NEWMONT’UN SERÜVENLERİ

Derleyen : Tahir Öngür, Jeoloji Y. Mühendisi

(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Altın Çalışma Grubu)


Bir zamanlar, ülkemizde TV yeni iken bir çizgi dizisi vardı : “Sevimli Hayalet”. İzleyebilenlerin şimdi bile belleklerinde. Genç kuşaklar tanışamadı “Sevimli Hayalet” ile. Ancak, bu kez pek sevimli bulamayacak olsalar da bir “Yeni Hortlak” ile, ABD’ndeki doğa ve insanseverlerin taktığı bu “New Monster” adını haklı olarak ve kolayca hak eden bir çokuluslu şirket ile, Newmont Mining Corporation ile tanışacaklar. Çünkü, Bergama Ovacık’ta tüm yargı kararlarına karşı işletmesini sürdürmesine göz yumulan eski Eurogold, şimdiki Normandy AŞ’nin sahibi olan Avustralya’da kurulu Normandy Mining Ltd artık el değiştirdi. Geçen yıl Avustralya’nın en büyük, dünyanın ise yedinci büyük altın işletmecisi olan Normandy Ltd, artık yok. O artık, (New) Newmont.

Normandy, Avustralya’nın önemli bir madencilik grubu idi. Avustralya Borsası’nda Mayıs 2001 sonunda 56,686 kişide bulunan hisse senetleri ve 2.231 milyar Avustralya Doları anaparası vardı. Kağıtları 1 Avustralya Doları dolayında alınıyor; paylarının % 60 kadarını ANZ, National, Westpac Custodian ve Chase Manhattan aracı kurumları denetliyordu. Büyük pay sahipleri arasında Franco-Nevada Madencilik Şirketi (% 19.99), Maple Brown Abbott (% 7.29) ve The Capital Group Companies (% 5.99) yer alıyordu.

Normandy, Avustralya Altın İndeksi içinde birinci; FT Dünya Altın Madencileri İndeksinde de Anglo Gold, Newmont, Placer Dome gibi dünya devlerinin arkasında yedinci sırada yer alıyordu.

Geçen yılın Eylül ayı başlarında Güney Afrika, Johannesburg’ta kurulu (o zaman) dünyanın en büyük altın işletmecisi olan AngloGold Ltd’in Normandy Mining Ltd’nin hisselerini almak üzere teklif verdiği haberi yayıldı[1]. Buna göre, AngloGold’un toplam teklifi 1,6 milyar USD’ı buluyordu. Daha sonra, Kasım ayı içinde ABD Denver’de kurulu dünyanın ikinci büyüğü Newmont Mining Corp. başka bir teklif ile ortaya çıktı. Newmont, AngloGold’un pay başına 1,46 Avustralya doları teklifine karşılık toplam 1,8 milyar USD önerdi. Ayrıca, Normandy’nin % 19,9’luk payını elinde tutan Kanada’da kurulu Franco-Nevada şirketinin bütününü elde etmek üzere de 2,58 milyar USD’lik bir teklif verdi[2]. Kanada’da kurulu Barrick Gold Corp.un AngloGold’u almak üzere teklif götürdüğü haberleri de 17 Kasım 2001’de Reuters tarafından duyuruldu. Daha sonra, Aralık ayında Anglogold’un Barrick ile işbirliği yaparak Normandy’e verilen teklifi arttırdığı ve pay başına 1,87 dolara yükselttiği, süreyi de 11 Ocak 2001’e uzattığı bildirildi[3].

Pazarlıkların yılbaşında sonuçlanması ve Normandy’nin Şubat 2001’de bütünü ile el değiştirmesi bekleniyordu. Ancak, AngloGold’un teklifinin geri çekildiği haberi geldi. Ocak ayında Normandy yönetimi pay sahiplerine Newmont’un önerisinin kabulünü salık verdi. Şunat ayı sonunda da satış kesinleşti.

Şimdi, Newmont dünya sıralamasında başa geçti; Bergama Ovacık altın işletmesi girişimi de Newmont’un oldu. Türkiye’de kurulu ve paylarının %100’ü Newmont’un olan şirketin adı henüz değişmedi, Normandy AŞ olarak süregidiyor.

İşin ilginci, Normandy AŞ’nin web sayfasındaki basın bültenleri arasından, 26 Temmuz 2000 tarihli bir metnin halen kaldırılmamış olması. Bu Basın Bülteni’nde Normandy’yi Anglogold alacak diyen eski Bergama Belediye Başkanı Safa Taşkın öfke ile eleştiriliyor ve “Ne Eurogold ne de Normandy satılıyor…” deniyordu!

