:::::FIKRALAR:::::
"Temel iki çay getir! Biri açık olsun!"
"Hangisu?!"
Soru: Tanrı neden önce erkeği yarattı? Cevap:Çünkü her
başyapıtın bir müsfetteye ihtiyacı vardır.
Temel hamile karısının su içmesini neden istemiyormuş? Cevap:
Çocuk yüzme bilmiyordur diye.
Temel Cemal'e anlatıyormuş; "Pi herif bağa çok sempatiksinuz
dedi." "O ne demektur?" "Pen de pilmeyrum ama,her ihtimale karşı
furdim oni!"
Cemal iki tane mili piyango bileti almış. Bunu görün Temel
"ula Cemal neden ici tane alaysun? Büyük ikramiya bi tane daa" demiş.
Temel, Dursun'a sorar: "Ula Dursun eskimiş Orkid'e ne
denir?" Dursun da "Red-kit!"demiş.
Teyzenın biri otobüse binmiş. "Biletim yok şöfor evladım,
bir sonraki durakta bilet alsam olur mu?" demiş. Şöfor "içeriye bir
sorun" demiş. (bilet var mı diye) Teyze dönmüş içeriye doğru; "pardon bir
sonraki durakta bilet alabilir miyim?" demiş.
İngiliz, Fransız ve Temel'in canı çok sıkılmış. "Hadi golf
oynayalım" demişler. Fransız "Bu oyun için sopa, top ve bir deliğe
ihtiyacımız var" demiş. İngiliz "bende sopa var" demiş. Fransız
"bende de top var" demiş. Temel de "ben oynamıyorum" demiş.
Kapıyı açtı. Oda kapkaranlıktı. Sadece gözlerini görüyordu.
Yanına yaklaştı. Üzerinde hiçbirşey yoktu Bunu hissediyordu. Eğildi. Memelerini
tuttu sıktı, sıktı.. Hayatında ilk defa İNEK sağıyordu.
Trafik polisi kırmızı ışıkta geçtiği için yakalayıp,
ehliyetini isteyince Temel demiş ki: "Verdinuz da mı isteysunuz?"
Temel bir gün çay partisi verecekmiş. Kızlar yurdu müdüresine
derdini anlatmış. Müdüre "Tamam. Sana en namuslu kızlardan on tane
göndereyim" demiş. Temel de: "Müdüre hanım ötekilerden de on tane
gönderebilur musunuz?" demiş.
Bir gün Fadime ölmüş. Temel mezarı başına gelmiş ve demiş ki:
"Ahh keşke yine beraber olsak!" o sırada hafif bir rüzgar esmiş. Temel:
"Dur! Şaka yaptum şaka!" demiş.
Temel karısından bosanmak için mahkemeye başvurmuş. Hakim:
"Neden boşanmak istiyorsun?" diye sorunca, Temel: "Hacim bey karim 3
yildan beri evde ne puliyorsa bana firlatiy" demiş. Hakim: "Peki neden 3 yıl
önce değil de şimdi şikayetçisin?" deyince Temel: "Artık isabet ettirmeye
başladu " demiş.
Temel ölmüş. Cehenneme gitmiş. Cehennemde Temel'i
dövmüşler.Temel de demişki: "Bak bir daha böyle yaparsanuz buraya kimse
gelmez!"
Temel ile Dursun bir gün "hangimiz su altında nefesini daha çok
tutacak" diye iddiaya girişmişler. O gün bugündür suyun altındalarmış.
Uçak arıza yapmıştı. Herkes panik içindeydi. Pilot Temel
paraşütünü takıp, yolculara seslendi: "hiç telaşa gerek yok. Pen yardum
aramaya gideyrum!"
Temel İngiltere'den yeni dönmüştür ve kahvedekilere İngiltere'yi
anlatmaktadır:
-Haçen oranın çöpçüsü bile İngilizce billiy da!
