T�RK�YEN�N S�YASET TAR�H�N� �NCELEYEN �NSANLAR BELK�DE �OK AZ �EY B�L�YORLARDI.. PERDE ARKALARINDA NELER�N D�ND���N� MAALESEF H��B�R�M�Z B�LM�YORUZ..

           T�RK��L�K TAR�H�

                       Giri�

T�RK S�YAS� D���NCES� ( T�RK��L�K )

Neslihan Velio�lu

 

T�rk��l���n yurdumuzda ortaya ��kmas�ndan �nce Avrupa�da T�rkl�kle ilgili 2 hareket olmu�tur. Bunlardan birincisi T�rk hayranl���d�r. T�rkiye�de yap�lan ipekli ve y�n dokumalar,hal�lar,kilimler,�iniler,mangallar,�amdanlar vb. T�rk sanat eserleri �oktan Avrupa�daki sanat severlerin ilgisini �ekmi�tir. Bunlar T�rklerin eseri olan bu g�zel �eyleri binlerce lira vererek toplarlar ve evlerinde bir T�rk salonu olu�tururlard�. Baz�lar� da bunlar� di�er milletlere ait g�zel �eyler aras�nda sergilerlerdi. Ressamlar�n yapt�klar� tablolar ile �airlerin yazd�klar� kitaplar da t�rk hayranl��� i�ine girerdi. Avrupa da ki  bu hararetlilik tamamen T�rkiye deki T�rklerin g�zel sanatlardaki �st�nl�klerin bir sonucudur.

Avrupa�da ortaya ��kan 2. Harekete de T�rkiyat (T�rkoloji) ad� verilir. Rusya�da, �ngiltere�de, Fransa�da, Almanya�da, Amerika�da, bir�ok bilim adam� eski T�rklere, Hunlara,ve Mo�ollara ait tarihi ve arkeolojik ara�t�rmalar yapmaya ba�lad�lar. T�rk tarihinin �ok eskiye dayand���n�, olduk�a y�ksek medeniyetler kurdu�unu ortaya koydular. Tabi ki bu hareketler yurdumuzdaki bir tak�m fikir adamlar�n�n da ruhuna etki yap�yordu.

Sultan Abdulaziz�in son d�nemi ile Sultan Abdulhamid�in ilk devirlerinde, �stanbul�da b�y�k bir d���nce hareketi g�r�ld�. Burada hem bir Er cuman-i Dan�� (akademi) olu�maya ba�lam��, hem de bir dar�lf�nun (�niversite) kurulmu�tu. Bundan ba�ka askeri okullar yeni bir ruhla y�kselmeye ba�lam��t�.

O zamanlar bir �niversitenin tarih profes�r Ahmet Tevfik Pa�ayd�. Ahmet Tevfik Pa�a, �ecere- i T�rki�yi (T�rklerin soy k�t���) Do�u tarih�esinden �stanbul tarih�esine �evirdi ve Osmanl� leh�esi T�rk l�gati haz�rland�. Ahmet Tevfik Pa�an�n ba�ka bir orijinalitesi de Moriel�nin komedilerini T�rk geleneklerine adapte etmesi ve �ah�slar�n adlar�n� ve kimliklerini T�rk�ele�tirerek T�rk��ye aktarmas� ve milli bir sahnede oynatmas�d�r.

Dar�lf�nun�un bu profes�r� T�rk��l���n bu ilk esaslar�n� kurarken, askeri okullardan sorumlu olan, bakan S�leyman Pa�ada T�rk��l��� askeri okullara sokmaya �al���yordu. Yurdumuzda ilk olarak �in kaynaklar�na dayanarak T�rk tarihi yazan S�leyman Pa�a olmu�tur.

Avrupa tarihindeki Hunlar�n �in tarihindeki Hiyong-nu� lar oldu�unu ve bunlar�n T�rklerin ilk bilinen dedeleri oldu�unu ve o�uz han�n Hiyong-nu devletinin kurucusu Mete olmas� gerekti�ini bize ilk ��reten S�leyman Pa�a�d�r. S�leyman Pa�a ayr�ca dilimizin grameri ile ilgili bir kitap da yazd�.

G�r�l�yor ki T�rk��l���n ilk babalar� Ahmet Vefik Pa�a ile S�leyman Pa�a�d�r.

T�rkiye�de Abd�lhamit bu kutsal ak�m� durdurmaya �al���rken, Rusya�da iki b�y�k T�rk�� yeti�iyordu. Bunlardan biri Mirza Fethali Ahundzade�dir. Di�eri Gaspral� �smail�dir. Abdulhamid�in etkisiyle, T�rk�� olan H�seyin-Zade Ali bey t�bbiyede T�rk��l�k esaslar�n� anlat�l�yordu. Turan ismindeki �iiri, Turanc�l�k idealinin ilk d��a vurumu idi. Yunan sava��n�n ba�lad��� s�ralarda, T�rk �airi Mehmet Emin Bey: �Ben bir T�rk�m, dinim,cinsim uludur� dizesi ile ba�layan ilk �iirini yay�nlad�. Bu iki �iir T�rk hayat�nda yeni bir hareketin ba�layaca��n� haber veriyordu. Halk vezninde millet sevgisi ile dolu �iirler yaz�ld�, �kdam Gazetesi de T�rk��l���n bir organ� haline getirildi. Ancak T�rk�e�yi sadele�tirmek ad�na yanl�� bir teorinin izlenmesi T�rk��l�k ak�m�n�n de�er kaybetmesine sebep oldu. Bu yanl��, tavsiyecilik (ar� T�rk�ecilik) fikriydi.

�Ar� T�rk�ecilik� dilimizden Arap, Acem k�klerinden gelmi� b�t�n kelimeleri ��kararak, bunlar�n yerine T�rk k�k�nden do�mu� eski kelimeleri veya T�rk�e k�klerden yeni eklerle yap�lacak yeni T�rk kelimelerini yerle�tirmek demekti. Halk diline yerle�mi� Arap�a ve Fars�a kelimeleri T�rk�e�den ��karmak bu dili en canl� kelimelerden dini, ahlaki, felsefi kavramlardan yoksun k�lacakt�. Bu y�zden bu hareket dilimizi sadeli�e ,a��kl��a do�ru g�t�recek yerde kar���kl��a ve karanl��a do�ru g�t�r�yordu. Bundan ba�ka do�al kelimeleri atarak onlar�n yerine yapay kelimeler koymaya �al��t��� i�in, ger�ek dil yerine yapay bir T�rk esperantosu olu�turuyordu.

Bu s�rada T�rkiye�de ortaya ��kan gizli bir ihtilal �rg�t�nde Pan-T�rkizm, Pan-Ottomanizm, Pan-islamizm ideallerinden hangisinin ger�e�e daha uygun oldu�u tart���l�yordu. Bu tart��ma Avrupa�daki ve M�s�rdaki gen� T�rklere dayanarak; kimileri Pan-T�rkizm idealini kimileri Pan-Ottomanizm idealini kabul etmi�tir.

23 Temmuz 1908 devriminden sonra T�rkiye�de Osmanl�ca d���ncesi egemen olmu�tur. Bu s�ralarda yayg�nla�maya ba�layan T�rk Derne�i Dergisi gerek bu nedenden, gerek ar� T�rk�ecilik ak�m�na kap�lmadan dolay� hi�bir ra�bet g�rmedi.

31 Mart�tan sonra Osmanl�ca fikri eski ge�erlili�ini kaybetmeye ba�lad�. Zaman�nda Abdulhamid�e �slam birli�i d���ncesini a��lam�� olan Alman Kayseri, bu f�rsattan yararlanarak Sultanahmet Meydan��nda �slam birli�i ad�na bir miting yapt�rd�. Bu g�nden itibaren �lkemizde gizli �slam birli�i olu�turulmaya ba�lad�. Gen� T�rkler �Osmanl�c�� ve ��slam birli�i� taraftar� olmak �zere, iki kar�� gruba ayr�lmaya ba�lad�lar. Osmanl�c�lar kozmopolit �slam birli�i taraflar� ise,�ltramonten idiler. Her iki ak�m da �lke i�in zararl�yd�.

Bu s�rada Selanik�te Gen� Kalemler ad�nda bir dergi ��k�yordu. Amac� dilde sadeli�i ger�ekle�tirmekti.Ziya G�kalp�in g�r��leri �unlard�: T�rk�e�yi yeniden d�zenlemek i�in, bu dilden b�t�n Arap�a ve Fars�a kelimeleri de�il, Arap ve Fars kurallar�n� atmak. Arap�a ve Fars�a kelimelerden de T�rk�esi olanlar� ��kararak, T�rk�e kar��l��� bulunmayanlar� dilde b�rakmak. G�kalp dil meselesini yeterli g�rmeyerek T�rk��l��� b�t�n idealleriyle b�t�n program�yla ortaya atmak gerekti�ini d���nd�. B�t�n bu fikirleri i�eren Turan �iirini yazarak Gen� Kalemler�de yay�nland�. Bu �iir tam zaman�nda yay�nlanm��t�. ��nk� Osmanc�l�ktan da �slam birli�i fikrinden de �lke i�in tehlikeler do�aca��n� g�ren gen� ruhlar, kurtar�c� bir ideal ar�yorlard�. Turan �iiri bu idealin ilk k�v�lc�m� idi.

