T�rkiye'de demokrasi tart��malar� �zel1ikle darbe d�nemlerinde
yogunlasir. Zaten darbeler de demokrasi i�in yapilir, demokrasiye
demokrasi i�in ara verilir. Darbeler arasinda sikisan demokrasinin
de ne kadar demokrasi oldugu tartisi1irl/tartisacagiz. 28 subat
s�reci ve 18 Nisan se�imleri nedeniyle demokrasi tartismalari yine
g�ndemde.
T�rk demokrasisini, T�rk siyaset geleneginden bagimsiz
d�s�nemeyiz. T�rk siyaset geleneginin en belirgin �zelligi ise
militarist, se�kinci bir karakter tasimasi ve sivillesememis
olmasidir. Kadim T�rk devletlerin (Orta Asya'da kurulanlar) ordu
devletleridir. Anadolu'da kurulan Sel�uklu Devleti'nde ikta, Osmanli
Deviltinde de timar sistemleriyle siyasal, ekonomik ve sosyal yapi
orduya g�re d�zenlenmisir. Devletin basi olan h�k�mdarlar da ayni
zamanda ordunun komutanidirlar. Osmanli'da timar sisteminin
bozulmasiyla birlikte ordu, ekonomik, siyasal ve sosyal yapi da
bozulmustur. Yeniliklere, islahatlara ordudan bas1ani1mistir.
Bununla birlikte Yeni�eri isyanlarini g�rmekteyiz. Ordunun siyasete
bu a�ik m�dahalelerinde �nce devlet adamlari degistirilir, idam
edilirken, sonralari h�k�mdar degisiklikleri hatta idamlari (II.
Osman) da o1mustur.
Osmanli'nin Son D�neminde Siyaset
II. Mahmud tarafindan yeni�eri ocagi kaldirilir. Yeni�erilerin
iktidara m�dahaleleri ,,muhafazakar" (=stat�kocu, mevcut d�zenin
devamindan yana, degisime karsi) �zellik tasirken yeni kurulan
ordunun m�dahaleleri batici, modern bir �zellik tasir. Bu durum
bagimsizliklarini kazanan Asya ve Afrika'nin eski s�m�rge
toplumlarinin ordularinda da g�r�l�r. TSK'nin iktidara y�nelik
m�dahaleleri (g�r�n�rde) resmi ideolojiyi korumaya y�nelik
oldugundan stat�kocu, muhafazakardir.
II. Mahmud'la birlikte batililasma hareketleri hiz kazanir.
Avrupa'ya egitim i�in g�nderilen gen�ler yurda d�nd�klerinc
hararetli Bati savunuculari durumundadirlar. ,,Tepeden tirnaga,
topyek�n batililasma tek s�z�md�r.
Bati hayranligi ve Batililasma hareketi Bati'yla iyi ge�inme
(�zellikle Rusya'ya karsi) Bati'ya dayanmayi, giderek de Osmanli
�zerinde g�n ge�tik�e baskisini artiran Bati taleplerini,
dayatmalarini karsilamayi getirmistir. Tanzimat ve lslahat
fermanlari, Mesrutiyet hareketleri hep Bati'nin hosnutlugunu,
destegini saglamak i�indir.
Gen� Osmanlilar (J�n T�rkler), Ittihat ve Terakki �izgisi Osmanli
padishinin mutlakiyet�i iktidarina karsi �rg�tl� muhalefeti temsil
eder. Avrupa'da ve T�rkiye'de yazili basin sahibi olan bu
muhaliflerin y�netimdeki etkin sahislarla ve ordu mensuplariyla da
iliskiye ge�mesiyle asker-aydin-y�netici elit ittifaki kurulur.
J�n T�rkler bu ittifakla 30 Mayis 1876'da Abd�laziz'e karsi bir
saray darbesi ger�eklestirirler. Abd�laziz'in yerine V.Murad
ge�irilir. V. Murad'in acziyeti nedeniyle Mithat Pasa Abd�lhamid'le
Kanun'u Esasi �zerinde anilsarak Abd�lhamid sultan ilan edilir.
Mithat Pasa �nderliginde ger�eklestirilen bu ilk darbe
"darbelerle gelen anayasalar" geleneginin baslangicidir. Bu gelenek
Cumhuriyet d�neminde de devam edecektir.
23 Aralik 1876'da Kanun-u Esasi (I.) Mesrutiyet ilan edildi. Ilk
kez yapilan se�imlerde okuma-yazma bilen ve 25 yasini bitiren her
vatandas se�me, 35 yasini bitirenler de se�i1me hakkina sahipti. Iki
meclisli sistemde Ayan Meclisi'nin 38 �yesini Abd�lhamid se�ti.
Mebusan Meclisi'ne halk tarafindan 56'si m�sl�man 40'i Hristiyan 96
mebus se�ildi. Meclis halka degil padisaha karsi sorumluydu.
Padisahin meclisi feshetme ve g�venligi sarsan kisileri s�rg�ne
g�nderme yetkisi vardi. Mecliste padisah da dahil hersey rahatlikla
elestiriliyordu. �zellikle azinlik temsilcilerinin ayrilik�i
tavirlari dis m�dahaleleri kolaylastiriyordu. Ruslarla yapilan savas
da yenilgi getirince II. Abd�lhamid 14 Subat 1878'de i� ve dis
sartlari gerek�e g�stererek ve anayasadan kaynaklanan yetkisine
dayanarak meclisi feshetti.
II. Abd�lhamid 30 yil boyunca mutlak bir egemen-lik kurdu.
Muhalif gruplar Ittihat ve Terakki adi altinda �rg�tlenerek yogun
bir muhalefet baslattilar. Ittihat ve Terakki' ye bagli subaylarin
Manastir ve Selanik'te isyan cikarmalari �zerine II. Abd�lhamid 28
Temmuz 1908'de II. Mesrutiyeti ilan etti, anayasa tekrar y�r�rl�ge
girdi.
