|
İnsan hakları kurulları sivilleşiyor
İnsan hakları ihlallerini incelemek ve şikâyetleri değerlendirmek
üzere kurulan insan hakları kurullarının yapısı sivilleşiyor.
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’na bağlı il ve ilçe
kurullarında vali, vali yardımcısı, kaymakam, emniyet müdürü ve
jandarma temsilcisinin yerini ağırlıklı olarak sivil toplum örgütü
temsilcileri alacak. Hazırlanan yeni yönetmeliğe göre, kurullara bir
sivil üyenin başkanlık etmesi bekleniyor.
Hükümet, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinde tarih almayı
beklediği Aralık 2004’ten önce temel hak ve özgürlükler konusunda
önemli adımlar atıyor. Bu çerçevede, Başbakanlık bünyesindeki İnsan
Hakları Başkanlığı’nın başına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde
görev yapan ceza hukukçusu Doç. Dr. Vahit Bıçak’ı getiren hükümet,
başkanlığın işleyişini de yeniden düzenliyor. Ayrıca 81 il ve 849
ilçede kurulan insan hakları kurulları da gözden geçirilecek.
Düzenlemeler için valilerden öğretim üyelerine varıncaya kadar
toplam 196 kişinin görüşüne başvuruldu. Ancak 96 kişi ve kurum
görüşlerini Başbakanlık’a sundu. Görüş bildirme konusunda en çok
katılımı valilikler yaptı. Görüş ve öneriler bir taslak haline
getirilerek, yönetmelik hazırlıklarına başlandı.
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’na iletilen görüşler
arasında, önemli bir yer tutan konu, kurullardaki kamu görevlileri
sayısının azaltılarak sivil örgütler ve kişilerin ağırlığının
artırılması yönünde. Mevcut durumda, insan hakları örgütleri kağıt
üzerinde görünürken, Türkiye genelindeki 930 kuruldan sadece 180’ine
katılıyor. “Valilik dahil olmak üzere kurulda kamu görevlilerinin
sayısı sivil toplum ve meslek kuruluşlarından gelenlerin sayısını
geçmemelidir.” önerisinin yapıldığı görüşlerde, il ve ilçelerdeki
kurulların başkanlığını vali, vali yardımcısı veya kaymakam yerine
bir sivil üyenin yürütmesi görüşü de ağır basıyor. Bu çerçevede
kurul çalışmalarına belediye başkanı, emniyet müdürü ve jandarma
komutanı yerine temsilcilerinin katılması da isteniyor.
Başkanlığa gelen öneriler arasında, bazı kurum ve kuruluş
temsilcilerinin de kurullara üye olması isteniyor. Bunlar arasında
en ilginç olanları arasında ise il ve ilçe müftülerinin de kurul
üyesi olması yönündeki öneri yer alıyor. Muhtar dernekleri, Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Orman, Çevre, Tarım ve Kültür
Müdürlüğü, Türkiye Sakatlar Federasyonu’ndan bir üyenin katılması
talep ediliyor. Çocuklardan bir üyenin de il ve ilçe kurullarına
katılması, gelen öneriler arasında bulunuyor.
Hazırlanacak olan yönetmelikle, il ve ilçe kurullarının görev
alanı ve yetkileri de yeniden tanımlanacak. Bu çerçevede bildirilen
görüşler arasında, ‘hangi suçların insan hakları ihlaline girdiği
konusunun açık olarak belirlenmesi’ talebi de yer alıyor. Kurullara
yapılan müracaatların 30 günde sonuçlandırılması istenirken, kurul
kararlarının yaptırım gücü olması, kurulların denetim yetkisiyle
donatılması, başvuruların incelenmesi için alt komisyonların
kurulması önerileri de bulunuyor.
İl ve ilçe kurulları ile ilgili sorunların ortaya konduğu
taslakta, bazı gerçekler dikkat çekiyor. Kurul üyelerinin özellikle
jandarma komutanı ve emniyet müdüründen çekindikleri ifade edilen
eleştirilerde, sivil toplumun katılımının yetersizliği, Mazlum–Der
ve İnsan Hakları Derneği (İHD) gibi insan hakları örgütlerinin
kurullardan çekilmesi, ilçelerde kurulların hiç toplanmadan rapor
hazırlaması, ihlallerle ilgili gereğinin yapılması için harekete
geçmekten uzak durulması, ihlallere ilişkin somut rakamların
bildirilmemesi şikayetleri yer alıyor. |