Derleyen : Tahir Öngür, Jeoloji Y. Mühendisi
(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Altın Çalışma Grubu)
Bir
zamanlar, ülkemizde TV yeni iken bir çizgi dizisi vardı : “Sevimli Hayalet”. İzleyebilenlerin şimdi bile belleklerinde. Genç
kuşaklar tanışamadı “Sevimli Hayalet” ile. Ancak, bu kez pek sevimli
bulamayacak olsalar da bir “Yeni
Hortlak” ile, ABD’ndeki doğa ve insanseverlerin taktığı bu “New
Monster” adını haklı olarak ve kolayca hak eden bir çokuluslu şirket
ile, Newmont Mining Corporation ile
tanışacaklar. Çünkü, Bergama Ovacık’ta tüm yargı kararlarına karşı
işletmesini sürdürmesine göz yumulan eski Eurogold, şimdiki Normandy AŞ’nin
sahibi olan Avustralya’da kurulu Normandy Mining Ltd artık el değiştirdi.
Geçen yıl Avustralya’nın en büyük, dünyanın ise yedinci büyük altın
işletmecisi olan Normandy Ltd, artık yok. O artık, (New) Newmont.
Normandy,
Avustralya’nın önemli bir madencilik grubu idi. Avustralya Borsası’nda
Mayıs 2001 sonunda 56,686 kişide bulunan hisse senetleri ve 2.231 milyar
Avustralya Doları anaparası vardı. Kağıtları 1 Avustralya Doları dolayında
alınıyor; paylarının % 60 kadarını ANZ, National, Westpac Custodian ve
Chase Manhattan aracı kurumları denetliyordu. Büyük pay sahipleri arasında
Franco-Nevada Madencilik Şirketi (% 19.99), Maple Brown Abbott (% 7.29) ve The
Capital Group Companies (% 5.99) yer alıyordu.
Normandy,
Avustralya Altın İndeksi içinde birinci; FT Dünya Altın Madencileri İndeksinde
de Anglo Gold, Newmont, Placer Dome gibi dünya devlerinin arkasında yedinci sırada
yer alıyordu.
Geçen
yılın Eylül ayı başlarında Güney Afrika, Johannesburg’ta kurulu (o
zaman) dünyanın en büyük altın işletmecisi olan AngloGold Ltd’in
Normandy Mining Ltd’nin hisselerini almak üzere teklif verdiği haberi yayıldı[1].
Buna göre, AngloGold’un toplam teklifi 1,6 milyar USD’ı buluyordu. Daha
sonra, Kasım ayı içinde ABD Denver’de kurulu dünyanın ikinci büyüğü
Newmont Mining Corp. başka bir teklif ile ortaya çıktı. Newmont,
AngloGold’un pay başına 1,46 Avustralya doları teklifine karşılık toplam
1,8 milyar USD önerdi. Ayrıca, Normandy’nin % 19,9’luk payını elinde
tutan Kanada’da kurulu Franco-Nevada şirketinin bütününü elde etmek üzere
de 2,58 milyar USD’lik bir teklif verdi[2].
Kanada’da kurulu Barrick Gold Corp.un AngloGold’u almak üzere teklif götürdüğü
haberleri de 17 Kasım 2001’de Reuters tarafından duyuruldu. Daha sonra, Aralık
ayında Anglogold’un Barrick ile işbirliği yaparak Normandy’e verilen
teklifi arttırdığı ve pay başına 1,87 dolara yükselttiği, süreyi de 11
Ocak 2001’e uzattığı bildirildi[3].
Pazarlıkların
yılbaşında sonuçlanması ve Normandy’nin Şubat 2001’de bütünü ile el
değiştirmesi bekleniyordu. Ancak, AngloGold’un teklifinin geri çekildiği
haberi geldi. Ocak ayında Normandy yönetimi pay sahiplerine Newmont’un önerisinin
kabulünü salık verdi. Şunat ayı sonunda da satış kesinleşti.
Şimdi,
Newmont dünya sıralamasında başa geçti; Bergama Ovacık altın işletmesi
girişimi de Newmont’un oldu. Türkiye’de kurulu ve paylarının %100’ü
Newmont’un olan şirketin adı henüz değişmedi, Normandy AŞ olarak süregidiyor.
İşin
ilginci, Normandy AŞ’nin web sayfasındaki basın bültenleri arasından, 26
Temmuz 2000 tarihli bir metnin halen kaldırılmamış olması. Bu Basın Bülteni’nde
Normandy’yi Anglogold alacak diyen eski Bergama Belediye Başkanı Safa Taşkın
öfke ile eleştiriliyor ve “Ne Eurogold
ne de Normandy satılıyor…” deniyordu!