Yapilan se�imlerde Ittihat ve Terakki' nin adaylari �ogunlugu
sagladi. Mecliste 142 T�rk, 60 Arap, 25 Ar-navut, 23 Rum, 12 Ermeni,
5 Musevi, 4 Bulgar, 3 Sirp ve 1 Ulah milletvekili vardi. Iktidarda
ve �zellikle askerler arasinda hizla kadrolasan Ittihat ve Terakki
her ge�en g�n muhalefet �zerindeki baskilarini artirdi. Ittihat ve
Terakki' nin baskilarina karsi 13 Nisan 1909'da 31 Mart Vakasi
ger�eklesti. Muhalefet kisa s�rede yayildi. Ittihatcilarin etkin
oldugu Selanik'ten gelen Mahmut Sevket Pasa komutasindaki Hareket
Ordusu ayaklanmayi g��l�kle bastirdi. Istanbul'da sikiy�netim ilan
edildi. Ittihatcilarin �ogunluk oldugu meclis padisahi "halk seni
istemiyor" deyip indirerek yerine V. Mehmet Resat'i ge�irdi. 1876
Anayasasi'nda degisiklik yapilarak padisahm yetkileri
sinirlandirildi, meclisin yetkileri artirildi. Ittihat ve Terakki "mesrutiyet,
h�rriyet..." sloganlarina ragmen giderek padisahtan daha
mutlakiyetci bir y�netim olusturdular. 31 Mart Vakasi bahane
edilerek muhalefet hem kanuni yollarla hem de komitaci usullerle
sindirildi, tevkif edildi. Ahrar Firkasi, Ittihat-i Muhammedi,
Fedaka-ran-i Millet ve Heyet-i M�ttefika-i Osmaniye Cemiyeti
kapatildi. Her t�rl� muhalefet "gerici, irticaci ve halk d�smani"
ilan edildi. Muhalif gazeteciler faili mechullerle �ld�r�ld�.
Ittihat ve Terakki diktasina karsi kurulan H�rriyet ve Itilaf
Firkasi ara se�imlerde �ogunlugu saglamalarina ragmen 1912 (sopali)
se�imlerinden sonra muhalefetin meclise girmeleri engellendi. 23
Ocak 1913'teki Bab-i Ali Baskini ile h�k�met yeniden degistirilerek
1918'e kadar s�ren Enver, Talat ve Cemal Pasalar'in eliyle fiilen
bir oligarsi kurdular. Ittihat ve Terakki despotizmi Osmanli'yi 1.
D�nya Savasi'na sokarak devletin sonunu getirdi.
Milli M�cadele D�nemi
Milli M�cadele d�neminde yerel direnis hareketlerini genelde
ittihatcilar �rg�tlemekteydi. Istanbul H�k�meti tarafindan ordu
m�fettisi olarak Erzurum'a g�nderilen Mustafa Kemal yerel M�dafa-i
Hukuk Cemiyetleri'ni Anadolu ve Rumeli M�dafa-i Hukuk Cemiyeti adi
altinda topladi. Bir nevi h�k�met gibi �alisan Temsil Heyeti
se�ilerek basina M. Kemal getirildi.
Damat Ferit Pasa h�k�metinin yerine Anadolu'daki hareketle daha
iyi iliskiler kurabilecegi d�s�n�lerek getiririlen Ali Riza Pasa
baskanligindaki yeni h�k�met Sivas Kongresi'ni ve Temsil Heyeti'ni
tanidi. Meclis-i Mebusan i�in se�imler yapildi. Meclis Misak-i
Milliyi tanidi. Bunun �zerine Istanbul isgal edildi. Istanbul'dan
ka�abilen mebuslarla yeni se�ilen mebuslar Ankara'da toplanarak 23
Nisan 1920'de TBMM'yi a�tilar.
I. Meclis �yelerinin tamami tam bagimsizlik noktasinda g�r�s
birligi i�inde olmalarina ragmen, gelecekteki y�netim sekli
konusunda farkli g�r�sleri vardi. 1921 Anayasasi'nda saltanat ve
hilafet konusuna hi� deginilmezken milli irade ve millet
egemenliginden bahsedilmis, hakimiyetin kayitsiz sartsiz millete ait
oldugu vurgulanmisti. Fiili bir durum yaratilarak s�z konusu iki
kurum islevsiz birakildi. Saltanatin kaldirilmasi s�z konusu
oldugunda yogun tartismalar yasanmis, M. Kemal duruma su s�zlerle
m�dahale etmistir:
"Hakimiyet ve saltanat hi� kimse tarafindan hi� kimseye ilim
icabidir diye, m�zakere ile, m�nakasa ile verilmez. Hakimiyet,
saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alinir. Osmanogullari, zorla
T�rk Milleti'nin hakimiyet ve saltanatina vaziulyed olmuslardi, bu
tasallutlarini alti asirdan beri idame eylemislerdi. Simdi de T�rk
Milleti bu m�tecavizlerin hadlerini ihtar ederek, hakimiyet ve
saltanatini, isyan ederek kendi eline, bilfiil almis bulunuyor. Bu
bir emrivakidir. Mevzubahis olan, millete saltanatini, hakimiyetini
birakacakmiyiz, birakmayacak miyiz? Meselesi degildir. Mesele zaten
emrivaki olmus bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehal
olacaktir. Burada ictima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabii
g�r�rse, fikrimce muvafik olur. Aksi takdirde, yine hakikat usul�
dairesinde ifade olunacaktir. Fakat ihtimal bazi kafalar
kesilecektir." ( Lewis, s.258)
Bu konusma halk adina yapilmis! Milletin haklarinin kendisinin
oldugu s�ylenmistir. Hilafet ve saltanat ugruna verilmis bir
m�cadele var ve bu m�cadeleyi halk nezdinde mesrulastirmak i�in bunu
bizzat M. Kemal hutbeler irad ederek ifade etmistir. Mebuslarin
muhalefetine ragmen �nce saltanat hilafetten ayrilarak (hilafete
dokunmuyoruz denilerek) kaldirilmis. Cumhuriyet ilan edilmis,
halifenin g�revlerini meclis yapacak denilerek hilafet de
kaldirilmistir. Takiyye politikasinin en ala �rnegi!
