Radikal-online
Detayları için lütfen tıklayın...
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  29 Temmuz 2003 

vahit bicak Özel Menüsü Radikal Puanı:
<0>
Bu nedir?

Falınız: İş hayatınızda ortaya çıkan olumsuzluklar yeterince önem verdiğiniz taktirde yoluna girecek. Maddi açıdan pek parlak bir dönem değil. Aileniz ve yakın dostlarınızla çıkacağınız seyahat stresinizi atmanızı sağlayacak. Diğer Burçlar
 Adres ekle / değiştir | Çıkış
  • Önemli sitelerinizi girin, kolay ulaşın.
  • Önemli günlerinizi girin, hatırlatalım.
  • Size özgü, sizi tanıtan bir sayfanız olsun istemez misiniz? Sadece bir dakikada! TIKLAYIN!
    Diğer ziyaretçilerimizle paylaşmak istediğiniz bir internet adresiniz var mı?

     Bugünkü Radikal
     Ana Sayfa
     Sıcak Haber
     Yaşam
     Türkiye
     Politika
     Yorum
     Dış Haberler
     Ekonomi
     Spor
     Kültür/Sanat
     Yazarlar
     Haber Listesi
     Sanal Alem
     Radikal2
     Cumartesi
     Kitap
     Üye ayarları

    En aktif üyeler

    İş fırsatları için tıklayın!

    Günün Sözü
    Durup dururken darılmak, yersiz konuşmak, tanımadan güvenmek doğru değildir.
    Madame ROLAND

    Tarihte Bugün
    Takvimler 29 temmuz tarihini gösterdiği zaman...

    1945 yılında,
    Ereğli Limanı'nın temeli atıldı.
    1953 yılında,
    Devlet Demiryolları İşletmesi, 6186 sayılı kanunla Kamu İktisadi Devlet Kuruluşu statüsüne alındı.
    1970 yılında,
    274 sayılı Sendikalar Kanunu, TBMM'de kabul edildi.

    Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yorum 

    Yargılamada çağa uyum

    20. yüzyıla kadar öne çıkan 'ders verici' ve 'ıslah edici' ceza adaleti anlayışı artık yerini onarıcı adalete bırakıyor. Meclis'teki CMUK tasarısında bu anlayışa yer verilmemesi ciddi bir eksiklik

    29/07/2003 (306 kişi okudu)

    VAHİT BIÇAK
    Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'nun (CMUK) yerini almak üzere hazırlanan yeni CMUK tasarısı TBMM'nin gündeminde. Tasarı 21. yüzyılda kaleme alınmış bir metin olmakla birlikte bu yüzyılın adalet anlayışını yansıtmamaktadır.
    Onarıcı Ceza Adalet Yaklaşımı (restorative justice) Benimsenmemiştir: Onarıcı adalet, suça yönelik özgün bir tepki olmakla birlikte 'ders verici' ve 'ıslah edici' ceza adaleti anlayışlarından farklıdır. 'Ders verici' adalet anlayışı, suç sayılan davranış üstünde yoğunlaşır. Odak noktası faile acı vermektir, mağdur ihmal edilmiştir. Demokratik toplumların bu anlayışı geride bıraktığı varsayılır.

