TÜRK�YEN�N S�YASET TAR�H�N� �NCELEYEN �NSANLAR BELK�DE ÇOK AZ �EY B�L�YORLARDI.. PERDE ARKALARINDA NELER�N DÖNDÜ�ÜNÜ MAALESEF H�ÇB�R�M�Z B�LM�YORUZ..

  DARBELER TAR�H�

T�rkiye'de demokrasi tart��malar� �zel1ikle darbe d�nemlerinde yogunlasir. Zaten darbeler de demokrasi i�in yapilir, demokrasiye demokrasi i�in ara verilir. Darbeler arasinda sikisan demokrasinin de ne kadar demokrasi oldugu tartisi1irl/tartisacagiz. 28 subat s�reci ve 18 Nisan se�imleri nedeniyle demokrasi tartismalari yine g�ndemde.

T�rk demokrasisini, T�rk siyaset geleneginden bagimsiz d�s�nemeyiz. T�rk siyaset geleneginin en belirgin �zelligi ise militarist, se�kinci bir karakter tasimasi ve sivillesememis olmasidir. Kadim T�rk devletlerin (Orta Asya'da kurulanlar) ordu devletleridir. Anadolu'da kurulan Sel�uklu Devleti'nde ikta, Osmanli Deviltinde de timar sistemleriyle siyasal, ekonomik ve sosyal yapi orduya g�re d�zenlenmisir. Devletin basi olan h�k�mdarlar da ayni zamanda ordunun komutanidirlar. Osmanli'da timar sisteminin bozulmasiyla birlikte ordu, ekonomik, siyasal ve sosyal yapi da bozulmustur. Yeniliklere, islahatlara ordudan bas1ani1mistir. Bununla birlikte Yeni�eri isyanlarini g�rmekteyiz. Ordunun siyasete bu a�ik m�dahalelerinde �nce devlet adamlari degistirilir, idam edilirken, sonralari h�k�mdar degisiklikleri hatta idamlari (II. Osman) da o1mustur.

Osmanli'nin Son D�neminde Siyaset

II. Mahmud tarafindan yeni�eri ocagi kaldirilir. Yeni�erilerin iktidara m�dahaleleri ,,muhafazakar" (=stat�kocu, mevcut d�zenin devamindan yana, degisime karsi) �zellik tasirken yeni kurulan ordunun m�dahaleleri batici, modern bir �zellik tasir. Bu durum bagimsizliklarini kazanan Asya ve Afrika'nin eski s�m�rge toplumlarinin ordularinda da g�r�l�r. TSK'nin iktidara y�nelik m�dahaleleri (g�r�n�rde) resmi ideolojiyi korumaya y�nelik oldugundan stat�kocu, muhafazakardir.

II. Mahmud'la birlikte batililasma hareketleri hiz kazanir. Avrupa'ya egitim i�in g�nderilen gen�ler yurda d�nd�klerinc hararetli Bati savunuculari durumundadirlar. ,,Tepeden tirnaga, topyek�n batililasma tek s�z�md�r.

Bati hayranligi ve Batililasma hareketi Bati'yla iyi ge�inme (�zellikle Rusya'ya karsi) Bati'ya dayanmayi, giderek de Osmanli �zerinde g�n ge�tik�e baskisini artiran Bati taleplerini, dayatmalarini karsilamayi getirmistir. Tanzimat ve lslahat fermanlari, Mesrutiyet hareketleri hep Bati'nin hosnutlugunu, destegini saglamak i�indir.

Gen� Osmanlilar (J�n T�rkler), Ittihat ve Terakki �izgisi Osmanli padishinin mutlakiyet�i iktidarina karsi �rg�tl� muhalefeti temsil eder. Avrupa'da ve T�rkiye'de yazili basin sahibi olan bu muhaliflerin y�netimdeki etkin sahislarla ve ordu mensuplariyla da iliskiye ge�mesiyle asker-aydin-y�netici elit ittifaki kurulur.

J�n T�rkler bu ittifakla 30 Mayis 1876'da Abd�laziz'e karsi bir saray darbesi ger�eklestirirler. Abd�laziz'in yerine V.Murad ge�irilir. V. Murad'in acziyeti nedeniyle Mithat Pasa Abd�lhamid'le Kanun'u Esasi �zerinde anilsarak Abd�lhamid sultan ilan edilir.

Mithat Pasa �nderliginde ger�eklestirilen bu ilk darbe "darbelerle gelen anayasalar" geleneginin baslangicidir. Bu gelenek Cumhuriyet d�neminde de devam edecektir.

23 Aralik 1876'da Kanun-u Esasi (I.) Mesrutiyet ilan edildi. Ilk kez yapilan se�imlerde okuma-yazma bilen ve 25 yasini bitiren her vatandas se�me, 35 yasini bitirenler de se�i1me hakkina sahipti. Iki meclisli sistemde Ayan Meclisi'nin 38 �yesini Abd�lhamid se�ti. Mebusan Meclisi'ne halk tarafindan 56'si m�sl�man 40'i Hristiyan 96 mebus se�ildi. Meclis halka degil padisaha karsi sorumluydu. Padisahin meclisi feshetme ve g�venligi sarsan kisileri s�rg�ne g�nderme yetkisi vardi. Mecliste padisah da dahil hersey rahatlikla elestiriliyordu. �zellikle azinlik temsilcilerinin ayrilik�i tavirlari dis m�dahaleleri kolaylastiriyordu. Ruslarla yapilan savas da yenilgi getirince II. Abd�lhamid 14 Subat 1878'de i� ve dis sartlari gerek�e g�stererek ve anayasadan kaynaklanan yetkisine dayanarak meclisi feshetti.