Tek Parti D�nemi
17 Kasim 1924'te TBMM'nin ilk muhalefet partisi Milli M�cadele
kahramanlarindan Kazim Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Cafer Tayyar,
Rauf Orbay ve Meclis'ten 28 �ye tarafindan kurulur. Terakkiperver
Cumhuriyet Firkasi adindaki bu partinin ilkeleri arasinda
h�rriyetperverlik (liberalizm), halkin hakimiyeti (demokrasi) ile
fikir ve dini inan�lara saygi da yer almaktaydi.
1925 Subati'nda Dogu illerinde tek partinin hilafeti kaldirmasi,
�mmet anlayisinin terkedilerek yerine irk�i, milliyeti�i bir
anlayisini idame ettirilmeye �alismasina bir tepki olarak Seyh Said
Isyani basladi. 3 Mart'ta Fethi Okyar h�k�meti d�s�r�lerek sertlik
yanlisi Ismet Pasa h�k�meti kuruldu. Hiyanet-i vataniye kanununa
"dini g�r�nt� altinda ayaklanma, dinin siyasete alet edilmesi" h�km�
de eklendi. H�k�mete olagan�st� yetkiler taniyan Takrir-i S�kun
Kanunu y�r�rl�ge kondu. Ankara ve Dogu'da Istiklal Mahkemeleri
kuruldu. Takrir-i S�kun Kanunu'na dayanarak iktidar, b�t�n
muhalefeti sindirildi. Muhalif basin susturuldu, yayincilar Istiklal
Mahkemeleri'nde yargilamrak mahkum edildi. "Dini inan�lara saygili"
ilkesinden dolayi Seyh Sait isyanini tesvik ettigi iddiaslyla 3
Haziran 1925'te Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi kapatildi. Izmir'de
suikast girisimi iddiaslyla son muhalifler (eski Ittihat�ilar, Milli
M�cadele kahramanlari ortadan kaldirildi) de istiklal mahkemelerinde
yargilanarak �ogu bedenen ortadan kaldirildi.
Muhalefetin tamamen tasviye edildigi b�yle bir ortamda M. Kemal
d�s�nd�g� k�kl� degisimleri ger�eklestirme imkani buldu.
Tek parti diktasinin yogunlugu gittik�e artiyordu. 1927
se�imlerine CHP tek basina girdi. Se�im �ncesinde CHP, daha �nce
milletvekili adaylarinin tespitini biraktigi firka organlarindan bu
yetkiyi alarak firka Genel Baskani M. Kemal' e verdi. Se�imler
g�stermelikti. Aday tayini tek parti organlarinaa dahi birakilmiyor,
tek kisiye, M. Kemal'e veriliyordu. Tayin ettigi adaylarini M. Kemal
s�yle takdim ediyordu:
"Aziz vatandaslarim, Cumhuriyet Halk Firkasi namina b�t�n
memlekete TBMM azaligi i�in tespit ettigim zevatin heyeti
umumiyesini ittilaniza (bilginize) arzedi-yorum. Her vatandas i�in
yeni devrede beraber (�ahsmayi m�nasip g�rd�g�m arkadaslarim heyeti
umumiyesinin birlikte g�r�lmesini faideli addettim. Bunlardan her
daire-i intihabiyyeye (se�im b�lgesine) tefrik edecegim mebus
namzetlerimi ayrica imzam tahtinda arzedecegim."(Baskaya, s.172)
Insan, bu sekilde olusturulan bir meclisten nasil muhalefet
�ikabildigine sasiriyor.
1930'lu yillardan itibaren, 1929 d�nya ekonomisi bunaliminin T�rk
Ekonomisine de yansimasi, toplumsal hayatta yapilan devrimler, tek
partinin halka karsi baskici uygulamalan gibi nedenlerle halk
arasinda derin bir hosnutsuzluk basladi. 12 Agustos 1930'da
muhalefetin derecesini �l�mek, bu muhalefetin mecliste olusturulacak
g�d�ml� bir muhalif firkaya y�nlendirilerek manip�le edilmesi ve
h�k�metin yanlis uygulamalarinin denetlenmesi amaciyla M. Kemal'in
talimatiyla eski basbakanlardan Fethi Okyar baskanliginda Serbest
Cumhuriyet Firkasi kuruldu.
SCF'na halkin ilgisi b�y�kt�r, firka kisa s�rede Istanbul, Izmir,
Aydin, Samsun ve Trabzon gibi illerde �rg�tlendi. Izmir'de yapilan
toplantida izdiham yasandi, halk baslarina zorla giydirilen
sapkalari yerlere atip �ignedi. Vali Kazim Pasa ve Halk
Partililer'in engellemelerine ragmen halk Fethi Bey'i karsilamaya
gider. G�venlik kuvvetlerinin rastgele ates a�masi �zerine 14
yasinda bir �ocuk �ld�r�l�r. �ocugun babasi yavrusunun cesedini
Fethi Bey'in �n�ne koyarak "iste size bir kurban! Baska-larini da
vermeye haziriz. Yeter ki sen bizi bu zalimlerin elinden kurtar!"
der. (Ahmet Agaoglu, Serbest Firka Hati-ralari, Hetisim, Istanbul
1994, s.168-169)
SCF'na halkin g�sterdigi bu ilgi, onu iktidara alternatif olacak
g�ce ulastirir. G�d�ml� muhalefetin iktidara alternatif olarak
ortaya �ikmasi CHP elitlerini aleyhinde kampanya baslatmaya
y�neltir. S�ylem yine aynidir. Yakup Kadri ve Fatih Rifki gibi
diktat�rl�k kalems�rleri "Irtica hortladi! Bunlar Seriat
istiyorlar!" diye feryad ederler.
