Kuzey Tanzanya’da Geita Bölgesinde Altın Madenciliği

 Ashanti/Anglogold’nin yürüttüğü altın madenciliğindeki zorla evinden çıkartılmalar ve Geita bölgesindeki hükümet yetkililerinin rüşvet almalarına ilişkin bir insan hakları ön raporu


Kuzey Tanzanya Mwanza Bölgesinde altın madenciliği

- FIAN International’ın araştırması ile ön rapor -

2001 yılı Nisan ayında FIAN (FoodFirst Information and Action Network-ÖnceGıda Bilgi ve Eylem Ağı) Kuzey Tanzanya’nın Mwanza bölgesinde madencilikten etkilenen birkaç topluluğun kendini besleyememesi ile ilgili ciddi hak ihlalleri bilgisi ile harekete geçmiş ve madencilik bölgesinde bir araştırma yapmıştır. Rapor, bir Geita bölgesinde bir yüzey madenciliği olan GEITA GOLD PROJECT projesindeki altın madenciliği etkinliklerinin sosyo-ekonomik etkileri üzerine odaklanmaktadır.

Araştırma bu konuda daha önce de araştırma yapmış iki Tanzanyalı gazetecinin yardımı ve onların tercümanlığı ile yapılmıştır.

Yeterli Gıda Hakkı

Yeterli gıdaya ulaşabilme hakkı Evrensel İnsan Hakları Beyannamesinde, Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar sözleşmesinde ve diğer bazı insan hakları belgelerinde anılır. Devletlerin kendi alanında yaşayan insanların var olan gıdaya ve gıdaya ulaşabilme kaynaklarına ulaşabilmelerine saygı göstermesini ve korumasını gerektirir. Bunun sonucunda devletler zorunlu evinden çıkartmalardan ve zorunlu yer değiştirmelerden kaçınmalıdır. Dahası yerlerinden edilen kişiler için yeterli tazminatı sağlamak zorundadırlar. Yine bu belgeler devletlerin, sahip oldukları en fazla kaynağı kullanarak, açlık çeken ve kötü beslenen tüm insanlar için yeterli gıda sağlamalarını gerektirir.

Tanzanya Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar sözleşmesine taraftır. Dolayısıyla nüfusunun tüm kesimleri için kendini besleyebilme hakkına saygı göstermek ve bu hakkı korumakla yükümlüdür.

Arka plan

Tanzanya son beş yılda Afrika’da altın arayıcılığının ve gelişiminin ana odağı oldu. Bunun sonucunda Tanzanya’da altın madenciliği 1999’da % 27 büyüdü (bir önceki yıl % 17). Afrika’da altın arayıcılığına harcanan paranın % 15’i, Güney Afrika’dan sonra Afrika’da en fazla altın rezervlerine sahip olduğu sanılan Tanzanya’da harcanıyor.

1998’de Tanzanya hükümeti, uluslararası altın madenciliği şirketlerin çekmek için altın madenciliğinde büyük değişiklikler getirdi. Dünya Bankasının danışmanlığı ve mali desteği ile tüm Birleşik Cumhuriyette uygulanacak 1998 Madencilik Yasası kabul edildi. Yasa özellikle de köylülerin toprak mülkiyet hakları ile ilgili önemli eksiklikleri barındırıyor.

“... Birleşik Cumhuriyette bu yasanın uygulandığı topraklarda tüm minerallerin mülkiyeti ve mineraller üzerinde denetim devredilmiştir.” (Madencilik Yasası, Madde 5)

1. Geita Gold Projesi

Yüzey madenciliği alanı Mwanza bölgesindeki Victoria gölünün güney batısındaki Geita bölgesinde yaklaşık 220 kilometrekarelik bir alanda yer almaktadır. Geita şehri projenin dört kilometre doğusundadır ve 20.000 kişilik nüfusu vardır. Madencilik alanında toplam nüfusları 4 binin üzerinde olan altı yerleşim alanı daha vardır.

Geita Gold Projesi ilk altını 2000 yılının Haziran ayında çıkartmıştır ve Tanzanya Cumhurbaşkanı Benjamin Mkapa tarafından 3 Ağustos 2000 tarihinde resmen açılmıştır. Daha öncesine tek sahibi olan Ashanti Goldfields madenin % 50’sini Anglogold’a satmıştır. Ortaklıklarının ilk çeyrek yılında Geita Gold Projesinde maliyeti onsu 141 dolara olmak üzere 120.540 ons altın üretilmiştir.