II. Abd�lhamid 30 yil boyunca mutlak bir egemen-lik kurdu. Muhalif gruplar Ittihat ve Terakki adi altinda �rg�tlenerek yogun bir muhalefet baslattilar. Ittihat ve Terakki' ye bagli subaylarin Manastir ve Selanik'te isyan cikarmalari �zerine II. Abd�lhamid 28 Temmuz 1908'de II. Mesrutiyeti ilan etti, anayasa tekrar y�r�rl�ge girdi.

Yapilan se�imlerde Ittihat ve Terakki' nin adaylari �ogunlugu sagladi. Mecliste 142 T�rk, 60 Arap, 25 Ar-navut, 23 Rum, 12 Ermeni, 5 Musevi, 4 Bulgar, 3 Sirp ve 1 Ulah milletvekili vardi. Iktidarda ve �zellikle askerler arasinda hizla kadrolasan Ittihat ve Terakki her ge�en g�n muhalefet �zerindeki baskilarini artirdi. Ittihat ve Terakki' nin baskilarina karsi 13 Nisan 1909'da 31 Mart Vakasi ger�eklesti. Muhalefet kisa s�rede yayildi. Ittihatcilarin etkin oldugu Selanik'ten gelen Mahmut Sevket Pasa komutasindaki Hareket Ordusu ayaklanmayi g��l�kle bastirdi. Istanbul'da sikiy�netim ilan edildi. Ittihatcilarin �ogunluk oldugu meclis padisahi "halk seni istemiyor" deyip indirerek yerine V. Mehmet Resat'i ge�irdi. 1876 Anayasasi'nda degisiklik yapilarak padisahm yetkileri sinirlandirildi, meclisin yetkileri artirildi. Ittihat ve Terakki "mesrutiyet, h�rriyet..." sloganlarina ragmen giderek padisahtan daha mutlakiyetci bir y�netim olusturdular. 31 Mart Vakasi bahane edilerek muhalefet hem kanuni yollarla hem de komitaci usullerle sindirildi, tevkif edildi. Ahrar Firkasi, Ittihat-i Muhammedi, Fedaka-ran-i Millet ve Heyet-i M�ttefika-i Osmaniye Cemiyeti kapatildi. Her t�rl� muhalefet "gerici, irticaci ve halk d�smani" ilan edildi. Muhalif gazeteciler faili mechullerle �ld�r�ld�. Ittihat ve Terakki diktasina karsi kurulan H�rriyet ve Itilaf Firkasi ara se�imlerde �ogunlugu saglamalarina ragmen 1912 (sopali) se�imlerinden sonra muhalefetin meclise girmeleri engellendi. 23 Ocak 1913'teki Bab-i Ali Baskini ile h�k�met yeniden degistirilerek 1918'e kadar s�ren Enver, Talat ve Cemal Pasalar'in eliyle fiilen bir oligarsi kurdular. Ittihat ve Terakki despotizmi Osmanli'yi 1. D�nya Savasi'na sokarak devletin sonunu getirdi.

Milli M�cadele D�nemi

Milli M�cadele d�neminde yerel direnis hareketlerini genelde ittihatcilar �rg�tlemekteydi. Istanbul H�k�meti tarafindan ordu m�fettisi olarak Erzurum'a g�nderilen Mustafa Kemal yerel M�dafa-i Hukuk Cemiyetleri'ni Anadolu ve Rumeli M�dafa-i Hukuk Cemiyeti adi altinda topladi. Bir nevi h�k�met gibi �alisan Temsil Heyeti se�ilerek basina M. Kemal getirildi.

Damat Ferit Pasa h�k�metinin yerine Anadolu'daki hareketle daha iyi iliskiler kurabilecegi d�s�n�lerek getiririlen Ali Riza Pasa baskanligindaki yeni h�k�met Sivas Kongresi'ni ve Temsil Heyeti'ni tanidi. Meclis-i Mebusan i�in se�imler yapildi. Meclis Misak-i Milliyi tanidi. Bunun �zerine Istanbul isgal edildi. Istanbul'dan ka�abilen mebuslarla yeni se�ilen mebuslar Ankara'da toplanarak 23 Nisan 1920'de TBMM'yi a�tilar.

I. Meclis �yelerinin tamami tam bagimsizlik noktasinda g�r�s birligi i�inde olmalarina ragmen, gelecekteki y�netim sekli konusunda farkli g�r�sleri vardi. 1921 Anayasasi'nda saltanat ve hilafet konusuna hi� deginilmezken milli irade ve millet egemenliginden bahsedilmis, hakimiyetin kayitsiz sartsiz millete ait oldugu vurgulanmisti. Fiili bir durum yaratilarak s�z konusu iki kurum islevsiz birakildi. Saltanatin kaldirilmasi s�z konusu oldugunda yogun tartismalar yasanmis, M. Kemal duruma su s�zlerle m�dahale etmistir:

"Hakimiyet ve saltanat hi� kimse tarafindan hi� kimseye ilim icabidir diye, m�zakere ile, m�nakasa ile verilmez. Hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alinir. Osmanogullari, zorla T�rk Milleti'nin hakimiyet ve saltanatina vaziulyed olmuslardi, bu tasallutlarini alti asirdan beri idame eylemislerdi. Simdi de T�rk Milleti bu m�tecavizlerin hadlerini ihtar ederek, hakimiyet ve saltanatini, isyan ederek kendi eline, bilfiil almis bulunuyor. Bu bir emrivakidir. Mevzubahis olan, millete saltanatini, hakimiyetini birakacakmiyiz, birakmayacak miyiz? Meselesi degildir. Mesele zaten emrivaki olmus bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehal olacaktir. Burada ictima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabii g�r�rse, fikrimce muvafik olur. Aksi takdirde, yine hakikat usul� dairesinde ifade olunacaktir. Fakat ihtimal bazi kafalar kesilecektir." ( Lewis, s.258)

Bu konusma halk adina yapilmis! Milletin haklarinin kendisinin oldugu s�ylenmistir. Hilafet ve saltanat ugruna verilmis bir m�cadele var ve bu m�cadeleyi halk nezdinde mesrulastirmak i�in bunu bizzat M. Kemal hutbeler irad ederek ifade etmistir. Mebuslarin muhalefetine ragmen �nce saltanat hilafetten ayrilarak (hilafete dokunmuyoruz denilerek) kaldirilmis. Cumhuriyet ilan edilmis, halifenin g�revlerini meclis yapacak denilerek hilafet de kaldirilmistir. Takiyye politikasinin en ala �rnegi!