1930, Belediye se�imlerinde oylarina �ogunun SCF'na gittigini
g�ren CHP'liler b�t�n devlet mekanizmasini harekete ge�irirler.
Milletvekili se�imlerine girmeden SCF'ni kapatma girisimlerinde
bulunurlar. Ismet In�n� M. Kemal'e orduda rahatsizlik oldugunu
s�yleyerek kendi rahatsizligini da ileterek onu ikna eder. M.
Kemal'in destegini yitirdigini anlayan Fethi Bey SCF'ni 17 Kasim
1930'da fesheder. SCF ile ayni d�nemlerde kurulan Ahali Cumhuriyet
Firkasi, T�rk Cumhuriyet Amele ve �ift�i Partisi de h�k�met
tarafindan kapatilir. SCF'nin kurucularindan Ahmet Agaoglu ve Fethi
Bey anilarinda ilk g�nlerden beri M. Kemal'in samimi olmadigini
hissettiklerini ifade ederler. M. Kemal, Fethi Bey'i parti kurma
konusunda ikna etmek i�in sunlari s�yler: "Bu g�nk� manzaramiz asagi
yukari bir diktat�r manzarasidir. Vakia birer meclis vardir. Fakat
i�eride de disarida da bize diktat�r nazariyla bakiyorlar... Ben
�ld�kten sonra arkamda kalacak olan m�essese bir istibdat
m�essesesidir."
SCF'nin kapatilmasindan bir ay sonra 23 Aralik 1930 g�n�
Menemen'de meydana gelen provakasyon bahanesiyle basta
Naksibendiler'in �nde gelen isimleri ve son muhalifler de ortadan
kaldirilir. B�ylece Menemen hadisesi, Izmir Suikast Girisimi
iddiaslyla ayni misyonu yerine getirmis olur.
T�rkiye'nin i� politikasindaki degisiklikler disardaki
degisimlerden bir �l��de de olsa etkilenmekteydi. SCF'nin
kurulusunda devletin disaridaki diktat�rl�k izlenimini silinmeye
�alismasi etkilidir. Avrupa'da �zellikle Ispanya, Italya ve
Almanya'daki totaliter fasist partilerin y�kselisiyle beraber CHP
ile devlet tamamen b�t�nlestirilmisti. M. Kemal partinin "Ebedi
Sef'i", Ismet In�n� "Milli Sef'i" oldu. "Sef" �nvani d�nemin fasist
liderlerinden ne kadar etkilendiklerinin g�stergesidir. Partinin
ilkeleri (alti ok) devletin ilkeleri kabul edilir. Parti genel
sekreteri ayni zamanda I�isleri Bakani, partinin il baskanlari
bulunduklari ilin valileri, parti m�fettisleri ayni zamanda devlet
memurlarinin da denetleyicisi olarak g�revlendirildiler. Firka
yerine "Parti" kabul edilir.
Demokrat Parti ve �ok Partili Hayat
II. D�nya Savasi'nda Italya, Almanya ve Japonya'nin yenilmesiyle
totaliter rejimler sona erdi. Demokratiklesme ve ekonomide
liberallesme reva�taydi. Totaliter rejimler Bati'ya g�ven
vermemekteydi. Bununla birlikte T�rkiye �zerinde �zellikle Bogazlar
ve Dogu Anadolu ile ilglli talepleri nedeniyle Sovyet Rusya bir
tehdit haline geldi.
Bu sartlar altinda Bati ile iliskileri gelistirmek i�in �ok
partili hayata ge�ilmek zorunda kalindi. CHP'nin istedigi SCF'nin
kurulusunda oldugu gibi g�d�ml�, muhalefeti sinirli, iktidara
alternatif olmayan g�stermelik bir partinin kurulmasiydi.
Adnan Menderes, Celal Bayar, Fuat K�pr�l� ve Refik Koraltan
tarafindan demokratiklesme taleplerini i�eren bir �nergenin CHP
meclis grubunca reddedilmesi �zerine 7 Ocak 1946 tarihinde �nerge
sahiplerince Demokrat Parti kuruldu. Ideolojik olarak CHP'den farkli
olmayan yeni parti daha az merkeziyet�i ve daha az b�rokratik bir
devlet �ng�r�yordu.
II. D�nya Savasi yillarinada alinan ekonomik tedbirler halki zor
durumda birakmisti. Bunlar 1940 tarihli Milli Koruma Kanunu
(iktidara fiyat ve arzi belirleme, halki zorunlu �alistirma yetkisi
veriyordu), 1942 Varlik Vergisi ve Milli M�cadele i�in konulmus ve
1925'te kaldirilmis olan Ayniyat Vergisinin 1943'te tarim �r�nlerine
yeniden getirilmesi, CHP b�rokrasisinin halki horlayan, baski altina
alan uygulamalari nedeniyle halk DP'ye y�neldi.
DP' nin �nceden gerekli demokratik d�zenlemelerini yapilmamasi
halinde boykot edecegini s�yledigi, fakat sonradan katildigi 21
Temmuz 1946'daki CHP'nin baskin se�iminde CHP 390, DP 65 ve
bagimsizlar da 7 milletvekili ile mecliste temsil edildi. Ancak a�ik
oy gizli sayim ilkesi ve CHP'li b�rokratlarina keyfi uygulamalar
nedeniyle se�imler tarihe saibeli se�imler olarak ge�ti.
CHP 1950'ye kadar ge�en d�nem i�inde ilimli politikalar takip
etmeye �alisti. B�rokratlarina tarafsizla�tirmasi, gizli oy a�ik
sayim gibi demokratiklesmeler saglandi. Recep Peker y�netimindeki
uzlasmaz, kati merkeziyet�i h�k�metin yerine Hasan Saka ve Semseddin
G�naltay gibi ilimlilardan kurulu h�k�metler getirildi. Kisacasi CHP
ge�mis yillardaki baskici kimligini halka unut-turmaya �alisti.
