Kadın bahçeleri

          Birbirlerine yaklaşan yalnızca iki insan, iki sıradan beden değildir; sevgiyle okşanmış çeşitli yüzlerin hayalleriyle, birçoğu unutulmak istenen birçoğu asla unutulamayan anılarla, sırlarla, hemen açıklanamayacak gizli arzularla yüklü iki geçmiş birbirine yaklaşmaktadır.

          Birbirlerine dokunmak üzere oldukları, neredeyse bütün seslerin sustuğu, renklerin kaybolduğu, yutkunmanın zorlaştığı, ellerin hafifçe terlediği, bedenin, içinde sakladığı bir başka kimliği ortaya çıkarmak üzere yırtılmaya hazırlandığı o ana, bazen uzun bazen kısa ama mutlaka yalnızca kendilerine ait özel bir yoldan, şakalardan, bakışlardan, imalardan geçerek gelmişlerdir.

         Kadının ellerinin incelip uzadığını, gözlerinin büyüyüp, iki ateşli ışığa dönüştüğünü görürsünüz.

         Ardı ardına geçip, her seferinde biraz daha kendinizden kopup kaybolacağınız kapılardan ilki gözlerdeki o unutulmaz ışıkla açılmıştır.O kapıların önüne sizi, bir kadının kendine özgü işaretlerle çizdiği bir yol getirmiştir, siz kendi yaptığınız bir yoldan geçtiğinizi sanırken, o yolun taşları sizden önce oradan geçen kadın tarafından döşenmiştir.

       Günlerden bir gün kadın erkekten hoşlanmış ona dokunmaya karar vermiştir.Neden o erkekten hoşlandığını ise kimse tam olarak bilemez.Bir seferinde erkeğin ciddiyetinden hoşlanmışken, bir başka seferinde başka bir erkeğin alaycılığından hoşlanmıştır, bir seferinde erkeğin her türlü gücü reddeden avareliğinden etkilenmişken bir başka seferinde erkeğin iktidarı onu etkilemiştir; bir seferinde sesi, bir seferinde gülüşü, dalgacılığı, giyinmesi, kalçaları, omuzları, ahlaksız bir nüktesi olabilir kadının dokunmaya karar vermesinin nedeni.

         Karar verince bunu hemen kendine söylemez kadın.Sırlarının çoğunu arkadaşlarıyla paylaşmakta çok da çekingen davranmazken bazen kendine karşı inanılmaz derecede ketumdur; erkek karar verip, gelsin diye bekler.Beklediği süre dolduğunda, kararını kendine açıklar, ince belli bir pars gibi yaylanarak isteğine doğru ilerler.Amacını çok da saklamayan hatta bu amacı ortaya koyan bir bahaneyle yeniden yaklaşır.O bahaneyi ve sesi duyduğunuzda seçildiğinizi anlarsınız.Sabırsızdır ama asla telaşlı değildir.

            İlk dokunuştan önce hiç de telaşlanmaz, onu telaşlandıracak biri değilsinizdir; nasıl çözüleceği üstünde yazan küçük bir bulmacasınızdır, gelecek, sizi çözecek, sonra sıkılıp bir başka oyun arayacaktır.Sabırsız yanı bulmacayı çabucak çözmek ve başka bir bulmacaya geçmek ister, heyecan ve aşk arayan yanı ise heyecanın ve aşkın zor çözülür bulmacalarda saklı olduğunu hissettiğinden, gizli gizli bulmacanın kolayca çözümlenmemesini diler.Dokunma kararıyla birlikte mahrem bir dünyanın ipeksi ağlarını örmeye başlar.

           Kalabalıkların içindeki görüntüsünün peçelerini yavaşça, en üstten başlayarak kaldırır, atılan her peçenin ve o peçenin ardından çıkan yeni ve beklenmedik her görüntünün sizi etkileyeceğini, bir kadının mahremine girmekten heyecanlanmayacak bir erkek bulunmadığını bilir.O mahremiyete girmek, atılan peçelerle açılan yollardan geçip kadının esrarlı bahçesine alınmak, kalın duvarlar ardında saklı bir masal dünyasını, tuhaf çiçekleri, çağlayanları, gölgeli kameriyeleri görmek, o bahçenin efsunkar kokusunu koklamak, o bahçenin sahibinin çok iyi bildiği gibi sarhoş edip, başını döndürür orada dolaşanı.Daha atılacak başka peçeler, daha görülecek başka bahçeler olduğunu da sezdirir kadın.