Tek Parti D�nemi

17 Kasim 1924'te TBMM'nin ilk muhalefet partisi Milli M�cadele kahramanlarindan Kazim Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Cafer Tayyar, Rauf Orbay ve Meclis'ten 28 �ye tarafindan kurulur. Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi adindaki bu partinin ilkeleri arasinda h�rriyetperverlik (liberalizm), halkin hakimiyeti (demokrasi) ile fikir ve dini inan�lara saygi da yer almaktaydi.

1925 Subati'nda Dogu illerinde tek partinin hilafeti kaldirmasi, �mmet anlayisinin terkedilerek yerine irk�i, milliyeti�i bir anlayisini idame ettirilmeye �alismasina bir tepki olarak Seyh Said Isyani basladi. 3 Mart'ta Fethi Okyar h�k�meti d�s�r�lerek sertlik yanlisi Ismet Pasa h�k�meti kuruldu. Hiyanet-i vataniye kanununa "dini g�r�nt� altinda ayaklanma, dinin siyasete alet edilmesi" h�km� de eklendi. H�k�mete olagan�st� yetkiler taniyan Takrir-i S�kun Kanunu y�r�rl�ge kondu. Ankara ve Dogu'da Istiklal Mahkemeleri kuruldu. Takrir-i S�kun Kanunu'na dayanarak iktidar, b�t�n muhalefeti sindirildi. Muhalif basin susturuldu, yayincilar Istiklal Mahkemeleri'nde yargilamrak mahkum edildi. "Dini inan�lara saygili" ilkesinden dolayi Seyh Sait isyanini tesvik ettigi iddiaslyla 3 Haziran 1925'te Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi kapatildi. Izmir'de suikast girisimi iddiaslyla son muhalifler (eski Ittihat�ilar, Milli M�cadele kahramanlari ortadan kaldirildi) de istiklal mahkemelerinde yargilanarak �ogu bedenen ortadan kaldirildi.

Muhalefetin tamamen tasviye edildigi b�yle bir ortamda M. Kemal d�s�nd�g� k�kl� degisimleri ger�eklestirme imkani buldu.

Tek parti diktasinin yogunlugu gittik�e artiyordu. 1927 se�imlerine CHP tek basina girdi. Se�im �ncesinde CHP, daha �nce milletvekili adaylarinin tespitini biraktigi firka organlarindan bu yetkiyi alarak firka Genel Baskani M. Kemal' e verdi. Se�imler g�stermelikti. Aday tayini tek parti organlarinaa dahi birakilmiyor, tek kisiye, M. Kemal'e veriliyordu. Tayin ettigi adaylarini M. Kemal s�yle takdim ediyordu:

"Aziz vatandaslarim, Cumhuriyet Halk Firkasi namina b�t�n memlekete TBMM azaligi i�in tespit ettigim zevatin heyeti umumiyesini ittilaniza (bilginize) arzedi-yorum. Her vatandas i�in yeni devrede beraber (�ahsmayi m�nasip g�rd�g�m arkadaslarim heyeti umumiyesinin birlikte g�r�lmesini faideli addettim. Bunlardan her daire-i intihabiyyeye (se�im b�lgesine) tefrik edecegim mebus namzetlerimi ayrica imzam tahtinda arzedecegim."(Baskaya, s.172)

Insan, bu sekilde olusturulan bir meclisten nasil muhalefet �ikabildigine sasiriyor.

1930'lu yillardan itibaren, 1929 d�nya ekonomisi bunaliminin T�rk Ekonomisine de yansimasi, toplumsal hayatta yapilan devrimler, tek partinin halka karsi baskici uygulamalan gibi nedenlerle halk arasinda derin bir hosnutsuzluk basladi. 12 Agustos 1930'da muhalefetin derecesini �l�mek, bu muhalefetin mecliste olusturulacak g�d�ml� bir muhalif firkaya y�nlendirilerek manip�le edilmesi ve h�k�metin yanlis uygulamalarinin denetlenmesi amaciyla M. Kemal'in talimatiyla eski basbakanlardan Fethi Okyar baskanliginda Serbest Cumhuriyet Firkasi kuruldu.

SCF'na halkin ilgisi b�y�kt�r, firka kisa s�rede Istanbul, Izmir, Aydin, Samsun ve Trabzon gibi illerde �rg�tlendi. Izmir'de yapilan toplantida izdiham yasandi, halk baslarina zorla giydirilen sapkalari yerlere atip �ignedi. Vali Kazim Pasa ve Halk Partililer'in engellemelerine ragmen halk Fethi Bey'i karsilamaya gider. G�venlik kuvvetlerinin rastgele ates a�masi �zerine 14 yasinda bir �ocuk �ld�r�l�r. �ocugun babasi yavrusunun cesedini Fethi Bey'in �n�ne koyarak "iste size bir kurban! Baska-larini da vermeye haziriz. Yeter ki sen bizi bu zalimlerin elinden kurtar!" der. (Ahmet Agaoglu, Serbest Firka Hati-ralari, Hetisim, Istanbul 1994, s.168-169)

SCF'na halkin g�sterdigi bu ilgi, onu iktidara alternatif olacak g�ce ulastirir. G�d�ml� muhalefetin iktidara alternatif olarak ortaya �ikmasi CHP elitlerini aleyhinde kampanya baslatmaya y�neltir. S�ylem yine aynidir. Yakup Kadri ve Fatih Rifki gibi diktat�rl�k kalems�rleri "Irtica hortladi! Bunlar Seriat istiyorlar!" diye feryad ederler.

