5. Yüzyılın eğilimi: Birçok ülkede son yıllarda doğup büyüyen çocuklar bundan 50-60 yıl öncesine kıyasla daha iri olarak dünyaya gelmekte; daha uzun boy ve daha ağır tartılara ulaşmakta ve ergenlik belirtileri daha erken yaşta ortaya çıkmaktadır. Bunda daha iyi beslenmenin, daha iyi hijyen koşullarında büyümenin, hastalıklardan daha iyi korunma ve tedavi edilmenin, daha iyi eğitim görmüş aileler tarafından eğitilmenin rolü vardır.
Ortam koşularının açlık, savaş gibi nedenlerle olumsuz yönde değişmesi ise çocukların büyüme ve gelişmesini geciktirmektedir.
Büyüme ve Gelişmeyi Etkileyen Faktörler:
- Genetik faktörler: Kısa boylu ailelerin çocukları kısa, sarışın olanların çocukları açık renkli olmaya eğilimlidir. Irk ve ailelere özgü farklar kalıtımla ve genetik yapı ile ilgilidir. Genetik farklılıklar çeşitli hastalıkların ortaya çıkışını da etkiler. Hemofili, Akdeniz anemisi, altı parmaklılık, şeker hastalığı gibi. Yine 46 olması gereken kromozom sayısının 47 olduğu mongol (down sendromu) hastalığıyla doğan çocuklar zekaca geri olurlar ve çeşitli organ bozuklukları bulunur.
- Cinsiyet: Büyüme-gelişme süreci kız ve erkek çocuklarda farklıdır. Doğumda kızların tartısı daha düşüktür. 10-11 yaşlarına kadar erkek çocuklar daha iri olur. Ancak kızlarda ergenlik daha erken başladığından 11-14 yaşlarında kızlar erkekleri geçer.
- Hormonal Faktörler: Çocukların büyüme ve gelişmesini etkileyen en önemli iki hormon büyüme hormonu ile tiroid hormonudur.
- Uterus içi ortam faktörleri: Döllenmiş yumurtanın normal bir yenidoğan durumuna gelmesi için gebe annede çocuğa zararlı olabilecek bozuklukların bulunmaması, uterus ve plasentanın normal olması gerekir. Annede iyot eksikliği varsa çocuk guatrlı doğar; demir eksikliği varsa çocuğun demir depoları eksik kalır, kansızlık gelişir.
Gebelik süresince annenin aldığı ilaçlar, alkol, sigara çocuğun gelişimini olumsuz etkiler.
Gebelikte röntgen ışınlarına maruz kalan annelerden doğan bebeklerde çeşitli anomaliler gelişebilir.
Yine hamileliğin ilk 3 ayında frengi, kızamıkçık gibi hastalıklara yakalanan annenin çocuğunda zeka geriliğine varacak kadar değişik anomaliler gözlenebilir.
- Doğumdan sonraki faktörler: Doğumdan sonra çocuğun büyüme ve gelişmesine etki eden en önemli faktör beslenmedir. Yeterli besin maddelerini alamayan bebekte bir süre sonra beslenme bozukluğu belirtileri ortaya çıkar.
Bebeğin gelişmesini bozan 2. önemli faktör ise kalp ve böbrek hastalıkları gibi çeşitli hastalıklara yakalanmasıdır.
Büyüme ve Gelişmenin Değerlendirilmesi:
Bir çocuğun büyüme ve gelişmesinin değerlendirilmesi, aynı yaşlardaki normal çocuklardan elde edilen değerler ile karşılaştırılarak yapılır.
Büyümenin değerlendirilmesinde en çok şu ölçümler kullanılır:
-Vücut tartısı
-Boy uzunluğu
-Baş çevresi
Gelişmenin değerlendirilmesinde ise en çok,
-Dişlerin çıkma ve değişme yaşı
-Kemiklerin olgunlaşma derecesi
-Zeka ölçümleri kullanılır.
Büyüme ve gelişme eğrileri:
Çocuk hekimliğinde büyüme ve gelişmenin değerlendirilmesinde kullanılan en yaygın yöntem, ölçümlerin persentil eğriler olarak gösterilmesidir. Bu eğriler, bir grup normal çocuğun doğumdan ergenlik sonuna kadar belirli aralıklarla ölçülmesi ile elde edilir. Bu eğrilere bakarak çocuğumuzun vücut ölçülerinin yüz çocuk arasında kaçıncı sırada olduğunu anlayabiliriz.
Bunu bir örnekle açıklayalım: Altı aylık bir kız bebeğimiz olsun; kilosu 8 kg, boyu 65 cm, baş çevresi 44 cm. gelsin. Çocuk hekimlerinin en sık kullandığı O. Neyzi ve arkadaşlarının persentil eğrilerine göre bu kızımız yüz çocuk arasında kilo olarak 75. , boy olarak 25. , baş çevresinin büyüklüğü olarak da 90. çocuktur. Bu değerlerin hepsi normal sınırlar içinde olmasına rağmen kızımızın boyunun biraz kısa, baş çevresinin normalin üst sınırlarında olduğunu söyleyebiliriz.
  
Hosted by www.Geocities.ws