Newmont
bununla da yetinmeyip, kendine çekidüzen vermeye ve durumunu güçlendirmeye yönelik
uygulamalarını sürdürüyor. Son günlerde TVX Newmont Americas ortak girişimindeki
%49,9’luk payını 180 milyon dolara satmaya razı olduğunu ve Kinross Gold
Corporation, YVX Gold Inc. ve Echo Bay Mines Ltd’nin birleşmesini desteklediğni
bildirdi.
Newmont’un
Başkanı Pierre Lassonde, Altın sektöründeki rasyonalizasyonu
desteklediklerini, Newmont’un net borçlarını kullanılan toplam
kapitalizasyonun %20’sine indirecek şekilde ellerindeki payları değerlendireceklerini
bildirdi. Buna göre, Newmont bu yıl, elindeki başka şirket paylarının 400
milyon doların üzerindeki bir bölümünü satacak.
Newmont’un
dünyanın heryerine dağılmış 244.000 km2’lik ruhsat alanı
var. Bunun yanında Newmont Capital Limited adı ile kurulan bir şirket eli ile
ticari bankacılık yapıp kaynaklarını değerlendirmeyi programlamış.
1921’de New York’ta kurulmuş ve pay kağıtları
1925’ten bu yana New York Borsası’nda işlem görmekte olan Newmont’un
New York Borsası’ndaki hisseleri 2001 yılı sonuna kadar 19-20 dolar dolayında
işlem görürken, yılbaşından sonra yükselme
sürecine girmiş ve bugün 27-30 USD dolayında bulunuyor. Bu satırların yazıldığı
sırada bu değer, 28,96 USD idi. Bu yükselişin, altın fiyatları ile
birlikte ve sektördeki bütün şirketlere koşut olarak yaşandığını
vurgulamak gerekli. Mart sonundan bu yana ise ne hisse fiyatı ve ne de işlem
hacminde kayda değer bir değişiklik olmayışı dikkati çekiyor.
Şirketin
2000 ve 1999’daki altın üretiminin yaklaşık %65’i Kuzey Amerika’daki işletmelerinden
ve %35’i öteki ülkelerdeki işletmelerden sağlanmıştı. 2000’de yurt dışı
üretiminin %55’i, toplam üretiminin de %19’u Peru’daki Yanacocha
Madeni’nde yapılmıştı.
Bugünse,
Newmont dünyanın en büyük altın üreticisi durumunda. 5 kıtada 22 işletmesi
var. 2001’de Normandy ve Franco-Nevada devralınmadan önce Newmont 5,4 milyon
ons eşdeğeri altın satmış ve bunu ortalama 184 $/ons’a mal etmiş.
Birlikte satılan altın miktarı 8,2 milyon ons. 2002’de 7,5 milyon ons eşdeğeri
altının 180 $/ons’a mal edilip
satılması bekleniyor. Üretiminin %70’ini Kuzey Amerika ve Avustralya’da
yapacak. Şirket bu yeni durumuyla sahip olduğu rezerv açısından da dünyanın
en büyüğü, 97 milyon ons.
Bu
üretimler Newmont’un pay oranı tırnak içinde gösterilerek aşağıda sıralanan
işletmelerden yapılıyor :
Kuzey
Amerika'da
: Nevada,
ABD (100%), Mesquite, ABD (100%), Golden
Giant, Canada (100%), Holloway, Kanada (84.65%), La Herradura, Meksika (44%)
Güney Amerika'da
: Yanacocha,
Peru (51.35%) ve Kori Kollo, Bolivya (88%)
Avustralya'da
: Kalgoorlie (50%), Pajingo
(100%), Tanami (86.5%) ve Yandal (100%)’da
Bronzewing, Jundee
ve Wiluna
ve Öteki Ülkelerde : Martha, Yeni Zelanda (89.9%), Zarafshan, Özbekistan (50%), Minahasa, Endonezya (94%) ve Ovacık, Türkiye (100%)
Newmont'un
Nevada’daki sahaları Elko ve Winnemucca arasında yer alıyor. Newmont,
toplam dokuz açık ocak ve dört yeraltı maden işletmesi ile 17 işleme
tesisini çalıştırıyor. Newmont’un sahibi olduğu, kiraladığı ya da
denetlediği alanın yüzeyi nerede ise 2 milyon dönüm. Bunun yüzde 12’si
federal arazi.
Bu sahalar Carlin Kuşağı diye bilinen bir cevher kuşağında yer alıyor.