Karısı Temel'e:
-Evliliğimiz bir hataydı, deyince Temel çok bozulmuş, yapıştırmış cevabı!
-Çok haklısın kariciğum! 10 yıl önce eliimi saladığımda, aslında seni değil,
taksiyi çağırmak istemiştum.
Bir gün Temel ile Fadime küsmüşler. Temel küstüğüne
küseceğine bin pişman olmuş çünkü uykusu çok ağırmış ama barışmamış
karısıyla. Temel Fadime'ye bir not bırakmış.
Notta "beni sabah 6'da uyandır" yazıyormuş.
Temel uyandığında bir de ne görsün, saat 10! Oflayıp puflarken yanında bir not
görmüş.
Notta "hadi ula Temel kalk saat 6" yazıyormuş.
Temel bir zamanlar trafik polisiymiş. Birgün bir papazı bisikletin
üstünde giderken durdurmuş ve ona ceza keseceğini söylemiş. Papaz kızarak:
-Ben papazım! Benim bir kolumda İsa bir kolumda da Meryem var, bana ceza kesemezsin!,
demiş.
Temel istifini bozmadan:
-Zaten bundan dolayi keseyrum. Bir pisikklete 3 kişu binilmez! demiş.
Elektrikli sandalyede ölümü bekleyen Temel yanındaki gardiyana;
-Elimi tutar mısın çok korkiyrum, demiş!! Gönderen: İbo
Bir İngiliz, bir Fransız ve Temel karşılaşmışlar.
Temel:
-Ula pu fikrada da mu karşilaştuk!, demiiş.
Büyük bir savaş çıkmış. Bütün dünya bizim Trabzonlular’a
karşı... Derken herkes kendilerine siper kazmış. Trabzonlular ayrı bütün dünya
ayrı. Ve savaş başlamış. Trabzonlular bir bir öldürülüyormuş bu işe bir çare
bulalım demişler. Temel:
-Uşaklar herkes eğilirse de bizi vuramazzlar. Derken herkes eğilmiş. Diğer taraftan da
düşman kuvvetleri bir buna çare olarak plan yapmış ve başlamışlar:
-Temel kim? oradan bir ses:
- Benim ula... baamm Temel ölmüş!
Bir ses daha gelmiş:
-Dursun kim?
- O da benim ula.... bammm Dursun da ölmmüş!!
Neyse Trabzonlular da akıllanmış ve bu sefer onlar başlamış:
-Hans kim? Ses yok!
-Maykıl kim? Yine ses yok! Derken bir sees:
-Hans'a kim seslendi?
-Ben ula... BAAAMM!
Temel birgün bara gitmiş barmene demiş ki,
-Bana bir bira, çevremdekilere de bira, sen de kendine bir bira al,
Daha sonra Temel hesabı ödemeden gitmiş. İkinci gün Temel yine barmene,
-Bana bir bira, çevremdekilere de bira, sen de bir bira al, demiş.
Daha sonra yine hesabı ödemeden gitmiş. Üçüncü gün Temel yine barmene,
-Bana bir bira, çevremdekilere de bira, sen de kendine bir bira al, deyince Barmen
parayı ödemeden giden Temel'i bir kenara çekip evire çevire dövmüş.
Dördüncü gün Temel yine gelip bana bir bira çevremdekilere de bira ama sana yok
çünkü sen içince sapıtıyorsun!
Temel ile Fadime'yi İstanbul'daki akrabaları "Kuğu Gölü"
balesine davet etmişler. Temel gösteri sırasında uyuya kalmış. Sonra da Fadime'ye,
-Ne olacak kimse farçetmedu zaten, deyinnce Fadime,
-Olur mu, karilar seni uyandırmamak içinn parmak uçlaruna basaydiler, demiş.