T�rk �iirinden sonra Ahmet Vefik Bey, alt�n ordu makalesini yay�nlad�, �stanbul�da T�rk yurdu dergisiyle T�rk Oca�� Cemiyeti kuruldu. Halide Edip Ad�var, Yeni Turan adl� roman� ile, T�rk��l��e b�y�k bir de�er verdi. Hamdullah Suphi Bey,  T�rk��l���n aktif bir �nderi oldu. B�t�n bu isimler gerek T�rk yurdunda gerek T�rk Oca��nda birle�erek �al��t�lar. Fuat K�pr�l�, T�rkoloji alan�nda b�y�k bir bilim adam� oldu. Yakup Kadri,Yahya Kemal,Falih R�fk�,Refik Halit,Re�at Nuri gibi yazarlar ve Orhan Seyfi,Faruk Nafiz,Yusuf Ziya,Hikmet Naz�m gibi �airler yeni T�rk�e�yi  g�zelle�tirdiler.

Bununla beraber T�rk��l��e ait b�t�n bu hareketler verimsiz kalacakt�,e�er T�rkleri T�rk��l�k ideali �evresinde birle�tiren,b�y�k bir yok olu� tehlikesinden kurtarmay� ba�aran b�y�k bir dahi ortaya ��kmasayd�. Bu b�y�k dahi hi� ��phe yok ki,Gazi Mustafa Kemal Pa�a�dan ba�kas� de�ildir. Eskiden T�rkiye�de T�rk milleti hi�bir �nemli yere sahip de�ildir,bug�n her hak T�rk��nd�r.Bu topraktaki egemenlik T�rk egemenli�idir,bu kadar kesin ve b�y�k devrimi yapan ki�i T�rk��l���n en b�y�k adam�d�r. ��nk� d���nmek ve s�ylemek kolayd�r .Fakat yapmak ve ba�ar�yla sonu�land�rmak �ok g��t�r.

T�RK��L�K NED�R?

  T�rk��l�k, T�rk milletini y�kseltmek demektir. O halde T�rk��l���n �z�n� anlamak i�in,millet ad� verilen toplulu�un tan�m�n� bilmek gerekir. Millet hakk�nda �e�itli g�r��ler vard�r.

Irk� esas alan T�rk��lere g�re millet, �rk demektir. �nsanlar aras�nda eskiden beri �beyaz �rk,siyah �rk,sar� �rk,k�rm�z� �rk �denilen d�rt �rk mevcuttur. Bu kaba bir s�n�fland�rma olmakla beraber hala �nemini korumaktad�r. Bilim adamlar�n�n, anatomik �zelliklerin toplumsal karakterler �zerinde hi�bir etkisinin olmad���n� ispat etmesi, bu eski iddiay� tamam�yla ��r�tt�. Irk�n b�ylelikle toplumsal niteliklerle hi�bir ili�kisi kalmay�nca, toplumsal karakterlerin toplam� olan, milliyetle de hi�bir ili�kisinin kalmamas� gerekir.

Kavmi T�rk��lerde, milleti kavim ile kar��t�r�rlar. .Kavim,ayn� anadan, ayn� babadan �remi�, i�ine hi� yabanc� kar��mam��, ayn� kandan bir topluluk demektir. Oysa, toplumsal �zellikler kat�l�mla ge�mez, yaln�z terbiye yoluyla ge�er. O halde, kavmiyetin milli karakterler bak�m�ndan da hi�bir rol� yok demektir. Bug�nk� toplumsal a�amada ise, toplumsal dayan��ma, k�lt�rdeki ortakl��a dayan�yor .K�lt�r�n ku�aktan ku�a�a aktar�lmas� terbiye arac�l���yla oldu�u i�in, kanda�l�kla hi�bir ilgisi yoktur.

Co�rafi T�rk��lere g�re, millet, ayn� �lkede oturan halklar�n toplam� demektir. Oysaki bazen bir �lkede bir�ok say�da millet oldu�u gibi, bazen de bir millet bir �ok �lkeye da��lm�� bulunur. Mesela O�uz T�rklerine bug�n T�rkiye�de, Azerbaycan�da, �ran �da, Harzem �lkesinde rastlar�z. Bu topluluklar�n dilleri ve k�lt�rleri ortak oldu�u halde,bunlar� ayr� milletler saymak do�ru olabilir mi?

Osmanl�c�lara g�re, millet, Osmanl� �mparatorlu�un �da bulunan vatanda�lar� i�ine al�r. Halbuki bir imparatorlu�un b�t�n vatanda�lar�n� tek bir millet saymak b�y�k bir hatadan ibarettir. ��nk�, bu birbirine kar��m�� toplulu�un i�inde ayr� k�lt�rlere sahip bir�ok millet vard�r.

�slam birli�i taraftarlar�na g�re millet, b�t�n m�sl�manlar�n toplam� demektir .Ayn� dinde bulunan insanlar�n b�t�n�ne �mmet ad� verilir .O halde m�sl�manlar�n t�m� �mmettir. Yaln�z dilde ve k�lt�rde ortak olan millet ise bundan ayr� bir �eydir.

Fert�ilere g�re millet, bir adam�n kendisini ait hissetti�i herhangi bir toplumdur. Oysaki her ferdin, istedi�i zaman milletini de�i�tirebilmesi kendi elinde de�ildir.

Bu a��klamalardan anla��l�yor ki millet, ne �rk�n ne kavmin, ne co�rafyan�n, ne politikan�n, ne de iradenin belirledi�i bir topluluktur. Millet dilce, dince, ahlak�a ve g�zellik duygusu bak�m�ndan ortak olan, yani ayn� terbiyeyi alm�� fertlerden olu�an bir topluluktur.

T�RK��L�K VE TURANCILIK

T�rk��l���n ve Turanc�l���n farklar�n� anlamak i�in, T�rk ve Turan topluluklar�n�n s�n�rlar�n� belirlemek gerekir. T�rk, bir milletin ad�d�r. Millet, kendisine �zel bir k�lt�re sahip olan topluluk demektir. O halde T�rk�n yaln�z bir dili, bir tek k�lt�r� olabilir.

          Bug�n k�lt�rce birle�mesi kolay olan T�rkler, �zellikle O�uz T�rkleri yani T�rkmenlerdir. T�rkiye gibi Azerbaycan,  �ran, Harzem �lkelerinin T�rkmenleri de O�uz uru�undand�r. Bunun i�in T�rk��l�kteki yak�n idealimiz O�uz birli�i yahut T�rkmen birli�i olmal�d�r. Ama�, siyasi bir birlik de�ildir .Bug�nk� idealimiz O�uzlar�n yaln�z k�lt�rce birle�mesidir.

          O�uz T�rkleri, bug�n d�rt �lkede yay�lm�� olmakla beraber,hepsi birbirine yak�n akrabalard�r. D�rt �lkedeki T�rkmen illerinin adlar�n� kar��la�t�r�rsak, g�r�r�z ki birinde bulunan bir ilin veya boyun di�erlerinde de dallar� vard�r.

          O�uz T�rkleri, genellikle O�uz Han��n torunlar�d�r. O�uz T�rkleri, birka� y�zy�l �ncesine gelene kadar birbiriyle yak�ndan ilgili bir aile bi�iminde ya�arlard�. Mesela Fuzuli b�t�n O�uz boylar� i�inde bilinen bir O�uz �airi idi. Korkut Ata kitab� O�uzlar�n resmi O�uznamesi oldu�u gibi �ah �smail, A��k Kerem, K�ro�lu kitaplar� gibi halk eserleri b�t�n O�uz iline yay�lm��t�r.

          Turan kelimesi T�rlar yani T�rkler demek oldu�u i�in, sadece T�rkleri i�ine alan bir birli�in ad�d�r. O halde, Turan kelimesine  b�t�n T�rk boylar�n� kapsayan B�y�k T�rkistan�a kar��l�k kullanmam�z gerekir. ��nk� T�rk kelimesi, bug�n yaln�z T�rkiye T�rklerine verilen bir isim haline gelmi�tir.(1)

T�rklerin uzak ideali Turan ad� alt�nda birle�en O�uzlar�, K�rg�zlar�, �zbekleri, Yakutlar�, dilde, edebiyatta, k�lt�rde birle�tirmektir. Bu idealin bir ger�ek haline gelmesi m�mk�n m� ,yoksa de�il mi? Yak�n idealler  i�in bu y�n aran�rsa da,uzak idealler i�in aranmaz. ��nk� uzak idealler ruhlardaki heyecan� sonsuz bir dereceye y�kseltmek i�in,ula��lmak istenilen �ok �ekici bir hayaldir.

