3.
PERSONEL PLANLAMASI
Bütün
işletmelerin devamlılıklarını sürdürebilmeleri
için verimlilik
kavramı, önemli
bir konudur.
İşletmeler verimliliklerinin artışlarını birçok
alt amaçlarının verimliliklerini arttırarak
sağlarlar. Bu
alt amaçlardan
birisi de
emek verimliliğidir.
Personel planlaması
da emek
verimliliğini arttırmada
kullanılan tekniklerinden
biridir. İşletmelerin
temel girdilerinden
birinin emek
olduğunu düşünürsek,
üretim sürecinin
planlanmasında emeğin,
yani gerekli
personel sayısının
planlanması da
kaçınılmaz bir
durumdur.
Planlama, bir organizasyonun
amaç ve
beklentilerine ulaşmasını
kolaylaştıracak kaynakların
alınması sürecidir.[1]
Edwin B.
FLIPPO Principles
of Personel
Management adlı
kitabında planlamayı
şöyle tanımlamaktadır:
“ Planlama; herhangi
bir şeyin
olmadan önce
belirlenmesidir. Planlama gelecekteki
ekonomik eylemler
için temel
veriler sağlayan
karar verme
sürecidir. ” [2]
İşletmeler de
verimli bir
insan kaynakları yönetimi
için, personel
planlaması faaliyetlerinde bulunurlar.
İnsan gücü kaynaklarının en
etkin ve
en verimli bir
biçimde kullanılabilmesi
çabası, işletmeci
ve ülkenin
insan gücü sorunları ile
ilgili örgütlerini, insan gücü planlaması
yapmağa yöneltmektedir. insan gücü planlaması
ile kaynakların
en etkin
bir biçimde
kullanılmasına ve
geleceğin kontrol
altında tutulmasına
çalışılmaktadır.[3]
3.1
.PERSONEL PLANLAMASI
KAVRAMI VE
AMAÇLARI
Bir
çok işletmenin,
teknolojinin gelişmesiyle ortaya
çıkması ve
bu nedenle bu işletmeler
için gerekli
işgücü yüzünden
bazı programlar
geliştirilmek zorunda kalınmış
ve planlamaya,
yani personel planlarına
ihtiyaç duyulmuştur.
Personel planlaması
şu şekilde
tanımlanabilir: “
Personel planlaması,
işletmenin bütünsel
amacını gerçekleştirme
doğrultusunda, gerekli sayıda,
istenen yetenek
ve beceri
düzeyindeki personelin,
doğru zamanlarda,
ihtiyaç duyulan
yerlere yerleştirilmesidir.
”[4]
Personel planlaması
kavramı ile
ilgili buna
benzer birçok
tanım daha
yapılabilir.
Personel planlaması, işletmeler
açısından verimliliği, dolayısıyla karlılığı
etkileyen ve
belirleyen temel
öğelerden sayılır.
Çünkü planlama,
buradaki anlamıyla,
yalnız personel sayısından
tasarrufu gerçekleştirecek
bir gider
düşürücü rol
oynamaz, aynı
zamanda işin
niteliğine göre
uygun iş gören
seçiminin ve
istihdamının da
gerçekleştirilmesiyle etkin
üretimin oluşturulmasında
temel rol
oynar. Ayrıca şurası
da bir gerçektir ki,
bir işletmenin
uzun dönemdeki
başarısı, başka
herhangi bir
etmenden çok,
istihdam ettiği
işgücünün niteliğine
bağımlıdır. İşletmelerde insan
unsuruna yönelik
her türlü
çalışmanın amacı,
bu unsurdan
verimli bir
sistem yaratmaktır.
