Makale
The Independent:
"Stanley'le ge�en bir y�l�m"
Sara Maitland taraf�ndan "A.I."da Stanley Kubrick'le beraber �al��malar�
�zerine
1995 y�l�nda
bir sabah telefon �ald�. Telefonu sinirli sinirli a�t�m ve bir ses,
"Ben Stanley Kubrick. Benim i�in bir film senaryosu yazmak ister
misin?" diye sordu. Bir arkada��n �akas� oldu�unu varsayarak, "Ve
ben de Marilyn Monroe'yum ve 30 y�ld�r �l�y�m" diye cevap verdim.
G�ld�. Ger�ekten Stanley Kubrick'ti.
Hafif s�rreal
olan bu konu�ma profesyonel hayat�m�n en heyecanl�, en sinir bozucu,
en ak�l kar��t�r�c� ve en e�itici d�neminin ba�lang�c� oldu. K�sa
bir s�re i�in ben Stanley Kubrick'in senaristiydim.
"Neden sen?"
diye k���mseyici bir �a�k�nl�kla soruldu bana. A��r�ya ka�mayacak
bir kibirlilikle s�yleyebilirim ki ben do�ru se�imdim. Kubrick benden
kendisinin her zaman "Pinocchio" dedi�i Kubrick'in "A.I." filminde
�al��mam� istemi�ti. Yapay Zeka'dan �ok etkilenmi�ti. K�lt�rel bir
de�i�imde etkisinin olmas�n� istedi. E�er robotlar bizim taraf�m�zdan
yap�ld�ysa ve bizim gibi davran�yorlarsa, onlar neden bizim �ocuklar�m�z
olmas�n? "Blade Runner" hakk�nda s�yleniyordu; e�er bir "kopya"yla
bir insan� ay�rmak bu kadar zorsa neden bu o kadar �nemli? Neden
onlar� yakalamak zorundalar? Bilgisayarlar�n duygusal a��dan dahil
olmak �zere ger�ekten iyice ak�llanacaklar�na ve insanlardan daha
iyi �evreye uyum sa�lama potansiyellerinin oldu�una inan�yordu.
Film, bize onlar� sevdirmeyi ama�l�yordu.
Ben i�e ba�lad���mda,
proje �ok geni�, hantal ve odaklanamam��t�. Kubrick filmin konusunun
alt�nda yatan bir �yk�ye, bir masala ihtiya� duyuyordu. Yeni bir
mit yarat�yordu o y�zden evde bir miti olan ve nas�l yarat�ld���n�
bilen birini ar�yordu. Ayn� zamanda �yk� filmde kullan�lan teknolojinin
alt�nda eziliyordu. Kar��l�kl� ili�kilerin n�anslar�ndan anlayan,
insan kalbinin ve �zellikle annelik �nemli bir tema oldu�undan kad�nlar�n
kalplerinin anl�k de�i�imleriyle u�ra�m�� bir yazara ihtiyac� vard�.
Kubrick benim yazd���m k�sa �yk�leri okumu� ve benim yapt���m�n
bu oldu�unu anlam��t�. Ben mit ve masal �er�evesi i�erisinde insan
duygular� hakk�nda yaz�yorum.
Deneyimli bir
senarist istemiyordu. Bir masalc� istiyordu. Ona hi� film senaryosu
g�rmedi�imi s�yledi�imde �ok ho�una gitti. O bir metin istiyordu,
senaryo de�il. �ngilizce olan her c�mleyi bir filme �evirebilece�ini
s�yleyerek �v�nd�. Onunla bir oyun oynad�k; ben film yap�lamayacak
c�mleler bulmaya �al���yordu. Onu duraklatan c�mle "�fkesini kusursuz
bir �ekilde bast�rd�" oldu.
Filmine c�mleler
isterdi. Maalesef ben ona veremedim. Bu filmi ger�ekten yapmak istiyordu
ve ben de ger�ekten yazmak istiyordum. O halde neden bu i� y�r�m�yordu?
�u anda ger�ekten o film yap�labilir miydi emin de�ilim: Onunla
�ok fazla oynam��t� bu y�zden kusursuz olmal�yd� ve bu �l�eklerle
hi� bir �ey kusursuz olmayacakt�. Belki her �eyi filme �evirebilirdi
ama bunun i�in sonsuz zaman ve kaynak oldu�unu varsaymak gerekiyordu
ama �yle olsayd� bile bu kadar bireysel bir mit yaratmak m�mk�n
olmayabilirdi. Biz uyumlu �al��amad�k ��nk� ben gereken tipte bir
yazar de�ildim. Ben fikirler konusunda emin olmak i�in �nce onlar�
yazmal�y�m, o da fikirler �zerinde zaman harcamadan �nce onlar�n
iyi olduklar� konusunda hemen karar vermek zorunda. Benim yaln�zl��a,
sessizli�e ve zamana ihtiyac�m var; o da her zaman ba�l�l�k, yak�nl�k
(ve itaat) istiyordu. Yanl�� b�y�kl�kte bir egom vard�: yarat�c�
becerilerimi ona teslim etmeyecek b�y�k, bazen ondan daha iyi oldu�uma
inanamayacak kadar da k���k.