Newmont burayı 1961’de bulmuş. Buradaki ilk işletmesini 1965’te Carlin
Gold Mining Company adı ile başlatmış. Adının Newmont Gold Company oluşu
1986’da. Lone Tree, Twin Creeks ve Mesquite Madenleri 1997’de Santa Fe
Pacific Gold Corporation’den alınmış. Newmont’un bu işletmelerinde
toplam 2,800 kişi çalıştırılıyor.
2000 yılında Newmont'un Nevada işletmelerinde 203 $/ons birim maloluşu ile
3,0 milyon ons altın üretilmiş 2000 yılı sonundaki rezervleri 26,2 milyon
ons olarak hesaplanıyor.
Newmont,
Humbolt Irmağını 1995 yılından bu yana Lone Tree Madeni atıkları ile de
kirletiyor. 1995’te 6 ay boyunca arsenik standartları iki kat aşılmış.
Bakır, toplam asılı katı, bulanıklık, çinko, bor ve demir standartları
da hep aşılıyor. En kötüsü de fluor ve amonyum. Winnemucca yöresinde ırmak
yaz sonunda yalnızca Lone Tree atıklarını taşıyor. Buna Lone Tree’deki
yeraltısuyu susuzlaştırması da eklenince Winnemucca’nın içme suyu
kaynakları hızla kirleniyor.
Newmont’un
ABD, Nevada, Winnemucca’daki bu altın işletmesinde bu yılın Mayıs ayının
ortalarında da, vana arızasından kaynaklandığı açıklanan bir kaçakla
24.000 galon siyanürlü su çevreye yayıldı. Şirkete göre Humbolt Irmağı’na
bir kirlilik ulaşmadı. Sızıntı BLM (Arazi Yönetimi Bürosu) yetkililerince
hemen incelenmiş olmakla birlikte asıl sorumlu olan NDEP (Nevada Çevre Koruma
İdaresi)’nin yerel örgütü, sahaya bir hafta sonra gittiği için eleştiriliyor.
Newmont’un
altın işletmeleri oldukça derine iniyor ve yeraltısuyu tablasının altında
sürdürülebilmesi için de çok büyük hacimlerde su çekiliyor yeraltından.
Bunun büyük bölümü de altı büyük işletmenin 24 saat su çektiği
Humbolt Irmağı Havzası’ndan yapılıyor. Yılda 12 milyon m3’lük
çekimi ile Newmont’un Lone Tree Madeni bunların ikinci sırada geleni. Bu kuşaktaki
bir madende su tablasının 300 m’den çok düşürüldüğü ve bunun için günde
380.000 m3 su çekilmesi gerektiğini düşünmek bile dehşet
verici. Bütün bunlardan ötürü Humbolt Irmağı’nın beslenmesi kısıtlanıyor;
yüzeydeki kaynak ve dereler kuruyor; madencilik sona erdiğinde de çevredeki
akiferin önemli bir miktardaki suyu bu çukuru doldurarak ve buradan kolayca
buharlaşarak elden çıkıyor. Bu çukurlarda biriken su 50-250 yıl kadar süreceği
öngörülen biçimde çevre yaşamı için tehlikeli biçimde kirleniyor. Bu
gidişle Newe Segobia yaşanmaz duruma gelecek.
Yöre
halkı örgütlenerek bu gelişmeye karşı durmaya çalışıyor.
Newmont’un
Kaliforniya’daki Mesquite Madeni işletmesi de, yerli Quechan halkının
kutsal saydığı Chocolate Dağlarında yaptığı kazılarla tepki gördüğü
gibi; koruma altına alınmış olan çöl kaplumbağalarının toplu ölümünden
de sorumlu tutuluyor.
Batu
Hijau
Batu Hijau büyük bir bakır/altın porfir
yatağı. Projenin toplam yatırım tutarı 1,8 milyar $. Payların %45’i
(kazancın %56.25’i) Newmont’un. NNT’ın (Newmont Niusa Tenggara) %35’i
ve kazancının %43,75’i Japon Sumitomo Corporation’un. Kalan pay
Endonezya’lı PT Pukuafu Indah firmasının. Batu Hijau’da yaklaşık 4.000
kişi çalışıyor. Başlangıçta NNT’ye ruhsat alanı olarak bütün batı
Nusa Tenggara’nın %50’si verilmiş. Sonradan NNT bunu %17’ye küçültmüş.
1999’un sonunda üretime başlanan Batu Hijau’yu Japon Export-Import Bankası
(JBIC), Alman Dışsatım Kredi Ajansı KFW, ve Chase’in başını çektiği
bir bankalar konsorsiyumu finanse ediyor. Bankalar sendikası içinde US Export
Import Bank ta yer alıyor.