ABD’
de 1975
yılında yayımlanan,
1.000-20.000 arasında
personel çalıştıran
308 şirketi kapsayan
bir araştırmada, işgücü planlarının
aşağıdaki amaçlar
için kullanıldığı tespit edilmiştir.[5]
a)
Eğitim ve
geliştirme ihtiyacını
belirlemek ( % 79.9 )
b)
Yeni personel
gereksinmesini belirlemek (
% 67.5 )
c)
Personel fazlalığını
öngörülmemek ve önlemek
( % 64.3 )
Genel
bir bakış
açısından değerlendirme yapılacak olursa;
personel planlamasının
amaçları
aşağıdaki gibi
sıralanabilir :
1- İşletmenin gelişme
planları doğrultusunda
personel gereksinimin saptanması
2- Karlılık
üzerinde etkili
olan personel
maliyetinin kontrolü
3- Personelin etkin
ve verimli
kullanımının sağlanması
4- Personelin
işletmede tutunabilmesi ve doyumlu
olabilmeleri için ihtiyaçlarının
karşılanması, fiziksel ve
moral koşullarının
iyileştirilmesi
5- Ücret normlarının
tespiti, tarafsız
kriterlere göre iş
değerlendirmesi yapılarak
ücret kademelerinin
belirlenmesi
6-
Personele ilişkin
ihtiyaçlarla bütün
işletme faaliyeti
arasında bağlantı
kurulması.[6]
3.2
.PERSONEL PLANLAMASININ AŞAMALARI
Genel olarak bir işletme için insan gücü planlaması dört aşamalı ve geri beslemeli bir sistem olarak düşünülebilir.

Araştırma ve veri
toplama aşamasında
insan gücü kaynaklarına
ait bilginin
toplanması, bu
bilgilerin işletme
dışı ( makro )
ve işletme
içi ( mikro )
incelemelerle araştırılıp
değerlendirilmesi yapılır.[7]


Şekil
3.2- Personel Planlamasının Emek
Arzı ve
Emek Talebiyle
İlişkisi
Kaynak : Samim Yörük,
İnsangücü Planlaması
ve Bankacılık üzerine
uygulaması, İstanbul
Üniversitesi Yayınları, s.
9
Üçüncü aşama
ise insan gücü
arz ve
talebinin dengelenmesi, başka bir
ifadeyle, dengenin
sağlanması yolundaki
çaba ve
çalışmaları içerir.[1]
Bu çalışmalar
sonucunda ne kadar
fazla alternatif
ortaya konursa,
olumlu sonuç
alma şansı
o kadar
çok olur.
En iyi alternatif hiç
kuşkusuz belirli
bir zaman
dönemi içinde,
amaç veya
amaçları en
az kaynak
harcaması ile
gerçekleştirebilecek alternatiftir.[2]
Ölçme olan
dördüncü aşamada
ise yapılanlar
gözden geçirilir
ve planlamanın
ne ölçüde
amacı gerçekleştirme doğrultusunda yürütüldüğü
araştırılır.
3.3
.İŞLETMENİN İNSANGÜCÜ
ENVANTERİNİN YAPILMASI
İşletmenin
insan gücü envanteri,
işletmede çalışmakta
olan insan gücünü
niteliklerine göre çeşitli yönlerden topluca
gösteren bir
kaynaktır.[3]
Artık insan gücü
envanterinin hazırlanması büyük
işletmelerde zorunlu hale
gelmiştir. İşletmenin
insan gücü şu
özelliklere göre sınıflandırılabilir:
1 - İşletmenin birbirinden
ayrı yerlerde
kurulmuş iş
yerleri olması
halinde, çeşitli
iş yerlerinde
çalışanlara göre,
2 - Çalışanların almakta
oldukları ücretlerin
seviye veya
gruplarına göre,
3 - Çalışanların cinsiyetlerine
göre,
4 - Çalışanların yaşlarına
göre,
5 - Çalışanların işletmedeki
kıdemine göre,
6 - Çalışanların yaptıkları
görevlere göre,
7 - Çalışanların mesleki
yetişkinlik ve
beceri durumları
ve yapmakta
oldukları iş
dışındaki yeteneklerine göre.[4]
İnsan gücü envanteri,
işgücündeki değişim ve
gelişmeler göz
önüne alınarak,
ileride karşılaşılabilecek
sorunlara şimdiden
ışık tutma
amacını taşır. Kısaca
ifade etmek
gerekirse, insan gücü
envanter çalışmaları,
işletmede şimdiki
personel durumunu açıklılığa
kavuştururken, geleceğin
işgücü kaynaklarında
öngörülen değişmelerin daha gerçekçi
ve geçerli
olarak saptanmasına yardımcı olur.[5]
3.4
. PERSONEL SAYISININ
SAPTANMASI
Personel gereksinmesinin saptanması; kuramsal
olarak, gelecekteki
bir zaman
sürecinde yapılması
gereken işi
nitelik ve
nicelik olarak
önceden belirlemek
ve sonra
belirlenen bu
değerlerden giderek,
söz konusu
işi yapacak
belli özellikteki
işgücünü sayısal
olarak saptamaktır.[6]
İşletmeler yaşayan
canlı varlıklar
gibi olduklarından
işletmenin personel
sayısı ve
bu personelin
nitelikleri işletmenin
çalışmalarının niteliğine
ve yoğunluğuna
göre değişebilmektedir.