    ABD'deki deneyim
    'Islah edici' ceza adaleti anlayışı ise suçlu üzerinde yoğunlaşmakta, suçluyu tedavi ederek toplumla uyumlu yaşamasını sağlayacak davranış modelini kazanmasını amaçlamaktadır.
    Ancak, bu yaklaşımda da mağdur önemli ölçüde ihmal edilmiştir. Bu yaklaşım 20. yüzyılda en geçerli yaklaşım idi. Ancak bir çok araştırmacı ıslah fonksiyonunun ifa edildiği konusunda son yıllarda kuşkularını dile getirmeye başladı.
    1974'te Amerikalı Martinson'un ıslah işlevinin beklendiği gibi gerçekleşmediğini ortaya koyması ile birçok ülkede ceza adaleti sisteminde
    ıslah edici yaklaşımın sonunun başlangıcı sayılabilecek gelişmeler oldu. Yeni bir anlayış, onarıcı adalet (restorative justice) anlayışı, mekanizmaları ile birlikte hızla yaygınlık kazanmaya başladı.
    'Onarıcı' ceza adaleti yaklaşımı, suç fiilinin yol açtığı kayıplar üzerinde yoğunlaşmaktadır. Suç işlenmesi neticesi ortaya çıkan zararın giderilmesi, suç fiili öncesi durumun tekrar oluşturmaya çalışılması, suç fiilinin taraflarının uzlaştırılması amaçlanmaktadır. Ceza adalet sistemi mekanizmaları mağdur eksenli düşünülmektedir.
    Bu yaklaşımda katılım ve arabuluculuk anahtar kelimelerdir. Suç sayılan davranışın tüm taraflarının ceza yargılamasına katılımını öngören mekanizmaların uygulanması ve geliştirilmesi temel amaçtır. Mevcut tasarı, onarıcı ceza adalet anlayışını yok saymıştır.
    Mecburi Yargılama İlkesi Yeterince Yumuşatılmamıştır: Mevcut ceza adalet sisteminde kamu davasına konu olan suçlar açısından, suçun işlendiğini öğrenen, kamu davası açmakla görevli makam olayı mahkemenin önüne getirmeye mecburdur.
    Dünyadaki gelişme mecburi yargılama ilkesinin yumuşatılması yönündedir.
    Bir suç işlendiğini öğrenen polis, jandarma veya savcılık olayı mahkemeye götürmek gibi tek bir seçeneğe sahip olmak yerine çeşitli seçeneklere sahip olmalıdır. Ancak bu şekilde mahkemelerdeki yığılmadan kaynaklanan davaların zamanında bitirilememesi sorununun önüne geçilebilir. Bir suçla karşılaşan soruşturma ve kovuşturma organlarının sahip olması gereken seçenekler birkaç başlık altında toplanabilir. İlk olarak, hiçbir işlem yapmamak: Bu seçeneğe özellikle suçlunun çok genç olduğu veya suçun ehemmiyetsiz olduğu durumlarda başvurulmamalıdır.
    İkinci olarak, gayriresmi ikaz: Genelde araç sürücülerine uygulanabilecek bir seçenektir. Üçüncü olarak, resmi ikaz: İkaz edilen kişinin resmen
    ikaz edildiğinin kayıt edilmesi ve ileride bu ikazın sanığın karşısına çıkabilmesi durumudur. Bu tür ikaz sanığın suçu işlediğine ilişkin yeterli delil olduğunda yapılmalıdır. Bu ikaz üst düzey kolluk görevlileri tarafından sanığa yapılmalıdır. Bu mekanizmayı ayrıntılı olarak düzenleyen normlar yürürlüğe konulmalıdır. Resmi ikaz çok önemli fonksiyonlar ifa edebilecek bir mekanizmadır. Şöyle ki, hafif suçlarla çabuk, ucuz ve basit bir şekilde uğraşılmasını sağlar. Ceza mahkemelerinin yükünü hafifletir.

    Suç tekrarına engel
    Sanığın tekrar suç işlemesini önemli ölçüde önleyecektir. Resmi ikaz yoluna ancak sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunması durumunda başvurulmalıdır. Sanık suçu kabul etmiyorsa kesinlikle başvurulmamalıdır.
    Ayrıca, sanık resmen ikaz edilmesine rıza göstermiyorsa yine bu yola başvurulmamalıdır. Suçun tipi, mahkûm olma durumunda sanığa verilecek ceza, sanığın yaş, sağlık ve sabıka durumu, sanığın suç fiiline karşı tavrı, pişmanlık, mağdurdan özür dilemesi gibi faktörler dikkate alınmalıdır.
    Dördüncü olarak, uzlaşma: Mağdura verilen zararın sanık tarafından tazmin edilmesi sağlanarak uzlaşmaya gidilebilir. Kolluk veya savcılık uzlaşma mekanizmasında yer almalı, taraflar anlaşırsa uyuşmazlığa nokta koymalıdırlar. Mahkemeye gitmeden uyuşmazlık çözümü daha ekonomik olduğundan dolayı, mahkeme dışı uzlaşma hukuki uyuşmazlıkların çözüm maliyetini önemli ölçüde düşürmektedir. Beşinci olarak, kovuşturma: İlk dört seçenek olayı ceza muhakemesini mekanizmasının dışına çıkaracaktır. Sadece son olarak belirtilen seçenek ceza muhakemesinin işleme sürecini başlatacaktır. İlk dört seçeneğin kullanılması teşvik edilmelidir. Özellikle 18 yaşının altındakiler için ceza mahkemesi süreci kullanılmamaya gayret gösterilmelidir. Tasarı mecburi yargılama ilkesini yumuşatıcı mekanizmalardan yoksundur.
    Sanığa Duruşma Hakkından Feragat Edebilme Hakkı Tanınmamıştır: Kovuşturma başlamış olsa bile ceza muhakemesinin ikinci aşaması olan duruşma safhasından sanığın feragat edebilmesine olanak sağlanmalıdır. İngiltere ve ABD'de sanıkların yüzde 90'dan fazlası 'pleading guilty' (duruşma hakkından feragat) mekanizması ile duruşma haklarından feragat ederek mahkemelerin iş yükünü önemli ölçüde azaltmaktadır.
    Ülkemizde de ceza muhakemesinde duruşma sadece uyuşmazlık olan olaylarda yapılmalıdır. Herhangi bir uyuşmazlık içermeyen olaylarda duruşma hakkından feragate olanak sağlanmalı, feragati özendirici düzenlemeler yapılmalıdır. Tasarı sanığa duruşma hakkından feragat edebilme imkânı sağlamamakta.
    Duruşma ihtiyacını ortadan kaldıran mekanizmalar, sınırlı da olsa Türk mevzuatında mevcut: Ceza kararnameleri ve ön ödeme. Bu mekanizmalar ile duruşmaya girmeksizin sanığa ceza verilmesi için bir teklifte bulunulmakta, ancak bu teklif sanık tarafından karşı teklifte bulunulmasına açık bulunmamakta. Mahkemelerin iş yükünü önemli ölçüde azaltabilecek olan ceza kararnameleri ve ön ödeme mekanizmalarının kapsam alanlarını tasarı önemli ölçüde genişletmemektedir.
    Mağdur Hakları Tam Olarak Tanınmamıştır: Ceza adaleti mekanizması suç eyleminin mağdurunu ikinci kez mağdur edecek şekilde işlememeli. Saygılı ve sempatik muamele görme, suç sonrası destek ve yardım alma, kovuşturma hakkında bilgi sahibi olma, mahkeme salonlarında uygun yer tahsisi gibi uygulamalar mağdurlar için hak olarak değerlendirilmeli. Sanığın kefaletle serbest bırakılıp bırakılmaması, gözaltına alınıp alınmaması, verilecek cezanın miktarı hususlarında tasarı mağdura yeterince söz hakkı tanımamıştır.
    Duruşmanın Kaydının Tutanakla Yapılması Uygulaması Devam Ettirilmektedir: Halen Türkiye'de duruşmada ne olup bittiği görevli memurlarca tutanağa yazılmaktadır. Tutanağa sanığın ağzından çıkan her şeyin aynen yazılabilmesi ve duruşma salonunda gerçekleşen olayların ve konuşmaların aynen tutanağa geçirilebilmesi mümkün değildir.