��te Turan idealinde y�z milyon T�rk��n bir millet halinde birle�mesi, T�rk��ler i�in en g��l� bir heyecan kayna��d�r. Turan ideali olmasayd� T�rk��l�k bu kadar h�zl� yay�lmayacakt�. Bununla beraber, kim bilir belki gelecekte Turan idealinin ger�ekle�mesi de m�mk�n olacakt�r. �deal gelece�in yarat�c�s�d�r. D�n T�rkler i�in hayali bir ideal olan milli devlet bug�n T�rkiye�de bir ger�ek halini alm��t�r.(2)

O halde T�rk��l���, idealinin b�y�kl��� noktas�ndan 3 dereceye ay�rabiliriz;

1-     T�rkiyecilik

2-     O�uzlar veya T�rkmencilik

3-     Turanc�l�k

Bug�n ger�ek�ilik sahas�nda yaln�z T�rkiyecilik vard�r. Fakat,  ruhlar�n b�y�k bir �zleyi�le arad��� K�z�l Elma, ger�ek�ilik sahas�nda de�il, hayal sahas�ndad�r. T�rk k�yl�s� K�z�l Elmay� hayal ederken, g�z�n�n �n�ne eski T�rk �lhanl�klar� gelir. Ger�ekten Turan ideali ge�mi�te bir hayal de�il, bir ger�ekti. Milattan 210 sene �nce Hun  h�k�mdar� Mete, Hunlar ad� alt�nda b�t�n T�rk�leri birle�tirdi�i zaman Turan ideali bir ger�ek haline gelmi�tir. Hunlar�dan sonra Avarlar,  Avarlar�dan sonra G�kt�rk�ler, G�kt�rk�lerden sonra O�uzlar, bunlardan sonra K�rg�z-Kazaklar, daha sonra K�rhan Cengiz Han ve sonuncu olarak da Timurlenk Turan idealini ger�ekle�tirmediler mi?

Turan, T�rk�lerin ge�mi�te ve belki de gelecekte bir ger�ek olan b�y�k vatan�d�r. Turanl�lar yaln�z T�rk�e konu�an milletlerdir. E�er Ural ve Altay ailesi ger�ekten varsa, bunun kendisine �zel bir ismi oldu�undan. �Turan� ad�na ihtiya� yoktur. Turan b�t�n T�rk illerinin hepsini i�ine alan T�rk toplulu�undan ibarettir.

M�LL� K�LT�R ve MEDEN�YET

Milli k�lt�r ve medeniyet aras�nda hem birle�me noktas� hem de ayr�l�k noktalar� vard�r. Milli k�lt�r ile medeniyet aras�ndaki birle�me noktas�; ikisinin de b�t�n toplumsal hayatlar� i�ine almas�d�r. Toplumsal hayatlar �unlard�r; Din, ahlak, hukuk, ak�l, estetik, ekonomi, dil ve fen ile ilgili hayatlar. Bu sekiz t�rl� hayat�n b�t�n�ne milli k�lt�r ad� verildi�i gibi medeniyet de denilir. Aralar�ndaki farklara gelince:

Birinci olarak, k�lt�r milli oldu�u halde, medeniyet milletleraras�d�r. K�lt�r yaln�z bir milletin din, ahlak, hukuk, ak�l, estetik, dil, ekonomi ve fen hayatlar�n�n uyumlu bir b�t�n�d�r. Medeniyet ise, ayn� geli�mi�lik d�zeyine sahip bir�ok milletin toplumsal hayatlar�n�n ortak bir b�t�n�d�r. Mesela Avrupa milletleri aras�nda ortak bir Bat� medeniyeti vard�r. Bu medeniyetin i�inde birbirinden ayr� ve ba��ms�z olmak �zere bir �ngiliz k�lt�r�, bir Frans�z k�lt�r�, bir Alman k�lt�r� bar�nmaktad�r.

�kinci olarak, medeniyet y�ntem arac�l��� ile ve ferdi iradelerle olu�an toplumsal olaylar�n b�t�n�d�r. Mesela din ile ilgili bilgiler ve bilimler, y�ntem ve irade ile olu�tu�u gibi; ahlaka, hukuka, g�zel sanatlara, olu�tu�u akl�n fonksiyonlar�na, dile ve fenlere ait bilgiler ve teoriler de hep fertler taraf�ndan, y�ntem ve irade ile olu�turulmu�lard�r. Bunun i�in ayn� medeniyet adresi i�inde bulunan b�t�n bu kavramlar�n, bilgilerin ve bilimlerin toplam� medeniyet dedi�imiz �eyi meydana getirir.

Milli k�lt�r� olu�turan �eyler ise y�ntem ile, fertlerin iradesiyle var olmam��lard�r. Yapay de�illerdir. Bitkilerin, hayvanlar�n organik hayat� nas�l kendili�inden ve do�al bir bi�imde ger�ekle�iyor ise milli k�lt�re ait olan �eylerin olu�mas� ve geli�mesi de t�pk� �yledir. Mesela dil, fertler taraf�ndan y�ntemle yap�lm�� bir �ey de�ildir. Dilin bir kelimesini de�i�tiremeyiz, onun yerine ba�ka bir kelime icat edip koyamay�z. Dilin kendi do�as�nda olan bir kural�n� da de�i�tiremeyiz. Dilin kelime ve kurallar� ancak kendili�inden de�i�ir.

Milli k�lt�r�n ilk �rne�i dilin kelimelerinde, medeniyetin ilk �rne�ini yeni s�zler bi�iminde icat edilen terimlerde g�r�yoruz. Kelimeler toplumsal kurumlard�r. Yeni s�zler ise ki�inin kendi eseridir. Bazen bir ki�inin icat etti�i bir s�z birden halk aras�nda yay�labilir. Fakat bu yay�lma kuvvetini o s�ze veren, onu icat eden adam de�ildir. Toplumun ki�ilerce bilinmeyen, gizli bir ak�m�d�r.

Bundan y�llar �nce yurdumuzda iki dil yan yana ya��yordu. Bunlardan birincisi resmi bir de�ere sahipti ve yaz�y� tekeline alm�� gibiydi. Buna Osmanl�ca ad� veriliyordu.

�kincisi, yaln�z halk aras�nda konu�ulmak zorunda kalm�� gibiydi. Buna da k���mseyerek T�rk�e ad� veriliyordu. Ve a�a�� tabakaya �zg� bir argo say�l�yordu. Halbuki as�l ger�ek ve do�al dilimiz bu idi. Osmanl�ca ise T�rk�e�nin, Arap�a�n�n ve Acemce�nin dil bilgisi, s�z dizimi ve s�zc�klerinin birle�tirilmesiyle olu�turulmu� yapay bir kar���mdan ibaretti. Bu iki dilden ikincisi do�al bir olu�umdu ve g�nl�k hayatta kullan�la kullan�la kendili�inden ortaya ��km��t�. Bunun i�in milli k�lt�r�m�z�n dili idi. Birincisi ise fertler taraf�ndan y�ntem ve iradeyle yap�lm��t�. Demek ki, Arap�a�n�n milli k�lt�r�m�zde pek az bir pay� vard�. Bunun i�in, ona medeniyetimizin dili idi diyebiliriz.

Yurdumuzda bu iki dil gibi iki �l�� de yan yana ya��yordu. T�rk halk�n�n kulland��� T�rk �l��s�, y�ntem ile yap�lm�yordu. Halk ozanlar� �l��l� oldu�unu bilmeden gayet lirik �iirler yaz�yorlard�. Tabi bu ilham ve yarat�c�l�kla oluyordu. �zel bir y�ntem ve taklitle yap�lm�yordu. O halde bu �l�� de T�rk k�lt�r�n�n i�indeydi. Osmanl� �l��s�ne gelince, bu Acem �airlerinden al�nm��t�. Bu �l��de �iir yazanlar taklitle ve belli bir �l��de yaz�yorlard�. Bunun i�indir ki, aruz �l��s� denen bu �l�� halk aras�na girememi�ti. Bunun i�in aruz �l��s� milli k�lt�r�m�ze giremedi.

Yurdumuzda bunlardan ba�ka yan yana ya�ayan iki m�zik vard�. Bunlardan birincisi halk aras�nda kendi kendili�inden olu�mu� olan T�rk m�zi�i, di�eri Farabi taraf�ndan Bizans�tan �evirme ve aktarma yoluyla al�nan Osmanl� m�zi�iydi. T�rk m�zi�i ilham ile olu�mu� taklitle d��ar�dan al�nmam��t�r. Osmanl� m�zi�i ise taklitle d��ar�dan al�nm�� ve ancak y�ntemlerle devam ettirilmi�tir. Bunlardan birincisi milli k�lt�r�m�z�n, ikincisi ise medeniyetimizin m�zi�idir. Medeniyet y�ntem ve taklit arac�l���yla bir milletten di�er millete ge�en kavramlar�n ve tekniklerin b�t�n�d�r. Milli k�lt�r ise, hem y�ntemle yap�lmayan hem de taklitle ba�ka milletlerden al�nmayan duygulard�r.