Newmont bununla da yetinmeyip, kendine çekidüzen vermeye ve durumunu güçlendirmeye yönelik uygulamalarını sürdürüyor. Son günlerde TVX Newmont Americas ortak girişimindeki %49,9’luk payını 180 milyon dolara satmaya razı olduğunu ve Kinross Gold Corporation, YVX Gold Inc. ve Echo Bay Mines Ltd’nin birleşmesini desteklediğni bildirdi.

Newmont’un Başkanı Pierre Lassonde, Altın sektöründeki rasyonalizasyonu desteklediklerini, Newmont’un net borçlarını kullanılan toplam kapitalizasyonun %20’sine indirecek şekilde ellerindeki payları değerlendireceklerini bildirdi. Buna göre, Newmont bu yıl, elindeki başka şirket paylarının 400 milyon doların üzerindeki bir bölümünü satacak.

Newmont’un dünyanın heryerine dağılmış 244.000 km2’lik ruhsat alanı var. Bunun yanında Newmont Capital Limited adı ile kurulan bir şirket eli ile ticari bankacılık yapıp kaynaklarını değerlendirmeyi programlamış.

1921’de New York’ta kurulmuş ve pay kağıtları 1925’ten bu yana New York Borsası’nda işlem görmekte olan Newmont’un New York Borsası’ndaki hisseleri 2001 yılı sonuna kadar 19-20 dolar dolayında işlem görürken, yılbaşından sonra  yükselme sürecine girmiş ve bugün 27-30 USD dolayında bulunuyor. Bu satırların yazıldığı sırada bu değer, 28,96 USD idi. Bu yükselişin, altın fiyatları ile birlikte ve sektördeki bütün şirketlere koşut olarak yaşandığını vurgulamak gerekli. Mart sonundan bu yana ise ne hisse fiyatı ve ne de işlem hacminde kayda değer bir değişiklik olmayışı dikkati çekiyor.

Şirketin 2000 ve 1999’daki altın üretiminin yaklaşık %65’i Kuzey Amerika’daki işletmelerinden ve %35’i öteki ülkelerdeki işletmelerden sağlanmıştı. 2000’de yurt dışı üretiminin %55’i, toplam üretiminin de %19’u Peru’daki Yanacocha Madeni’nde yapılmıştı.

Bugünse, Newmont dünyanın en büyük altın üreticisi durumunda. 5 kıtada 22 işletmesi var. 2001’de Normandy ve Franco-Nevada devralınmadan önce Newmont 5,4 milyon ons eşdeğeri altın satmış ve bunu ortalama 184 $/ons’a mal etmiş. Birlikte satılan altın miktarı 8,2 milyon ons. 2002’de 7,5 milyon ons eşdeğeri altının 180 $/ons’a  mal edilip satılması bekleniyor. Üretiminin %70’ini Kuzey Amerika ve Avustralya’da yapacak. Şirket bu yeni durumuyla sahip olduğu rezerv açısından da dünyanın en büyüğü, 97 milyon ons.

Bu üretimler Newmont’un pay oranı tırnak içinde gösterilerek aşağıda sıralanan işletmelerden yapılıyor :

Kuzey Amerika'da : Nevada, ABD (100%), Mesquite, ABD (100%), Golden Giant, Canada (100%), Holloway, Kanada (84.65%), La Herradura, Meksika (44%)
Güney Amerika'da : Yanacocha, Peru (51.35%) ve Kori Kollo, Bolivya (88%)
Avustralya'da : Kalgoorlie (50%), Pajingo (100%), Tanami (86.5%) ve Yandal (100%)’da
Bronzewing, Jundee ve Wiluna
ve Öteki Ülkelerde : Martha, Yeni Zelanda (89.9%), Zarafshan, Özbekistan (50%), Minahasa, Endonezya (94%) ve Ovacık, Türkiye  (100%)

ABD, NEVADA’daki İŞLETMELER

Newmont'un Nevada’daki sahaları Elko ve Winnemucca arasında yer alıyor. Newmont, toplam dokuz açık ocak ve dört yeraltı maden işletmesi ile 17 işleme tesisini çalıştırıyor. Newmont’un sahibi olduğu, kiraladığı ya da denetlediği alanın yüzeyi nerede ise 2 milyon dönüm. Bunun yüzde 12’si federal arazi.
Bu sahalar Carlin Kuşağı diye bilinen bir cevher kuşağında yer alıyor. Newmont burayı 1961’de bulmuş. Buradaki ilk işletmesini 1965’te Carlin Gold Mining Company adı ile başlatmış. Adının Newmont Gold Company oluşu 1986’da. Lone Tree, Twin Creeks ve Mesquite Madenleri 1997’de Santa Fe Pacific Gold Corporation’den alınmış. Newmont’un bu işletmelerinde toplam 2,800 kişi çalıştırılıyor.
2000 yılında Newmont'un Nevada işletmelerinde 203 $/ons birim maloluşu ile 3,0 milyon ons altın üretilmiş 2000 yılı sonundaki rezervleri 26,2 milyon ons olarak hesaplanıyor.

