Radikal-online
Detayları için lütfen tıklayın...
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  24 Haziran 2003 

vahit bicak Özel Menüsü Radikal Puanı:
<0>
Bu nedir?

Falınız: Bugün idari ve hukuksal işlerde güçlüklerle karşılaşabilirsiniz. Başkalarına emir vermekten çok hoşlanıyorsunuz ve herkesi sizin kurallarınıza uymaya zorluyorsunuz. Eğer iş arkadaşlarınızla aranızda büyük bir kavga çıkmasını istemiyorsanız, yalnız çalışmalısınız. Diğer Burçlar
 Adres ekle / değiştir | Çıkış
  • Önemli sitelerinizi girin, kolay ulaşın.
  • Önemli günlerinizi girin, hatırlatalım.
  • Size özgü, sizi tanıtan bir sayfanız olsun istemez misiniz? Sadece bir dakikada! TIKLAYIN!
    Diğer ziyaretçilerimizle paylaşmak istediğiniz bir internet adresiniz var mı?

     Bugünkü Radikal
     Ana Sayfa
     Sıcak Haber
     Yaşam
     Türkiye
     Politika
     Yorum
     Dış Haberler
     Ekonomi
     Spor
     Kültür/Sanat
     Yazarlar
     Haber Listesi
     Sanal Alem
     Radikal2
     Cumartesi
     Kitap
     Üye ayarları

    En aktif üyeler

    İş fırsatları için tıklayın!

    Günün Sözü
    Aşılmasına imkan olmayan hiçbir duvar yoktur.
    ÇEHOV

    Tarihte Bugün
    Takvimler 24 haziran tarihini gösterdiği zaman...

    1977 yılında,
    Esem Spor Giyim Sanayi kuruldu. Kuruluşun spor ayakkabı, spor giyim ve spor malzemeleri üreteceği açıklandı.
    1950 yılında,
    Gazeteci Hakkı Tarık Us vefat etti.

    Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yorum 

    Ceza yargısında eski kafa

    Birbiriyle sıkı ilişkisi bulunan CMUK ve TCK'nın yenilenmesi, tüm bireylerin hayatını derinden etkiler. Adalet Komisyonu'ndaki yeni CMUK tasarısı, değişim ihtiyacını karşılayacak gibi değil

    24/06/2003 (2 kişi okudu)

    Doç. Dr. VAHİT BIÇAK
    Birey ile devlet arasındaki ilişkinin şeklini ortaya koyan ceza hukuku normları, maddi ceza hukuku normları ve ceza usul hukuku normları olarak ikili bir ayrıma tabi tutulabilir. Gerek maddi ceza hukuku normlarını içeren Türk Ceza Kanunu'nun (TCK), gerekse ceza usul hukuku normlarını içeren Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (CMUK) yerlerini almak
    üzere hazırlanan kanun tasarıları TBMM gündeminde bulunmaktadır.

    Tartışılması şart
    Birbiriyle sıkı ilişkide olan iki temel kanunun, CMUK ve TCK, değiştirilmesi girişimi tüm bireylerin hayatını derinden etkileyebilecek niteliktedir. Bundan dolayı, tasarıların toplumun değişik kesimlerinin tartışma yoluyla yapacakları katkılarla olgunlaşması önemli bir ihtiyaç.
    Toplumun çeşitli katman ve kurumları tarafından hiç tartışılmadan Adalet Komisyonu'nun önüne getirilen CMUK tasarısı hakkında yapılabilecek değerlendirmelerden bazıları şu şekilde ifade edilebilir:
    74 yıllık uygulama ve değişim ihtiyacı: 426 maddeden oluşan, 1929'dan beri uygulanan ve şu anda Adalet Komisyonu'nda bulunan CMUK tasarısının değişim ihtiyacını karşıladığı söylenemez. Kanunların gittikçe eskimesi ve yetersizleşmesi olgusu, genel olarak tüm dünya için yadsınamaz bir gerçek olmakla birlikte, bu olgu özellikle Türkiye açısından daha açık ve kesin bir şekilde belirmektedir. Gerçekten de Türkiye, dünya koşullarının değişimi dışında kendine özgü çok hızlı çok derin ve keskin bir yapısal değişim ve gelişim yaşamaktadır.
    Siyasal, ekonomik ve düşünsel gelişim ve değişimler, eskiye oranla çok daha hızlı olmaktadır. Bu toplumsal değişim ve gelişmelerin ceza hukuku normları ile toplumun yapısı arasında derin çelişkiler doğmasına ve ceza hukuku normlarının değişimine etken olmaması mümkün değildir. Tasarı, mevcut kanunu değiştirmekte, ancak 74 yıllık uygulamanın ortaya çıkardığı değişim ihtiyacını karşılamamaktadır.
    Siyasi iktidarın programı ve anlayışı tasarıya yansımamıştır: 3 Kasım 2002 genel seçimleri sonrası yeni bir parlamento yapısı ortaya çıkmış, uzun zamandan sonra tek başına bir siyasi parti hükümet kurabilmiştir. İktidara ilk defa ve tek başına gelen bir siyasi partinin kendine özgü bir suç ve
    adalet politikasının olması gerekirdi.
    Yeni hükümetin kurulmasından sonra, 3 Aralık 2002'de CMUK Tasarısı, Bakanlar Kurulu tarafından TBMM'ye sunulmuştur. Seçimden önceki üç partili koalisyon hükümeti tarafından hazırlandığı açık olan tasarıya mevcut hükümetin herhangi katkısının olduğu, siyasi iktidarın eğilimlerinin ve önceliklerinin yansıdığı söylenemez.