Edebiyat�m�zda da ayn� ikilik vard�r. T�rk edebiyat� halk�n atas�zleri ile bilmecelerinden, halk masallar�yla halk ko�malar�ndan, destanlardan, halk�n g�ld�r�c� f�kralar�ndan ve halk tiyatrosundan ibarettir. Atas�zleri do�rudan do�ruya halk�n bilgece s�zleridir. Bilmeceleri de yaratan halkt�r. Osmanl� edebiyat� ise masal yerine ferdi hikayelerden, romanlardan, ko�ma ve destan yerine taklitle yap�lm�� gazellerle alafranga �iirlerden olu�mu�tur.

Karag�z ve orta oyununa gelince; bunlar da halk g�sterisi yani geleneksel T�rk tiyatrosudur. Karag�z ve Hacivat��n �at��malar�, T�rk ile Osmanl��n�n yani o zamanki k�lt�r�m�zle medeniyetimizin m�cadelelerinden ibarettir.

Ahlakta da ayn� ikili�i g�r�r�z. T�rk ahlak� ile Osmanl� ahlak� birbirine z�t gibidir.

 Hatta bilgilerimiz aras�nda da ikilik g�r�r�z. Osmanl� bilginlerinin geleneksel ismi ulema-i r�s�m (resmi bilginler) idi. Anadolu�daki bilginler ise halk bilginleri idi. Birinciler r�tbeli fakat cahildiler. �kinciler ilimli fakat r�tbesizdiler.

Bununla beraber, toplumsal ikilikler yaln�zca d���nce etkinliklerine �zeldir. O zamanlar el i�i, ayak tabakas�na ait say�ld���ndan, y�ksek tabaka tekniklerin her �e�idinden uzak duruyordu. Bu sebeple mimarl�k, hattatl�k, ta� oymac�l���, cilt�ilik, tesbih�ilik, marangozluk, demircilik, boyac�l�k, hal�c�l�k, ressaml�k, nakka�l�k gibi pratik tekniklerin yaln�z bir �ekli vard�r. O da halk tekni�iydi. Demek ki genellikle y�ksek bir g�zelli�e sahip bu sanatlara T�rk Sanatlar� ad�n� verebiliriz. Bunlar Osmanl� medeniyetine de�il T�rk k�lt�r�ne aitti. Bug�n Avrupa bu eski sanatlar�m�z�n �r�nlerine milyarlar harcayarak par�a par�a topluyor. Avrupa�n�n, Amerika�n�n m�zeleri, salonlar� hep bu eserlerle dolmaktad�r.

Bununla beraber din bak�m�ndan Osmanl��dan ayr�lmam�� olan s�nni T�rkler de milli k�lt�r bak�m�ndan Osmanl� emperyalizmine ba�lanmad�lar. Bunlar da kendi kendilerine milli bir k�lt�r yaparak Osmanl� medeniyetine kar�� tamamen ilgisiz kald�lar.

G�r�l�yor ki milli k�lt�r ile medeniyeti birbirinden ay�ran, milli k�lt�r�n �zellikle duygulardan, medeniyetin �zellikle bilgilerden olu�mu� olmas�d�r. �nsanda duygular y�nteme ve iradeye ba�l� de�ildir. Bir millet, ba�ka bir milletin dini, ahlaki ve estetik duygular�n� taklit edemez.

Bir k�lt�r� meydana getiren �e�itli toplumsal ya�ay��lar aras�nda i�ten bir ba�l�l�k, i�ten bir uyum vard�r. T�rk��n dili nas�l soft ise, din, ahlak, g�zellik, politika, ekonomi ve aile hayatlar� da hep saf ve i�tendir. T�rk��n hayat�ndaki sevimlilik ve orijinallik bu egemen karakterin yans�mas�ndan ibarettir. Fakat, milli k�lt�r�n elemanlar� aras�ndaki bu uyuma bak�p da, medeniyetin de uyumlu elemanlardan meydana geldi�ini zannetmek do�ru de�ildir. Osmanl� medeniyeti T�rk, Acem, Arap k�lt�rleri ile �slam dinine, Do�u medeniyeti ve son zamanlarda da Bat� medeniyeti kurumlar�ndan meydana gelen bir kavramd�r. Bu kurumlar hi�bir zaman kayna�arak, i� i�e ge�erek uyumlu bir b�t�n haline giremedi. Bir medeniyet ancak milli bir k�lt�re a��lan�rsa, uyumlu bir birli�e kavu�ur. Mesela; �ngiliz medeniyeti, �ngiliz k�lt�r�ne a��lanm��t�r.

Milli k�lt�r ile medeniyet aras�ndaki bir ili�ki de �udur: Her kavmin, ilk �nce yaln�z milli k�lt�r� vard�r. Bir kavim k�lt�r bak�m�ndan y�kseldik�e politik a��dan da y�kselerek kuvvetli bir devlet olu�turur. Di�er taraftan da, k�lt�r�n y�kselmesinden medeniyet do�maya ba�lar. Medeniyet ba�lang��ta milli k�lt�rden do�du�u halde sonradan kom�u milletlerin medeniyetinden de bir �ok kuram al�r. Fakat bir toplumun medeniyetinde fazla bir geli�menin s�ratle meydana gelmesi zararl�d�r. Ribot diyor ki: �Zihnin fazla geli�mesi, karakteri bozar.� Ki�ide zihin ne ise toplumda da medeniyet odur. Ki�i de karakter ne ise, cemiyette de �yle milli k�lt�r olur. Milli k�lt�r� bozulmu� medeniyetlere �dejenere milletler� denir.

Milli k�lt�r ile medeniyetin sonuncu bir ili�kisi de �udur: milli k�lt�r� kuvvetli, fakat medeniyeti zay�f bir millette, milli k�lt�r� bozulmu� fakat medeniyeti y�ksek olan ba�ka bir millet, politik m�cadeleye girince milli k�lt�r� kuvvetli olan millet her zaman galip gelmi�tir.

Milli k�lt�r ile medeniyet aras�ndaki bu ili�kiler anla��ld�ktan sonra art�k T�rk��l���n ne demek oldu�unu ve bu memlekette ne gibi g�revleri yerine getirmesi gerekti�ini belirleyebiliriz. Osmanl� medeniyeti, iki sebeple y�k�lmak zorundayd�. Birincisi, Osmanl� imparatorlu�unun b�t�n imparatorluklar gibi ge�ici  bir topluluktan ibaret olmas�yd�. Sonsuza kadar ya�ayacak olanlar ise, ge�ici topluluklar de�il toplumlard�r.

Bat� medeniyetinin her yerde Do�u medeniyetinin yerine ge�mesi do�al bir konum olunca T�rkiye�de de b�yle olmas� zorunlu idi. O halde Do�u medeniyeti dairesinde bulunan Osmanl� medeniyeti ister istemez ortadan kalkacak, onun yerine bir taraftan �slam dini ile beraber bir T�rk k�lt�r�, di�er taraftan da Bat� medeniyeti ge�ecektir. ��te T�rk��l���n g�revi bir taraftan yaln�z halk aras�nda kalm�� olan T�rk k�lt�r�n� aray�p bulmak, di�er taraftan Bat� medeniyetini tam ve canl� bir �ekilde alarak milli k�lt�re a��lamakt�r. T�rk��ler tamam�yla T�rk ve M�sl�man kalmak �art�yla Bat� medeniyetine tam ve kesin bir bi�imde girmek isteyenlerdir. Fakat Bat� medeniyetine girmeden �nce milli k�lt�r�m�z� aray�p bularak ortaya ��karmam�z gerekir.

HALKA DO�RU

T�rk��l���n ilk esaslar�ndan biri de �halka do�ru� prensibidir.

Halka do�ru gitmek ne demektir? Halka do�ru gidecek olanlar kimlerdir? Bir milletin ayd�nlar�na, fikir adamlar�na o milletin �se�kinleri� ad� verilir. Se�kinler y�ksek bir e�itim ve ��retim g�rm�� olmakla halktan ayr�lm�� olanlard�r. ��te halka do�ru gitmesi gereken ki�iler bunlard�r. Se�kinler halka do�ru neden gidecekler? Se�kinler medeniyete sahiptir. Halkta milli k�lt�r vard�r. O halde se�kinlerin halka do�ru gitmesi iki ama� i�in olabilir.