Ali Temel İstanbul'da yemek için bir köfteciye gider. Köfte
ısmarlar. Temel'in laz olduğunu anlayan garson:
-Sana bir sual soracağım bilirsen köfteller benden. Temel:
-Sor bakalım, Garson:
-Köfte ile möfte arasında ne fark vardırr? Temel hemen:
-Bunu bilemeyecek ne var. Biri kıymadan biride mıymadan yapılır.
Temel birgün kahvede otururken İstanbul'a gidip gelen arkadaşları
durmadan İstanbul'u anlatıyormuş. Temel bu işe çok bozulmuş ve apar topar eve
gelmiş. "Fadime hemen çantami hazirla!" "Ula n'olduki?" "Haçen
bizim uşaklar İstanbul'a cidup celmuş durmadan anlatiyler. Ben de İstanbul'a cideyrum,
dönünce anlatacağum" demiş. Bunun üzerine Fadime: "Haçen ne gerek var?
Nasil olsa birşeyler bileysun. 1 hafta saklan evde, celmuş cibi yapup anlatirsin!"
Temel "Ben bunu hiç düşünmemiştum" demiş ve evde saklanmaya başlamış.
İkinci gün kapı çalınmış ve Fadime kapıyı açmış. Temel'in arkadaşı Cemal
gelmiş ve başlamışlar Fadime ile sevişmeye. Tavan arasında saklanan Temel:
"Ulan Cemal pen şimdi İstanbul'da olmasa idum sorar idum bunu sana!!!"
Bir gün Temel uçağa binmiş. Ama bindiği uçak havalandıktan sonra
arıza nedeniyle bütün yolcularını paraşütle aşağıya atmak zorunda kalmış.
Temel ve 3 yabancı arkadaşının indiği yer bir bataklığın yanıymış. Orada bir
tabela görmüşler. Tabelada şöyle yazıyormuş: "Buraya giren s harfini ş olarak
söylemeye başlar!" Ama Temel'in Fransız arkadaşı buna inanmaz ve bataklığa
girip çıkar. Daha sonra İngiliz arkadaşı Joe'ya "hadi Joe şen de gel şen de
gel" der. Joe da girer. Oda yüzeye çıkınca Temel'e der ki: "Hadi Temel şen
de gel şen de gel" Bizim Temel de girer ama yarım saat geçer, Temel çıkmaz. Daha
sonra bataklıktan bir timsah çıkar ve der ki: "Nerede ulan o a..sını
şi...timinin Temel'i!!!"
Temel vahşi batıda bir barda otururken kapı bir anda açılır ve
içeri bir kovboy girer. Adam bardaki kadınlardan birini alıp, kafasına da bir elma
koyup duvarın önüne koyar. Uzaklaşır, bir el atış yapar ve elmayı tam ortasından
vurur. Adam silahından çıkan dumanı üfler ve "I'm Jack!" der. Bir süre
sonra başka bir kovboy gelir. Bir önceki kovboyun yaptıklarının aynısını yapar.
Elmayı ortasından vurur, silahını üfler ve "I'm Michael!" der. Tabi ki
Temel bunun altında kalır mı?... Kadınlardan birini çeker. Elmayı kadının başına
koyar. Ateş eder ve kadını iki kaşının ortasından vurur, sonra silahını
üfleyerek "I'm sorry!!" der.
Temel'le Dursun sinamaya gitmisler. Sinemada kovboy filmi varmış
filmde iki at koşuyormuş; Biri siyah, biri beyaz. Temel Dursun'a "Beyaz at siyah
atı geçecek" der. Dursun "yok siyah at geçecek" der. Temel o zaman on
milyona bahse girer misin?" der. Dursun "Tamam" der. Film başlar, atlar
koşar ve siyah at birinci geldiği için Temel on milyonu Dursun'a verir. Film biter,
dışarı çıkarken Temel Dursun'a "Yaa ben bu filmi daha önce izlemiştim"
der. Dursun da "o zaman niye beyaz at galip gelecek dedun?" der. Temel de
"Supriz oynadum daaaaaaa!" der.