14 Mayis 1950'deki se�imlerde DP 408, CHP 69 sandalye kazandi.
Darbe s�ylentilerine ragmen iktidar el degistirdi. CelaI Bayar
cumhurbaskani, Adnan Menderes basbakan oldu. Iktidarina el
degistirmesiyle her iki parti de kimlik krizi yasadi. CHP 1950
se�imlerine son yillarda uyguladigi ilimli politikalara g�venerek
garanti g�z�yle bakiyordu, bu nedenle iktidarina parti-devlet
b�t�nlesmesinden kaynaklanan genis yetkilerini DP'nin talebine
ragmen kisitlamamisti. Se�im sonu�lari CHP'de tam anlamiyla sok
etkisi yapti. DP, iktidarina genis yetkilerine ragmen b�rokrasiye,
orduya ve CHP' ye karsi kendisini hi�bir zaman g�vende hissedemedi.
Darbe s�ylentileri �zerine genelkurmay baskani, kuvvet komutanlari
dahil 15 general ve 150 albayi emekliye ayirdi.
DP, iktidarinin ilk bir ka� yilinda hava sartlarinin uygun
olmasiyla hasadin bollasmasi, ekonominin iyilesmesi DP i�in n�fusun
b�y�k bir kisminin yasadigi kirsal kesimin oylarini garantiledi.
CHP'nin DP'ye y�nelik klasik irtica s�ylemlerine karsi (o yillarda
Ticanilerin Atat�rk heykel ve b�stlerine y�nelik saldinlari vardi)
25 Temmuz 1951'de Atat�rk'� Koruma Kanunu �ikardi. Hatta dini
istismar ediyor diye 8 Temmuz 1953'te Millet Partisi'ni kapatti.
2 Mayis 1954 se�imlerinde DP 503, CHP sadece 31 sandalye kazandi.
DP' nin, gittik�e otokratiklesmesi, muhalefet �zerinde baski kurmasi
ve ekonominin k�t�lesmesi, enflasyonun artmasi �zerine kentli
tabaninin ve �niversite �yelerinin destegini kaybetti. Enflasyondan
ilk etapta etkilenmeyen kirsal kesimin destegini muhafaza etti. 27
Ekim 1957 se�imlerinde DP 424, CHP 178 sandalye kazandi. DP' nin
g�c�n� devam ettirmesine ragmen bazi desteklerini yitirdigi ortaya
�ikti.
CHP'liler se�imle iktidar olamayacaklarinai anlayinca se�im disi
yollarla iktidara gelme yollarini aramaya basladilar. �zellikle DP'
nin halk katmanlarini politikaya sokmasi, CHP' nin malvarliginin
kaynagini arastirmak i�in (CHP' nin devlet bankalarinin
sermayesinden daha fazla serveti vardi) Tahkikat Komisyonu kurmasi
ordu i�inde de rahatsizliklara yol a�ti. DP giderek kendini daha
g�vensiz hissediyor, gittik�e de muhalefet �zerindeki baskilarini
artiriyordu. Basina y�nelik sans�rler, darbe s�ylentilerine karsi
ordu i�inde sorusturmalar...
DP iktidarina karsi �grenci eylemleri basladi. CHP gen�lik
�rg�tleri Istanbul ve Ankara'da g�steriler d�zenledi. H�k�met
Istanbul ve Ankara'da siki y�netim ilan etti. Darbe s�ylentileri
karsisinda kendi konumunu g��lendirmek i�in Menderes halka d�nd�.
G��l� oldugu Ege B�lgesi'nde mitingler d�zenledi. Ankara'ya
d�nd�g�nde harp okulu �grencilerinin g�sterisi h�k�metin prestijine
agir darbe vurdu. Harp Okulu �grencilerinin g�sterisi �zerine
h�k�metin bir sorusturma baslatarak darbe planlarini ortaya
�ikartacagindan korkan cunta erken davranarak 27 Mayis 1960'da
darbeyi yapti.
Milli Birlik Komitesi, Istanbul �niversitesi Rekt�r� Siddik Sami
Onar baskanliginda �gretim �yelerinden m�tesekkil birAnayasa
Komisyonu kurdu. Komisyon Avrupa'daki gelisen sosyal devlet
anlayisinin da etkisiyle liberal bir anayasa hazirladi. 1961
Anayasasi'yla yeni kurumlar olusturuldu. Anayasa Mahkemesi, Milli
G�venlik Kurulu ve Danistay'in yetkilerinin artirilmasiyla
iktidarina denetlenmesine agirlik verildi.
31 Agustos'ta parti liderleri askerlerin g�zetiminde toplanarak
bir deklerasyon yayinladi. Askerlerin CHP'nin iktidar olmasi i�in en
uygun Propaganda zeminin olusturulmasma y�nelik alinmasini istedigi
�nlemler sunlardi:
1) 27 Mayis Devrimi'ni siyasal ama�larla sorgulamamak ve istismar
etmemek.
2) Atat�rk Reformlari'ni korumak.
3) Islam'i siyasi ama�larla istismar etmemek.
4) Yassiada Mahkemesi kararlarini istismar etmemek. 15 Eyl�l
1961'de Yassiada Mahkemesi, Adnan
Menderes, Fatih R�st� Zorlu ve Hasan Polatkan'in idamini onayladi.
16 Eyl�l'de Zorlu ve Polatkan, bir g�n sonra da Menderes idam
edildi.
15 Ekim 1961'de se�imler yapildi. CHP 173 sandalye alirken, DP'
nin devami sayilan neo-demokrat partiler (Adalet Partisi 158, Yeni
T�rkiye Partisi 65, Cumhuriyetci K�yl� Millet Partisi 54) toplam 277
sandalye kazandilar.