Nevada’daki Batı Shoshone yerli halkının kutsal toprakları, Newe Sogobia, “Halkın Toprak Anası” bu altın işletmeleriyle alt üst oluyor. Kuzeydoğu Nevada’daki bu yüksek çöl platosu dünyaca ünlü Carlin maden kuşağını barındırıyor. Burası kurak bir eyalet. Yılda yalnızca 200 mm yağış düşüyor. Buradan doğup yarı yolunu burada kat eden Humbolt Irmağı tek kayda değer akarsu; ama, kimi yerde üzerinden atlanılabilecek denli cılız. Bu yüzden küçük kaynaklar, sızıntılar ve küçük dereler yörenin yaşam kaynağı. Geleneksel Batı Shoshone kültürü de bu yüzden bu kaynaklara kutsallık yakıştırmış. Bu kaynakların kirlenmesi Newe Sogobia halkını, hayvanlarını, bitkilerini tehdit ediyor. Şimdiki işletmeler sözde sıfır deşarjlı yapılıyor görünse de, çevreye siyanürlü ve ağır metalli atıkların sızması günlük olaylardan. 2000 yılında Newmont’un bir işletmesinden 18.000 galonluk bölümü Maggie Deresine ulaşacak şekilde çevreye saçılan 275.000 galon siyanürlü akışkana karşılık Newmont yalnızca 23.500 USD ceza ödemiş.

Newmont, Humbolt Irmağını 1995 yılından bu yana Lone Tree Madeni atıkları ile de kirletiyor. 1995’te 6 ay boyunca arsenik standartları iki kat aşılmış. Bakır, toplam asılı katı, bulanıklık, çinko, bor ve demir standartları da hep aşılıyor. En kötüsü de fluor ve amonyum. Winnemucca yöresinde ırmak yaz sonunda yalnızca Lone Tree atıklarını taşıyor. Buna Lone Tree’deki yeraltısuyu susuzlaştırması da eklenince Winnemucca’nın içme suyu kaynakları hızla kirleniyor.

Newmont’un ABD, Nevada, Winnemucca’daki bu altın işletmesinde bu yılın Mayıs ayının ortalarında da, vana arızasından kaynaklandığı açıklanan bir kaçakla 24.000 galon siyanürlü su çevreye yayıldı. Şirkete göre Humbolt Irmağı’na bir kirlilik ulaşmadı. Sızıntı BLM (Arazi Yönetimi Bürosu) yetkililerince hemen incelenmiş olmakla birlikte asıl sorumlu olan NDEP (Nevada Çevre Koruma İdaresi)’nin yerel örgütü, sahaya bir hafta sonra gittiği için eleştiriliyor.

Newmont’un altın işletmeleri oldukça derine iniyor ve yeraltısuyu tablasının altında sürdürülebilmesi için de çok büyük hacimlerde su çekiliyor yeraltından. Bunun büyük bölümü de altı büyük işletmenin 24 saat su çektiği Humbolt Irmağı Havzası’ndan yapılıyor. Yılda 12 milyon m3’lük çekimi ile Newmont’un Lone Tree Madeni bunların ikinci sırada geleni. Bu kuşaktaki bir madende su tablasının 300 m’den çok düşürüldüğü ve bunun için günde 380.000 m3 su çekilmesi gerektiğini düşünmek bile dehşet verici. Bütün bunlardan ötürü Humbolt Irmağı’nın beslenmesi kısıtlanıyor; yüzeydeki kaynak ve dereler kuruyor; madencilik sona erdiğinde de çevredeki akiferin önemli bir miktardaki suyu bu çukuru doldurarak ve buradan kolayca buharlaşarak elden çıkıyor. Bu çukurlarda biriken su 50-250 yıl kadar süreceği öngörülen biçimde çevre yaşamı için tehlikeli biçimde kirleniyor. Bu gidişle Newe Segobia yaşanmaz duruma gelecek.

Yöre halkı örgütlenerek bu gelişmeye karşı durmaya çalışıyor.

Newmont’un Kaliforniya’daki Mesquite Madeni işletmesi de, yerli Quechan halkının kutsal saydığı Chocolate Dağlarında yaptığı kazılarla tepki gördüğü gibi; koruma altına alınmış olan çöl kaplumbağalarının toplu ölümünden de sorumlu tutuluyor.