Ayr�ca �u y�zden
de y�r�medi; onun i�in �al��mak imkans�z. Kubrick mitinin bir par�as�
da budur. Ama bu ayn� zamanda bir ger�ek. Hayat�mda tan�d���m en
enerjik insan oydu. Kendini projeye ad�yordu ve etraf�ndaki herkesin
de �yle yapmas�n� bekliyordu. Enerjisi sadece i�imize y�nelmi� oldu�undan
sa�ma sapan saatlerde s�rekli arar ve o anda tam bir dikkat isterdi.
Tamamen bu i�in i�ine girerdi ve ba�ka t�rl� �al��anlar� hi� anlamazd�.
Bir keresinde, t�kand���m�z bir zaman, benim ve �yk�n�n biraz yaln�zl��a
ihtiyac�m�z oldu�unu s�ylemeyi ba�arabildim. "Ne kadar?" diye sordu.
Bir ay �nerdim. Bana bakt� ve "Yapamam" dedi. Sonra g�ld� ve onun
i�in yazan herkesin b�yle bir �ey istedi�ini, ama onun kendi projesinin
bu kadar uzun bir s�re ba�kas�na b�rakamayaca��n� fark etti�ini
s�yledi. En sonunda 10 g�n �zerinde anla�t�k. Ayr�ld�k ve en fazla
bir saat uzakl�ktaki evime gittim. Oraya gitti�imde telesekreterde
hemen cevap bekleyen �� tane mesaj� vard�. Ve hi�birinde ne bir
�z�r vard� ne de daha yeni yapt���m�z anla�madan bahsediliyordu.
Kibirlili�iyle
�n yapm��t�. Bir keresinde ona "aktif" robotlar�n birka� bin y�l
sonra nas�l g�r�nece�ini d���nd���n� sordum. "Bu filmde nas�l yapacaksam
�yle olacaklar" dedi. Bundan dolay� sinirlenmedim ama �ok k�skand�m.
Kendi g�c�n�n fark�nda olmas�n� takdir ediyordum. Filmlerini yapabiliyordu
��nk� kibirliydi.
Ayr�ca paranoyak
oldu�u s�yleniyordu, ben de bazen ��pheleniyordum. K���k, k�sa,
sakall�; g�r�n�m�yle fiziksel kontaktan nefret eden birine benzemiyordu,
ama ilk kar��la�mam�zda bariz bir �ekilde tokala�maktan bile ka��nd�.
Hi�bir zaman birisine dokundu�unu g�rmedim. Gazetecilerden nefret
ederdi, �zellikle de �ngiliz gazetecilerden. "�ok gazeteci tan�yor
musun?" diye sordu bana. "Evet". "Bunu bilseydim," dedi sakince
"Kontrat�na kontak kurmak yasakt�r diye eklerdim"
Kesinlikle kapal�
bir kutuydu. Kontrat�mda sessiz olma �art� vard� - film hakk�nda
konu�am�yordum. �u anda bu proje �st�nde �al��an pek �ok yazar oldu�undan
��pheleniyorum.: ama hi�bir zaman kim olduklar�ndan ve neden b�rakt�klar�ndan
hi� bahsetmedi, hatta belki de b�rakmam��lard�. Bu �yk�y� yazmay�
denemi� di�er insanlarla tan��mak ve onlar�n nas�l bir film �zerinde
�al��t�klar�n� d���nd�klerini ��renmek isterdim. Bir araya gelmemiz
d���ncesi onu �ok korkuturdu. Bir keresinde vekiliyle ona senaryo
hakk�nda bir mesaj g�nderdim ve �ok fena ele�tirildim: i� hakk�nda
sadece onunla konu�abilirdim.
Ama bahsedilen
bu paranoya klinik anlamda m�yd�? Me�guld� ve yaln�zl��� seviyordu;
�zel hayat�n� koruyordu. Bu koruyucu bariyerlerin i�erisinde s�cak
ve arkada� canl�s�yd� ve geni� ailesi de samimi ve rahatt�. Luton
ve St. Albans aras�nda bir yerde, orijinali Maples Mobilya'n�n kurucusu
taraf�ndan geni� bir arazi �st�ne in�a ettirilmi� bir evde oturuyordu.