Geita’da şimdiden 6.8 milyon onsluk yeni bir altın kaynağı bulunmuştur. Bu bulgu ile Geita altın madeninde kaydedilen altın madeni 7.8 milyon onstan 14.6 milyon onsa ve madenin ömrü 10 yıldan 13 yıla çıkmaktadır (The Monitor, 27.Şubat.2001).

2. Rüşvet Skandalı

2.1 Tazminat

Geita Gold Projesi Geita bölgesinde faaliyetine Haziran 2000’de başladı. Ancak daha maden ilk altınını çıkarmadan önce Toprakla ilgili devlet dairesinden sekiz resmi görevli Mwanza’daki hükümetle işbirliği içinde işletmeden etkilenen topluluklar için gereken toplam tazminatla ilgili bir değerlendirme yaptı. 2000 yılında (genel seçimlerden üç ay önce) ilgili köyleri ziyaret ettiler ve evlerine, çiftliklerine ve ürünlerine değer biçtiler. Ekip 960 köylüyü saydı. Toplam maliyet tahminen 4.5 milyar Tanzanya şilini idi (1993 kuru üzerinden). Altın madenciliği şirketi bu meblağın ve buna ek olarak % 140’lık bir iyi niyet ödemesinin ilgili hükümet hesabına yatırıldığını ifade ediyor. Bu ödemenin etkilenen köylülere hükümet tarafından verilmesi gerekiyordu. Değerlendirme ekibi ilgili kişilerin ürün miktarları ile birlikte kaydedildiği bir liste hazırlandılar. Ancak bu liste çoğu durumda çiftçilerin gerçek ürün miktarını göstermiyor. Örneğin listeye göre bay Andrea Thomas’a ait 270 muz ağacı olduğu görülüyor ama çiftçi 1000’in üzerinde muz ağacı bulunduğunu ifade ediyor.

Nyamalembo’dan bay Thomas şunları söylüyor: “Liste sahte bir belge. Benim büyük bir çiftliğim vardı; tatlı patates, muz ağaçları, şeker kamışı, hindistan cevizi, vd. Adımı listeye almışlar ama ürün miktarını yanlış yazmışlar. Bana büroya gelip tazminatı almamı söylediler. Oraya bir çok kez gittim amam her seferinde bir ay daha beklemem söylendi”.

Değerlendirme ekibi köylülerin kaydını tuttuktan üç ay sonra Geita Gold madeninden güvenlik görevlileri bazı topluluklara girerek çiftliklerini tahrip etti ve ürünlerini kesti.

“Bazı hükümet görevlileri buraya gelerek evlerimizi ve çiftliklerimizin değerini biçti. Bu değerlendirmeden sonra sıra ödemedeydi. Ancak ödeme yapmadan önce çiftliklerimizi tahrip ettiler. Tahılları, muz ağaçlarını, piri-piriyi, balkabağını, darıyı, meyve ağaçlarını, manyoğu, şeker kamışını, tatlı patatesleri ve daha bir çoklarını kestiler. 1999’da bize tazminatlarımızı almaya gelmemizi söylediler. Oraya birçok kereler gittik ancak her seferinde bize beklememizi söylediler. Kendi topraklarımıza giremiyoruz çünkü Geita altın madeninden güvenlik görevlileri bizi köpekleri ile kovalıyor. Yakındaki bir alanda yakacak odun toplamak istediğimizde dövüldük. Artık yeterli yiyeceğimiz yok ve çocuklarımızın okul taksitlerini ödeyemiyoruz.

(Nyamalembo köyünden kadınlar ve erkekler anlatıyor)

480 çiftçi tahrip edilen ürünleri için tazminat talebinde bulundu. Bunun dışında listeye yazılmamış 120 kişinin daha yer değiştirdiği şikayeti bildirildi. 480 kişinin tazminatlarını aldıkları söyleniyor. Listede adlarının karşısında ödemeyi teyit eden imzaları var.