ENDONEZYA’da BATU HİHAU ve MİNAHASA SAHALARI

Batu Hijau

Batu Hijau büyük bir bakır/altın porfir yatağı. Projenin toplam yatırım tutarı 1,8 milyar $. Payların %45’i (kazancın %56.25’i) Newmont’un. NNT’ın (Newmont Niusa Tenggara) %35’i ve kazancının %43,75’i Japon Sumitomo Corporation’un. Kalan pay Endonezya’lı PT Pukuafu Indah firmasının. Batu Hijau’da yaklaşık 4.000 kişi çalışıyor. Başlangıçta NNT’ye ruhsat alanı olarak bütün batı Nusa Tenggara’nın %50’si verilmiş. Sonradan NNT bunu %17’ye küçültmüş.
1999’un sonunda üretime başlanan Batu Hijau’yu Japon Export-Import Bankası (JBIC), Alman Dışsatım Kredi Ajansı KFW, ve Chase’in başını çektiği bir bankalar konsorsiyumu finanse ediyor. Bankalar sendikası içinde US Export Import Bank ta yer alıyor.
Batu Hijau Cakarta’nın 950 mil doğusunda Sumbawa Adası’nın güneybatı köşesinde yer alıyor.
Newmont, Batu Hijau’yu 1990’da bulmuş ve 1999’da üretime almış.

PT Newmont Minahasa Raya

Bu işletme 1999’da Ratatok Köyü’nde işletmeye açıldı. Newmont, PT Newmont Minahasa Raya’nın %80’ini elinde tutuyor. Geri kalan %20 bir Endonezya firmasının, PT Tanjung Serapung’un. Saha, Cakarta’nın 1500 mil kuzeydoğusunda, Manado’nun 65 mil güneyinde, Sulawesi Adası’nda yer alıyor ve 685 kişi çalıştırılıyor.
Minahasa yatağı 1988’de bulunmuş ve üretim 1996 Mart’ında başlamış.
2000 yılındaki üretim 364.300 ons ve maloluşu 133 ons/$.
Belirlenen ve olası rezervler 699.000 ons.

İşletmenin atıkları denize, sözde 82 m derine boşaltılıyor. Oysa, dünyanın başka yerlerinde, bu arada başta ABD ve Kanada’da madencilik atıklarının denize boşaltılması kesinlikle yasak. Ancak, Newmont bu konuda öncülüğü elinde tutuyor ve dünyada bir işletmeden denize en çok atık boşaltan şirket sanını koruyor. Nusa Tenggara işletmesinden günde 120.000 ton atık denize boşaltılıyor.

Batu Hijau dünyanın onuncu en büyük bakır işletmesi. 2000 yılında 320.100 ons altın üretilmiş. Rezervi ise, 2000 sonunda 11,7 milyon ons altın eşdeğeri olarak belirlenmiş,

Bu yöre çok verimli bir tarım ekonomisine sahipmiş, tesisten önce. Şimdi ölü balıklar ve kokulu, bulanık sular ülkesi. Yerli halk, özellikle de kadın ve çocuklarda cilt hastalıkları yaygın. 1996 Temmuz’u ve 1998 Haziran’ı arasında 15 kez balık ölümleri ile karşılaşılmış. Ölü balıklar toplanıp işletme yöneticilerine götürüldüğünde, köylüler balıkları zehirlemekle suçlanmış!  Ama, Sam Ratulangi Üniversitesi’nden bir toksikoloji uzmanı 1999 baharında Buyat Körfezi’nde başta cıva, kurşun, arsenik, bakır ve kadmiyum olmak üzere pek çok ağır metalin yüksek derişimlerle bulunduğunu belgelemiş.

Atıklar denize dökülüyor. Firmanın web sayfasına göre 82 m derinlikte bir hendeğe döküldüğü için yaşam derinliğinin altına boşaltılmış oluyor. Üstelik boşaltılan gereç bütünü ile doğal gereçten oluşuyor. Oysa, uzmanlar deniz tabanında 20 m derinlikte atık bulunduğunu saptamış bulunuyor.

Bu döküm Sulawesi’deki balıkçılığın sonu olmuş. Daha 1996 Temmuz’unda, işletme açıldıktan 4 ay sonra Buyat Körfezindeki balık üretimi %75 ve balıkçıların geliri %50 düşmüş. Sumbawa’da da durum aynı.Yerli halk artık yemek için bile balık tutamıyor. Birçoğu kıyıdaki boru hattı yüzünden denize bile açılamıyor.

Endonezya Çevre Bakanı bile, Newmont’un Minahasa Raya işletmesindeki atıklarını denize boşaltmadan önce arıtması ve Buyat Körfezi’ndeki denizel yaşamı yok etmemesi gerektiğini dile getiriyordu[4]. Buyat Körfezi’nde 15-30 Haziran 2000 tarihleri arasında yapılan haritalama çalışmaları sonunda da Newmont Minhasa Raya işletmesinin atıklarının çevreye verdiği zarar kanıtlanmış oldu. Newmont’un bu yıl Mayıs ayında yapılan genel kurulunda protestocular Buyat Körfezi’ne 1996’dan bu yana 2.8 milyon ton zehirli atık dökmüş olduğunu  açıklıyorlardı.