1-     Halktan milli k�lt�r terbiyesi almak i�in

2-     Halka medeniyet g�t�rmek i�in

Ger�ekten de se�kinlerin halka do�ru gitmesi bu iki ama� i�indir. Se�kinler, milli k�lt�r� ancak halktan alabilirler. Ba�ka bir yerde bulamazlar. Demek ki halka do�ru gitmek, milli k�lt�re do�ru gitmek demektir. ��nk� halk milli k�lt�r�n canl� bir m�zesidir.

Fakat bug�n itiraf etmeliyiz ki bu se�kinler halka do�ru yaln�z bir tek ad�m atabilmi�lerdir. Tamamen halka do�ru gitmi� olmak i�in, halk�n i�inde ya�ayarak,ondan milli k�lt�r� tamamen almalar� gerekir. Bunun i�in yaln�z bir �are vard�r ki o da T�rk�� gen�lerin ��retmenlikte k�ylere gitmesidir. Ya�l� olanlar da hi� olmazsa Anadolu�nun i� �ehirlerine gitmelidirler. Halka do�ru gitmenin ikinci g�revi de halka medeniyet g�t�rmektir. ��nk� halkta medeniyet yoktur. Se�kinlerse medeniyetin anahtar�na sahiptir. Fakat halka do�ru Do�u medeniyetini de�il Bat� medeniyetini g�t�rmelidirler.

BATIYA DO�RU

Bir atas�z� bize ��yle diyor;     �i�ini bil, a��n� bil, e�ini bil�. Buna kar��l�k sosyoloji de bize ��yle diyebilir: �medeniyetini tan�, �mmetini tan�, milletini  tan��.

T�rk��lerin yay�nlar� bize az �ok milletimizin, �mmetimizin, nelerden ibaret oldu�unu anlatt�. Fakat hangi medeniyet dairesine ait oldu�umuz meselesin gelince, bu noktada halkta g�r�� farkl�l�klar� vard�r.

Medeniyet meselesinin a��kl��a kavu�mamas�n�n ikinci sebebi, �medeniyet� kavram� ile �medenilik� kavram�n�n birbirine kar��t�r�lmas�d�r.

Medeniyet, bir tak�m kurumlar�n yani d���n�� ve yap�� bi�imlerinin b�t�n�d�r. Oysa ki yaln�z bir millete �zg� olan kurumlar�n b�t�n�ne milli k�lt�r denir. Yal�z bir �mmete �zg� olan kurumlar�n b�t�n�ne de din ad� verildi�i gibi sosyolojiye g�re, k�lt�rleri ve dinleri ayr� olan �e�itli toplumlar aras�ndaki ortak kurumlar�n tamam�na medeniyet ad� vermemiz uygundur. Demek ki milli k�lt�rce ve dince birbirine yabanc� bulunan toplumlar medeniyette ortak olabilirler. Medeniyet meselesinin nitelik kazanmamas�n�n bir nedeni de, medeniyetin yaln�z bir t�rl� oldu�unu  sanmakt�r. Oysa bir �ok medeniyet vard�r.

Medeniyetin co�rafi s�n�rlar� ayr� oldu�u gibi tarihi geli�meleri de ayr� olabilir. Bu geli�melerin de bir ba�lang�c� ve bir sonu vard�r. Fakat medeniyet daireleri milli k�lt�r dairelerinden daha geni� oldu�u i�in, �m�rleri de �tekilerin �m�rlerinden daha uzun olur.

Bunun d���nda, bir millet geli�mesinin y�ksek noktalar�na ��kt�k�a, medeniyetini de de�i�tirmek zorunda kal�r. Mesela Japonlar, son y�zy�lda Uzak Do�u medeniyetini b�rakarak Bat� medeniyetine girdiler. Bu konuda en �arp�c� �rne�i T�rklerde g�r�r�z. ��nk� T�rkler geli�melerinin �� ayr� a�amas�nda birbirine benzemeyen �� farkl� medeniyet dairesine girmek zorunda kald�lar. T�rkler kavmi devlet hayat�n� ya�arken Uzak Do�u medeniyeti i�indeydiler. Sulta-� devlet devrine ge�ince, Do�u medeniyetine girmek zorunda kald�lar. Bug�n millli devlet d�nemine ge�tikleri s�rada da i�lerinde Bat� medeniyetine girmek i�in kuvvetli bir ak�m belirdi�ini g�r�yoruz.

Uzak Do�u medeniyetinin izlerine �zellikle s�zl� geleneklerden ayr�lmayan cahil tabakada rastlar�z. Bu tabakan�n halka inanmakta oldu�u �tand�rname� kurallar� uzak do�u medeniyetinde esas olan inan��larla uygulaman�n devam�ndan ibarettir.

T�rklerin �slam dinine girmesiyle, Do�u medeniyetine girmesi ayn� zamanda oldu. Bunun i�in bir �oklar�na g�re,do�u medeniyetine �slam medeniyeti demek daha do�ru olur. Oysaki,dinleri ayr� olan toplumlar ayn� medeniyet olabilirler. Demek ki medeniyet dinden ayr� bir �eydir. B�yle olmas�yd� dinleri ayr� toplumlar aras�nda ortak hi�bir kurumun olmamas� gerekirdi. Do�u medeniyetini �slam medeniyeti sanmak do�ru olmad��� gibi Bat� medeniyetini de Hristiyan medeniyeti ad�n� vermek yanl��t�r. Do�u-Bat� medeniyetlerinin kaynaklar�n� �slam ve Hristiyan dinlerinde de�il ba�ka yerde aramak gerekir.(3)

Memleketimizde gerek medeniyet, gerek terbiye bak�m�ndan birbirine benzemeyen �� tabaka vard�r: halk, medreseliler  ve okullular. Bu �� s�n�ftan birincisi hala Uzak Do�u medeniyetinden ayr�lmam�� oldu�u gibi, ikincisi de hen�z Do�u medeniyetinde ya��yor. Yaln�z ���nc� s�n�f Bat� medeniyetinin isimlerinden, biraz olsun yararlanabilmi�tir. Demek ki milletimizin bir b�l�m� ilk �a�larda, bir k�sm� orta �a�da, bir k�sm� da son �a�larda ya�amaktad�r.

O zaman toplumsal inanc�m�z�n birinci form�l� �u olmal�d�r: T�rk milletindenim, �slam �mmetindenim, Bat� medeniyetindenim.

TAR�H� MADDEC�L�K VE TOPLUMSAL �DEAL�ZM

Toplumsal olaylar�n anlat�lmas�nda ve a��klanmas�nda birbirine hem yak�n hem de uzakta olan iki sosyoloji vard�r. Bunlar tarihi maddecilik ve toplumsal idealizm sistemleridir. Bunlardan birincisi Karl Marx taraf�ndan, ikincisi Emile Durkheim taraf�ndan ortaya at�ld�.

�lk bak��ta bu iki sistemin birbirine yak�n oldu�unu g�r�r�z. ��nk�, ikisi de toplumsal olaylar� do�al nedenlerinin sonu�lar� oldu�unu esas olarak kabul ediyor. Bu g�r��e  bilim dilinde determinizm ad� verilir.

Fakat Karl Marx deterninizmde, bir t�r tekel ileri s�rer: Toplumsal olaylar�n aras�nda neden olabilmek ayr�cal��� yaln�z ekonomik olaylara �zg�d�r. Di�er toplumsal olaylar mesela din, ahlak, estetik, politika, dil, ak�l sahas�na giren olaylar asla neden olamazlar, sadece sonu� olabilirler. Bunun i�in Marx�a g�re ekonomik olaylar�n d���nda olan b�t�n toplumsal olaylar g�lge olaylard�r.

Durkheim�e g�re ise ekonomik olaylar�n di�er toplumsal olaylardan hi�bir �st�n taraf� yoktur.

T�rk��l�k hareketinin ortaya ��kmas� da toplumsal olayd�r. Bu olay�n a��klanmas�nda da �Tarihi maddecilik� ve �Toplumsal idealizm� g�r��lerine ait iki z�t teori ortaya ��k�yor. Birinci teoriye g�re T�rk��l�k ak�m�n�n do�mas� toplumsal ideallerin de�i�mesinin ve bunlar�n de�i�mesi de toplumsal yap�n�n de�i�ime u�ramas�ndan ileri geldi.