İşletme faaliyetlerinin etkin bir
biçimde yürütülebilmesi
için personel
ihtiyaçlarının değişen
faaliyet yoğunluğuna
göre karşılanması söz konusudur. Bu nedenle,
personel kaynaklarının ihtiyaçlardan hareket
edilerek saptanması
gerekmektedir.[7]
İşletme için
çalıştırdığı her
işçi bir
maliyettir ve boş
yere ne
kadar işçi
çalıştırırsa maliyeti de o
kadar artacağı
için, işletme
kendisi için
en uygun
personel sayısını
tespit etmek
ister. En
uygun personel
sayısı ile
vurgulanmak istenen,
işin niteliğine
uygun, üretimi
aksatmayacak yeter sayıdaki personel
sayısının belirlenmesidir.
Personel sayısının
saptanmasında;
- Kavramsal
Modeller
- Globel Modelle
-
Ayrıntılı Modeller
gibi
birçok yöntemden
yararlanılabilir. Ancak burada
ele almaya
çalışacağımız yöntem,
ayrıntılı modeller
içine giren
işgücü ve
iş yükü analizleri olacaktır.
3.4.1. İŞYÜKÜ ANALİZİ
İşletmede çalışacak
personel arzı
ile işletmenin
personel olan
talebini oluşturan
etmenlerin özellikleri
arasında farklılıklar vardır.
Bu nedenle
personel talebi
ve personel
arzı ayrı
ayrı incelenmektedir. İşletmenin personel
talebi, genellikle
işletmenin gelecek
dönemde gerçekleştireceği
tahmin edilen
satış miktarlarından hareket edilerek,
işletmenin yapacağı
üretim tip
ve miktarının
belirlenmesi ve belirlenen
üretimi gerçekleştirecek
nitelik ve
nicelikteki personelin
saptanması ile
oluşturulmaktadır. Müşterilerin
davranışlarında ve
üretim teknolojisindeki
değişiklikler personel talebinin
kesinlikle belirlenmesinde
güçlükler yaratmaktadır.
[8]
Personel talebinin
belirlenmesinde bilinen bir
yöntem yoktur.
Bazı işletmeler,
pazarlama ve
satış tahminlerinden
yararlanırken bazı
işletmeler de
işletme yöneticilerinin geçmişteki tecrübe
ve sezgilerinden
yararlanmaktadır. Yalnız
büyük ölçüde
satış tahminlerinden yararlanılmaktadır. İşletme
satış tahminlerine
göre üretim programını düzenleyecek ve
bu üretimi
zamanında karşılayabilecek personel miktarını
işletmesinde mevcut bulunduracaktır. Bu nedenle
satış tahminlerinin
doğru yapılması
gerekir. Eğer
işletme, elinde
bulundurduğu personelin
kapasitesinden daha
az sipariş
alırsa, gereksiz
yere fazla
personel istihdam
ediyor demektir
ve bu
da işletme için
gereksiz bir
maliyettir, fazla
personelin çıkarılması
gerekir. Fakat
tahminlerin çok
üstünde bir
sipariş söz
konusu olursa,
o zaman
ilave personele
ihtiyaç olabilir
ve istenilen nitelikteki
personelin de
hemen bulunması
kolay bir
iş değildir.
İşletmelerin yıllık
iş programlarında,
üretilecek mamuller,
üretici departmanlara göre adet, ağırlık,
kutu, siparişler ve benzeri
ölçülere göre
belirlenebilir. Personel
departmanı, öteki
departmanlarca belirli bir
faaliyet döneminde
yapılacak işleri,
personel ihtiyacını
saptayabilmek için insan /
saat oranına
dönüştürür. Personel
departmanının, her departman
ve tüm
işletme için
yapacağı insan / saat
hesaplamaları ile genel
olarak işletmenin
personel ihtiyacı
saptanmış olur.