En son 25 Ocak’ta, atıkları denize taşıyan boru hattında kaçak başlayınca zehirli atıkların çevreye yayıldığı görülmüş. JATAM (Mining Advocacy network)’ın koordinatörü Chalis Muhammed’e göre bu kaçağın 4 Ocak’tan beri sürdüğü saptanmış. Kaçak görüldükten sonra bir başka Endonezya’lı sivil toplum örgütü olan Endonezya Çevre Forumu(WALHİ) uzmanları halk sağlığı taraması yapıp topladıkları kan örneklerini bir ABD laboratuarına göndermiş. Sonuçta, bu kişilerin kanlarında yüksek düzeyde arsenik ve cıva bulunduğu, zehirlenmenin 3 yıldır sürdüğü saptanmış. Bu yılın başlarında yaşanan bu süreç ile denize deşarjın sakıncaları ve zehirli atıkların besin zincirinde dolaştığı bir kez daha tanıtlanmış oldu.

Newmont’un Nusa Tenggara Batu Hijau altın ve bakır işletmesinin ağır metal yüklü atıklarının da Senunu Körfezi’ne döküldüğü ve işletme süresinde 1,045 milyar ton artığın bu yolla atıldığı saptandı.

Sumbawa çiftçileri artık mısır ve pirinç tarlalarını da sulayamıyor. NNT’nin aşırı su kullanımı kaynak ve kuyuların kurumasına neden olmuş. Yöre halkı gereksinimlerine yetecek bir üretim düzeyini sürdüregelirken, doğal kaynakların bu tükenişi onları çaresiz ve yaşayamaz duruma getirmiş. Ekonomik ve toplumsal bunalım bellerini bükmüş. Bunun yanında enflasyon da yöre halkını olumsuz etkilemiş. Bütün bunlar yerel halkın direnişinin yükselmesine neden olmuş. 2 Temmuz 1998’de 300 Ratatok’lu NMR ofisini işgal etmiş. Bu 28 Temmuz’da da yinelenmiş ve protestolar yıl boyu sürmüş. 10 Ekim 1999’da Sumbawa’lılar Newmont yöneticileri ile bir toplantı yaparak sorunlarını görüşmüşler. Olumlu yanıt alamayınca da, 3 gün sonra NNT’yi bir gösteri ile kınamışlar. Asker ve polis şirketin özel güvenlik gücü gibi kullanılıp göstericilere saldırınca beşi kurşunla olmak üzere 12 gösterici yaralanmış. Baskılar artıp bir de özel güvenlik kuvvetleri çevrede karakollar kurup baskılarını sürdürünce yerli halk arazilerini ucuza satıp bölgeden uzaklaşmaya başlamış. 1999 Kasım’ında JATAM, ulusal bir toplantı düzenleyerek soruna çözüm bulunmasını istemiş. Ülkenin nerede ise %60’ını kaplayan maden ruhsatlarının iptali istenmiş. 2000 Nisanında Minahasa’daki bir mahkeme Newmont’un çalışmalarını, vergi borçlarından ötürü durdurma kararı vermiş. Yargı, yan ürünler için de vergi ödenmesini isterken; Newmont, bunların kazanç konusu olmadığını savunmuş. Sonunda yüksek yargı, kararı durdurmuş; Newmont ta yerel yönetimle anlaşmaya varmış.

Ancak, bu yılın 29 Ocak günü Newmont’un Endonezya’daki en büyük işletmesi olan Lombak adasındaki merkezinde bir patlama oluşu da dikkatleri çekti. Aynı ofisin daha önce de, geçen Ekim ayında da bombalanmış olduğu bildiriliyor. Bombanın protestoculardan mı; yoksa, polisin eseri mi olduğu soruluyor.

Newmont’un eski diktatör Suharto’yu maaşa bağladığına ilişkin de yoğun söylentiler var.

Kısacası Newmont’un Endonezya’daki sicili de kabarık.