T�rk��l�k idealinde dil ile milli k�lt�r�n etkisi kendini g�sterir. Ger�i T�rk��l���n sonlar�na do�ru �milli ekonomi� ideali de do�du. Fakat bu teoriyi ortaya atanlar ne ekonomistler ne de ticaretle  u�ra�anlard�. Milliyetin milli hukuk, milli ahlak, milli terbiye, hatta milli felsefe gibi �e�itli yans�malar�n� arayanlar, milli k�lt�rc� T�rk��lerdi. Bu milli ekonomi bilimi her yerde milli idealden �nce de�il, sonda do�ar.(4)

HARS VE TEHZ�P

Frans�zca �culture� kelimesinin iki ayr� anlam� vard�r. Bu anlamlardan biri hars(milli k�lt�r), di�eri tehzip(yeti�tirme,y�kseltme) bi�iminde dilimize �evirebiliriz. Hars ile tehzip aras�ndaki farklardan birincisi, hars�n demokratik, tehzip aristokratik olmas�d�r. Hars, halk�n geleneklerinden, �rflerinden ve yaz�l� edebiyat�ndan, dilinden, m�zi�inden ibarettir. Bu g�zel �eylerin hazinesi ve m�zesi halk oldu�u i�in hars demokratt�r. Tehzip ise yaln�z y�ksek bir tahsil g�rm�� y�ksek bir e�itim ile yeti�mi� ger�ek ayd�nlara �zg�d�r.(5)

Hars ile tehzibin ikinci fark�, birincinin milli ve ikincinin milletleraras� olmas�d�r. Bir insan, milli k�lt�r�n etkisi ile, belki de yaln�z kendi milletinin k�lt�r�ne de�er verir. Fakat, tehzip g�rm��se, ba�ka milletlerin k�lt�rlerini de sever ve onlar�n lezzetlerini de tan�maya �al���r. Buna g�re, tehzip, ili�ki kurdu�u insanlar� biraz insani, biraz ho�g�r�l� her ki�iye her millete kar�� iyilik ister.

Hars ile tehzip bu ikinci fark� bizi milliyet�ilik ve milletler aras�c�l�k problemlerinin derinle�tirilmesine g�t�r�yor.

Millet ayn� harsta ortak olan fertlerin b�t�n�d�r. Milletlerarac�l�k, ayn� medeniyete ortak olan milletlerin b�t�n�d�r. Milletlerarac�l��a �medeniyet toplulu�u�da denilebilir.

Milliyet�ilere g�re insanl�k, zooloji biliminde di�er hayvan t�rleri ile beraber incelenen, insan t�r�nden ibarettir. Toplumsal ki�iler demek olan �insanlar� ise, milletler halinde ya�arlar. T�rk��l�k, millet esas�n� kabul etmeyen hi�bir sistemde uzla�amayaca��ndan, kozmopolitleri i�ine almaz.

T�rk��l�k kozmopolitlikle ba�da�maz. Hi�bir T�rk�� kozmopolit olamad��� gibi, hi�bir kozmopolit de T�rk�� olamaz. Fakat T�rk��l�kle milletlerarac�l�kj aras�nda, uzla�maya engel hi�bir z�tl�k yoktur. Her T�rk��, ayn� zamanda milletleraras�cad�r.

T�rk��lerin k�lt�r dedikleri �ey, ne Frans�zlar�n �k�lt�r��, ne de Almanlar�n k�lt�r�d�r. T�rk k�lt�r�n�n etkinli�i bunlar gibi pasif de�il, aktiftir. Biz milli k�lt�r�m�z� yaln�z kendi zevkimiz i�in, kendimiz tad�na varmak i�in yapaca��z.

T�rk��lerde, Avrupa medeniyetinin tam ve sistematik bir bi�imde almaya azmetti�i gibi, hi�bir milletin k�lt�r�ne kar�� yabanc� kalma ve k���mseme duygusu da yoktur. Aksine b�t�n milli k�lt�rlere de�er verir ve sayg� duyarlar.

D�LDE T�RK��L�K

T�rkler, ar� dilcilerin dil hakk�ndaki g�r��lerini kabul etmediler. T�rk��lere g�re, T�rk halk�n�n bildi�i ve tan�d��� her kelime millidir. Bir kelimenin milli olmas� i�in, T�rk�e k�kenden gelmesi yeterli de�ildir.

T�rk��lere g�re bir dil ba�ka dillerden, kendisine ayn� anlamda kelime bulunmamak �art�yla kelimeler alm��t�r ve alabilir. Fakat hi�bir dil, ba�ka dillerden kip alamaz.

Dilde T�rk��l���n izleri;

-Milli dilimizi meydana getirmek i�in, Osmanl� dilini �hi� yokmu� gibi- bir tarafa atarak halk edebiyat�na temel g�revini g�ren T�rk dilini aynen kabul edip �stanbul halk�n�n ve �zellikle �stanbul han�mlar�n�n konu�tuklar� gibi yazmak.

-Halk dilinde T�rk�e e� anlaml�s� bulunan Arap�a ve Fars�a kelimeleri atmak, e� anlaml� olmay�p k���k bir n�ansa sahip olanlar� dilimizde korumak.

-Arap�a ve Fars�a kelimelerin bozulmu� �ekillerini T�rk�e saymak ve yaz�mlar�n� da yeni s�yleni�lere uydurmak.

-Yerlerine yeni kelimeler konuldu�u i�in, fosil haline gelen eski kelimeleri diriltmemeye �al��mak.

-Yeni terimler aranaca�� zaman, �nce halk dilindeki kelimeler aras�nda aramak.

-T�rk halk�n�n bildi�i ve kulland��� her kelime T�rk�e�dir. Halk i�in sevimli olan ve yapay olmayan her kelime millidir.

-Ba�ka T�rk leh�elerinden ne kelime, ne �ekim, ne edat ne de tamlama kurallar� al�namaz.

-Kelimeler, g�sterdikleri anlamlar�n tarifleri de�il, i�aretleridir. Kelimelerin anlamlar� k�klerini bilmekle anla��lmaz.

-Yeni T�rk�e�nin bu esaslar i�inde bir s�zl��e, bir de grameri olu�turulmal�.(6

ESTEK�KTE T�RK��L�K

Eski T�rklerde �iir �l��s� hece �l��s�yd�. T�rk��l�k ortaya ��kt��� zaman, aruz �l��s�yle hece �l��s� yan yana duruyordu. G�ya birincisi se�kinlerin, ikincisi halk�n s�yleyi� ara�lar�yd�. T�rk��l�k dildeki ikili�e son verirken, �l��deki bu ikili�e de ilgisiz kalamazd�. T�rk��ler tamlamal� dille beraber, aruz �l��s�n� de milli edebiyat�m�zdan kovmaya karar verdiler.

Sade dil, aruz �l��s�ne pek uymuyordu. Oysaki, hece �l��s�yle sade dil aras�nda yak�n bir akrabal�k vard�r. Saray�n ihmaline ra�men halk, sadece T�rk�e ile hece �l��s�n� iki de�erli t�ls�m gibi saklam��lard�. Bu nedenle T�rk��ler bunlar� bulmakta g��l�k �ekmediler.

T�rk��lere g�re, edebiyat�m�z y�kselebilmek i�in, iki sanat m�zesinde e�itim g�rmek zorundad�r. Bu m�zelerden birincisi Halk Edebiyat�, ikincisi Bat� Edebiyat�d�r. T�rk�e �airler ve yazarlar bir taraftan halk�n g�zel eserlerini, �te yandan Bat�n�n �ahane eserlerini model olarak almal�d�rlar. T�rk Edebiyat� bu iki devreyi ge�irmeden ne milli olabilir, ne de geli�ebilir. Demek ki edebiyat�m�z bir taraftan halka do�ru, di�er taraftan Bat�ya do�ru gitmek zorundad�r.

AHLAK� T�RK��L�K

B�y�k milletlerin her biri medeniyetin �zel bir alan�nda birincili�i kazanm��t�r. Eski Yunanl�lar estetikte, Romal�lar hukukta, Yahudilerle Araplar dinde, Frans�zlar edebiyatta, Almanlar m�zik ve felsefede, T�rkler de ahlakta birincili�i kazanm��lard�r.

T�rk tarihi ba�tan ba�a ahlaki erdemlerin sergisidir. T�rklerin yenilmi� milletlere ve onlar�n milli ve dini varl�klar�na dini ve toplumsal �zerklikler vermesi, her t�rl� taktirin �st�ndedir. Fakat bu iyili�e kar�� yenilmi� milletler c�mert T�rklerden alm�� olduklar� bu izinleri T�rklerin aleyhine �evirerek, kapit�lasyon ad� verilen zincirle T�rkleri ba�lamaya ve bo�maya �al��t�lar. Bu iki t�rl� hareket , iki taraftan ahlaki davran���n� g�sterdi�i i�in, son derece karakteristiktir.

�zellikle T�rkiye gibi politik d��manlar� �ok bulunan milletler i�in en b�y�k dayanak vatani ahlak olabilir. Vatani ahlak�m�z kuvvetli olmazsa ne ba��ms�zl���m�z� ne �zg�rl���m�z� ne de vatan�m�z�n b�t�nl���n� koruyabiliriz. O halde T�rk��l�k, her �eyden �ok, millet ve vatan ideallerine de�er vermelidir.

Medeni ahlak �zellikle fertlerde, ki�ili�in y�ksek olmas�na dayan�r. Eski T�rklerin dininde ki�ili�i g�steren simgeler de vard�r.

T�rk��l���n �nemli bir amac� da medeni ahlak� y�kseltmektir.