Batu Hijau Cakarta’nın 950 mil doğusunda Sumbawa Adası’nın güneybatı köşesinde
yer alıyor.
Newmont, Batu Hijau’yu 1990’da bulmuş ve 1999’da üretime almış.
PT
Newmont Minahasa Raya
Bu
işletme 1999’da Ratatok Köyü’nde işletmeye açıldı. Newmont, PT
Newmont Minahasa Raya’nın %80’ini elinde tutuyor. Geri kalan %20 bir
Endonezya firmasının, PT Tanjung Serapung’un. Saha, Cakarta’nın 1500 mil
kuzeydoğusunda, Manado’nun 65 mil güneyinde, Sulawesi Adası’nda yer alıyor
ve 685 kişi çalıştırılıyor.
Minahasa yatağı 1988’de bulunmuş ve üretim 1996 Mart’ında başlamış.
2000 yılındaki üretim 364.300 ons ve maloluşu 133 ons/$.
Belirlenen ve olası rezervler 699.000 ons.
Batu
Hijau dünyanın onuncu en büyük bakır işletmesi. 2000 yılında 320.100 ons
altın üretilmiş. Rezervi ise, 2000 sonunda 11,7 milyon ons altın eşdeğeri
olarak belirlenmiş,
Bu
yöre çok verimli bir tarım ekonomisine sahipmiş, tesisten önce. Şimdi ölü
balıklar ve kokulu, bulanık sular ülkesi. Yerli halk, özellikle de kadın ve
çocuklarda cilt hastalıkları yaygın. 1996 Temmuz’u ve 1998 Haziran’ı
arasında 15 kez balık ölümleri ile karşılaşılmış. Ölü balıklar
toplanıp işletme yöneticilerine götürüldüğünde, köylüler balıkları
zehirlemekle suçlanmış! Ama, Sam
Ratulangi Üniversitesi’nden bir toksikoloji uzmanı 1999 baharında Buyat Körfezi’nde
başta cıva, kurşun, arsenik, bakır ve kadmiyum olmak üzere pek çok ağır
metalin yüksek derişimlerle bulunduğunu belgelemiş.
Atıklar
denize dökülüyor. Firmanın web sayfasına göre 82 m derinlikte bir hendeğe
döküldüğü için yaşam derinliğinin altına boşaltılmış oluyor. Üstelik
boşaltılan gereç bütünü ile doğal gereçten oluşuyor. Oysa, uzmanlar
deniz tabanında 20 m derinlikte atık bulunduğunu saptamış bulunuyor.
Bu
döküm Sulawesi’deki balıkçılığın sonu olmuş. Daha 1996 Temmuz’unda,
işletme açıldıktan 4 ay sonra Buyat Körfezindeki balık üretimi %75 ve balıkçıların
geliri %50 düşmüş. Sumbawa’da da durum aynı.Yerli halk artık yemek için
bile balık tutamıyor. Birçoğu kıyıdaki boru hattı yüzünden denize bile
açılamıyor.
Endonezya
Çevre Bakanı bile, Newmont’un Minahasa Raya işletmesindeki atıklarını
denize boşaltmadan önce arıtması ve Buyat Körfezi’ndeki denizel yaşamı
yok etmemesi gerektiğini dile getiriyordu[4].
Buyat Körfezi’nde 15-30 Haziran 2000 tarihleri arasında yapılan haritalama
çalışmaları sonunda da Newmont Minhasa Raya işletmesinin atıklarının çevreye
verdiği zarar kanıtlanmış oldu. Newmont’un bu yıl Mayıs ayında yapılan
genel kurulunda protestocular Buyat Körfezi’ne 1996’dan bu yana 2.8 milyon
ton zehirli atık dökmüş olduğunu açıklıyorlardı.
En
son 25 Ocak’ta, atıkları denize taşıyan boru hattında kaçak başlayınca
zehirli atıkların çevreye yayıldığı görülmüş. JATAM (Mining Advocacy
network)’ın koordinatörü Chalis Muhammed’e göre bu kaçağın 4
Ocak’tan beri sürdüğü saptanmış. Kaçak görüldükten sonra bir başka
Endonezya’lı sivil toplum örgütü olan Endonezya Çevre Forumu(WALHİ)
uzmanları halk sağlığı taraması yapıp topladıkları kan örneklerini bir
ABD laboratuarına göndermiş. Sonuçta, bu kişilerin kanlarında yüksek düzeyde
arsenik ve cıva bulunduğu, zehirlenmenin 3 yıldır sürdüğü saptanmış.