2000 yılında Tanzanya Cumhurbaşkanı Benjamin Mkapa bu konu hakkında bağımsız bir soruşturma yaptırmak konusunda söz verdi.

A. Köylüler adına parayı kimler çaldı?

B. Önerilen tazminat miktarı doğru muydu?

Rüşveti Engelleme bürosu (PCB) hükümet tarafından soruşturmayı yapmakla görevlendirildi. Ancak PCB bağımsız bir kurum değildir; ayrıca raporun kamuya açıklanacağı konusunda da bir kesinlik yoktur. İnsanların raporun tüm olayları doğru şekilde kapsayacağına dair kuşkuları vardır.

Birkaç ay öncesinde Geita’da yol kenarında birçok yeni ev inşa edilmiştir. Bunlar modern ve bölgede pek rastlanmayan çimentodan yapılmış evlerdir. Geita’lılar ve altın şirketi bu evlerin Geita bölgesinden, araştırmayı yürütmüş devlet görevlilerinin akrabalarına ve arkadaşlarına ait olduğunu düşünmektedirler. Bu görevlilerin akrabalarının ve arkadaşlarının tazminat listesini kaydı tutulan kişiler yerine imzaladıklarına dair tanıklıklar vardır.

2.2 Ölü inekler

Bir diğer bilinmez ise ölü ineklere ilişkin hikayedir. Kasım 2000’de 16 inek ve bir tavşan Geita’daki zehirli derelerden su içmekten dolayı ölmüşlerdir. Bir kadın ölü tavşanı alıp yemiştir. Daha sonra bu kadın da ölmüştür. Bölgede oturanlar ve çevreciler ölümlerin, altın işletmeciliği yapılan alana çok yakın olan derede (400 metre) bulunan siyanür sonucu olduğunu savunmaktadırlar. Bölge Hayvancılık Görevlisi sudan ve ölü ineklerden örnekler almış ve inceleme için Dar es Salaam’a göndermiştir. Hazırlanan rapor, ineğin ölümünün pamuk üretiminde kullanılan ve Geita’da bulunan böcek ilaçlarından dolayı olduğunu belirtmektedir. Ancak Geita halkı ve birçok gazeteci buna inanmamakta ve buradaki yetkililerin inek ölümlerinin siyanürden veya madencilik alanında kullanılan herhangi bir kimyasaldan dolayı olmadığını raporlamak için altın madenciliği şirketinden rüşvet aldıklarını ifade etmekteler.

Bu konuda bağımsız bir araştırma yapmak çok önemli olacaktır. Madencilik alanına ve akarsuya yakın yaşayan birçok köylü “kendilerini hasta eden kötü sudan” şikayet etmektedirler. Dolayısıyla derelerden örnek su alınıp incelenmesi acil bir ihtiyaçtır.

3. Kendini besleme hakkının ihlali

Geita bölgesindeki yerel ekonomi doğrudan ve hemen hemen tümüyle doğal kaynaklara dayanmaktadır çünkü bölgede küçük ölçekli el emeği madenciliği ve küçük çiftçilik (canlı hayvan besleme ve tahıl üretimi) hakimdir.

Çöken bu köylerde birçok köylü, rüşvet skandalı ve Geita’dan güvenlik görevlilerinin yaptıkları tahrip etmeler sonucunda çiftliklerini ve ürünlerini kaybetmişlerdir. Geita çalışanlarının tacizleri sonucunda artık topraklarına giremiyorlar. Birçok köylü yakınlarındaki derelerin sularını içmek için kullanamıyorlar çünkü kirlendi. Köklü insan hakları ihlalleri sonucunda 500’den fazla insan kendini besleyemeyecek duruma düştü. Birçokları “gündelik işler” yaparak kasabalarda geçimlerini kazanmaya çalışıyor.

Nyamalembo’dan genç bir adam şöyle anlatıyor: “Gündelik işler bulmaya çalışıyoruz. Bazen bir bisiklet tamir ediyorum bazen de bir bahçe çiti. Ama hiçbir zaman ailemi geçindirecek kadar kazanamıyorum.” Nyamalembo’dan bir kadın ise “Tek yapabildiğimiz dağlara gitmek ve taşları kırmak. Para kazanabilmek için bütün gün orada oluyoruz ama bu iş iyi değil çünkü toz bizi hasta ediyor. Ama paraya ihtiyacımız var. Dün Geita taşları kırdığımız yere giden yolu kesti. Şimdi oraya da gidemiyoruz ve nasıl para kazanacağımızı bilmiyoruz” diyor.