HUKUKTA T�RK��L�K

Hukuktaki T�rk��l���n amac� T�rkiye�de modern bir hukuk olu�turmakt�r. �kinci amac� da meslek sahiplerinin ki�isel �al��malar�n�, kamu bask�s�ndan kurtararak, uzmanlar�n yetkilerine dayanan meslek �zerklikleri kurmakt�r. Bu esasa dayanan bir medeni kanun ile ticaret, sanayi, ziraat kanunlar�, �niversite, Baro, Hekimler Derne�i, ��retmenler Derne�i, M�hendisler Derne�i gibi.

Hukukta T�rk��l���n ���nc� amac� da bir �a�da� aile olu�turmakt�r. �a�da� devletteki e�itlik ilkesi erkeklere kad�n�n evlenmede, bo�anmada, mirasta, mesleki ve politik haklarda e�it olmas�n� gerektirir.

O halde b�t�n yasalar�m�zda h�rriyete, e�itli�e ve adalete ayk�r� ne kadar kural varsa hepsine son vermek gerekir.

POL�T�KADA T�RK��L�K

T�rk��l�k, politik bir parti de�ildir. Bilimsel, felsefi, estetik bir ekold�r. Ba�ka bir de�i�le k�lt�rel bir �al��ma ve yenile�tirme yoludur. Bu nedenle T�rk��l�k, �imdiye kadar bir parti �eklinde politik ideallere de sahiptir. Bundan sonra da ��phesiz at�lmayacakt�r.(7)

Bununla beraber, T�rk��l�k b�sb�t�n politik ideallere kay�ts�z da kalmaz. ��nk� T�rk k�lt�r�, ba�ka ideallerle beraber, politik ideallere de sahiptir. Mesela, T�rk��l�k hi�bir zaman teokrasi ile, bask� rejimi ile ba�da�maz. T�rk��l�k modern bir ak�md�r ve ancak modern niteli�i olan ak�mlara ve ideallerle ba�da�abilir. Ve �u s�z� ortaya atm��lard�r: �Politikada mesle�imiz halk��l�k ve k�lt�rde mesle�imiz T�rk��l�kt�r,�

T�RK�N F�K�R HALES� EROL G�NG�R

T�rk milliyet�ili�i fikrinin entelekt�el bir temsilcisi olan Erol G�ng�r, T�rk d���nce hayat�n� derinden etkilemi�, T�rk insan�n�n sosyal, k�lt�rel yap�s�n� �ok iyi tahlil etmi�, T�rk d���ncesinde bir ekol olmu�tur.

Erol G�ng�r, milliyet�ilik kavram�na ilmi bir �er�eve kazand�rm��t�r. Millet ve milliyet�ilik kavramlar�n� duygusal, ideolojik tan�mlamalardan kurtar�p, sosyal bir realiteye oturtmu�tur.

Ona g�re milliyet�ilik, ne Frans�z bunal�mlar�na ba�lanan bir �zenti ne Fa�izme ne de Nazizme benzetilecek bir siyasi ideolojidir. Milliyet�ilik, tarih sahnesinde s�reklili�i olan bir toplum ger�e�idir.

Erol G�ng�r �rk�� de�il, k�lt�r milliyet�isiydi. Halka ve k�lt�re dayan�yordu. Ve o ald��� sa�lam k�lt�r ve birikimlerle yapt��� ilmi ve sosyal �al��malarla k�lt�rel de�i�meleri ve bat�l�la�ma hareketleri kar��s�nda ortaya koydu�u ��z�m �nerileri ve d���nceleriyle T�rk milliyet�ilerinin yolunu ayd�nlatan bir ���k olmu�tur.

O; milliyet�i ve �lk�c� gen�li�in etkilendi�i �al��malar� ve yaz�lar�yla 1970�li ve 80�li y�llar�n hocas� olmu�tur.

Milliyet�ilik sahas�nda bir otorite olan Erol G�ng�r, T�rk��l�k fikrinin �nde gelen isimlerinden ve milliyet�i ayd�nlar�n etkilendi�i Cumhuriyet d�neminin �nde gelen fikir adamlar�ndan biri olan Ziya G�kalp�i bile a�m��, onunla �k�lt�r, medeniyet ve milliyet�ilik� konular�nda muhalif olmu�tur.

Erol G�ng�r �u s�z�yle milliyet�ili�in ama�lar�na da de�inmi�tir;

�Milliyet�ilik, birlik prensibine dayanmaktad�r ve milliyet�iler de bir memlekette birli�i kurmak veya ayakta tutmak i�in u�ra�an insanlard�r. Bir taraftan bu ortak gayeleri, bir taraftan da b�l�c�lere kar�� taktikleri ortak tav�r bak�m�ndan milliyet�ilerin birle�erek hareket etmeleri kadar tabii bir �ey olamazd�. Milliyet�iler b�ylece milliyet�ili�in temel noktas�nda ortak hareket �uuruna eri�tikleri ve bunu ger�ekle�tirdikleri m�ddet�e, ikinci-���nc� dereceden mesafelerde farkl� d���nmelerini m�samaha ile kar��lay�n�z. Milli birli�in fikir temellerini i�lemek ve birlik �uurunu kuvvetlendirmek en b�y�k vazifemiz olmal�d�r.

Ona g�re milliyet�ili�in as�l gayesi memlekette halka dayanan bir rejim kurarak T�rkiye�yi modern bir milli devlet haline getirmektir. Milliyet�i bir siyasi hareket, halka dayanarak milli birlik ve kayna�maya mal olan her t�rl� zulme ve az�nl��a son vermek �zere faaliyet g�stermelidir.

M�LL�YET��L�K �DEOLOJ�S�

�Milliyet�ilik, modern toplumlarda bir arada bulunmay� sa�layan, bu toplumda ortaya ��kan siyasal otorite bi�imini me�rula�t�ran siyasi inan� ya da itikat olarak tan�mlanabilir. Milliyet�ili�in temel kurumsal ��eleri �milli devlet�tir. Ve bu devlet, siyasal �rg�tlenmenin ideal formu olarak ortaya ��kmaktad�r. Milli devletin, bir kurum olarak ideolojinin temel ��elerinin biri olmas� yan�nda, toplumdaki ekonomik ve k�lt�rel aktivitelerin �er�evesi de yine milliyet�ilik anlay��� ile temellenmektedir�(8)

Milliyet�ili�in bir d���nce bi�imi olarak olduk�a yeni oldu�u 18.yy��n sonlar�ndan itibaren g�ndeme geldi�i ileri s�r�lebilir.

Modern toplumda toplumu bir arada tutma i�levini yerine getiren milliyet�ili�in siyasal bir ak�m olarak ortaya ��k���, Amerikan ve Frans�z devrimleri ile olmu�tur. Bilindi�i gibi Frans�z Devrimi ve onu izleyen Napolyon�un askeri istila giri�imleri, milliyet�ilik ideolojisinin b�t�n Avrupa�ya yay�lmas�na yol a�m��t�r. Ba�ka bir de�i�le, Frans�z Devrimi ve Napolyon, Avrupa�da feodal toplumun kurumlar�n� y�karken milliyet�i d���ncenin ve buna ba�l� siyasal �rg�tlenmenin yayg�n, etkin bir olu�um olmas�na neden olmu�tur.

Milliyet�ilik ak�m�n�n nesnel temeli, �millet� olarak tan�mlanan toplumsal kategoridir. Milliyet�ili�in varolabilmesi i�in millet olarak adland�r�lan toplum t�r�n�n ortaya ��kmas� gerekmektedir.

Tarih i�inde milli topluluklar�n ortaya ��k��� ile belli bir siyasi kurumla�ma bi�imi olan milli,merkeziyet�i devletin olu�umu birbirini izlemektedir. Ba�ka bir de�i�le, gerek milli toplumun olu�umu, gerek milli devletin ortaya ��k���, belli bir tarihsel etkile�imin sonucu olmu�tur.

Ancak milli topluluklar�n ortaya ��k��� ile beraber milliyet�i ideoloji g�ndeme gelmemi�tir. Milli,merkeziyet�i devletin olu�umu �ok a��k bir siyasal de�i�imdir. Ancak bu kurumsal de�i�im ile devletin me�ruluk temelleri de�i�memi�tir. Milliyet�ili�in bir siyasal ideoloji olarak ortaya ��k��� 19.yy ba�lar�ndad�r. Geni� kapsaml� bir siyasal ideoloji olarak milliyet�ilik �� temel tezle g�ndeme gelmi� g�r�nmektedir. Birinci olarak egemenli�in topluma, yani millete ait oldu�u ileri s�r�lm��t�r. �kinci tez ise, milli egemenlik ilkesine ba�l� olarak geli�en milli ba��ms�zl�k olmu�tur. ���nc� olarak e�itsizliklere kar�� e�itlik ve liberalizm savunulmu�tur. G�r�ld��� gibi milliyet�ilik bir siyasal ideoloji olarak ortaya ��karken devrimci bir i�erik ta��maktad�r.