Sonu�lar i�eride ve disarida, Menderes'in bir zaferi ve 27 Mayis
rejimine karsi halkin bir kinama oyu olarak yorumlandi.
Solun neredeyse tamami 27 Mayis' i "ilerici" olarak
degerlendirmis, sahiplenmistir. "Darbeler demokratik a�idan degil
diyalektik a�idan degerlendirilir, ne getirmis, ne g�t�rm�s �nemli
olan o." seklinde bir bakis a�ilari vardir. (Tanilli, s.56)
Se�im sonu�lari ortadaydi. Bu durumda askerin kislasina d�nmesi
pek olasi degildi. 1962 ve 1963'te bir dizi basarisiz darbe
girisimleri oldu.
1965 se�imlerinde bir partinin meclise hakimiyetini engellemek
i�in nisbi se�im sistemi uygulandi. Fakat bu S�leyman Demirel
liderligindeki Adalet Partisi' nin y�kselisini �nleyemedi.
Se�imlerde AP 240, CHP 134, diger sag partiler (Millet P+CKMP+YTP)
61, Is�i Partisi 15 sandalye kazandi.
1965' ten sonra muhalefet sokaga tasti. �niversiteler �grenci
eylemleriyle, fabrikalar isci grevleriyle fel� oldu, kirsal kesimde
k�yl�lerin toprak isgalleri basladi.
12 Mart 1971
12 Mart 1971'de ordu komutanlari Demirel'e bir muhtira verdiler.
Muhtiranin i�erigi kardes kavgasinin ve anarsinin engellenemedigi,
Atat�rk'�n reformlarinin ger�eklestirilemedigi, �agdas uygarlik
hedefinden sapildigi, b�t�n bunlardan h�k�metin sorumlu oldugu, bu
hedeflere ulasmak i�in yeni bir h�k�metin demokratik yollardan
kurulmasi, aksi takdirde TSK'nin yasalardan aldigi yetkiyle idareyi
dogrudan dogruya ele alacagi seklindeydi.
Nihat Erim baskanliginda sivil bir h�k�met kuruldu. 1961
Anayasasi'nin hak ve �zg�rl�kleri genisleten maddeleri degistirildi.
Resmi ideoloji a�isindan tehlikeli g�r�len Islam! egilimli Milli
Nizam Partisi ve sosyalist egilimli T�rkiye Is�i Partisi kapatildi.
12 Mart Muhtirasi'yla devlet otoritesini tesis etmeyi ama�layan
uygulamalar sonu� vermedi. Siyaset disinda tutulmaya �alisilan
toplum kesimleri sokaga �ikti. 1973 se�imleriyle baslayan s�rekli
b�l�nmelerle parti enflasyonu yasandi. Bunun getirdigi koalisyonlar,
azinlik h�k�metleri istikrari saglayamadi. Sol ve Islami muhale-fetin
sokaga tasmasi, g�n ge�tike kitlesellesmesi ve sistemi radikal bir
sekilde sorgulamaya baslamalari orduyu harekete gecirdi. Ordunun bu
kadar beklemesinin sebebi olarak 27 Mayis'la halk nezdinde d�st�g�
duruma tekrar d�smek istmemesi yaygin olan bir kanaattir.
12 Eyl�l 1980
Darbeyle birlikte anayasa degisikligi de geldi. 82 Anayasasi'yla
toplumu tepeden tirnaga kontrol altina almak i�in 61 Anayasasinin
getirdigi hak ve �zg�rl�kler geri alindi. Temel insan hak ve
h�rriyetlerinin genis �l��de sinirlandirildigi, yer yer kaldirildigi
bir ortamda muhalefet sindirildi. Halk depolitize edilerek DP ile
girdigi siyaset arenasindan dislandi. B�t�n bunlar 82 Anayasasi' yla
yasallasti.
Ordunun �zellikle Kenan Evren'in b�t�n karsi propagandalarina
ragmen Turgut �zal'in liderliginde ANAP 1983 se�imlerinde tek basina
iktidar oldu. Ordu perde arkasina �ekildi. Ancak sahne gerisinden
m�dahalelerini devam ettirdi. Halkin her t�rl� hak arama girisimleri
(sendikal haklar, inandigi gibi yasamak, K�rt kimliginin taninmasi...)
resmi ideoloji adina, demokrasi vitrininin ardindaki darbe kurumlari
tarafmdan gerek kanuni, gerek kanun disi yollarla bastirilmaya,
sindirilmeye �alisildi.
28 Subat 1997
Refah Partisi ile halkin �zellikle Islami taleplerle siyaset
sahnesine �ikmasi, Islam'in insanlarina bireysel ve toplumsal
hayatlarinda belirleyiciliginin artmasi, ABD'nin Yeni D�nya
D�zeni'nde Islam'i tehtid olarak g�rmesi, halkin iktidar
se�kinlerinden y�z �evirmesi, halkin destegini yitiren partilerin
sirtlarini devlete dayayarak ayakta durabilmeleri, ekonomide Anadolu
sermayesinin y�kselerek devlet destekli b�y�k sermaye ile rekabete
girmesi, Susurluk kazasiyla iktidar se�kinlerinin kirli
iliskilerinin g�zler �n�ne serilmesi egemenlerin yeniden "irtica
n�betlerine" yakalanmasina yol a�ti. Irtica s�ylemi her seyin �st�n�
�rtebilirdi. MGK toplantilan tarihi (!) olmaya basladi. PKK'dan daha
tehlikeli ilan edilen irticaya karsi kamuoyu olusturulmaya �alisildi.
�niversite rekt�rlerine, medyaya, yargiya, patronlara brifingler
verildi. Halkta tutmadi ama s�z konusu �evrelerde ragbet b�y�kt�.