         Bir maceraya dahil olduğunu hissedersin.Kadın, yalnızca kendisine malum zarif bir ustalıkla sana hem bu bahçede ilk dolaşan sensin duygusunu verirken hem de bu bahçede daha önce de dolaşanlar olduğunu ama onların yaptıkları bir hatadan dolayı bahçeden çıkartıldıklarını anlatır.O esrarı, o tütsülü çiçekleri, gölgeli kameriyeleri başkalarının da görmüş olmasının senin içini hafifçe kanatacağını ama senin tedirgin heyecanını daha da artıracağını bilir.

           En derindeki, kimsenin henüz görmediği, hüznü ve sevinci bütün bahçelerden daha zengin, gölgesi bütün bahçelerden daha koyu, çiçekleri bütün bahçelerden daha parlak olan en gizli bahçeye girmek arzusunu uyandırır; o en derindeki bahçenin kapısının bir ömürde bazen bir kere bile bir erkeğe açılmadığını, o kapının açılması için ödenecek bedelin çok yüksek olduğunu, o bahçeyi görebilmek için kendi bahçelerini açman gerektiğini bazen bütün bahçelerini açıp, en saklındakini göstersen hatta oradakilerin hepsini versen de o bahçeyi göremeden geri döneceğini bilsen de orayı görme isteğinden kendini alamazsın.

        Gördüklerin seni büyülemiştir.Daha dokunmamışsınızdır birbirinize.İlk bahçeler dokunulmadan gezilir, belki yanyana yürürken birbirinize değmişsinizdir, belki arabadan inerken dirseğiniz göğsüne sürtünmüştür, o yakıcı temas hisedilmiştir ama açıkça dokunulmamıştır.Hâlâ herşey belirsizdir, her an açılan peçeler yeniden kapanabilir, mahremiyetin kapıları kapanabilir, kalabalıkların içinde dolaşan saygıdeğer kadın ortaya çıkabilir; sizin bu endişeyi yaşadığınızı bilir ve bu endişeyi küçük dokunuşlarla besler, vazgeçeceğinden değil, sizi hareketlendirmek için çünkü o da bir an önce sizin bahçelerinizi görmek, orda saklanan sırların ne olduğunu öğrenmek, sizin bulmacanızı çözmek ve sizin oyun oynamaya değer olup olmadığınızı anlamak ister.Sonra, biraz bekler.

         Çekingenliğinizden ya da kışkırtıcılık oyununda kadınlarla yarışmaktan ahlaksızca zevk aldığınızdan, o yoldan geçmekte oyalanırsanız, usulca ama kesin bir biçimde dokunmanızı söyler.İki beden, iki geçmiş, iki yakıcı arzu birbirine değer.İki beden birbirine değmeden varolan birçok yapı, o iki beden birbirine dokununca parçalanır, o parçalanışın ruhumuzda yarattığı büyük sarsıntıdan muhteşem bir haz yayılır.Biraz sonra, gündüz gözüyle baktığınızda, kadınların bildiğine asla inanamayacağınız sözcükler fısıldanacak, hatta çığlıklarla söylenecektir; o dokunuştan önceki görüntü büyük bir duvar gibi yıkılacak ardından mahrem bahçelerin rayihası en keskin, çiçekleri en eflatun olanı çıkacaktır ortaya.

           Kadının ışıklı bakışları büyüyecektir.Peçelerin çoğu atılacak, yalnızca o bahçeye giren erkeklere söylenen, onlardan başka kimsenin bilmediği bilemeyeceği sırlar açıklanacak, bir kadının sesinde saklı olabileceğine inanılmayacak sesler duyulacaktır."Hayır, biraz daha yukarıya" diyen bir ses, dünyanın en sıradan cümlesi gibi gözüken bir cümleyle size mahrem bahçelerin insanın içini kamaştıran, keskin kokulu meyvelerini sunacaktır.

           Bir başka bedenin esrarını çözmenin benzersiz hazzını bağışlayacaktır size.Sonra dokunuşlar bitecek, bahçeler tek tek kapanacak, yeni ve yüksek duvarlar inşa edilir gibi giyinilecek ve kalabalıkların gördüğü yüzler ve sesler yeniden yerlerine konacaktır.Aklınızda, arzuyla yaldızlanmış parlak bir ten, kocaman olmuş ışıklı gözler, kimseye tekrarlanamayacak sesler ve tarihinize kaydettiğiniz gizli bir zevk kalacaktır.

           Ve, en derindeki bahçede ne vardı, sorusu.

 

Hosted by www.Geocities.ws

1