Bu yılın başlarında yaşanan bu süreç ile denize deşarjın sakıncaları
ve zehirli atıkların besin zincirinde dolaştığı bir kez daha tanıtlanmış
oldu.
Newmont’un
Nusa Tenggara Batu Hijau altın ve bakır işletmesinin ağır metal yüklü atıklarının
da Senunu Körfezi’ne döküldüğü ve işletme süresinde 1,045 milyar ton
artığın bu yolla atıldığı saptandı.
Sumbawa
çiftçileri artık mısır ve pirinç tarlalarını da sulayamıyor. NNT’nin
aşırı su kullanımı kaynak ve kuyuların kurumasına neden olmuş. Yöre
halkı gereksinimlerine yetecek bir üretim düzeyini sürdüregelirken, doğal
kaynakların bu tükenişi onları çaresiz ve yaşayamaz duruma getirmiş.
Ekonomik ve toplumsal bunalım bellerini bükmüş. Bunun yanında enflasyon da
yöre halkını olumsuz etkilemiş. Bütün bunlar yerel halkın direnişinin yükselmesine
neden olmuş. 2 Temmuz 1998’de 300 Ratatok’lu NMR ofisini işgal etmiş. Bu
28 Temmuz’da da yinelenmiş ve protestolar yıl boyu sürmüş. 10 Ekim
1999’da Sumbawa’lılar Newmont yöneticileri ile bir toplantı yaparak
sorunlarını görüşmüşler. Olumlu yanıt alamayınca da, 3 gün sonra
NNT’yi bir gösteri ile kınamışlar. Asker ve polis şirketin özel güvenlik
gücü gibi kullanılıp göstericilere saldırınca beşi kurşunla olmak üzere
12 gösterici yaralanmış. Baskılar artıp bir de özel güvenlik kuvvetleri
çevrede karakollar kurup baskılarını sürdürünce yerli halk arazilerini
ucuza satıp bölgeden uzaklaşmaya başlamış. 1999 Kasım’ında JATAM,
ulusal bir toplantı düzenleyerek soruna çözüm bulunmasını istemiş. Ülkenin
nerede ise %60’ını kaplayan maden ruhsatlarının iptali istenmiş. 2000
Nisanında Minahasa’daki bir mahkeme Newmont’un çalışmalarını, vergi
borçlarından ötürü durdurma kararı vermiş. Yargı, yan ürünler için de
vergi ödenmesini isterken; Newmont, bunların kazanç konusu olmadığını
savunmuş. Sonunda yüksek yargı, kararı durdurmuş; Newmont ta yerel yönetimle
anlaşmaya varmış.
Ancak,
bu yılın 29 Ocak günü Newmont’un Endonezya’daki en büyük işletmesi
olan Lombak adasındaki merkezinde bir patlama oluşu da dikkatleri çekti. Aynı
ofisin daha önce de, geçen Ekim ayında da bombalanmış olduğu bildiriliyor.
Bombanın protestoculardan mı; yoksa, polisin eseri mi olduğu soruluyor.
Newmont’un
eski diktatör Suharto’yu maaşa bağladığına ilişkin de yoğun söylentiler
var.
Kısacası
Newmont’un Endonezya’daki sicili de kabarık.
Newmont’un
önemli bir işletmesi de Özbekistan’da. Taşkent’in 400 km batısındaki Kızılkum
Çölü bölgesinde, Zarafşan kentinin 60 km kadar kuzeyinde eski Murantu açık
ocağının düşük tenörlü atıkları 250 milyon dolarlık bir yatırımla
ve yarısına Newmont’un, yarısına da iki Özbek devlet şirketinin sahip
olduğu bir işletmede işlenecek. İşletme Newmont’un yığın liçi tekniğine
dayalı. Özbekistan’ın Sovyetlerden ayrılıp bağımsız bir devlet oluşunun
üzerinden 6 ay geçmeden bu şirket kurulmuş. 1993’te yapımına başlanan işletmede
ilk altın 1995 Mayıs’ında üretilmiş. Avrupa Yeniden İnşa ve Kalkınma
Bankası (EBRD) 135 milyon dolar kredi ile, ve 2001 Ocağı’nda buna 30 milyon
dolar daha katarak bu projeye destek olmuş. Ocakta 25 yılda 350 milyon ton
cevher çıkarılmış ve daha 600 milyon ton cevher bulunduğu öngörülüyor.
Hazır çıkarılmış cevher yığınında 8,2 milyon ons cevher bulunduğu öngörülmüş.