    Norm oluşturma
    Hukuk kurallarının belirli bir dönemde, bu dönemin koşullarına göre belirli bir biçimde oluştuğu bilimsel bir gerçek. Siyasal iktidarlar, dönemin ekonomik, sosyal ve siyasal yapısına göre, kendi eğilimleri ve egemen olan otoritenin yarar sistemine uygun hukuk normlarını sistemleştirir.
    Bu çaba, toplumsal değişime paralel olmalı ve toplumsal ihtiyaçları karşılamalıdır. Ceza normlarının toplumu korumaktan başka bir de toplumun gelişmesini, ilerlemesini sağlamak gibi bir gayesi de mevcuttur. Ceza usul hukuku normları, devlet-kişi ilişkilerinde, normlara aykırılığı 'müeyyideye
    bağlayan bir süreç' olarak doğaldır ki, devlet-kişi ilişkilerinin değişimine göre değişmek zorunda kalacaktır.
    Yasaların değişimi, hukukun gelişimini sağlama temel amacı doğrultusunda yapılmalı. Aksi halde, birtakım maddelerin rasgele değişimi söz konusu olur. Yasa tasarılarının belirli sosyal amaçlara hizmet etmesi gerektiği bir olgudur. Her yasa belli nedenlerin etkisiyle, belli sosyal amaçlara ulaşmak için çıkarılır. Bu anlamda hukukun nedeni ile amacı arasında yalın bir ilişki vardır.
    Söz konusu edilen Tasarıya mevcut hükümetin herhangi bir katkısı bulunmadığından iktidardaki siyasi parti tarafından seçmene taahhüt edilen hangi sosyal amacın gerçekleştirilmesini bu tasarının amaçladığını sorgulamak gereksiz bir çaba olacaktır.
    Tasarı etkin ve verimli ceza adaleti dağıtımını sağlamamaktadır: Ceza adaletinin işleyişini düzenleyen yürürlükteki kurallar, çağdaş dünyanın paylaştığı değerlere uygun olmalı. Etkinliğin, kalitenin ve verimliliğin bugün kazandığı önem görmezlikten gelinemez. Ceza adalet sisteminin etkinliğini, kalitesini ve verimliliğini artırmak konusunda tasarı umut verici değildir.
    Tasarının gerekçesinde iddia edildiğinin aksine, diğer gelişmiş ülkelerin tecrübeleri önemli ölçüde ihmal edilmiştir. Ceza adaleti, suç adı verilen ve toplumdaki düzeni bozduğu varsayılan bir eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırıldığı bir faaliyettir. İşlenmiş olan bir suç varsa, bunun en kısa sürede tespiti ve suçlunun cezalandırılması, toplumdaki düzenin sağlanması için şart. Unutulmamalıdır ki, ceza adaleti mekanizmaları suçlu olmayanlarında karışabileceği, masum kişilerin itibarlarının zarara uğrayabileceği bir süreçtir.

    Hızlı yargı
    Ülkemizde yaşanan ceza adalet yetmezliğinin sebeplerinden birisi de ceza yargılamasının yavaş işlemesidir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf
    olan devletler, ceza davalarını makul sürelerde bitirecek şekilde yargı mekanizmalarını geliştirmek, yargı teşkilatlarını örgütlemek ve düzenli olarak çalışmalarını sağlamak yükümlülüğü altında bulunmaktadır. Mevcut tasarı, ceza adalet sisteminin yavaş işlemesi olgusuna çözüm sunmamaktadır.
    Tasarıda 'suç olmaktan çıkarma' (dekriminasyon) hareketinin izlerine rastlanmamaktadır: Gelişmiş ülkelerin ceza adalet sistemleri geçtiğimiz yüzyılda suç olduğu varsayılan birçok davranışın suç olmaktan çıkarılması sürecini yaşamıştır ve yaşamaktadır. Ceza müeyyidesine sıkça başvurulması arzu edilen bir durum değildir.
    Türk ceza adalet sisteminin ceza tehdidine çok sık başvurduğunu istatistikler açıkça göstermektedir. 1995 verilerine göre bir yılda hakkında ceza yargılaması yapılan kişi sayısı, 2 milyon 500 bin 785'e ulaşmıştır. Bunlardan 1 milyon 490 bin 408 kişiyi yıl içinde açılan davaların sanıkları oluşurken 967 bin 926 kişiyi de önceki yıldan devredilmiş dosyaların sanıkları oluşturmaktadır.