Irtica s�yleminin temel nedenine baktigimizda bunun rantini
yiyenlerin tekelci sermaye, sivil-asker karmasi ve medya oldugu
ortadadir. Bu nedenle s�z konusu �evreler irtica ile m�cadelede
birbirleriyle yaristilar. Bati �alisma Grubu (BCG), Sicil �alisma
Grubu (SCG), valiler, garnizon komutanliklari, h�kumet, yargi
mensuplari, kartel medyasi, T�SIAD, Y�K, DGM hepsi de irtica ile
m�cadele de �ne �ikmaya �alistilar.
28 Subat s�recinin zeminini, alt yapisini olusturan Basbakanlik
Kriz Y�netmeligi ve Milli G�venlik Siyaset Belgesi'nin Refah-Yol
tarafindan imzalanmasidir. Bu y�netmelikle dogal afetler de dahil
olmak �zere MGK'nin kriz dedigi durumlarda MGK yaptirim
uygulayabilecek bir �st yapi haline geliyordu. Bunun ilk pratigi de
28 Subattir. Parlamento devre disi birakiliyor, yasama organi MGK
oluyor. Y�r�tme organi h�k�mettir ve tavsiye niteligindeki kararlari
y�r�tebilmek de h�k�metin �mr�n� tayin ediyor.
28 Subatin bilan�osu
- Refah-Yol h�k�meti d�s�r�ld�.
- 8 yillik kesintisiz egitimle IHL'lerin orta kesimleri
kapatildi, �niversiteye y�nelik sinirlamalarla lise kisimlari
islevsiz hale getirildi.
- Kamu kurum ve kuruluslarinda, �niversitelerde, imam-hatiplerde
bas�rt�s� yasaklandi.
- Kur'an kurslari kapatildi.
- Devlet kadrolarinda dindar memurlar tasviye edildi.
- Refah Partisi kapatildi.
- Parti y�neticileri, Refahli belediye baskanlari yargilandi,
tutuklandi, siyaset yap-malari yasaklandi.
- Vakif ve dernekler �zerinde baski kuruldu, y�neticileri
kovusturuldu.
- Anadolu sermayesine ambargo ilan edildi.
- YAS kararlariyla ailesi, esi dindar, bas�rt�l� olan, i�kili
toplantilara katilmayan subaylar ihrac edildi.
- �ok sayida insan, yazarlar gazeteciler de dahil g�zaltina
alindi, iskence ve tutuklamalar oldu.
Se�ime gidilen bir s�re�te k�st�rd�kleri, copladiklari halki
tekrar kazanmak icin PKK-Apo kozunu kullaniyorlar. Suriye ve
Yunanistan'a y�nelik sert mesajlar verilerek d�rt bir yanimiz ates
�emberi, milli birlik-beraberlik vurgulariyla halk manip�le edilerek
h�k�met olmalari halka degil 28 Subat s�recine bor�lu partilerin
tarafina �ekilmeye �alisiliyor.
Ordu-Siyaset Iliskisi
Milli m�cadele d�neminde Genelkurmay Baskani, Milli Savunma
Bakani'yla ayni d�zeyde h�k�mete alinirdi. 1924 yilinda Genelkurmay
Baskanligi bagimsizlastirildi. 1944 yilinda Genel Kurmay Baskanligi'
nin yetkileri daraltilarak basbakanliga baglandi. 1949 yilinda ise
Milli Savunma Bakanligi' na baglandi.
Mustafa Kemal kendi d�neminde askerlerin ordu ile meclis arasinda
se�im yapmasini istedi. Kendisine bagli sahsiyetleri orduda tutarak
orduyu kontrol� altina alirken anlasamadiklarinca meclise tesvik
ederek onlari orada tasviye etti. Tek Parti d�neminde resmi
ideolojinin bek�iligini CHP yaptigindan ordu siyasete m�dahale
etmemistir. CHP d�neminde Milli M�cadele' deki rollerinden dolayi
ordunun prestiji y�ksekti. Rahatsizlik alt r�tbeli subayiarla
ilgiliydi. �st d�zey komutanlar milli m�cadele kahramanliklarinin
rantiyla ge�iniyordu. II. D�nya Savasi' na dogru ordunun durumu iyi
degildi. Alt r�tbeli subaylar ordunun modernizasyonunu, ekonomik
sartlannm iyilestirilmesini istiyordu. Bu beklentileri nedeniyle
DP'yi desteklediler. DP'nin iktidarini hazmedemeyen �st d�zey
komutanlarina darbe yapacagi y�n�ndeki duyumlari �zerine
Bayar-Menderes ikilisi aralarinda Genelkurmay Baskani ve kuvvet
komutanlari da olmak �zere 15 general ve 150 albayi emekliye ayirdi.
Alt r�tbelilerin DP'den beklentileri ger�eklesmeyince iktidara karsi
cunta hizipleri olustu. Buna firsat vermemek i�in �st r�tbeliler 27
Mayis darbesini yapti.
1961 anayasaslyla Milli G�venlik Kurulu kuruldu. 111. madde
"Milli G�venlik Kurulu, kanunun g�sterdigi Bakanlar ile Genel Kurmay
Baskani ve Kuvvet temsilcilerinden kurulur: Milli G�venlik Kurulu'na
Cumhurbaskani baskanlik eder; bulunmadigi
zaman bu g�revi Basbakan yapar. Milli G�venlik Kurulu, milli
g�venlik ile ilgili kararlarina alinmasinda ve koordinasyonun
saglanmasinda yardimcilik etmek �zere, gerekli temel g�r�sleri
Bakanlar Kurulu'na bildirir." Kanunun g�sterdigi Bakanlar 129 sayili
kanunla belirlenmistir: Basbakan, Devlet Bakani, Basbakan
Yardimcilari, Milli Savunma, I�isleri, Disisleri, Maliye, Ulastirma
ve �alisma Bakanlari' ni kapsiyor.
12 Mart 1971 Muhtirasi' nin ardindan 1972'de "... BK'na bildirir"
ifadesi ".... BK'na tavsiye eder"e d�n�st�. 12 Eyl�l 1980 darbesiyle
hazirlanan 1982 Anayasasi'nda da "... Bakanlar Kurulu' nca �ncelikle
dikkate alinir" oldu.