1930, Belediye se�imlerinde oylarina �ogunun SCF'na gittigini g�ren CHP'liler b�t�n devlet mekanizmasini harekete ge�irirler. Milletvekili se�imlerine girmeden SCF'ni kapatma girisimlerinde bulunurlar. Ismet In�n� M. Kemal'e orduda rahatsizlik oldugunu s�yleyerek kendi rahatsizligini da ileterek onu ikna eder. M. Kemal'in destegini yitirdigini anlayan Fethi Bey SCF'ni 17 Kasim 1930'da fesheder. SCF ile ayni d�nemlerde kurulan Ahali Cumhuriyet Firkasi, T�rk Cumhuriyet Amele ve �ift�i Partisi de h�k�met tarafindan kapatilir. SCF'nin kurucularindan Ahmet Agaoglu ve Fethi Bey anilarinda ilk g�nlerden beri M. Kemal'in samimi olmadigini hissettiklerini ifade ederler. M. Kemal, Fethi Bey'i parti kurma konusunda ikna etmek i�in sunlari s�yler: "Bu g�nk� manzaramiz asagi yukari bir diktat�r manzarasidir. Vakia birer meclis vardir. Fakat i�eride de disarida da bize diktat�r nazariyla bakiyorlar... Ben �ld�kten sonra arkamda kalacak olan m�essese bir istibdat m�essesesidir."

SCF'nin kapatilmasindan bir ay sonra 23 Aralik 1930 g�n� Menemen'de meydana gelen provakasyon bahanesiyle basta Naksibendiler'in �nde gelen isimleri ve son muhalifler de ortadan kaldirilir. B�ylece Menemen hadisesi, Izmir Suikast Girisimi iddiaslyla ayni misyonu yerine getirmis olur.

T�rkiye'nin i� politikasindaki degisiklikler disardaki degisimlerden bir �l��de de olsa etkilenmekteydi. SCF'nin kurulusunda devletin disaridaki diktat�rl�k izlenimini silinmeye �alismasi etkilidir. Avrupa'da �zellikle Ispanya, Italya ve Almanya'daki totaliter fasist partilerin y�kselisiyle beraber CHP ile devlet tamamen b�t�nlestirilmisti. M. Kemal partinin "Ebedi Sef'i", Ismet In�n� "Milli Sef'i" oldu. "Sef" �nvani d�nemin fasist liderlerinden ne kadar etkilendiklerinin g�stergesidir. Partinin ilkeleri (alti ok) devletin ilkeleri kabul edilir. Parti genel sekreteri ayni zamanda I�isleri Bakani, partinin il baskanlari bulunduklari ilin valileri, parti m�fettisleri ayni zamanda devlet memurlarinin da denetleyicisi olarak g�revlendirildiler. Firka yerine "Parti" kabul edilir.

Demokrat Parti ve �ok Partili Hayat

II. D�nya Savasi'nda Italya, Almanya ve Japonya'nin yenilmesiyle totaliter rejimler sona erdi. Demokratiklesme ve ekonomide liberallesme reva�taydi. Totaliter rejimler Bati'ya g�ven vermemekteydi. Bununla birlikte T�rkiye �zerinde �zellikle Bogazlar ve Dogu Anadolu ile ilglli talepleri nedeniyle Sovyet Rusya bir tehdit haline geldi.

Bu sartlar altinda Bati ile iliskileri gelistirmek i�in �ok partili hayata ge�ilmek zorunda kalindi. CHP'nin istedigi SCF'nin kurulusunda oldugu gibi g�d�ml�, muhalefeti sinirli, iktidara alternatif olmayan g�stermelik bir partinin kurulmasiydi.

Adnan Menderes, Celal Bayar, Fuat K�pr�l� ve Refik Koraltan tarafindan demokratiklesme taleplerini i�eren bir �nergenin CHP meclis grubunca reddedilmesi �zerine 7 Ocak 1946 tarihinde �nerge sahiplerince Demokrat Parti kuruldu. Ideolojik olarak CHP'den farkli olmayan yeni parti daha az merkeziyet�i ve daha az b�rokratik bir devlet �ng�r�yordu.

II. D�nya Savasi yillarinada alinan ekonomik tedbirler halki zor durumda birakmisti. Bunlar 1940 tarihli Milli Koruma Kanunu (iktidara fiyat ve arzi belirleme, halki zorunlu �alistirma yetkisi veriyordu), 1942 Varlik Vergisi ve Milli M�cadele i�in konulmus ve 1925'te kaldirilmis olan Ayniyat Vergisinin 1943'te tarim �r�nlerine yeniden getirilmesi, CHP b�rokrasisinin halki horlayan, baski altina alan uygulamalari nedeniyle halk DP'ye y�neldi.

DP' nin �nceden gerekli demokratik d�zenlemelerini yapilmamasi halinde boykot edecegini s�yledigi, fakat sonradan katildigi 21 Temmuz 1946'daki CHP'nin baskin se�iminde CHP 390, DP 65 ve bagimsizlar da 7 milletvekili ile mecliste temsil edildi. Ancak a�ik oy gizli sayim ilkesi ve CHP'li b�rokratlarina keyfi uygulamalar nedeniyle se�imler tarihe saibeli se�imler olarak ge�ti.

CHP 1950'ye kadar ge�en d�nem i�inde ilimli politikalar takip etmeye �alisti. B�rokratlarina tarafsizla�tirmasi, gizli oy a�ik sayim gibi demokratiklesmeler saglandi. Recep Peker y�netimindeki uzlasmaz, kati merkeziyet�i h�k�metin yerine Hasan Saka ve Semseddin G�naltay gibi ilimlilardan kurulu h�k�metler getirildi. Kisacasi CHP ge�mis yillardaki baskici kimligini halka unut-turmaya �alisti.