B�ylece bir ideoloji olarak milliyet�ilik, kurulu d�zen ve mevcut siyasal kurumla�maya kar�� devrimci bir ba�kald�r�� olarak tarih sahnesine girmi�tir. Buna g�re milliyet�ili�i 19.yy ba�lar�nda ortada bulunan siyasal d���nce yelpazesinin en sol ucuna koymak do�ru olacakt�r. Ve zaten bu de�erlendirmenin yap�ld��� g�zlenebilmektedir.(9 )

Devrimci ve siyasal d���nce yelpazesinin solunda yer alarak ortaya ��kan milliyet�ilik ideolojisinin 19.yy ortalar�nda giderek tutucu bir i�erik kazanmaya ba�lad��� ve siyasal d���nce yelpazesinin sa�a do�ru kayd��� s�ylenebilir.

Bununla beraber 20.yy, milliyet�ilik ideolojisi a��s�ndan �ok ilgin� paradokslar�n ortaya ��kt��� �a� olarak tan�mlanabilir. 20.yy�da milliyet�ilik baz� toplumlarda tutuculu�un ve de�i�ime kar�� reaksiyon arac� olarak yorumlan�rken, baz� �lkelerde de de�i�imin arac� ve hedefi olarak de�erlendirilmektedir. Genel olarak Pazar ekonomisinin hakim oldu�u �lkelerde milliyet�ili�in bu t�r yorumunun ge�erli oldu�u s�ylenebilir. T�rkiye, Meksika gibi �lkelerde de milliyet�ilik tutucu bir �er�evede, toplumsal de�i�imi �neren ideolojilere kar�� reaksiyon arac� olarak yorumlanabilmektedir.

Di�er taraftan 3. D�nya �lkeleri diye tan�mlanan �lkelerde milliyet�ilik, olduk�a de�i�ik bir �er�evede yorumlanmaktad�r. Yeni ba��ms�zl�n�n kazanm�� bu toplumlarda ortaya ��kan milliyet�ili�in �� boyuta  oturtulmaya �al��t��� g�r�lmektedir. Bunlar, milli toplumu yaratma, yabanc�lar�n siyasal etkisinden kurtulma ve sosyalizmdir.

M�LL�YET��L�K VE �SLAM

T�rk siyasi hayat�nda bu iki ak�mla ilgili 4 arg�man ileri s�r�lm��t�r.

        Gerek T�rk Milliyet�ili�inin, gerekse T�rk �sl�mc�l���n�n evriminde en ba��ndan beri �sl�m ve T�rkl�k ��eleri i� i�e ge�irilmi�tir.

        T�r��ler aras�nda �sl�m��  reddedenler ve �sl�mc�lar aras�nda milliyet�ili�i reddedenler �ana ak�m�� temsil etmezler. O ak�m i�erisinde daima marjinal kalm��lard�r.

        Modern T�rk siyasi hayat�nda T�rk��lerle �sl�mc�lar�n birbirlerine yak�n durduklar� d�nemler birbirlerine uzak durduklar� d�nemlerden daha �oktur.

        G�n�m�z �sl�mc�lar� ve T�rkleri 1950�lerden 70�lere kadar olan d�nemde ayn� kaynaklardan etkilenmi�lerdir. Dolay�s�yla bug�n�n T�rkiye�sinde �sl�m ve milliyet�ili�in, i� i�e ge�mi�li�i �a��rt�c� de�ildir.(10 )

T�rk��l���n ana temsilcilerinin din ve milliyet�ilik aras�nda bir kar��tl��� yaratmaktan �zenle ka��nd�klar�n� ve kendilerince bir �sentez�i kabul ettiklerini g�r�yoruz. �ki gurup aras�ndaki temel fark �ncelikler meselesiydi, yani T�rk��ler i�in T�rkl�k birinci, �sl�m ikinci s�rada, �sl�mc�lar i�inse tam tersiydi.

�slamc�lara bakt���m�zda modernist �sl�mc�lar�n milliyet�ili�e(T�rk milliyet�ili�ine) bak��lar�nda �� farkl� a�amadan s�z edebiliriz. 1908-1912, 1912-1918 ve 1918 sonras�.

1. D�nya sava��ndan sonra �sl�mc�l�k fikri zeminini tamamen yitirmi� ve ��sl�m�la takviye edilmi� bir milliyet�ilik� fikrine d�n��m��t�r.

D�n���m sadece �slamc�lara �zg� de�ildir. M�tareke d�nemi iki ak�m�n birbiriyle b�t�nle�ti�i ilgin� d�nem olmu�tur. 1918 sonras�nda �slamc�lar T�rk��lere yakla��rken, T�rk milliyet�ileri de �slam�a daha �ok �nem vermeye ba�lam��lard�r. T�rk��ler a��s�ndan T�rk-�slam sentezinin en veciz ifadelerinin bu d�nemde kaleme al�nd���n� g�r�yoruz. Yahya Kemal Beyatl�, Halide Edip Ad�var ve Yakup Kadri Karaosmano�lu�nun bu d�nem yaz�lar� hayli ilgin�tir.

T�RK��LER VE D��ER AKIMLAR

Resmi bir ideoloji haline gelen T�rk��l�k di�er d���nce ak�mlar�yla �nemli tart��malara girmi�tir. Bunlar�n ba��nda do�al olarak onun Osmanl�c� zihniyetle m�cadelesi gelir. �kinci olarak, T�rk��lerin temel m�cadelesi �slamc�larla olmaktayd�. �slamc�lar T�rk��l��� bir �dava� olarak yorumluyorlard�. Onlara g�re �slam�da b�yle bir �dava� g�d�lmedi ve anlams�zd�. Buna kar��l�k T�rk��ler hem T�rk�e hem de �slamc� olman�n m�mk�n oldu�unu belirttiler.

T�rk��ler Garp��lar (Bat�c�) ile de Bat�n�n taklidinin dereceleri ve milliyet�ilik konular�nda tart��malara girmi�lerdir. Osmanl� Devletinin do�ulu oldu�unun unutulamayaca��n� ama mutlaka Bat�dan da yararlan�lmas� gerekti�ini savunmu�lard�r.              

T�RK��L�K VE S�YASET

T�rk��l�k bir �lk�, siyaset ise iktidara ge�me takti�idir. Bu sebeple bir ana inan� ve ana d���nce olan �lk� asla de�i�medi�i halde siyaset yani taktik her zaman de�i�ir. �nsanlar iktidara ge�mek i�in partiler kurarak �al���rlar. �ktidara ge�mek oy kazanmakla m�mk�n oldu�u i�in oy sahiplerinin fikrini ve g�nl�n� almaya u�ra��rlar. Bunu sa�lamak i�in taviz verirler, propaganda yaparlar, kendilerini be�endirmeye �abalay�p bol bol bo�a yalan s�ylerler. Hatta rakiplerine iftira att�klar� da olur. Bu b�t�n d�nyada b�yledir.

T�rk��l�k, T�rk milliyet�ili�idir. Ama her milliyet�i T�rk, T�rk�� de�ildir. Her normal insan az �ok milliyet�idir. T�rkiye�nin b�t�nl��� ve emniyeti �zerinde duygulu olup T�rk milletine ba�l� kalmak ��phesiz milliyet�ilik� tir. Fakat b�yle milliyet�iler aras�nda da T�rlerle hi� ilgilenmeyen, hatta onlar�n varl���ndan habersiz olan, siyasi s�n�rlar d���nda T�rk �lkeleri oldu�unu bilmeyen, tutsak bir T�rk �lkesinin kurtar�lmas� i�in g�ze al�nacak sava�� istilac�l�k sayan nice insanlar vard�r.

H�seyin Nihal Ats�z�n 26 Temmuz 1972� de �t�ken�de yapt��� �u konu�ma da dikkat �ekicidir. �T�rk��ler bug�nl�k ancak T�rk�� karakteri olan partileri tutarlar. T�rk��l�kten sapan veya taviz veren hi�bir parti T�rk��lerle tutulmaz, tutulamaz. T�rk��l���n ne oldu�u a��k se�ik ortada oldu�u i�in bu g�nk� tutumlar� ile hi�bir parti T�rk�� de�ildir�

�lerde �artlar haz�r olunca, me�ru partilerden biri T�rk�� parti haline gelir veya bir T�rk�� parti kurulursa T�rk��l�k o zaman siyasete girmi� olacakt�r.

�u da unutulmamal�d�r ki, T�rk��l���n iktidara ge�mek i�in mutlaka parti kurmas� gerekmez. T�rk��l�k beyine ve g�n�llere �uurla yerle�tikten sonra bu, partisiz de olabilir.

 

ANA SAYFAYA D�N


 
Hosted by www.Geocities.ws

1