1982 Anayasasi MGK'nin etkinligini ayrinatilariyla vurgulamis,
katilacak h�k�met �yelerinin sayilarini azaltarak asker �yeleri
artirmistir. MGK asker agirlikli oldugu gibi silahli g�c� de
ellerinde bulundurdugundan siviller �zerinde tartismasiz bir
�st�nl�ge sahip oldu. MGK ile ilgili 118 madde s�yledir:
"Milli G�venlik Kurulu, Cumhurbaskanin baskanliginda, Basbakan,
Genelkurmay Baskani, Milli Savunma, I�isleri, Disisleri Bakanlari,
Kara Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlari ve Jandarma Genel Komutani'
ndan kurulur. Milli G�venlik Kurulu. Devletin milli g�venlik
siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanmasiyla ilgili kararlarina
alinmasi ve gerekli koordinasyonun saglanmasi konusundaki g�r�sleri
Bakanlar Kurulu'na bildirir: Kurulun, devletin varligi ve
bagimsizligi, �lkenin b�t�nl�g� ve b�l�nmeziigi, toplumun huzur ve
g�venliginin korunmasi hususunda alinmasi zorunlu g�rd�g� tedbirlere
ait kararlar bakanlar Kurulu' nca �ncelikle dikkate alinir."
60 ve 80 darbeleriyle getirilen anayasalarla olusturulan
kurumlarla TSK �zerklesmis, toplumdan soyutlanmistir. Askeri
mahkemeler, Askeri Yargitay ve Askeri Y�ksek Idare Mahkemesi ile
yargi bagimsizligini kazanmistir. YAS kararlari sivil yargiya a�ik
degildir. Buna karsin Askeri Mahkemeler sivilleri de
yargilayabilmektedir. OYAK' in kurulmasiyla uluslararasi sirketlerle
kurulan ortakliklarla b�y�k bir ekonomik g�ce kavusmus, ekonomik
bagimsizligini kazanmistir. Asker emeklileri b�y�k sirketlerin
danismanlari ya da y�netim kurulu �yeleri olmaktadir. Ordu, MGK ile
yasama, MGK Sekreterligi' yle de, h�k�meti y�nlendirerek y�r�tme
erklerine de sahip oldu. Ordu pazarlari ve lojmanlari ve
egitimleriyle toplumdan soyutlanarak se�kinci bir anlayis sahibi,
60'tan sonra egitimlerine y�neticilik, siyaset dersleri de dahil
edilerek iktidara aday oldu. �zel Harp Dairesi, JITEM tamamen sivil
iktidarina malumati disinda
�alismaktadir. MIT'te askeri �yeler de oldugundan bagli bulundugu
basbakana yaniltici bilgiler verebilmektedir. DGM ve Y�K gibi
kurumlarda da askeri �ye bulundurarak yargidan y�ksek �gretime her
alanda etkinlik sahibi olmaktadir.
En son Basbakanlik Kriz Y�netmeligi ve Milli G�venlik Siyaset
Belgesi' nin de d�nemin h�k�metine imzalattirarak TSK doga�st�
yetkileriyle vesayet rejimini yasallastirmis oldu.
Sonu�
Tanzimat, islahat, mesrutiyet ve cumhuriyet... Her sey halk adina,
halk i�in, halka ragmen yapildi. Aristokratik mesrutiyetten,
oligarsik cumhuriyete degisen pek bir sey yoktu. Tek parti resmi
ideolojiyle b�t�nlesmisti. DP iktidari ile beraber halk tek parti ve
onun zihniyetini reddettigini g�sterdi. Halk katmanlarinin siyasete
sokulmasi, CHP ve ordu tarafindan hazmedilemedi. 60 darbesiyle
beraber ordu, resmi ideolojinin bek�isi oldu. Darbe anayasalariyla
vesayet rejimi yasallasti. Sivil iktidarina sinirli yetkisine ragmen
bu alana istemedikleri partilerin girmesini kabullenemediler. Sivil
iktidarina kanunlarla vesayet altina alindigi bir ortamda
egemenliklerini ve �ikar iliskilerini s�rd�rmek, kendileri i�in
tehtid olarak nitelediklerini hukuk disi yollarla (iskence, faili
mechul, tehtid) ortadan kaldirma i�in olusturduklari �etelerin,
kirli iliskilerin resmi Susurluk' ta �ekildi.
Demokrasi bu sartlar altinda g�stermelik, makyaj olmaktan �teye
gidemiyor. Demokrasi i�in temel sart olan sivillesme resmi
ideolojinin ve iktidarlarinin sonu olacagindan var g��leriyle
baskici, ceberrut ve "halka ragmen halk i�in"ci geleneklerini
s�rd�rmektedirler.
Yararlanilan Kaynaklar
- Feroz Ahmad, Demokrasi S�recinde T�rkiye, Hil Yayinlari, Mart
1996, (2.baski).
- Ridvan, Kaya, Kesintisiz Darbe D�zeni ve Islami Direnis
Sorumlulugu, Ekin Yayinlari, Subat 1998.
- Fikret Baskaya, Paradigmanin iflasi, Doz Yayinlari, Eyl�l 1997
(6.baski).
- Server Tanilli, Nasil Bir Demokrasi istiyoruz, Cem Yayinevi,
6.baski, Eyl�l 1994.
- Yal�in K���k, T�rkiye �zerine Tezler l, Tekin Yayinevi, 1989
(5. baski).
- Hikmet �zdemir, Rejim ve Asker, Iz Yayincilik, Istanbul 1993.
- Bernard Lewis, Modern T�rkiye'nin Dogusu, TTK, Ankara 1996.
- Umran Dergisi, Sayi 54, Subat 1999.
Kaynak: Y�r�y�s dergisi, sayi: 3, 1999