Adamın birinin bir papağanı varmış. O zamanlar sağ-sol davaları
da bayağı popülermiş. Adam bir gün evden dışarıya çıkmış, tam bu sırada
kapıda kendisini sağcılar durdurup sormuşlar: "Sağcı mı yoksa solcu
musun?" Adam "tabi ki sağcıyım" demiş. Oradan başka bir sokağa
girerken yine adamın önünü kesmişler ve yine aynı soruyu sormuşlar: "Sağcı
mısın yoksa solcu mu?" diye. Adam bu sefer karşısındakilere bakmış ve onların
da solcu olduğunu görünce "solcuyum" demiş. O sırada evinin balkonundaki
papağanı bunu duyar ve balkondan bağırır: "yalan söylüyor! Demin sağcılara
sağcıyım dedi!" der. Adam orada bir güzel sopa yer. Adam çok sinirlenir ve eve
dönerken bu sefer sağcılar onu durdurur. "Sağcı mısın solcu musun?" diye
tekrar sorarlar. Adam da tabi ki "sağcıyım" der. Papağan yine yukarıdan
"yalan söylüyor!" diye bağırır. "Demin solculara ben solcuyum
dedi!" der. Zavallı adam orada da bir güzel sopa yer. Ve adam sinirlenerek
papağanı alır, tavukların bulunduğu kümese koyar. Sabah tavukların kalkması ile
beraber papağan gürültüye uyanır ve der ki: "Kesin lan gürültüyü! Ben sizin
gibi fahişelikten düşmedim buraya! Ben siyasetten yatıyorum!"
Temel yazarmış. Ondan kitap yazmasını istemişler; "İçinde
hem gizem olsun, hem seks olsun, hem de dini şeyler olsun" demişler. Temel
"tamam" demiş ve kitabı yazmaya başlamış. Bir ay sonra adı şöyle olan
bir kitapla gelmiş: "Kleopatra'yı kim düzdü?" Temel'e şöyle demişler:
" Bu kitap içinde gizem var, seks var, ama dini şeyler yok. Onu da ekler
misin?" Temel "tamam" demiş. Sonra bir ay sonra elinde yeni kitabı ile
dönmüş. Kitabın ismi şöyleymiş: "Allah Allah Kleopatra'yı kim düzdü?"
Bir yarışma için üç adam ve eşleri çağırılmış. Soru,
karı-kocalar'ın birbirlerini kaç kez aldattıklarıymış. Birinci adam "3
kez" demiş. İkinci adam "1 kez ama istemeyerek oldu" demiş. Üçüncü
adam "hiç aldatmadım" demiş. Birinci adama hediye olarak bisiklet, ikinci
adama motor, üçüncü adama hiç aldatmadığı için araba vermişler. Arabayı alan
adam ağlıyormuş. Diğerleri neden ağladığını sormuşlar. Adam ağlayarak şöyle
demiş: "Biraz önce karım yanımdan kay kayla geçti!"
Temel ile Cemal askerdeymiş. Uçakla paraşütten atlamışlar.
Cemal: "Ula Temel paraşütün açılmayi!" demiş.
Temel: "Poş ver, nasulsa ciddi değül, tatbiçat yapayruz!"
Cemal: "Temel'cuğum, bi kaç kez teneyeceğsun ki tatbiçat hedefine ulaşsun!"
Zorro bir genç kızı haydutların elinden son anda kurtarmış ve
haydutların üzerine kılıcı ile meşhur "Z" harfini çizmiş. Tam giderken
kurtardığı genç kız arkasından seslenmiş: "Teşekkürler ZÜPERMEN"
Adamın biri otobüs durağında beklerken arkasındaki bir kişi
"Pezevenk! Pezevenk!" diye bağırıyormuş. Adam eve gelmiş karısına
söylemiş. Diğer gün durakta, arkasında duran aynı adam bu sefer de "Şikayetçi
pezevenk!" diye bağırmış.