    Yakında herkes sanık olacak!
    Nüfusu, suç işleme kabiliyeti olmayan çocuklar dahil, yetmiş milyon olan bir ülkede her yıl 1.5 milyon kişi hakkında ceza yargılaması işlemleri yapılması normal olmayan bir durumdur. Ortalama bir yaşam süren, örneğin 60 yıl, bir kişinin hayatı süresince en an 90 milyon kişi sanık olacaktır. Bu durumda toplumu oluşturan her bir bireyin sanık olma riski birden fazladır.
    Rakamlar gerekli gereksiz birçok davranışın suç sayıldığını ve bireyler hakkında takibat yapıldığını göstermektedir. O halde, yapılması gereken bir suç olmaktan çıkarma (dekriminazasyon) hareketi başlatmaktır.
    Mevcut tasarının suç olmaktan çıkarma felsefesinden esinlendiğini bu doğrultuda mekanizmalar öngördüğünü ifade etmek mümkün bulunmadığı gibi tasarıda yer alan çeşitli maddeler, örneğin Mad. 28, Mad. 60, Mad. 74, Mad. 139, Mad. 159, Mad. 193 yeni suç tipleri ve bu suçlara uygulanacak cezaları içermektedirler. Usul kanunları ile suçlar oluşturulması da hukuk sistematiği açısından doğru değildir.
    Tasarı 'hukuka ekonomik yaklaşım' modelinden esinlenmemiştir: Günümüzde toplumlar için bazı suçların gerçekleşmesine izin vermek optimal olabilir.
    Bu suçun kendisinin iyi olması ve toplumsal bir işlev yerine getirmesinden dolayı olmayıp, belli bir noktadan sonra suçla mücadelenin birim başına maliyetinin bu mücadelenin topluma sağladığı yarardan daha fazla olmasından dolayıdır. Amerikalı hukukçu Posner'in öncülük ettiği 'hukuka
    ekonomik yaklaşım akımı' tasarı hazırlanırken dikkate alınmamış; ceza adaletinde maliyet-fayda analizi yürürlükte olan CMUK da olduğu gibi tasarıda yer almamıştır.
    Doç. Dr. Vahit Bıçak: Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi
    http://www.vahitbicak.com/

    Okuyucu yorumları
    Bu haber için henüz hiç bir okuyucumuz yorum yapmamış. İlk siz olmak ister miydiniz? (Onaylanan her yorum için kayıtlı kullanıcılarımız 5 Radikal Puanı kazanırlar.)

    Bu habere kaç puan verirdiniz? 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
    Geçerli her oy için kayıtlı kullanıcılarımız 2 Radikal Puanı kazanırlar.

     'Yorum' bölümündeki diğer haberler
    » Tarihten 'yaprak' - Murat Belge
    » Kanunların tanıtımı - Tarhan Erdem
    » AB anayasası kafa karıştırıcı
    » Kıbrıs'ta yanılsama olmasın
    » İslam'da demokrasi sorunu

    En aktif Radikal-online üyeleri

    En fazla puana sahip olan ilk 10 kayıtlı kullanıcımız: (Kazanmış oldukları puana göre yüksekten düşüğe göre sıralanmıştır)

    Sıra Adı Soyadı Puan
    1 Volkan ÇİLİNGİROĞLU 133,016
    2 OĞUZ CANTÜRK ÖZKAN 23,729
    3 Hüseyin AKTAŞ 17,480
    4 murat kobak 13,020
    5 Sevil İrengü 10,605
    6 fulya gez 9,328
    7 Seran ALTUNKILIÇ 8,806
    8 ümit göbel 8,606
    9 Şefik EMİNOĞULLARI 5,841
    10 Joerg Kuglin 5,790

      Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

      Sanal Alem'den...
      M. Serdar Kuzuloğlu » İnternet okuyucusu çözülmeyen bilmece
      M. Serdar Kuzuloğlu
      - - - - - - - - - - - - - - -
      » Taze teknolojiler
      » Web'in nabzını bloglar tutuyor
      » Tarihte bu hafta bu sayfadan seçmeler
      » Wozniak'ın hayali
      » Ennn büyük plazma

      Haber Arama
      Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

      ÇİZGİLER
      Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
      Kedilere güven olmaz... Garfield
      Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
      Günümüzün taş devrine bir bakış... Cilalı Taş Devri
      İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
      Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar


      Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular

      © RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve işletim sistemlerinde sorunsuz olarak görüntülenebilir.

      Hosted by www.Geocities.ws

      1