14 Mayis 1950'deki se�imlerde DP 408, CHP 69 sandalye kazandi. Darbe s�ylentilerine ragmen iktidar el degistirdi. CelaI Bayar cumhurbaskani, Adnan Menderes basbakan oldu. Iktidarina el degistirmesiyle her iki parti de kimlik krizi yasadi. CHP 1950 se�imlerine son yillarda uyguladigi ilimli politikalara g�venerek garanti g�z�yle bakiyordu, bu nedenle iktidarina parti-devlet b�t�nlesmesinden kaynaklanan genis yetkilerini DP'nin talebine ragmen kisitlamamisti. Se�im sonu�lari CHP'de tam anlamiyla sok etkisi yapti. DP, iktidarina genis yetkilerine ragmen b�rokrasiye, orduya ve CHP' ye karsi kendisini hi�bir zaman g�vende hissedemedi. Darbe s�ylentileri �zerine genelkurmay baskani, kuvvet komutanlari dahil 15 general ve 150 albayi emekliye ayirdi.

DP, iktidarinin ilk bir ka� yilinda hava sartlarinin uygun olmasiyla hasadin bollasmasi, ekonominin iyilesmesi DP i�in n�fusun b�y�k bir kisminin yasadigi kirsal kesimin oylarini garantiledi. CHP'nin DP'ye y�nelik klasik irtica s�ylemlerine karsi (o yillarda Ticanilerin Atat�rk heykel ve b�stlerine y�nelik saldinlari vardi) 25 Temmuz 1951'de Atat�rk'� Koruma Kanunu �ikardi. Hatta dini istismar ediyor diye 8 Temmuz 1953'te Millet Partisi'ni kapatti.

2 Mayis 1954 se�imlerinde DP 503, CHP sadece 31 sandalye kazandi. DP' nin, gittik�e otokratiklesmesi, muhalefet �zerinde baski kurmasi ve ekonominin k�t�lesmesi, enflasyonun artmasi �zerine kentli tabaninin ve �niversite �yelerinin destegini kaybetti. Enflasyondan ilk etapta etkilenmeyen kirsal kesimin destegini muhafaza etti. 27 Ekim 1957 se�imlerinde DP 424, CHP 178 sandalye kazandi. DP' nin g�c�n� devam ettirmesine ragmen bazi desteklerini yitirdigi ortaya �ikti.

CHP'liler se�imle iktidar olamayacaklarinai anlayinca se�im disi yollarla iktidara gelme yollarini aramaya basladilar. �zellikle DP' nin halk katmanlarini politikaya sokmasi, CHP' nin malvarliginin kaynagini arastirmak i�in (CHP' nin devlet bankalarinin sermayesinden daha fazla serveti vardi) Tahkikat Komisyonu kurmasi ordu i�inde de rahatsizliklara yol a�ti. DP giderek kendini daha g�vensiz hissediyor, gittik�e de muhalefet �zerindeki baskilarini artiriyordu. Basina y�nelik sans�rler, darbe s�ylentilerine karsi ordu i�inde sorusturmalar...

DP iktidarina karsi �grenci eylemleri basladi. CHP gen�lik �rg�tleri Istanbul ve Ankara'da g�steriler d�zenledi. H�k�met Istanbul ve Ankara'da siki y�netim ilan etti. Darbe s�ylentileri karsisinda kendi konumunu g��lendirmek i�in Menderes halka d�nd�. G��l� oldugu Ege B�lgesi'nde mitingler d�zenledi. Ankara'ya d�nd�g�nde harp okulu �grencilerinin g�sterisi h�k�metin prestijine agir darbe vurdu. Harp Okulu �grencilerinin g�sterisi �zerine h�k�metin bir sorusturma baslatarak darbe planlarini ortaya �ikartacagindan korkan cunta erken davranarak 27 Mayis 1960'da darbeyi yapti.

Milli Birlik Komitesi, Istanbul �niversitesi Rekt�r� Siddik Sami Onar baskanliginda �gretim �yelerinden m�tesekkil birAnayasa Komisyonu kurdu. Komisyon Avrupa'daki gelisen sosyal devlet anlayisinin da etkisiyle liberal bir anayasa hazirladi. 1961 Anayasasi'yla yeni kurumlar olusturuldu. Anayasa Mahkemesi, Milli G�venlik Kurulu ve Danistay'in yetkilerinin artirilmasiyla iktidarina denetlenmesine agirlik verildi.

31 Agustos'ta parti liderleri askerlerin g�zetiminde toplanarak bir deklerasyon yayinladi. Askerlerin CHP'nin iktidar olmasi i�in en uygun Propaganda zeminin olusturulmasma y�nelik alinmasini istedigi �nlemler sunlardi:

1) 27 Mayis Devrimi'ni siyasal ama�larla sorgulamamak ve istismar etmemek.

2) Atat�rk Reformlari'ni korumak.

3) Islam'i siyasi ama�larla istismar etmemek.

4) Yassiada Mahkemesi kararlarini istismar etmemek. 15 Eyl�l 1961'de Yassiada Mahkemesi, Adnan

Menderes, Fatih R�st� Zorlu ve Hasan Polatkan'in idamini onayladi. 16 Eyl�l'de Zorlu ve Polatkan, bir g�n sonra da Menderes idam edildi.

15 Ekim 1961'de se�imler yapildi. CHP 173 sandalye alirken, DP' nin devami sayilan neo-demokrat partiler (Adalet Partisi 158, Yeni T�rkiye Partisi 65, Cumhuriyetci K�yl� Millet Partisi 54) toplam 277 sandalye kazandilar.

