NaZIM uSTa... KoCa ÇINaR...
Hep ilk gelen olmak
yalnizligi getirir 
yaninda.
Bu yüzden sen,
Ellerinde kan
ve tirnaklarinda toprakla
çikacaksin oraya,
Ama yaninda dierleriyle,
Kendin gibilerle birlikte…
Zirvedeyken yeryüzü ayaklarinin dibinde.
Ve ustanin sözü kazinmi$ olacak beynine:
“ya$amak bir agaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi karde$çesine…”

chengelli iine 4.11.999









Vera'ya

(Nazim'in son siiri....)

Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana

Geldim
Kaldim
Güldüm
Öldüm

1963
Nazim Hikmet






KIZ ÇOCUGU

Kapilari çalan benim
                  kapilari birer birer.
Gözünüze görünemem
                göze görünmez ölüler.

Hirosima'da öleli
                    oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kizim,
               büyümez ölü çocuklar.

Saçlarim tutustu önce,
           gözlerim yandi kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
                külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
               hiçbir sey istedigim yok.
Seker bile yiyemez ki
                  kaat gibi yanan çocuk.

Çaliyorum kapinizi
              teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
          seker de yiyebilsinler.
(1956)





BÜYÜK iNSANLIK

Büyük insanlıik gemide güverte yolcusu
tirende üçüncü mevki
$osede yayan
büyük insanlik.
Büyük insanlik sekizinde ise gider
yirmisinde evlenir
kirkinda ölür
büyük insanlik.
Ekmek büyük insanliktan baska herkese yeter
pirinç de öyle
seker de öyle
kumas da öyle
kitap da öyle
büyük insanliktan baska herkese yeter.
Büyük insanligin topraginda gölge yok
sokaginda fener
penceresinde cam
ama umudu var büyük insanligin
umutsuz yasanmıyor.

7 Ekim, Taşkent, 1958




24 Eylul 1945

En guzel deniz :
henuz gidilmemis olanidir...
En guzel cocuk :
henuz buyumedi.
En guzel gunlerimiz :
henuz yasamadiklarimiz.
Ve sana soylemek istedigim en guzel soz :
henuz soylememis oldugum sozdur...

Nazim Hikmet
1946




21-1-1924

Lambayi yakma, birak,
sari bir insan basi
dusmesin pencereden kara.
Kar yagiyor
karanliklara.
Kar yagiyor
ve ben hatirliyorum.

Kar...
Uflenen bir mum gibi sondu
koskocaman isiklar...
Ve sehir
kor bir insan gibi kaldi
altinda yagan karin.

Lambayi yakma birak!

Kalbe bir bicak gibi giren hatiralarin
dilsiz olduklarini anliyorum.
Kar yagiyor
ve ben hatirliyorum.

Nazim Hikmet





25 Eylul 1945

Meydan yerinde kampana vurdu.
Nerdeyse koguslarin kapilari kapanir.
Bu sefer hapislik uzun surdu biraz :
8 yil...
Yasamak umitli bir istir, sevgilim.
Yasamak :
seni sevmek gibi ciddi bir istir.

Nazim Hikmet
1946



5 Kasim 1945

Cicekli badem agaclarini unut.
Degmez,
bu bahiste
geri gelmesi mumkun olmayan hatirlanmamali.
Islak saclarini guneste kurut:
olgun meyvelerin bayginligiyla pirildasin
nemli, agir kiziltilar...
Sevgilim sevgilim,
mevsim
sonbahar...

Nazim Hikmet





Asya Afrika Yazarlarına

Kardeslerim
bakmayin sari sacli olduguma
ben Asyaliyim
bakmayin mavi gozlu olduguma
ben Afrikaliyim
agaclar kendi dibinde golge vermez benim orda
sizin ordakiler gibi tipki
benim orda arslanin agzindadir ekmek
ejderler yatar basinda cesmelerin
ve olunur benim orda ellisine basilmadan
sizin ordaki gibi tipki
bakmayin sari sacli oldugumua
ben Asyaliyim
bekmayin mavi gzolu olduguma
ben Afrikaliyim
okuyup yazma bilmez yuzde sekseni benimkilerin
siirler gezer agizdan agiza turkuleserek
siirler bayraklasabilir benim orda
sizin ordaki gibi
kardeslerim
siska okuzun yanina kosulup siirlerimiz
topragi surebilmeli
pirinc tarlalarinda batakliga girebilmeli
dizlerine kadar
butun sorulari sorabilmeli
butun isiklari derebilmeli
yol baslarinda durabilmeli
kilometre taslari gibi siirlerimiz
yaklasan dusmani herkesten once gorebilmeli
cengelde tamtamlara vurabilmeli
ve yeryuzunde tek esir yurt tek esir insan
gokyuzunde atomlu tek bulut kalmayincaya kadar
mali mulku akli fikri cani neyi varsa verebilmeli
buyuk hurriyete siirleimiz

1962
Nazim Hikmet




Ayaga Kalkin Efendiler

Behey! kaburgalarinda ates bir yurek yerine
idare lambasi yanan adam!
Behey armut satar gibi
san'ati okkayla satan san'atkar!
Ettigin kar
kalmayacak yanina!
soksan da kafani dukkanina,
dukkanini yedi kat yerin dibine soksan;
yine atesimiz seni
yagli saclarindan tutusturarak
bir turbe mumu gibi damla damla eritecek!
Cek elini san'atin yakasindan
cek!
Cekiniz!

Biyiklari pomadli ahenginiz
suzuyor gozlerini hala karsi!
Fakat bugun
agzimizdaki ates borularla
caliniyor yeni san'atin marsi!
Yeter artik Yenicami tirasi,
yeter!
Ayaga kalkin efendiler...