Örneğin gelecek
ay için
25.200 adet
makbuz kesileceğini
ve her
bir makbuzun,
her türlü
gecikmeler dahil olmak
üzere, ortalama
0.10 insan / saat ’ lik
süre işleme
tabi tutulduğunu
varsayalım. O
halde tüm
makbuzlar için
gereken süre
25.200 * 0.10 = 2520 insan
/ saat olacaktır. Teorik
olarak, gelecek
ayda, 4 1 / 2
hafta çalışan
bir işçi
toplam olarak
4 * 5 = 20 , 20 + 2.5 =
22.5 gün yani 22.5 * 8 = 180 saat
çalışacağından, gelecek
aydaki işi
yapmak için
2520 / 180 = 14 personele ihtiyaç
olduğu ortaya
çıkacaktır. Geçmişteki
uygulamalarında, üretim birimlerinin
elde edilmesi
için gerekli
emek miktarının
ne olduğu saptanabilir.
Yıllık faaliyet
dönemi saptanırken,
bu dönendeki
iş günleri
ile tatil
günlerinin de
hesaba katılması
gerekmektedir. Bir
işletmenin belirli
bir dönemdeki
iş yükü
hesaplanırken, geçmiş dönemdeki
fazla mesailer
de dikkate
alınır. Fazla
mesailerle ilgili
saatlerin oranı
şu formülle
hesaplanmaktadır:
(yıl içinde fazla çalışma saatleri
toplamı / Fazla
çalışma saatleri
oranı )*100 =Yıl içinde
çalışılan saatler
toplamı
Aynı
amaçla benzer
formüllerle, gece çalışmaları
ve tatil
günleri yapılan
çalışmalar da
iş yükü analizi
açısından hesaplanabilir.
[9]
Bir işin
yapılmasında gerekli
olacak zamanın,
o işi
yapmakla yükümlü
bir iş
görenin harcayacağı
zamana bölünmesi, o
işin bitirilmesi için gerekli personel
sayısını verir.[10]

GPG
: Gerçek
personel gereksinmesi ( bir
dönem içinde
gerçekleştirilecek işlerin
bütünü için
)
Ii
: İşlemin
bir kere
yapılması için
gerekli zaman
i
: İşlem
sıra sayısı
n
: Toplam
işlem sayısı
KÇZ
: Kişi
başına düşen
çalışma zamanı
İş yükü analizinde
belirtilmesi gereken bir
hususta tolere
zamandır. Tolere
zaman işin
yapılması esnasında
çeşitli nedenlerle
kaybedilmesi kaçınılmaz
olan zaman
dilimini ifade
etmektedir. Zaman
ölçümleri sonucu
bulunan değerin
başarı derecesi
yüzdesi çarpımı
normal zamanı
vermektedir. Gözlemler
sonucu, söz konusu
işlemin bir
defa yapılmasında
uğranılacak kayıp
zaman yada
tolere zaman
saptanarak normal
zamana
(
NZ ) eklendiğinde
standart zamana
( SZ ) ulaşılabilmektedir.
Bu bilgiler
doğrultusunda formülün
son hali
şöyle olacaktır:

Tolere zaman TZi eğer yüzde miktarı olarak biliniyorsa, o zaman formülümüzde SZi = NZi ( 1 + % TZi ) olarak yazmamızda olanaklıdır.[1
Ancak, planlamanın
bütünleştirilmesi açısından
işgücü analizi
sonuçlarının da
içirilmesi gerekecektir.
3.4.2
.İŞGÜCÜ ANALİZİ
İş yükü analizi, yapılacak satışların
tahminini göz
önünde bulundurarak, üretilecek birin
için gerekli
personel sayısını
saptamaya çalışır.
İşgücü analizi
ise, devamsızlık
ve işçi
devri/dönüşümünü hesaba katarak
gerekli personel
sayısını saptamaya çalışır.
İş yükü analizi sonucu saptanacak
personel gereksinmesi
miktarları, eğer
işgücü analizi
sonuçları hesaplamalar
dışı bırakılırsa, planlama sorumlularını
ulaşılan gerçek
durumlarda düş
kırıklığına uğratabilecektir.
Çünkü iş yükü
analizinde temel
alınan zaman
verileri, önce
devamsızlıklar, sonra da
işgücü dönüşümü
oluşacak çalışma
zamanı kayıplarını
içermeyecektir. [12]
Bu durumda,
işgücü analizini
yapabilmemiz için önce;
a-
Devamsızlık
b-
İşgücü devri , konularını açıklamamız gerekecektir.
