Altıncıların çevreye
en son armağanı:
Gana'da Siyanür Felaketi
Mike Anane
bildiriyor
ACCRA, Gana, 24 Ekim 2001 (ENS) - Gana'nın batısındaki Wassa Batı Bölgesi'ndeki topraklar ve köyler siyanür ve ağır metallerle yüklü binlerce metreküp atık suyun sızmasıyla kirlendi. Siyanür atıklı su siyanür havuzu duvarlarının patlamasıyla 16 Ekim günü Asuman nehrini kirletti. Sözkonusu altın madeni Güney Afrikalı altın madenciliği şirketi Goldfields Ltd. tarafından işletilmekteydi.
Sızıntının ardından nehir yatağı kıyılarına yüzlerce ölü balık ve kuş vurdu. Nehir suyu aynı zamanda Abakoase, Huni ve diğer çevre köylerin içme suyu gereksinmesini karşılıyordu.
Sızıntının ardından çevrede bulunan insanlar da tüm canlıların yaşamı tehlikeye girdi. Bilimadamları sızan zehirli atıkların onyıllarca çevrede kalarak insanlar ve ortamdaki vahşi yaşam için tehlike oluşturmasından korkuyorlar.
Goldfields şirketinin yetkilileri halkı sudan uzak durmaları konusunda uyardı. Balıkçılık yasaklandı ve bölge ahlkı ölü balıklarla diğer hayvanları yememeleri konusunda uyarıldılar.
Goldfields'in çevre koordinatörü Stephen Yirenkyi kendisiyle yapılan röportajda, "Evet, doğru. Burada bir siyanür sızıntısı meydana geldi. Biz de bölgenin ileri gelenleriyle sorunu nasıl aşabileceğimiz konusunda toplantılar yapmaktayız," dedi.
Köylüler siyanür sızıntısının yapım hatalarından ve şiddetli yağmura bağlı taşmadan meydana geldiğini belirttiler. Goldfields'ın yöneticilerinden Richard Graeme ise şiddetli yağmur sonrasında, siyanürü havuza taşıyan borulardan birinin çıkması sonucunda sızıntının gerçekleştiğini söyledi.
Nehir yatağı kıyısındaki ölü balık kitleleri siyanür sızıntısının boyutları ve daha sonra olacaklar konusunda bir fikir veriyor. Ancak Graeme sızan siyanürün bırakın insan yaşamını, nehirdeki canlıları bile etkilemeyecek kadar az olduğunu söyledi.
Kendisine ne kadar az düzeyde siyanürün bitkileri, kuşları, balıkları ve diğer canlıları öldürebileceği sorulduğunda ise, "Hemen ardından klor attık, bu sudaki siyanürün düzeyini belirlemeden önce, sudaki zehirli maddeyi nötralize etmek için gerekliydi. Balıkları öldürenin siyanür değil, klor olduğuna yemin ederim," dedi.
Bu açıklama köylüler tarafından yalanlandı. Felaket bölgesine yetkililerden önce vardığını söyleyen köylüler, ölü balıkları, yetkililerin müdahalesinden önce gördüklerini söylediler. Graeme'nin açıklamalarını, "alaycı, ahlaksızca, tehlikeli ve kötü niyetli" diyerek yalanlayan Abakoase köylülerinden 28 yaşındaki Kofi Pare, "Bazılarımız bilmeden nehrin suyundan içtik, bize gerçekler söylenmeli," dedi. Pare, sızıntının bazı boruların çıkmasından değil, taşmadan dolayı meydana geldiğini söyledi. Pare, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşların yetkililerini sızıntıyla ilgili yasal soruşturmalar yapmaya ve maddi boyutlarını belirlemeye davet etti. Pare, "Bu boyutta bir felaket Avrupa'da gerçekleşse haber olur ve hemen tümbüyük kuruluşlarla kişiler oraya akın ederler. Ama böyle bir şey Afrika'da olunca bunun adı her zamanki gibi iş olur. Bu adil değil," dedi.
Graeme, "Şirketim kazadan dolayı üzüntülüdür. Ne kadar siyanür sızdığını bilmiyoruz. Ama erken farkettik ve pompaları hemen kapattık. Sızıntı sabaha karşı 3:00'te oldu ve biz 4:30'da halkı bilgilendirdik. Öğle olduğunda ise biz su tankerlerini bölgeye göndermiştik," diyerek şunları ekledi: "EPA [Çevre Koruma Ajansı] ile bazı testler yaptık, çevrede siyanür varlığını saptadık, ama düşük düzeylerdeydi. Ancak siyanür insanların gösterdiği kadar kötü değildir. Bir zamanlar gaz odalarında kullanıldı diye kulağa kötü gibi geliyor, ama bu köylüler de atıklarını nehre bırakıyorlar, öyleyse bu da onlar için sorun olmalı çünkü aynı suyu içiyorlar. Bence asıl sorun sudaki siyanür değil köylülerin atıklarıdır," dedi.
Gana'da ki EPA sızıntıyla ilgili olarak resmi bir yorumda bulunmadı. Batı Bölgesi'ndeki EPA'nın sorumlusu Irene Heathcote, "Böyle bir olay gerçekten de oldu," dedi. Konuyla ilgili yorum yapması için kendisine baskı yapılınca, "Lütfen Accra'dak patronumu arayın," demekle yetindi. EPA'nın Gana'daki yöneticisine ise ulaşılamadı.
Tıp yetkilileri Asuman Nehri ve çevresindeki kirlenmenin insan sağlığı üzerinde uzun erimli etkileri olacağına inanıyorlar. Dr. Crentsil, "Siyanürün ve diğer ağır metallerin akıntıyla diğer tarım alanlarına timiş olması ve böylelikle de besin zincirine dahil olması olasılığı var," dedi. Dr. Crentsil, "Kirlenmiş suyu ya da siyanür bulaşıklı besini tüketenlerin hemen şimdi öldüğünü görmezsiniz, ama zamanla kanser, sistem bozuklukları, sinirsel sorunlar gibi etkileri olacaktır," dedi.
(Çeviri: Uğur Altunay)