Sonu�lar i�eride ve disarida, Menderes'in bir zaferi ve 27 Mayis rejimine karsi halkin bir kinama oyu olarak yorumlandi.

Solun neredeyse tamami 27 Mayis' i "ilerici" olarak degerlendirmis, sahiplenmistir. "Darbeler demokratik a�idan degil diyalektik a�idan degerlendirilir, ne getirmis, ne g�t�rm�s �nemli olan o." seklinde bir bakis a�ilari vardir. (Tanilli, s.56)

Se�im sonu�lari ortadaydi. Bu durumda askerin kislasina d�nmesi pek olasi degildi. 1962 ve 1963'te bir dizi basarisiz darbe girisimleri oldu.

1965 se�imlerinde bir partinin meclise hakimiyetini engellemek i�in nisbi se�im sistemi uygulandi. Fakat bu S�leyman Demirel liderligindeki Adalet Partisi' nin y�kselisini �nleyemedi. Se�imlerde AP 240, CHP 134, diger sag partiler (Millet P+CKMP+YTP) 61, Is�i Partisi 15 sandalye kazandi.

1965' ten sonra muhalefet sokaga tasti. �niversiteler �grenci eylemleriyle, fabrikalar isci grevleriyle fel� oldu, kirsal kesimde k�yl�lerin toprak isgalleri basladi.

12 Mart 1971

12 Mart 1971'de ordu komutanlari Demirel'e bir muhtira verdiler. Muhtiranin i�erigi kardes kavgasinin ve anarsinin engellenemedigi, Atat�rk'�n reformlarinin ger�eklestirilemedigi, �agdas uygarlik hedefinden sapildigi, b�t�n bunlardan h�k�metin sorumlu oldugu, bu hedeflere ulasmak i�in yeni bir h�k�metin demokratik yollardan kurulmasi, aksi takdirde TSK'nin yasalardan aldigi yetkiyle idareyi dogrudan dogruya ele alacagi seklindeydi.

Nihat Erim baskanliginda sivil bir h�k�met kuruldu. 1961 Anayasasi'nin hak ve �zg�rl�kleri genisleten maddeleri degistirildi. Resmi ideoloji a�isindan tehlikeli g�r�len Islam! egilimli Milli Nizam Partisi ve sosyalist egilimli T�rkiye Is�i Partisi kapatildi.

12 Mart Muhtirasi'yla devlet otoritesini tesis etmeyi ama�layan uygulamalar sonu� vermedi. Siyaset disinda tutulmaya �alisilan toplum kesimleri sokaga �ikti. 1973 se�imleriyle baslayan s�rekli b�l�nmelerle parti enflasyonu yasandi. Bunun getirdigi koalisyonlar, azinlik h�k�metleri istikrari saglayamadi. Sol ve Islami muhale-fetin sokaga tasmasi, g�n ge�tike kitlesellesmesi ve sistemi radikal bir sekilde sorgulamaya baslamalari orduyu harekete gecirdi. Ordunun bu kadar beklemesinin sebebi olarak 27 Mayis'la halk nezdinde d�st�g� duruma tekrar d�smek istmemesi yaygin olan bir kanaattir.

12 Eyl�l 1980

Darbeyle birlikte anayasa degisikligi de geldi. 82 Anayasasi'yla toplumu tepeden tirnaga kontrol altina almak i�in 61 Anayasasinin getirdigi hak ve �zg�rl�kler geri alindi. Temel insan hak ve h�rriyetlerinin genis �l��de sinirlandirildigi, yer yer kaldirildigi bir ortamda muhalefet sindirildi. Halk depolitize edilerek DP ile girdigi siyaset arenasindan dislandi. B�t�n bunlar 82 Anayasasi' yla yasallasti.

Ordunun �zellikle Kenan Evren'in b�t�n karsi propagandalarina ragmen Turgut �zal'in liderliginde ANAP 1983 se�imlerinde tek basina iktidar oldu. Ordu perde arkasina �ekildi. Ancak sahne gerisinden m�dahalelerini devam ettirdi. Halkin her t�rl� hak arama girisimleri (sendikal haklar, inandigi gibi yasamak, K�rt kimliginin taninmasi...) resmi ideoloji adina, demokrasi vitrininin ardindaki darbe kurumlari tarafmdan gerek kanuni, gerek kanun disi yollarla bastirilmaya, sindirilmeye �alisildi.

28 Subat 1997

Refah Partisi ile halkin �zellikle Islami taleplerle siyaset sahnesine �ikmasi, Islam'in insanlarina bireysel ve toplumsal hayatlarinda belirleyiciliginin artmasi, ABD'nin Yeni D�nya D�zeni'nde Islam'i tehtid olarak g�rmesi, halkin iktidar se�kinlerinden y�z �evirmesi, halkin destegini yitiren partilerin sirtlarini devlete dayayarak ayakta durabilmeleri, ekonomide Anadolu sermayesinin y�kselerek devlet destekli b�y�k sermaye ile rekabete girmesi, Susurluk kazasiyla iktidar se�kinlerinin kirli iliskilerinin g�zler �n�ne serilmesi egemenlerin yeniden "irtica n�betlerine" yakalanmasina yol a�ti. Irtica s�ylemi her seyin �st�n� �rtebilirdi. MGK toplantilan tarihi (!) olmaya basladi. PKK'dan daha tehlikeli ilan edilen irticaya karsi kamuoyu olusturulmaya �alisildi. �niversite rekt�rlerine, medyaya, yargiya, patronlara brifingler verildi. Halkta tutmadi ama s�z konusu �evrelerde ragbet b�y�kt�. Irtica s�yleminin temel nedenine baktigimizda bunun rantini yiyenlerin tekelci sermaye, sivil-asker karmasi ve medya oldugu ortadadir. Bu nedenle s�z konusu �evreler irtica ile m�cadelede birbirleriyle yaristilar. Bati �alisma Grubu (BCG), Sicil �alisma Grubu (SCG), valiler, garnizon komutanliklari, h�kumet, yargi mensuplari, kartel medyasi, T�SIAD, Y�K, DGM hepsi de irtica ile m�cadele de �ne �ikmaya �alistilar.