Yeni eklenen rezervlerle proje ömrü 2013’e uzamış. Cevher çıkarılmış
ve hazır olduğundan madencilik yapılmıyor. İlk üretim yılında, 1996’da
225 USD/onsluk işletme maliyetiyle 326.500 ons altın üretilmiş. 2000 yılında
129 USD/ons maloluşla 498.800 ons üretim yapıldığı bildiriliyor.
Yaklaşık 725 kişi çalıştırılıyor.
PERU
Yanacocha
Madeni
Yanacocha
işletmesi 20 yıldır Peru madenciliğindeki ilk yabancı yatırım ve bir
ortak girişim. Latin Amerika’daki en büyük altın işletmesi. Şimdilerde dört
açık ocaktan, Carachugo, Maqui Maqui, San Jose Sur ve Cerro Yanacocha ocaklarından
oluşuyor. Bir beşincisi, La Quinua işletmeye yeni alındı. Newmont payların
%51.35’ine, Peru’lu şirket Compania de Minas Buenaventura, S.A %43.65’sına
ve Dünya Bankası’nın International Finance Corporation’u da (IFC)
%5’ine sahip. Yaklaşık 1,300 kişi çalıştırılıyor.
Lima’nın 375 mil kuzetinde Peru And’larında, denizden 5000 m yükseklikte
yer alıyor. Madenin 30 mil güneyinde Cajamarca kenti bulunuyor. MYSA’nın
ruhsat alanı Güney Amerika’daki en geniş ruhsat alanı, tam 25.000 hektar.
2000 yılında 1,8 milyon ons altın üretilmiş ve bu ortalama 88 $/onsa mal
edilmiş.
2000 sonunda, rezervler 36,6 million ons
olarak hesaplanmış.
2
Haziran Pazar günü Peru’nun kuzeyindeki Tambogrande vadisinde yerel belediye
tarafından düzenlenen bir referandumda halkın %98,65’i bir Kanada firmasının
kurmaya hazırlandığı bir altın işletmesine HAYIR dedi. Kıyı kuşağındaki
çöllerin tersine çok verimli bir tarım alanı olan bu bölgede yaşayanlar
altın işletmesinin yıllık 105 milyon dolarlık bir gelir getiren tarım endüstrisine
vereceği zarar ve olumsuzluklardan kaygılı idi. Madenden ötürü
Tambograndelilerin yarısının evlerini terk etmek zorunda kalacağı da öngörülüyordu.
Kanada’lı şirket Manhattan Minerals Corp. bu saha için bugüne değin 58
milyon dolar harcamış ve toplam yatırımı 315 milyon dolar olacaktı. Şirket
bu yatırımını gerçekleştirmek için çabalarını sürdüreceğini
bildiriyor. Peru Başbakanı Roberto Danini de Tambogrande halkını yoksulluğa
terk edemeyeceklerini ve maden işletme planının süreceğini açıkladı. Başkan
Alejandro Toledo’nun Başbakanı Danino halkın yabancı eylemcilerce yanlış
bilgilendirildiğini ve bu referandumun geçersiz olduğunu söyledi.
Tambogrande’lilerin
önderleri ise Peru yasalarına göre şu anda maden alanında yaşayan 2000 kişinin
“kamu yararı” olduğu ispatlanmadıkça yerlerinden çıkarılamayacağını
söylüyor. Bunda da kararlılar. Bir önderlerinin, Ziraat Mühendisi Godofredo
Garcia Baca’nın bu yılın Mart ayı sonunda bilinmeyen kişiler tarafından
öldürülmüş olması da onları bu kararlılıktan vaz geçirememiş. Bu karşı
çıkışta, Yanacocha Altın İşletmesi’nde bugüne değin yaşananlar ve yöre
halkının yükselen direnişi önemli bir etken oldu.