ÖZBEKİSTAN’da ZARAFŞAN SAHASI

Newmont’un önemli bir işletmesi de Özbekistan’da. Taşkent’in 400 km batısındaki Kızılkum Çölü bölgesinde, Zarafşan kentinin 60 km kadar kuzeyinde eski Murantu açık ocağının düşük tenörlü atıkları 250 milyon dolarlık bir yatırımla ve yarısına Newmont’un, yarısına da iki Özbek devlet şirketinin sahip olduğu bir işletmede işlenecek. İşletme Newmont’un yığın liçi tekniğine dayalı. Özbekistan’ın Sovyetlerden ayrılıp bağımsız bir devlet oluşunun üzerinden 6 ay geçmeden bu şirket kurulmuş. 1993’te yapımına başlanan işletmede ilk altın 1995 Mayıs’ında üretilmiş. Avrupa Yeniden İnşa ve Kalkınma Bankası (EBRD) 135 milyon dolar kredi ile, ve 2001 Ocağı’nda buna 30 milyon dolar daha katarak bu projeye destek olmuş. Ocakta 25 yılda 350 milyon ton cevher çıkarılmış ve daha 600 milyon ton cevher bulunduğu öngörülüyor. Hazır çıkarılmış cevher yığınında 8,2 milyon ons cevher bulunduğu öngörülmüş.  Yeni eklenen rezervlerle proje ömrü 2013’e uzamış. Cevher çıkarılmış ve hazır olduğundan madencilik yapılmıyor. İlk üretim yılında, 1996’da 225 USD/onsluk işletme maliyetiyle 326.500 ons altın üretilmiş. 2000 yılında 129 USD/ons maloluşla 498.800 ons üretim yapıldığı bildiriliyor. Yaklaşık 725 kişi çalıştırılıyor.

PERU

Yanacocha Madeni

Yanacocha işletmesi 20 yıldır Peru madenciliğindeki ilk yabancı yatırım ve bir ortak girişim. Latin Amerika’daki en büyük altın işletmesi. Şimdilerde dört açık ocaktan, Carachugo, Maqui Maqui, San Jose Sur ve Cerro Yanacocha ocaklarından oluşuyor. Bir beşincisi, La Quinua işletmeye yeni alındı. Newmont payların %51.35’ine, Peru’lu şirket Compania de Minas Buenaventura, S.A %43.65’sına ve Dünya Bankası’nın International Finance Corporation’u da (IFC) %5’ine sahip. Yaklaşık 1,300 kişi çalıştırılıyor.
Lima’nın 375 mil kuzetinde Peru And’larında, denizden 5000 m yükseklikte yer alıyor. Madenin 30 mil güneyinde Cajamarca kenti bulunuyor. MYSA’nın ruhsat alanı Güney Amerika’daki en geniş ruhsat alanı, tam 25.000 hektar.
2000 yılında 1,8 milyon ons altın üretilmiş ve bu ortalama 88 $/onsa mal edilmiş.
2000 sonunda, rezervler 36,6 million ons olarak hesaplanmış.

2 Haziran Pazar günü Peru’nun kuzeyindeki Tambogrande vadisinde yerel belediye tarafından düzenlenen bir referandumda halkın %98,65’i bir Kanada firmasının kurmaya hazırlandığı bir altın işletmesine HAYIR dedi. Kıyı kuşağındaki çöllerin tersine çok verimli bir tarım alanı olan bu bölgede yaşayanlar altın işletmesinin yıllık 105 milyon dolarlık bir gelir getiren tarım endüstrisine vereceği zarar ve olumsuzluklardan kaygılı idi. Madenden ötürü Tambograndelilerin yarısının evlerini terk etmek zorunda kalacağı da öngörülüyordu. Kanada’lı şirket Manhattan Minerals Corp. bu saha için bugüne değin 58 milyon dolar harcamış ve toplam yatırımı 315 milyon dolar olacaktı. Şirket bu yatırımını gerçekleştirmek için çabalarını sürdüreceğini bildiriyor. Peru Başbakanı Roberto Danini de Tambogrande halkını yoksulluğa terk edemeyeceklerini ve maden işletme planının süreceğini açıkladı. Başkan Alejandro Toledo’nun Başbakanı Danino halkın yabancı eylemcilerce yanlış bilgilendirildiğini ve bu referandumun geçersiz olduğunu söyledi.

Tambogrande’lilerin önderleri ise Peru yasalarına göre şu anda maden alanında yaşayan 2000 kişinin “kamu yararı” olduğu ispatlanmadıkça yerlerinden çıkarılamayacağını söylüyor. Bunda da kararlılar. Bir önderlerinin, Ziraat Mühendisi Godofredo Garcia Baca’nın bu yılın Mart ayı sonunda bilinmeyen kişiler tarafından öldürülmüş olması da onları bu kararlılıktan vaz geçirememiş. Bu karşı çıkışta, Yanacocha Altın İşletmesi’nde bugüne değin yaşananlar ve yöre halkının yükselen direnişi önemli bir etken oldu.