28 Subat s�recinin zeminini, alt yapisini olusturan Basbakanlik Kriz Y�netmeligi ve Milli G�venlik Siyaset Belgesi'nin Refah-Yol tarafindan imzalanmasidir. Bu y�netmelikle dogal afetler de dahil olmak �zere MGK'nin kriz dedigi durumlarda MGK yaptirim uygulayabilecek bir �st yapi haline geliyordu. Bunun ilk pratigi de 28 Subattir. Parlamento devre disi birakiliyor, yasama organi MGK oluyor. Y�r�tme organi h�k�mettir ve tavsiye niteligindeki kararlari y�r�tebilmek de h�k�metin �mr�n� tayin ediyor.

28 Subatin bilan�osu

  • Refah-Yol h�k�meti d�s�r�ld�.
  • 8 yillik kesintisiz egitimle IHL'lerin orta kesimleri kapatildi, �niversiteye y�nelik sinirlamalarla lise kisimlari islevsiz hale getirildi.
  • Kamu kurum ve kuruluslarinda, �niversitelerde, imam-hatiplerde bas�rt�s� yasaklandi.
  • Kur'an kurslari kapatildi.
  • Devlet kadrolarinda dindar memurlar tasviye edildi.
  • Refah Partisi kapatildi.
  • Parti y�neticileri, Refahli belediye baskanlari yargilandi, tutuklandi, siyaset yap-malari yasaklandi.
  • Vakif ve dernekler �zerinde baski kuruldu, y�neticileri kovusturuldu.
  • Anadolu sermayesine ambargo ilan edildi.
  • YAS kararlariyla ailesi, esi dindar, bas�rt�l� olan, i�kili toplantilara katilmayan subaylar ihrac edildi.
  • �ok sayida insan, yazarlar gazeteciler de dahil g�zaltina alindi, iskence ve tutuklamalar oldu.

Se�ime gidilen bir s�re�te k�st�rd�kleri, copladiklari halki tekrar kazanmak icin PKK-Apo kozunu kullaniyorlar. Suriye ve Yunanistan'a y�nelik sert mesajlar verilerek d�rt bir yanimiz ates �emberi, milli birlik-beraberlik vurgulariyla halk manip�le edilerek h�k�met olmalari halka degil 28 Subat s�recine bor�lu partilerin tarafina �ekilmeye �alisiliyor.

Ordu-Siyaset Iliskisi

Milli m�cadele d�neminde Genelkurmay Baskani, Milli Savunma Bakani'yla ayni d�zeyde h�k�mete alinirdi. 1924 yilinda Genelkurmay Baskanligi bagimsizlastirildi. 1944 yilinda Genel Kurmay Baskanligi' nin yetkileri daraltilarak basbakanliga baglandi. 1949 yilinda ise Milli Savunma Bakanligi' na baglandi.

Mustafa Kemal kendi d�neminde askerlerin ordu ile meclis arasinda se�im yapmasini istedi. Kendisine bagli sahsiyetleri orduda tutarak orduyu kontrol� altina alirken anlasamadiklarinca meclise tesvik ederek onlari orada tasviye etti. Tek Parti d�neminde resmi ideolojinin bek�iligini CHP yaptigindan ordu siyasete m�dahale etmemistir. CHP d�neminde Milli M�cadele' deki rollerinden dolayi ordunun prestiji y�ksekti. Rahatsizlik alt r�tbeli subayiarla ilgiliydi. �st d�zey komutanlar milli m�cadele kahramanliklarinin rantiyla ge�iniyordu. II. D�nya Savasi' na dogru ordunun durumu iyi degildi. Alt r�tbeli subaylar ordunun modernizasyonunu, ekonomik sartlannm iyilestirilmesini istiyordu. Bu beklentileri nedeniyle DP'yi desteklediler. DP'nin iktidarini hazmedemeyen �st d�zey komutanlarina darbe yapacagi y�n�ndeki duyumlari �zerine Bayar-Menderes ikilisi aralarinda Genelkurmay Baskani ve kuvvet komutanlari da olmak �zere 15 general ve 150 albayi emekliye ayirdi. Alt r�tbelilerin DP'den beklentileri ger�eklesmeyince iktidara karsi cunta hizipleri olustu. Buna firsat vermemek i�in �st r�tbeliler 27 Mayis darbesini yapti.

1961 anayasaslyla Milli G�venlik Kurulu kuruldu. 111. madde "Milli G�venlik Kurulu, kanunun g�sterdigi Bakanlar ile Genel Kurmay Baskani ve Kuvvet temsilcilerinden kurulur: Milli G�venlik Kurulu'na Cumhurbaskani baskanlik eder; bulunmadigi

zaman bu g�revi Basbakan yapar. Milli G�venlik Kurulu, milli g�venlik ile ilgili kararlarina alinmasinda ve koordinasyonun saglanmasinda yardimcilik etmek �zere, gerekli temel g�r�sleri Bakanlar Kurulu'na bildirir." Kanunun g�sterdigi Bakanlar 129 sayili kanunla belirlenmistir: Basbakan, Devlet Bakani, Basbakan Yardimcilari, Milli Savunma, I�isleri, Disisleri, Maliye, Ulastirma ve �alisma Bakanlari' ni kapsiyor.

12 Mart 1971 Muhtirasi' nin ardindan 1972'de "... BK'na bildirir" ifadesi ".... BK'na tavsiye eder"e d�n�st�. 12 Eyl�l 1980 darbesiyle hazirlanan 1982 Anayasasi'nda da "... Bakanlar Kurulu' nca �ncelikle dikkate alinir" oldu.