Dilbilgisi dersinde öğretmen: "Sarı saçlı kız ellerini
pencerenin pervazına dayalı halde dışarı baktı ve güldü" cümlesini kim bana
kısaltıp söyler" deyince Temel hemen ayağa kalkar ve şöyle der:
"Orospi"
Öğretmeni ilk defa okula giden temele "A" dedirtmek için
saatlerce uğraştıktan sonra, "niye söylemiyorsun bu kadar zor mu ki?" diye
sormuş. Temel de "söyleyemeyeceğum çünkü ardından "B" sonra 'C'
dedurteceksunuz ve sonuna kadar gideceğuz."
Temel attan düşmüş. "Ne oldu?" diye sormuşlar.
"Mühim değiltur, Peyin sarsıntusu!" demiş.
Adamın biri elektrikli sandalyeye mahkum olmuş. Rahip adama son bir
isteği olup olmadığını sormuş. Adam da "Sayın rahip, lütfen daha rahat olmam
için elimden tutar mısınız?" demiş.
Temel bir gün asansöre binmiş. "4 kişiliktir"
yazıyomuş. O da 3 kişinin daha gelmesini beklemiş.
Kıskanç kadın kocasının cebinde bir kartvizit bulur.
"Nesligül 265 66 67" Kocasına bunun ne olduğunu sorar. Adam, "Nesligül
bir yarış atıdır" deyince kadın özür diler. Birkaç gün sonra kadın
kocasına: "Senin at az önce telefon etti." Der.
Diktatörün birine gazeteciler sormuş: "Halkın yüzde 99,2 si
sizi seçti. Bir lider bundan başka daha ne ister ki? Diktatör pis pis sırıtmış ve
şöyle demiş: "Yüzde 0,8'inin isimlerini!"
Bir gün Temel'in cinsel organını arı sokmuş. Fadime demiş ki:
"Uyyy, acısı geçsun da şişi inmesun!"
Temel ile Dursun buzdağına düşmüşler. Dursun Temel'e: "Ne
yapacağuz, ne edeceğuz?'" derken Temel demiş ki: "Merak etme Dursun, Titanik
geliy!"
Bilin bakalım, erkekler çok düşündüğü halde kızlar neden çok
konuşur? Cevap: Çünkü erkeklerin 2 başı, kızların ise 2 ağzı vardır....
euheuheuehe
Temel bir gün kabız olmuş ve aceleyle bir eczaneye girmiş. Orada
bulduğu tüm müsil ilaçlarını alıp içmiş ve eve hızla koşmaya başlamış. Biri
Temele eczaneyi sormuş. Temel de ''kahverengi çizgiyi takip et, eczaneyi bulursun ''
demiş.
Temel taksiye binmiş. Taksici sormuş: "Abicim nereye?"
Temel: "Sana ne da?! Sen ne karuşiyursun?!"demiş.
Birgün Dursun Temel'in ahırının önünden geçip, kahveye gelmiş.
Temel'e demişki: "Senin inekler sigara içer mi?" Temel: "Yoooo.."
Dursun: "Mangal yapar mı?" Temel: "Yooooo…" Dursun: "Koş o
zaman, senin ahır yanıyor!"
Temel'in kullandıgı ucak arıza yapmış, durum vahim! Temel hemen
telsizle yardım istemiş: "Motorlarım durdu! Yardım edin!" Mesajı alan kule:
"Bize yerini bildir!" demiş. Temel de demiş ki: "Uçağın önünde, sol
koltukta!"
|Anasayfa| | Şiirler | | Aşk | | Bedava SMS | | Duvar Yazıları | | Cep Melodileri | | 40 Altın Kural | | Fıkralar |
| Espriler | | Liselim | | Öğrenci Gözüyle | | Güzel sözler | | Çizgi filmler |