|
Cumhuriyetimizin
ozu Ataturk'un milliyetciligi
Huseyin PEKIN
Ulusal bayram gunlerimizde, ulusal utkularimizin
sevgilerini, coskularini, yasariz. 29 Ekim tarihi, bizler icin cok
sevincli, degeri bicilemez bir ulusal bayramimizin her yil cosku ile
kutlandigi tarihtir. Bu yil da, 29 Ekim'de Cumhuriyetimizin 73'uncu
yildonumunu ulusca hep birlikte, mutluluk icinde kutladik. Hic
kuskumuz yok, ayni cosku ile sonsuza degin kutlamalarimizi
surdurecegiz.
Sukurler olsun ki, bizim tarihimizde, baska bir
kisim uluslarinkinde oldugu gibi, ulusal yas gunu yok sayilabilir.
Tabiki, tek bir istisnasi ile o da 10 Kasim 1938 gunu. Bu tarih,
Turk ulusunun buyuk evladinin, mazlum uluslarin umut isiginin
duyamizdan ayrildigi, tarihtir.
Bu yilki 10 Kasim, henuz 57 yasinda iken
kaybettigimiz, buyuk kaybimizin anilmasinin tam 58'inci yilidir. "O"
buyuk adam, "Benim naciz vucudum, elbette bir gun toprak olacaktir;
ama Turkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yasayacaktir" diyerek Ataturk
yolunun yolcularina omuzdan omuza tasiyacaklari kutsal emanetin ne
oldugunu da gayet acik ve secik olarak gostermis bulunuyordu. Su
halde, bizlerin gorevi; yasi, uzuntuyu bir yana birakip,
Ataturkumuzun yuce emanetini Cumhuriyetimizi ve de demokrasimizi
surekli iyiye, guzele tasimak, umutlarimizi beklentilerimizi taptaze
tutmaktir.
Hep bildigimiz gibi, Cumhuriyetimiz yaratici ve
toplumu ileriye goturucu itici gucunu, ulusal kurtulus ve
bagimsizlik savasimizdan ve de onun et tirnak ornegi ayrilmaz
parcasi olan Ataturkumuzden alir. Ataturk ogretisinin, ilkelerinin
ve birbiri ardina gerceklestirdigi sosyal donusumlerinin,
inkilaplarinin ozu, Turk insanini islemek yetistirmek ve onda esasta
varolan cevheri meydana cikartarak, evrensel degerler dizesinin en
yuksek yerine oturtmaktir.
Dis kavga, ic kavga, Ataturkumuzun ogretisine
taban tabana zittir. Tarihin bu gune dek tanidigi o buyuk askeri
dehanin ve sosyal mimarin izinden yuruyenler, gercek Ataturkculer
de, yurdumuz insanlarinin aralarinda yapay duvarlar orup
birbirlerinden ayri dusurerek degil, tam tersine, aralarinda sevgi,
saygi, dostluk ve dayanisma kopruleri kurup birlestirerek Turk
insanina layik olabilirler. Din, mezhep, dil etnik koken, siyasal
ayriliklari, hep birarada dirlik duzenlik icinde yasamamizi
engelleyemez.
Ataturk Cumhuriyeti'nin "Laiklik" ve "Insancil
milliyetcilik" anlayisinin yarattigi, gecimli, uyumlu, hosgorulu
ortam boylesine mutlu sonuca erisilmesinde bas etken olmustur.
Ataturkumuzun "Ne Mutlu Turkum diyene" derken,
kafasindaki tek dusunce, aralarinda en kucuk bir ayrim yapmadan, tum
Turk insaninin mutlulugudur.
Dunyada ki tum "izm"li, insani horlayan,
asagilayan otoriter yonetimler, bir daha dirilmemek uzere tarihin
derinliklerine gomuldukleri halde, Ataturkumuzun kurup buyuk Turk
ulusuna emanet ettigi laik Cumhuriyet duzenin yalcin kayalar gibi
sapasaglam, dimdik ayakta durmasinin gizemi iste budur. Ve bugun,
Avrupa'nin Amerika'nin dunyaca unlu siyasal bilim arastirmacilari,
bu gizemi yakalamak icin, goznuru dokmekte, binlerce sayfalik
siyaset tarihi literaturunu gozden gecirmektedirler.
Gunumuzde, karsi karsiya bulundugumuz en onemli
sorun, Cumhuriyetimizin hamuru demokratik duzenimizi, acik ve kapali
dusmanlarina karsi korumak ve yasatmaktir. Acik dusman olan "teror"
kadar, kapali dusmanlarda tehlikelidir. Bunlar: Cehalet, yoksulluk,
adaletsizlik, yolsuzluktur. Demokratik duzende cahillik, halki
yaniltan, ulkenin gercek yararlarini gozardi eden ve bencil-seytani
niyetlerini iktidara gelerek gerceklestirmek icin her yola basvuran,
halkin kutsal bildigi degerleri pervasizca somuren, sorumsuz,
demogog politikacilarin en buyuk destekleyicisidir.
Ote yandan, yoksullukla adaletsizlik, yolsuzluk
da, celahet kadar, demokratik duzenin dusmanlaridir. Bundan dolayi
demokratik duzenin arizasiz ve sarsintisiz islemesi icin, butun bu
dusmanlara karsi topyekun savas acmaliyiz. Peyderpey, guzel,
sevindirici sonuclarin alinmasi ile Cumhuriyetimizin kurucusu,
Devletimizin yapilandiricisi, olumsuz Atuturkumuz, ebedi
dinlencesinde huzur icinde yatacaktir.
YENICE Gazetesi
Sayi: 2942
ANA SAYFAYA D�N
|