1982 Anayasasi MGK'nin etkinligini ayrinatilariyla vurgulamis, katilacak h�k�met �yelerinin sayilarini azaltarak asker �yeleri artirmistir. MGK asker agirlikli oldugu gibi silahli g�c� de ellerinde bulundurdugundan siviller �zerinde tartismasiz bir �st�nl�ge sahip oldu. MGK ile ilgili 118 madde s�yledir:

"Milli G�venlik Kurulu, Cumhurbaskanin baskanliginda, Basbakan, Genelkurmay Baskani, Milli Savunma, I�isleri, Disisleri Bakanlari, Kara Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlari ve Jandarma Genel Komutani' ndan kurulur. Milli G�venlik Kurulu. Devletin milli g�venlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanmasiyla ilgili kararlarina alinmasi ve gerekli koordinasyonun saglanmasi konusundaki g�r�sleri Bakanlar Kurulu'na bildirir: Kurulun, devletin varligi ve bagimsizligi, �lkenin b�t�nl�g� ve b�l�nmeziigi, toplumun huzur ve g�venliginin korunmasi hususunda alinmasi zorunlu g�rd�g� tedbirlere ait kararlar bakanlar Kurulu' nca �ncelikle dikkate alinir."

60 ve 80 darbeleriyle getirilen anayasalarla olusturulan kurumlarla TSK �zerklesmis, toplumdan soyutlanmistir. Askeri mahkemeler, Askeri Yargitay ve Askeri Y�ksek Idare Mahkemesi ile yargi bagimsizligini kazanmistir. YAS kararlari sivil yargiya a�ik degildir. Buna karsin Askeri Mahkemeler sivilleri de yargilayabilmektedir. OYAK' in kurulmasiyla uluslararasi sirketlerle kurulan ortakliklarla b�y�k bir ekonomik g�ce kavusmus, ekonomik bagimsizligini kazanmistir. Asker emeklileri b�y�k sirketlerin danismanlari ya da y�netim kurulu �yeleri olmaktadir. Ordu, MGK ile yasama, MGK Sekreterligi' yle de, h�k�meti y�nlendirerek y�r�tme erklerine de sahip oldu. Ordu pazarlari ve lojmanlari ve egitimleriyle toplumdan soyutlanarak se�kinci bir anlayis sahibi, 60'tan sonra egitimlerine y�neticilik, siyaset dersleri de dahil edilerek iktidara aday oldu. �zel Harp Dairesi, JITEM tamamen sivil iktidarina malumati disinda

�alismaktadir. MIT'te askeri �yeler de oldugundan bagli bulundugu basbakana yaniltici bilgiler verebilmektedir. DGM ve Y�K gibi kurumlarda da askeri �ye bulundurarak yargidan y�ksek �gretime her alanda etkinlik sahibi olmaktadir.

En son Basbakanlik Kriz Y�netmeligi ve Milli G�venlik Siyaset Belgesi' nin de d�nemin h�k�metine imzalattirarak TSK doga�st� yetkileriyle vesayet rejimini yasallastirmis oldu.

Sonu�

Tanzimat, islahat, mesrutiyet ve cumhuriyet... Her sey halk adina, halk i�in, halka ragmen yapildi. Aristokratik mesrutiyetten, oligarsik cumhuriyete degisen pek bir sey yoktu. Tek parti resmi ideolojiyle b�t�nlesmisti. DP iktidari ile beraber halk tek parti ve onun zihniyetini reddettigini g�sterdi. Halk katmanlarinin siyasete sokulmasi, CHP ve ordu tarafindan hazmedilemedi. 60 darbesiyle beraber ordu, resmi ideolojinin bek�isi oldu. Darbe anayasalariyla vesayet rejimi yasallasti. Sivil iktidarina sinirli yetkisine ragmen bu alana istemedikleri partilerin girmesini kabullenemediler. Sivil iktidarina kanunlarla vesayet altina alindigi bir ortamda egemenliklerini ve �ikar iliskilerini s�rd�rmek, kendileri i�in tehtid olarak nitelediklerini hukuk disi yollarla (iskence, faili mechul, tehtid) ortadan kaldirma i�in olusturduklari �etelerin, kirli iliskilerin resmi Susurluk' ta �ekildi.

Demokrasi bu sartlar altinda g�stermelik, makyaj olmaktan �teye gidemiyor. Demokrasi i�in temel sart olan sivillesme resmi ideolojinin ve iktidarlarinin sonu olacagindan var g��leriyle baskici, ceberrut ve "halka ragmen halk i�in"ci geleneklerini s�rd�rmektedirler.

Yararlanilan Kaynaklar

  • Feroz Ahmad, Demokrasi S�recinde T�rkiye, Hil Yayinlari, Mart 1996, (2.baski).
  • Ridvan, Kaya, Kesintisiz Darbe D�zeni ve Islami Direnis Sorumlulugu, Ekin Yayinlari, Subat 1998.
  • Fikret Baskaya, Paradigmanin iflasi, Doz Yayinlari, Eyl�l 1997 (6.baski).
  • Server Tanilli, Nasil Bir Demokrasi istiyoruz, Cem Yayinevi, 6.baski, Eyl�l 1994.
  • Yal�in K���k, T�rkiye �zerine Tezler l, Tekin Yayinevi, 1989 (5. baski).
  • Hikmet �zdemir, Rejim ve Asker, Iz Yayincilik, Istanbul 1993.
  • Bernard Lewis, Modern T�rkiye'nin Dogusu, TTK, Ankara 1996.
  • Umran Dergisi, Sayi 54, Subat 1999.

Kaynak: Y�r�y�s dergisi, sayi: 3, 1999

 ANA SAYFAYA D�N

Copright © 2003 
[email protected]
Hosted by www.Geocities.ws

1