    Kayıt sistemi
    Dolayısıyla, tutanağa geçirilirken bazı hususlar tutarsız, ilgisiz görüldüğü için atlanabilir, hâkim kendi yorumunu katabilir, veya sanığın kullandığı kelimeler yerine başka anlamlara da gelebilecek benzer kelimeler yazılabilir.
    Duruşmada ne olup bittiği, ancak duruşma işleminin teyp veya video kaydının yapılmasıyla ortadan kaldırılabilir. Tasarı duruşma sürecinin elektronik kaydını öngörmemektedir. Elektronik kayıt sistemi, sadece mahkemelerde değil, aynı zamanda karakollarda da ifade alma esnasında kullanılmalıdır.
    Tasarı mevcut kayıt sisteminde herhangi bir iyileştirme getirmemektedir.
    Mevcut haliyle CMUK tasarısının ülkemizin ceza adalet sisteminin sorunlarına çözüm sunabilmesi pek mümkün görünmemektedir. Yasalaştığı takdirde bu düzenlemelerin işlevi, sorunları ötelemekten öteye geçemeyecektir.
    Doç. Dr. Vahit Bıçak: Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi

     Haberle ilgili siteler

    » http://www.vahitbicak.com/

    Okuyucu yorumları
    Bu haber için henüz hiç bir okuyucumuz yorum yapmamış. İlk siz olmak ister miydiniz? (Onaylanan her yorum için kayıtlı kullanıcılarımız 5 Radikal Puanı kazanırlar.)

    Bu habere kaç puan verirdiniz? 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
    Geçerli her oy için kayıtlı kullanıcılarımız 2 Radikal Puanı kazanırlar.

     'Yorum' bölümündeki diğer haberler
    » 12 Eylül'den bugünlere... - Murat Belge
    » Tesadüfün böylesi! - Tarhan Erdem
    » Amerika Kürtleri asla terk etmemeli
    » Tüm yollar Washington'a çıkıyor
    » Irak'ta hâlâ korku var

    En aktif Radikal-online üyeleri

    En fazla puana sahip olan ilk 10 kayıtlı kullanıcımız: (Kazanmış oldukları puana göre yüksekten düşüğe göre sıralanmıştır)

    Sıra Adı Soyadı Puan
    1 Volkan ÇİLİNGİROĞLU 133,016
    2 OĞUZ CANTÜRK ÖZKAN 23,659
    3 Hüseyin AKTAŞ 17,480
    4 murat kobak 13,020
    5 Sevil İrengü 10,605
    6 fulya gez 9,328
    7 Seran ALTUNKILIÇ 8,806
    8 ümit göbel 8,606
    9 Şefik EMİNOĞULLARI 5,841
    10 Joerg Kuglin 5,790

      Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

      Sanal Alem'den...
      M. Serdar Kuzuloğlu » İnternet okuyucusu çözülmeyen bilmece
      M. Serdar Kuzuloğlu
      - - - - - - - - - - - - - - -
      » Taze teknolojiler
      » Web'in nabzını bloglar tutuyor
      » Tarihte bu hafta bu sayfadan seçmeler
      » Wozniak'ın hayali
      » Ennn büyük plazma

      Haber Arama
      Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

      ÇİZGİLER
      Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
      Kedilere güven olmaz... Garfield
      Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
      Günümüzün taş devrine bir bakış... Cilalı Taş Devri
      İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
      Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar


      Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular

      © RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve işletim sistemlerinde sorunsuz olarak görüntülenebilir.

      Hosted by www.Geocities.ws

      1