Bunlar Nur egitimi yapiyorlar. Ellerindeki kitaplar hep Said-i Nursi'nin kitaplari. Dikkat ettim, hepsi kapli kitaplarin, kagitlarla...'' ''Gordugum cocugun kitabi da kapliydi...'' ''Yasak degil mi boyle kamplar?'' ''Kamp kurulablir. Ancak boyle dere kenarlarinda gozden irak yerlerde ilk kez goruyoruz. Nur egitimi yapildigina gore yasak olmasi gerekir.'' Aracin gidebilecegi kadar guzel bir yol... Yigitler'den yukarilara tirmaniyoruz. Kilavuzumuzun araci onde, biz arkada ilerliyoruz. Sagimiz ve solumuz cam ormanlariyla kapli. Kemalpasa'nin mesire yerlerinden birisi Yigitler koyu. Bir viraji dondukten sonra bir arac yol ortasinda duruyordu. Basinda uc kisi vardi. Plakasi 45 DP 475 olan pikap Turgutlu'dan ''Uyar'' firmasina aitti. Yaklastik aracin basindakilere. Arac su kaynatmisti. Aracin kampa gittigini hemen anladik. Iclerinden genc olani sordu: ''Kardesler nereye boyle?'' Kilavuzumuz hemen yanitladi: ''Kardesler madenci. Bu arada aricilik yapacaklar, yer ariyoruz. Siz kampa gidiyorsunuz sanirim?'' ''Kampa yiyecek goturuyoruz...'' ''Ne var kasalarda?'' ''Zeytin...'' Biz, zaman kazanip kamptaki cocuklarin yardima gelmesini beklemek icin motor uzerine konusuyoruz. Sonra birlikte zeytin dolu kasalari indiriyoruz. Bu dizinin hazirlanmasina katkisi olan Tayyar Eraslan 'la birlikte bir kasayi yukleniyoruz. Kasalarin bir kismini indirdikten sonra, on uc yaslarinda zayif kara-kuru bir cocuk yaklasiyor yanimiza. Cocuga soruyorum, ''Kamptan mi geldin?'' diye. Cocuk basini salliyor, ''evet'' yanitini veriyor. Araci birlikte itiyoruz. Arac calisiyor ve uzaklasiyoruz. Simdi cocukla birlikteyiz. Foto muhabiri arkadasimiz gorunmeden teleyle calilarin arasindan resimlemeye calisiyor bizi... ''Adin ne senin?'' Kara gozleri oynuyor. Hic yabancilik cekmiyor. Bizi kamp yoneticilerinden sanmis olacak ki yanitladi hemen: ''Ali Acar...'' ''Nerelisin?'' ''Antalya'nin Serik ilcesinden.'' ''Okula gittin mi hic?'' ''Gittim... Besi bitirdim.'' ''Baska okula?'' ''Kuran okudum...'' ''Burada dinleniyorsunuz degil mi?'' Birlikte yuruyoruz kucuk Ali Acar'la. Zeytin dolu kasalarin bir kismi yolun ortasinda. Arac tekrar gelip yukleyecek. Ali'nin elinde bir kitap var. Nurculukla ilgili, Said-i Nursi 'nin bir kitabi. Kendi savunmasiyla ilgili bir kitap bu... ''Neler yapiyorsunuz kampta?'' ''Nur kitaplari okuyoruz... Ilim ogreniyoruz...'' ''Aferin sana...'' ''Ilim ogrenip...'' Sustu. Kara gozleriyle bakindi saga sola. ''Sonra'' dedim. ''Ilim ogrendikten sonra n'apacaksiniz?'' Beyaz gomleginin yakasi kirliydi. ''Kafirleri oldurecegiz...'' ''Kim bu kafirler?'' ''Namaz kilmayanlar, acik sacik giyinenler. Onlar kafir hep. Hepsi kafir. Camileri kapatacaklar. Muslumanlari oldurecekler. Ama biz ilim ogrenince soracagiz hepsine...'' ''Demek kampta bunlari ogreniyorsunuz?'' ''Evet...'' Tam bu sirada bir baska cocuk gorundu. On bes yaslarinda, aydinlik yuzlu bir cocuktu bu... ''Selamunaleykum...'' Karsilik verdik: ''Aleykumselam.'' Gozuyle kim bunlar gibi isaret etti. Bizim yabanci olmadigimizi belirleyen bir hareket yapti Ali. Bunun uzerine buyuk olani yanimiza yaklasti ve sag elimizi iki eliyle avucladi. Tam bu sirada pikap tekrar geriye donuyordu. Biz kampa yaklasmistik. Uc yuz metre kadar asagida dere kiyisinda cam agaclariyla ortulu bir vadideydi. Yolun kenarinda ''Dikkat izinsiz girilmez'' yazili tabela vardi. Sari renkli bir cadir. Yuze yakin, yaslari on iki ve on alti arasinda degisen cocuklar. Aralarinda sakalli ve delikanli caginda olanlarla orta yaslilar ve yaslilar da goruluyor. Cam agaclarini kendimize siper ettik. Uc yuzluk bir teleyle fotograflamaya calisiyoruz. Bulundugumuz