Gerçekten
de, ilk kuruluşunda yöre halkının desteğini almış olan Yanacocha, geçen
yıllarda yörede yaygın bir direnişe konu oldu. Yöre halkının Newmont’a
ve Yanacocha’ya karşı olumsuz düşüncelere kapılması yaşadıklarından
kaynaklanıyor. İşletmeye geçtiğinden hemen sonra halkı düş kırıklığına
uğratan şirket o günden bu yana çevreye sürekli zarar veriyor. İşe alma
vaatleri boş çıkıyor; halkın arazisinden izin almadan yol ve enerji hatları
geçiriliyor; halkın su kaynakları sürekli olarak kirletiliyor. Bunlar
yetmezmiş gibi 2000 yılı 2 Haziran’ında işletmenin yan ürünü olan cıva
şişelerini taşıyan bir kamyon kırılan şişelerden dökülen 333 pound cıvayı
geçtiği köylere saça saça dolaşıp 400 kişinin hastalanmasına,
130’unun hastahanede yatmasına neden oluyor. 17 yaşındaki bir kız öğrenci
kör oluyor. Newmont, bu kirliliğin giderilmesi için 12-14 milyon USD harcamış
olsa da, bu bardağı taşıran damla oluyor. Kuzey Peru’da çalışan
Federation Rondas Campasinas, Cajamarca ve yöresinde Yanacocha altın işletmesinden
zarar görenlere sahip çıkıp, haklarını savunuyor. 2000 Eylül’ünde yapılan
bir gösteriye 6000 kişi katılıyor. Campasinas’a göre yöredeki bütün
kullanma suyu kirlenmiş durumda. Yöre halkının yaşamı yüzey suyu
kaynaklarına çok bağımlı. Oysa, yöredeki derelerde artık balık ve kurbağa
bile yaşamıyor. Derelerdeki sular sarı ya da kahve rengi akıyor. İşletmenin,
gözlem programı çerçevesinde yöredeki yüzey sularında 97 yerde ölçtüğü
pH değerlerinden 39’u pH<5 ve 17’si pH<4 olarak bulunmuş. Denver
Post muhabirlerinin kendi ölçtükleri bir değer de pH=4 bulunmuş[5].
İşletme uzmanlarına göre yöredeki sular doğal koşullarda da böyle imiş.
Nevada Üniversitesi’nden Prof Glenn Miller’e göre ise böyle şey olmaz!
Yanacocha’da
yeni bir ocağın daha açılmak istenmesine karşı yörede büyük bir tepki
var. Yerel Meclis buna karşı çıkıyor. Newmont ise buna ancak federal yönetimin
karar verebileceğini ileri sürüyor.
Peru,
bugün dünyanın yedinci büyük altın üreticisi ve bunun %50’si
Yanacocha’dan geliyor. Bu yüzden de merkezi yönetim hep Newmont’tan yana
çıkmış. Özellikle önceki yıl devrilen Fujimori’nin Başkanlık dönemi
Newmont için çok rahat geçmiş.
Bunun
başka ve ciddi nedenlerinin de olduğu geçtiğimiz yıl ortaya çıktı.
Anımsanacaktır,
Peru’nun seçimle başa gelen, ancak bir tiran gibi davranan Japon asıllı Başkanı
önceki yıl görevini bırakıp ülkeden ayrılmak zorunda kalmıştı. Bu
arada ortaya çıkan çeşitli skandallarla birlikte, bir de gizli polis şefi
ünlenmişti : Montesimos. İşte, geçen yıl Ocak ayında Montesimos’un bir
dava ile ilgili olarak yüksek yargı başkanına baskı ve rüşvetini
belgeleyen bir video kaseti ortaya çıktı. Ülkemizde de çok yaşadığımız
için kasetlerin etkisini anlayabiliriz. Ama, bu kaset bizdekilerden daha ilginçti.
Çünkü, Montesimos bu kasette belgelenen görüşmesinde, Yargıç Jaime
Beltran’a tamamlanmak üzere olan bir davada, Yanacocha Madeni’ndeki Fransız
Devlet Madencilik Şirketi BRGM’in, sahip olduğu payların yarısını Newmont’a
istenen ucuz bedelle devretmesinden yana karar vermesi yolunda baskı yapıyordu.
Montesimos bu görüşmede konu ile ABD Elçiliğinin ve ABD Latin Amerika
Sekreterliğinin de ilgilendiğini söylemişti. Kaset ortaya çıkmadan önce
yargı kararı 4’e 3 Newmont’tan yana çıkmıştı ve Yargıç Beltran da
bu yönde oy kullanmıştı. Peru haber ajanslarına göre Montesimos’un bir
yakını, Montesimos’un Newmont’un Peru’lu ortağı olan Minera
Buenaventura’dan para aldığını açıklamıştı.
Bu
skandalın ortaya çıkması üzerine ABD’de kurulu sivil toplum örgütü
Project Underground ile Peru’daki bir başka örgüt olan Federation Rondas
Campesinas birlikte Dünya Bankası’na başvurarak, Dünya Bankası’nın özel
kesimi geliştirmek üzere kurduğu IFC (İnternational Finance Corporation) bu
girişimde %5 pay sahibi olduğu için durumun incelenmesini ve bu desteğin
geri çekilmesini istemiş; 2001’in Kasım ayında Dünya Bankası konu ile doğrudan
kendisinin ilgilenemeyeceğini, IFC’ye başvurulmasını istemiş. IFC ise yapılan
başvuruyu Ocak ayı sonunda yanıtlayarak yeterli kanıt göremediğini (!) söyledi.