Nazim Hikmet - 1925





Bayramoglu

Mahpusanedeyim.
Mahpusanede kalbimin
kanayan ciplak ayaklari
ne zaman cok uzun bulsa yolunu,
hatirlarim bilmem neden
Azeri yoldasim Bayram Oglunu:

<Gece saat iki
sularinda..
Karasehrin kara damlarinda yatanlar
goruyor kanli renklerin nescini uykularinda..
Yildizlarin altinda kara neft buruglari
hisirdiyor servilikler gibi derinden
yureginden.
Bakiyor uykulu sari gozler
kara topraktaki yagli neft birikintilerinden.

Gok kara, yildizlar sari.

Tek katli, duz damli dort kose tas dukkanlarin
kapali kara kapilari.
Karasehrin kara damlarinda yatanlar
goruyor kanli renklerin nescini uykularinda.
Baki.
Gece saat iki
sularinda
Taslarda yuvarlanan
nal ve tekerlek sesleri.
Seslerde seslenen sesler..
Iste bir fayton geciyor
gecmede
gecti:
son evlerin yakinindan
uzagindan
iragindan..
Kara bir lanettir ki bu,
kopmus geliyor gecenin dudagindan...
Bu faytonun fenerinde dehseti var:
hancerle oyulmus
kor ve derin
gozlerin..

Taslarda yuvarlanan
nal ve tekerlek sesleri
Gittikce uzaklasan,
gittikce alcalan sesler...

Ortada demiryolu,
sag yanda Karasehir;
solda fabrikalarin
duvarlari yukselir.

Karsidan fayton gelir.
icinde Bayram Oglu.
Baglanmis kolu
Bayram Oglunun..

Karsidan fayton gelir
icinde Bayram Oglu.
Jandarma sagi,
Jandarma solu
Bayram Oglunun...

Kolunu baglamislar
kanadi kirik degil..
Gozunde toplanan
hickirik degil...
Gozleri isik dolu
Bayram Oglunun.

Karsidan fayton gelir,
icinde Bayram Oglu.
Olumdur yolu
Bayram Oglunun
Bayram Oglunun....>>

KALBIMI BUNALTAN
BU DORT DUVAR MI?
OLUMDEN OTEYE KOY VAR MI???

Nazim Hikmet
1927



Ben Senden Önce Ölmek İsterim

Ben
senden once olmek isterim.
Gidenin arkasindan gelen
gideni bulacak mi zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
Iyisi mi,beni yaktirirsin,
odanda ocagin ustune korsun
icinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
seffaf, beyaz camdan olsun
ki icinde beni gorebilesin
Fedakarligimi anliyorsun :
vazgectim toprak olmaktan,
vazgectim cicek olmaktan
senin yaninda kalabilmek icin.
Ve toz oluyorum
yasiyorum yaninda senin.
Sonra, sende olunce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yasariz
kulumun icinde kulun
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasiz bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karisacagiz
ki birbirimize,
atildigimiz coplukte bile zerrelerimiz
yan yana dusecek.
Topraga beraber dalacagiz.
Ve bir gun yabani bir cicek
bu toprak parcasindan nemlenip filizlenirse
sapinda muhakkak
iki cicek acacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha olumu dusunmuyorum.
Ben daha bir cocuk doguracagim
Hayat tasiyor icimden.
Kayniyor kanim.
Yasayacagim, ama cok, pek cok,
ama sen de beraber.
Ama olum de korkutmuyor beni.
Yalniz pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze seklini.
Ben olunceye kadar da
Bu duzelir herhalde.
Hapisten cikmak ihtimalin var mi bugunlerde?
Icimden bir sey :
belki diyor.

Nazim Hikmet
18 Subat 1945





Bir Hazin Hürriyet

Satarsin gözlerinin dikkatini, ellerinin nurunu, bir lokma bile
tatmadan
yogurursun
bütün nimetlerin hamurunu.
Büyük hürriyetinle çalisirsin el kapisinda, anan aglatani
Karun etmek hürriyetiyle hürsün!

Sen dogar dogmaz dikilirler tepene,
i$ler ömrün boyunca durup dinlenmeden yalan
degirmenleri,
büyük hürriyetinle parmagin $akaginda düsünürsün vicdan
hürriyetiyle hürsün!

Ba$in ensenden kesik gibi düsük,
kollarin iki yaninda upuzun,
büyük hürriyetinle dolasip durursun,
i$siz kalmak hürriyetiyle hürsün!

En yakin insanınmis gibi verirsin memleketini, günün birinde,
mesela,
Amerika'ya ciro ederler onu seni de büyük hürriyetinle beraber,
hava üssü olmak hürriyetiyle hürsün!

Yapisir yakana kopasi elleri Valstrit'in, günün birinde, diyelim ki,
Kore'ye gönderilebilirsin, büyük hürriyetinle bir çukura
doldurulabilirsin, meçhul asker olmak hürriyetiyle hürsün!

Bir alet, bir sayi, bir vesile gibi degil insan gibi yaşamalıyız dersin,
büyük hürriyetinle basarlar kelepçeyi,
yakalanmak, hapse girmek, hatta asILmak hürriyetinle
hürsün

Ne demir, ne tahta, ne tül perde var hayatinda, hürriyeti seçmene
lüzum yok
hürsün.

Bu hürriyet hazin $ey yildizlarin altinda.

Nazim Hikmet
1951



devam et..
ana sayfaya dön...
Hosted by www.Geocities.ws

1