yerin butunuyle ormanlik ve cam agaclariyla kapli, asagisinin ise cinar agaclariyla ortulu olusu, iyi fotograf cekme olanagi vermiyor. Yerlere oturmuslar konusuyorlar aralarinda. Ya da biri konusuyor da digerleri dinliyor... Tumunun beyaz takkeli olusu dikkatimizi cekiyor Oren'de oldugu gibi. Burasi dinlenme kampi degil. Gozden irakta, Turkiye'nin cesitli yerlerinden gelen kucuk cocuklarin egitildigi bir kamp. Oren'de iki yuz, burada yuz ve Ahmetli'de yuz cocuk var. Bir kisinin gunluk giderinin yirmi lira oldugunu dusunursek, uc kampin gunluk giderinin sekiz bin lira oldugu gercegi cikar ortaya. Bir ayda ise uc kampin gideri 240 bin liradir. Uc ayda ise 720 bin lira gider olacaktir. Bu giderleri kimlerin karsiladigi biliniyor kuskusuz. Yetkililer gerekli sorusturmayi yapacak mi? Bunlari aciklayacak mi? Sanmiyoruz. Ama yine de bekliyoruz. Simdi sabah oluyor... Cadirlarda kipirti basladi. Disariya cikanlar ellerinde ibriklerle caliliklarin arasinda kayboluyorlar. Sabah kahvaltisi yine agaclarin arasinda. Su anda hic kimse gorunmuyor. Saatler ilerliyor... Az ileride bir golet var. Orada yuzmeye gidenler olacak mi diye beklemeye basliyoruz... In cin yok bu daglarda... Hani adami kesseler kimse duymayacak. Kirk yaslarinda bir adam, yaninda uc cocukla cinar agaclarinin arasindan siyrildi. Tumunun ayaginda cizgili pijamalar var. Suya giriyorlar hemen. Yasli adam cocuklarin uzerine su atiyor. Oynuyorlar suyun icinde adam ve cocuklar... Tekrar Yigitler'e donmek uzere yola cikiyoruz. Tam yol kavsagina geldigimizde bir genc battaniyesiyle ve valiziyle duruyor. Belli kampa gidecek. Biz aracimizi durduruyoruz. ''Kampa mi gideceksin?'' Bu sorumuzu yanitliyor ''evet'' diye. Belki kamptan geldigimizi dusunuyor. Aractan inip yanina yaklasiyoruz... ''Az once bir araba gitti, kacirmissin...'' Kacirdim gibisine basini salliyor. Zayif ve celimsiz biri. Elinde kapli bir kitap var. Kitabi bacaklarinin arasina sakliyor. ''Nerelisin?'' ''Aydinliyim...'' Genc, Yuksek Islam Enstitusu'nde okudugunu soyluyor. Kamp hakkinda bilgi veriyor. Kampin uc aylik oldugunu, on beser gun surecegini soyluyor. Bizim bildigimiz kadariyla kamplar dinlenmek icin yaz tatillerinde deniz kiyilarina kurulur... Egitim yapilacaksa gizli degil, herkese acik bir sekilde yapilir. Ataturk devrimleri ogretilir cocuklara. Dogadan soz edilir, spor yaptirilir. Tekbir sesleriyle cinliyor ortalik. Evet, tekbir sesleriyle cinliyor dereboylari. Kucuk, yoksul koylu cocuklari Ataturk devrimlerine karsi, cagdisi bir egitimle yozlastiriliyor... Yuzunde derince bicak yarasinin izi vardi. Soyle tepeden tirnaga uzun boylu suzdukten sonra gozlerini elimizdeki fotograf makinesine takti... ''Resim cekmek yasak...'' Sinirlenmisti. Kampa girmemizi saglayacak olan mektubu uzattik. Zarfi acti, mektubu okudu. ''Siz burada bekleyin...'' Emir emirdi. Hizli adimlarla yurudu. Biz beklemeye basladik. ''En fazla on dakika kalacaksiniz...'' Bes dakika sonra karsimiza dikildiginde sinirleri yatismamisti. Artik kamptan iceriye girmistik. Sagda solda takkeli cocuklar vardi. Cogu bizim geldigimizi gorunce takkelerini cikarmislardi. Simdi bes kisiydik. Neden sonra resim cekmek icin izin cikmisti. Ancak yuzunde bicak yarasi izi bulunan sinirli delikanli karsi cikiyordu fotograf cektirmeye. Gerekcesi ise soyleydi: ''Siz insanlari putlastirmak istiyorsunuz...'' Evet aynen bunlari soyluyordu. Digerleri cekiniyorlardi kendisinden. Izmir Yuksek Islam Enstitusu ogrencisi oldugunu sonradan ogrendigimiz sinirli delikanli, ayni zamanda kampin mudurlugunu yapiyor, ara sira elini beline atarak tabanca tasidigini gostermek istiyordu. |