Haberlere göre Newmont ABD devlet Bakanlığı ile bu konuda görüşüldüğünü
kabul ediyor; ancak, yasa dışı bir ilişki kurulmadığında ısrarlı.
ABD’nin eski Peru elçisi de, Montesimos ve Fujimori ile görüşmeleri anımsıyor;
ancak, kapalı kapılar ardındaki bu yüksek düzeyli konuşmaların gizli olduğunu
söylüyor. Şimdi, ABD Georgia Demokrat Kongre üyesi Cynthia McKinney konuyu
sahiplenip skandalın derinden araştırılmasını istiyor.
Kısacası
skandal ortada kalmış durumda. En son, Denver Mahkemeleri de savlanan suçun işlenme
yerinin Peru olduğunu ve böyle bir davanın Denver’de görülemeyeceği
kararı verdi. Ortada olan bir şey var ki, Newmont işlerini her zaman yasalara
uygun yürütmüyor.
Filipinlerin
kuzeyinde Kordiyer adı verilen sıradağlar var. Ülkenin bu en yüksek dağlarının
doğal kaynakları çok zengin. Kordiyer bölgesi yerli halk Igorot’ların da
yaşam alanı. Bunlar 7 etnik kökenden geliyor.
Igorot’ların
huzurlu yaşamı bu dağ sırasında başta altın ve bakır olmak üzere bir
maden kuşağının bulunmasıyla değişti. Büyük çaplı madencilik bu yöreye
İspanyol kolonileştirmesi ile girmiş. Yirminci yüzyılın başlarında onların
yerini Amerikalılar almış. 1995’te yeni bir Madencilik Yasası kabul edilip
çokulusluların önü açılınca da buraya büyük bir akın başlamış. 1999
Kasımında bütün Kordiyerin üçte biri yabancıların ruhsat alanına dönüşmüş.
Bunun haberleri yayıldıkça halkta da giderek yayılan ve büyüyen, yerel
kiliselerin de desteklediği bir karşı çıkış başlamış.
Yöredeki
maden ruhsat alanının üçte ikisini Newmont ele geçirmiş. Bu ruhsatların tümü
işlenmeye başlanırsa Kordiyer halkının bütününe yakınının evlerini
terk etmesi ve geleneksel yaşam kültürünün yok olması gerekecek. Örneğin
1587 nüfuslu Sallapadan Kasabası’nın bütününün kaldırılması
gerekiyor. Bu yöredeki Masadiit halkı, “Newport Philippines”e verilen
ruhsatı öğrenir öğrenmez tepkilerini göstermeye başlamış. Bu tepkiler
gelişince resmi görevliler baskılarını arttırmış ve komşu Daguiman halkı
ile aralarında çatışma çıkarmaya çalışmış. Bu çekişme halen sürüyor.
Newmont,
Franco Nevada ve Normandy’i satın aldıktan sonra yenilenmiş olduğunu
anlatmaya çalışıyor ve kendinden “New Newmont” diye söz ediyor.
Ancak,
yukarıdaki satırlarda kısmen açıklanan alışkanlıklarını bırakmasını
beklemek zor.
Pek
kimsenin de böyle bir umut beslemediği anlaşılıyor. Bu yüzden, Newmont
Mining Corporation’un 15 Mayıs’ta ABD Denver’de yapılan genel kurulu
olaylı geçti.
Dünyanın
bu en büyük altın işletmecisi şirketinin Genel Kurulu’na pay sahibi
olarak katılan bazı eylemciler Newmont’un dünyanın değişik yerlerinde doğaya
ve yerli halka karşı işlediği suçları anımsatarak pay sahiplerine neden
Newmont’u finanse etmemeleri gerektiğini anlatmaya çalıştı. Genel Kurul
salonu önünde de pankartlı eylemcilerin gösterisi oldu. Newmont’un
Denver’deki merkezinin önünde sokak tiyatroları gösteri yaptı; “yalnızca
aptallar altın alır” yazılı şapkalar giyildi.
Newmont’un,
“Newmonster” (yeni hortlak) olarak anılması yerinde değil mi?[6]
[1] World Gold Council daily gold market commentary, 06 September 2001
[2] Reuters, 16-19-20-23 Kasım 2001
[3] Document no 131550, http://www.asx.com.au/
[4] JATAM, Indonesian Mining Advocacy Network
[5] www.DenverPost_com-BusinessNews.htm
[6] Bu metin, Friends of the Earth International (www.foei.org ), Project Underground (www.moles.org), New York Stock Excahange (www.nyse.org ), Newmont (www.newmont.com ) ve Denver Post’un web sayfalarından yararlanılarak hazırlanmıştır.