"Ofisi" eski bilardo odas�ndayd� ve hala skor tahtas� duvardayd�,
orijinal a��r kadife perdelerin imitasyonlar� vard� ve asl�nda odaya
�ekicilik kat�yorlard�. Sadece bilardo masas�n�n kendisi kald�r�lm��t�
ve odan�n bir k��esine yaz� masas�n�n yan�na konulmu�tu. Di�er yan�nda
ise bir nefes kesici ve bana g�re gizemli, film malzemeleri y���n�
vard�: TV ekranlar�, videolar ve elektronik di�er malzemeler.
Bir ka� kere
ofisinden ��kt�k ve eski hizmetkarlar�n kald�klar� odalar�n bulundu�u
labirentten ge�erek inan�lmaz b�y�kl�kteki mutfa�a gittik. Ortadaki
mutfak adas�n�n alt�nda yar�m d�zine k�pek yata�� g�m�l�yd�. E�er
ben de zengin ve �nl� olsayd�m benim mutfa��mda b�yle olurdu. Evin
t�m sakinleri, �al��anlarda dahil olmak �zere gayri resmi ��len
yemeklerini seviyor gibiydiler. Samimi ve e�lenceliydi, normaldi.
Hayat�mda tan�d���m
en iyi konu�mac�lardan biriydi; fikirleriyle g�ze �arp�c�yordu,
seninkilerle ilgileniyordu, keskin bir zekas� vard� ve bask�c�yd�;
ve iyi bir g�n�nde ise �ok komikti. Ama sonu�ta filmle ilgileniyordu,
benimle de�il. A��r� sab�rs�zd�. Ufak tefek meselelerde bile ona
kar�� gelindi�i zaman kabala�abiliyordu. En sonunda ona istedi�ini
veremedi�im a��k�a ortaya ��kt�. Heyecanlanmak yerine bana kaba
davran�ld���n� hissetmeye ba�lad�m, her ge�en g�n daha az istedi�i
�eyi yapmaya ba�lad�m ve hevesim de g�n ge�tik�e azald�. Bir taraftan
kendimi �ok ba�ar�s�z hissediyordum bir taraftan da arkada�lar�ma
�ikayet ediyordum.
Bir g�n bana
Schnitzler'in yazd��� "Viennese Novelettes" adl� kitab� getirdi
ve bana "Rhapsody'yi okumal�s�n, harika bir hikaye, bundan �ok iyi
film olur" dedi. Ben de okudum beni pek sarmad�, Ve bu sonumuz oldu.
Onu sarm��t�. ( Asl�nda �imdi biliyorum ki bu 20 y�l �nce olmu�tu
ama daha bir gece �nce okumu� gibi bahsetmi�ti.) "Eyes Wide Shut"�n
temelini olu�turuyordu. "Pinocchio" projesi ertelendi. Kontrat�m�
tamamlayan �ek elime ula�t� ve ondan daha sonra tek kelime bile
duymad�m.
Bu t�r �eyler
insanlar� k�zd�r�yor. Bu hafta birisi Kubrick'in �ok iyi bir y�netmen
oldu�unu ama insan olarak �ok ba�ar�s�z oldu�unu s�yledi. Bu hissi
ben de tan�yorum, ancak biliyorum ki benim i�in bu savunma mekanizmam�n
bir refleksi: asl�nda onu beni sevmeyi ba�aramad�, daha do�rusu
benim yapt���m i�i. Kubrick �ok iyi filmler yapt� ve alt�na imzas�n�
att�. Uzun bir evlili�i vard� ve onu seven bir y���n k�pe�i vard�.
Torunlar�na tapard�, belki de onlar kendi hayat� hakk�nda bahsetti�i
tek �eydi. Ben b�yle bir ba�ar�s�zl��� kabul edebilirim.
Onun �ld���n�
duyana kadar ona k�zg�n oldu�umu d���n�yordum. Sonra fark ettim
ki asl�nda hala i�imde �u umut hala varm��: bu k���k filmi bitirdi�inde,
b�y�k olana geri d�ner; bana bir g�n telefon eder ve onunla �al��mama
izin verir - ve sinirlerimin �ok bozulaca��n� ve kendimi berbat
hissedece�imi bile bile ona evet derdim.
Onunla �al��t���m
i�in kendimle gurur duyuyorum. Onun sayesinde film yazmaya merak
sald�m ve bunu tekrar yapmak istiyorum. Ve �ok �zg�n�m, ��nk� muhte�em
birini kaybetti�imizi d���n�yorum.
|