Gerçekten de, ilk kuruluşunda yöre halkının desteğini almış olan Yanacocha, geçen yıllarda yörede yaygın bir direnişe konu oldu. Yöre halkının Newmont’a ve Yanacocha’ya karşı olumsuz düşüncelere kapılması yaşadıklarından kaynaklanıyor. İşletmeye geçtiğinden hemen sonra halkı düş kırıklığına uğratan şirket o günden bu yana çevreye sürekli zarar veriyor. İşe alma vaatleri boş çıkıyor; halkın arazisinden izin almadan yol ve enerji hatları geçiriliyor; halkın su kaynakları sürekli olarak kirletiliyor. Bunlar yetmezmiş gibi 2000 yılı 2 Haziran’ında işletmenin yan ürünü olan cıva şişelerini taşıyan bir kamyon kırılan şişelerden dökülen 333 pound cıvayı geçtiği köylere saça saça dolaşıp 400 kişinin hastalanmasına, 130’unun hastahanede yatmasına neden oluyor. 17 yaşındaki bir kız öğrenci kör oluyor. Newmont, bu kirliliğin giderilmesi için 12-14 milyon USD harcamış olsa da, bu bardağı taşıran damla oluyor. Kuzey Peru’da çalışan Federation Rondas Campasinas, Cajamarca ve yöresinde Yanacocha altın işletmesinden zarar görenlere sahip çıkıp, haklarını savunuyor. 2000 Eylül’ünde yapılan bir gösteriye 6000 kişi katılıyor. Campasinas’a göre yöredeki bütün kullanma suyu kirlenmiş durumda. Yöre halkının yaşamı yüzey suyu kaynaklarına çok bağımlı. Oysa, yöredeki derelerde artık balık ve kurbağa bile yaşamıyor. Derelerdeki sular sarı ya da kahve rengi akıyor. İşletmenin, gözlem programı çerçevesinde yöredeki yüzey sularında 97 yerde ölçtüğü pH değerlerinden 39’u pH<5 ve 17’si pH<4 olarak bulunmuş. Denver Post muhabirlerinin kendi ölçtükleri bir değer de pH=4 bulunmuş[5]. İşletme uzmanlarına göre yöredeki sular doğal koşullarda da böyle imiş. Nevada Üniversitesi’nden Prof Glenn Miller’e göre ise böyle şey olmaz!

Yanacocha’da yeni bir ocağın daha açılmak istenmesine karşı yörede büyük bir tepki var. Yerel Meclis buna karşı çıkıyor. Newmont ise buna ancak federal yönetimin karar verebileceğini ileri sürüyor.

Peru, bugün dünyanın yedinci büyük altın üreticisi ve bunun %50’si Yanacocha’dan geliyor. Bu yüzden de merkezi yönetim hep Newmont’tan yana çıkmış. Özellikle önceki yıl devrilen Fujimori’nin Başkanlık dönemi Newmont için çok rahat geçmiş.

Bunun başka ve ciddi nedenlerinin de olduğu geçtiğimiz yıl ortaya çıktı.

Anımsanacaktır, Peru’nun seçimle başa gelen, ancak bir tiran gibi davranan Japon asıllı Başkanı önceki yıl görevini bırakıp ülkeden ayrılmak zorunda kalmıştı. Bu arada ortaya çıkan çeşitli skandallarla birlikte, bir de gizli polis şefi ünlenmişti : Montesimos. İşte, geçen yıl Ocak ayında Montesimos’un bir dava ile ilgili olarak yüksek yargı başkanına baskı ve rüşvetini belgeleyen bir video kaseti ortaya çıktı. Ülkemizde de çok yaşadığımız için kasetlerin etkisini anlayabiliriz. Ama, bu kaset bizdekilerden daha ilginçti. Çünkü, Montesimos bu kasette belgelenen görüşmesinde, Yargıç Jaime Beltran’a tamamlanmak üzere olan bir davada, Yanacocha Madeni’ndeki Fransız Devlet Madencilik Şirketi BRGM’in, sahip olduğu payların yarısını Newmont’a istenen ucuz bedelle devretmesinden yana karar vermesi yolunda baskı yapıyordu. Montesimos bu görüşmede konu ile ABD Elçiliğinin ve ABD Latin Amerika Sekreterliğinin de ilgilendiğini söylemişti. Kaset ortaya çıkmadan önce yargı kararı 4’e 3 Newmont’tan yana çıkmıştı ve Yargıç Beltran da bu yönde oy kullanmıştı. Peru haber ajanslarına göre Montesimos’un bir yakını, Montesimos’un Newmont’un Peru’lu ortağı olan Minera Buenaventura’dan para aldığını açıklamıştı.

Bu skandalın ortaya çıkması üzerine ABD’de kurulu sivil toplum örgütü Project Underground ile Peru’daki bir başka örgüt olan Federation Rondas Campesinas birlikte Dünya Bankası’na başvurarak, Dünya Bankası’nın özel kesimi geliştirmek üzere kurduğu IFC (İnternational Finance Corporation) bu girişimde %5 pay sahibi olduğu için durumun incelenmesini ve bu desteğin geri çekilmesini istemiş; 2001’in Kasım ayında Dünya Bankası konu ile doğrudan kendisinin ilgilenemeyeceğini, IFC’ye başvurulmasını istemiş. IFC ise yapılan başvuruyu Ocak ayı sonunda yanıtlayarak yeterli kanıt göremediğini (!) söyledi. Haberlere göre Newmont ABD devlet Bakanlığı ile bu konuda görüşüldüğünü kabul ediyor; ancak, yasa dışı bir ilişki kurulmadığında ısrarlı. ABD’nin eski Peru elçisi de, Montesimos ve Fujimori ile görüşmeleri anımsıyor; ancak, kapalı kapılar ardındaki bu yüksek düzeyli konuşmaların gizli olduğunu söylüyor. Şimdi, ABD Georgia Demokrat Kongre üyesi Cynthia McKinney konuyu sahiplenip skandalın derinden araştırılmasını istiyor.