A-
DEVAMSIZLIK
Devamsızlık; işe
gelmesi planlandığı
halde bir
personelin işe
gelmeme durumuna
verilen genel
ifadedir.[13]
İstirahatla, izinli, tatilde..
vb. olanlar devamsız sayılmazlar.
İşletmeler bu
durumu göz
önünde bulundurarak
işgücü kaybını
engellemek için
yedek personel
bulundurma yoluna
giderler.
Devamsızlık oranını bize şu formül verir:

Her
işletmede belirli
bir devamsızlık
vardır. Formülü uygulayarak
elde edilen
devamsızlık oranı
% 3 ile % 6
arasında ise
normal sayılır. Eğer
bu oran
% 6 ’nın üzerine
çıkarsa, bu
sorunun önemle
ele alınması
gerekir.[14]
Çünkü fazla devamsızlığın,
işletmeye maliyet,
üretim programının
aksaması, işyerindeki
düzenin bozulması
gibi birçok
zararlı etkileri
vardır. Bunun engellenebilmesi için
devamsızlık nedenlerinin araştırılarak ortaya
çıkarılması ve
bu sebeplerin giderilmeye
çalışılması gerekir.
Devamsızlar yüzünden ortaya çıkacak çalışma zamanı kayıplarını, elde yedek personel tutarak karşılamaya çalışmak gerekir.

YPG
: Yedek
personel gereksinmesi
GPG
: Gerçek
personel gereksinmesi
DOj
: Devamsızlık
oranı
B-
PERSONEL DEVİR
ORANI
Personel
devir oranı;
belirli bir
dönemde işletmeden
ayrılanlar ile
işletmede mevcut
ortalama personel
sayısı arasındaki
orandır.[15]
İşletmeler tarafından personel
devir oranının
yüksek olması
istenen bir
durum değildir.
Çünkü bu
da işletme
için bir
maliyettir. Bir
personel işletmeden
ayrıldığında şu gibi
giderlerin yapılması
gerekir:
- Yeni personelin sağlanması
ve işe
yerleştirilmesi ile
ilgili giderler
- Eğitim giderleri
-Yeni-acemi işçilerin neden
oldukları kaza
oranı yüksek
olduğu için
bu yüzden
ortaya çıkan
giderler
- Eski işçinin işi
bırakması ile
yenisinin işe
başlaması arasında
geçen süredeki
üretim kaybı
- Çok sayıda işçi işletmeden ayrıldığında eldeki siparişlerin zamanında teslimini sağlamak için fazla mesai yapılası zorunluluğu ortaya çıkar ve bu fazla mesai için de fazla zamlı ücret ödenir.[16]

Yukarıda verilen
ayrıntılı açıklamalarsan
sonra, toplam
personel sayısı
şöyle ifade edilir :
TPG = GPG + YPG + EPG (3.9)

[1] İbid. , s.45
[2] Samim Yürek, a.g.e. , s.11
[3] Ferhat Şenatalar, a.g.e. , s . 96
[4] Ercan Albay, a.g.e. , s.47
[5] İbid. , s.48
[6] Tuğray KAYNAK, Personel Planlaması, İstanbul İşletme Fakültesi, İstanbul, 1990, s.24
[7] Ferhat Şenatlar, a.g.e. ,s.101
[8] İbid, s.102
[9] Ercan Albay, a.g.e. , s.49-50
[10] Tuğray KAYNAK, a.g.e. , s.126-127
[11] Tuğray KAYNAK, a.g.e. , s.134
[12] İbid , s.136
[14] Selçuk Yalçın, Personel Yönetimi, Beta Yayını, İstanbul, 1994, s. 62
[15] Ferhat Şenatlar, a.g.e. , s.108
[16] Selçuk Yalçın, a.g.e. , s.63
[1] Margaret Polmer , Kernet T. Winters, İnsan Kaynakları, Rota Yayınları,1993, s. 32
[2] Samim Yürek, İşgücü Planlaması ve Bankacılık Üzerine Uygulaması, İstanbul Üniversitesi Yayınları, s.3
[3] Ferhat Şenatalar, Personel Yönetim ve Beşeri İlişkiler, İstanbul Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 1978, s. 87-88
[4] Samim Yürek, a.g.e. , s. 5
[5] İbid., a.g.e. , s. 6
[6] İbid., a.g.e. , ss. 6,7
[7] Ercan Albay, Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 1995, s.45
[8] İbid. , s.45