4. Bulyanhulu Altın Madeni Projesi

Bulyanhulu altın madeni Kuzey Tanzanya’da Shinyanga bölgesindedir. Maden Kanada’lı şirket Barrick Gold Corporation’a ait olan Kahama Mining Co-operation Limited tarafından işletilmektedir. İnşaat işi 1998’de başladı. Madenin resmi açılışı 2001 Mayıs ayında olacak. Bulyanhulu 1996’daki bir felaketten dolayı şimdiden çok kötü bir üne sahip.

“Ağustos 1996’da muhtemelen yasal olmayan bir uygulamada, buldozerlerle polis tarafından yönlendirilen ve polisin, Shinyanga yerel yetkililerinin ve Kanadalı şirketin bulunduğu bir Bulyanhulu’lu küçük-ölçekli madencilerin, üzerinde anlaşmazlık olan arazide zorla yerlerinden çıkarılmaları sırasında, köylülerin müdahalelerine karşın 50 madenci öldürülmüştür. Bu olaydan sonra şirket bu araziyi endüstriyel madencilik yapmak üzere ele geçirmiştir. Yerel yetkililer tarafından buldozerlerle yıkıma, çıkartılmalara ilişkin kararı yeni bir araştırmaya kadar durduran karar radyodan okunduktan 12 saat sonra yetki verilmiştir. Yıl sonunda cesetler hala çıkartılmamıştı ve yasal soruşturma da kesintiye uğramış gibi görünüyor (Uluslar arası Af Örgütü Raporu 1997:306-7).

FIAN Bulyanhulu’daki zorla yerinden çıkarmalara ilişkin de kaygılandırıcı bilgiler almaktadır. Yaşananlar Geita’da yaşananlara benzerdir. İnsanlar hiçbir tazminat almadan topraklarından çıkartılmaktadır. Gazeteler Bulyanhulu’da da en az 1000 kişinin etkilendiği bir rüşvet skandalını bildiriyorlar.

Barrick’s Bulyanhulu altın madeninin finansmanı Barclays Capital , CIBC, Citibank, Deutsche Bank, Dresdner Kleinwort Benson ve SG (sigorta).

200 milyon dolarlık Tanzanya altın projesi Afrika’daki en büyüklerden birisidir.

Ortaklar arasında ANZ, Credit Lyonnais, Hypo Vereinsbank, KBC Bank (Dublin), KfW, Laonia Corporate Bank, Mees Pierson, İskoçya NM Rothschild ve Royal Bank bulunmaktadır. Öncü yöneticiler ise Chase Manhattan, Dai-Ichi Kangyo ve RBC Dominion Securities’dir.

Sonuç

Geita’daki yolsuzluk skandalı yüzlerce insanı topraksız bırakıyor. 500’den fazla insan çiftliklerinden zorla çıkarıldı, ürünleri kesildi ve üretici kaynaklara ulaşmaları halen engelleniyor. Geçim kaynakları tahrip edildi ve birçok aile artık kendisini besleyemiyor. Bu konuda acilen bağımsız bir soruşturmanın yapılması hükümetin sorumluluğundadır. PCB’nin raporu kamuya açıklanmalı ve ilgili topluluklara ulaştırılmalıdır. Bundan başka Tanzanya hükümeti Geita güvenlik kuvvetlerinin her türlü tacizini hemen durduracak ve insanların araziye girmesini sağlayacak gerekli adımları atmalıdır.

Son olarak da Balyanhulu’daki toplulukların da, kendini besleyebilme hakkının açık bir şekilde ihlali olan benzer durumlar yaşamamaları hükümetin sorumluluğundadır.

Simone Pingel FIAN International Secretariat
Programme Officer-Africa Desk P.O.Box 102243
FIAN International 69012 Heidelberg

[email protected] Germany
Tel: +49 6221 830620
Fax: +49 6221 830545
Web:
www.fian.org

Anasayfa

Hosted by www.Geocities.ws

1