Kısacası skandal ortada kalmış durumda. En son, Denver Mahkemeleri de savlanan suçun işlenme yerinin Peru olduğunu ve böyle bir davanın Denver’de görülemeyeceği kararı verdi. Ortada olan bir şey var ki, Newmont işlerini her zaman yasalara uygun yürütmüyor.

FİLİPİNLERDEKİ GİRİŞİM

Filipinlerin kuzeyinde Kordiyer adı verilen sıradağlar var. Ülkenin bu en yüksek dağlarının doğal kaynakları çok zengin. Kordiyer bölgesi yerli halk Igorot’ların da yaşam alanı. Bunlar 7 etnik kökenden geliyor.

Igorot’ların huzurlu yaşamı bu dağ sırasında başta altın ve bakır olmak üzere bir maden kuşağının bulunmasıyla değişti. Büyük çaplı madencilik bu yöreye İspanyol kolonileştirmesi ile girmiş. Yirminci yüzyılın başlarında onların yerini Amerikalılar almış. 1995’te yeni bir Madencilik Yasası kabul edilip çokulusluların önü açılınca da buraya büyük bir akın başlamış. 1999 Kasımında bütün Kordiyerin üçte biri yabancıların ruhsat alanına dönüşmüş. Bunun haberleri yayıldıkça halkta da giderek yayılan ve büyüyen, yerel kiliselerin de desteklediği bir karşı çıkış başlamış.

Yöredeki maden ruhsat alanının üçte ikisini Newmont ele geçirmiş. Bu ruhsatların tümü işlenmeye başlanırsa Kordiyer halkının bütününe yakınının evlerini terk etmesi ve geleneksel yaşam kültürünün yok olması gerekecek. Örneğin 1587 nüfuslu Sallapadan Kasabası’nın bütününün kaldırılması gerekiyor. Bu yöredeki Masadiit halkı, “Newport Philippines”e verilen ruhsatı öğrenir öğrenmez tepkilerini göstermeye başlamış. Bu tepkiler gelişince resmi görevliler baskılarını arttırmış ve komşu Daguiman halkı ile aralarında çatışma çıkarmaya çalışmış. Bu çekişme halen sürüyor.

“NEW NEWMONT” !!!

Newmont, Franco Nevada ve Normandy’i satın aldıktan sonra yenilenmiş olduğunu anlatmaya çalışıyor ve kendinden “New Newmont” diye söz ediyor.

Ancak, yukarıdaki satırlarda kısmen açıklanan alışkanlıklarını bırakmasını beklemek zor.

Pek kimsenin de böyle bir umut beslemediği anlaşılıyor. Bu yüzden, Newmont Mining Corporation’un 15 Mayıs’ta ABD Denver’de yapılan genel kurulu olaylı geçti.

Dünyanın bu en büyük altın işletmecisi şirketinin Genel Kurulu’na pay sahibi olarak katılan bazı eylemciler Newmont’un dünyanın değişik yerlerinde doğaya ve yerli halka karşı işlediği suçları anımsatarak pay sahiplerine neden Newmont’u finanse etmemeleri gerektiğini anlatmaya çalıştı. Genel Kurul salonu önünde de pankartlı eylemcilerin gösterisi oldu. Newmont’un Denver’deki merkezinin önünde sokak tiyatroları gösteri yaptı; “yalnızca aptallar altın alır” yazılı şapkalar giyildi.

Newmont’un, “Newmonster” (yeni hortlak) olarak anılması yerinde değil mi?[6]


[1] World Gold Council daily gold market commentary, 06 September 2001

[2] Reuters, 16-19-20-23 Kasım 2001

[3] Document no 131550, http://www.asx.com.au/

[4] JATAM, Indonesian Mining Advocacy Network

[5] www.DenverPost_com-BusinessNews.htm 

[6] Bu metin, Friends of the Earth International (www.foei.org ), Project Underground (www.moles.org),  New York Stock Excahange (www.nyse.org ), Newmont (www.newmont.com ) ve Denver Post’un  web sayfalarından yararlanılarak hazırlanmıştır.


Anasayfa

Hosted by www.Geocities.ws

1