Bergama Ovacık köylülerinin ekip biçtikleri
topraklarda siyanürle altın aranmasına karşı çıkarak yürüttüğü mücadele,
bir grup Türk genci tarafından uluslararası platforma taşındı. Bergamalı
köylüler “çete kurma" suçlamasıyla yargılanırken, SOS Bergama Gönüllüleri
adı altında Avustralya’da örgütlenen gençler, çok uluslu Eurogold firmasının
anavatanında Aborijinler’le omuz omuza siyanürlü altın madenciliğine karşı
protesto kampanyaları düzenliyor. Geçen ay boyunca Avustralya’nın en büyük
metropollerinden Melbourne’de çeşitli gösteriler düzenleyen SOS Bergama Gönüllüleri’nin
sözcüsü Emet Değirmenci, binlerce kilometre uzaktan sorularımızı yanıtladı.
Değirmenci, Bergama için Eurogold’a karşı yürütülen kampanya içinde
aydınların, öğrencilerin ve sanatçıların bulunduğunu belirtti. SOS -
Bergama Grubu sözcüsü Emet Değirmenci’nin, “Bergama Çetesi’nin
uluslararası uzantısının faaliyetleri" ile ilgili sorularımıza verdiği
yanıtlar şöyle:
Duyarlı gençlerin çabası
SOS Bergama Grubu kim? Avustralya’da
Bergama duyarlılığını nasıl oluşturdunuz?
“Başta yalnızca iki kişiydik. Çok genç
ve yürekli Öze Yaman’la çıktık yola. Sanat eğitimi almak için
Alanya’dan kopup 16 yaşında buralara gelmiş. Ben, yaklaşık 3 yıla yakın
bir süredir Avustralya’dayım. Türkiyeli toplum burada ilk 5’e girmese de
büyük topluluklardan biri. Biz de Türkiye’den buraya gelen her kesimin
ilgisini çekebilecek tiyatro, konser vb. etkinliklerle mücadelemizi başlattık.
SBS adlı devlet radyosunda Türkçe yayın yapan arkadaşlar duyurularımızı
iletmekte hassasiyet gösterdiler. Düzenlenen her etkinlikte yer aldık ve imza
topladık. Bu çalışmalar sırasında destek sağlamak isteyen yeni insanlar
çıktı."
Ve sonunda Dünya Ekonomik
Forumu’ndaki küreselleşme karşıtı gösterilerde bağımsız bir grup
olarak yer aldınız
“Evet Melbourne’de düzenlenen Dünya
Ekonomik Forumu öncesinde küreselleşme karşıtı eylemler için pek çok
proje tartışılıyor, web sayfaları hazırlanıyordu. Bir dizi çevreci, yeşil,
ekolojist ve küreselleşme karşıtı başka muhalif gruplarla birlikle ittifak
oluşturmuştuk, dağıttığımız bildiriler çok ilgi gördü."
11 Eylül dönüm noktası
Gelelim 11 Eylül’e: Bergama’nın
sesinin Eurogold’un anayurdundan duyulduğu güne...
“11 Eylül bizim için karanlık, soğuk,
yağmurlu ve rüzgarlı bir günde, 07.00’de başladı. Arkadaşlarımız
sabahın erken saatlerinde orada olup, ‘Türkiye’de Siyanürlü Altın
Madeni’ne Hayır!’, ‘Üçüncü Dünya Gelişmiş Ülkelerin Çöplüğü
Değildir’ pankartlarımızla yer aldılar. Türkiye yazısını görenlerden
hoş destekler aldık.
Peki Avustralyalıların tepkileri nasıldı?
“Eylemler sırasında ‘Beyaz
Avustralyalılar’ın kimi ırkçı tepkileriyle karşılaştık. Ama bu sorun
onların da üzerinde büyük bir ağırlık oluşturuyor. Şu anda
Avustralya’nın yurtdışında yedi kıtada madencilik faaliyeti olduğu söyleniyor.
Özellikle Bergama’daki şirketin buradaki sahibi Normandy’nin, üçüncü dünya
ülkelerinde çevre standartları gözetmeksizin etkinlik sürdürüyor olması,
duyarlı TV kanallarında konu ediliyor. Bu madencilik şirketlerine karşı,
yerel halkın tepkisi çok büyük. Nehirlere, yeraltı sularına, topraklara ve
soludukları havaya bile toksik ağır metaller ve zehirli gazlar karışmış.
Örneğin, Papua Yeni Gine yerlilerinin topraklarında onlarca yıldır yağmur
ormanlarını -ki onlar yerlilerin geçim kaynağıdır ve yerli halkı
zehirleyerek faaliyetlerine devam ediyorlar. Şu ana kadar Avustralya madencilik
şirketlerine karşı kazanılmış tek dava onların. Romanya’da Baia Mare Bölgesi’nde
yine Normandy’nin Avrupa’da Çernobil’den sonra en büyük çevre kazasına
yol açması da tepki çekti. Şu anda Tizsa / Tuna Nehri’nin geçtiği bölgede
sadece Macarlar 180 milyon Avustralya doları tazminat istemiyle dava açmış
bulunuyorlar. Siyanür’ün toprağa, yeraltı sularına karıştıktan sonra
daha da direnç gösterdiği düşünülürse, kimbilir daha kaç yüzyıl o
topraklarda bir şey yetişmeyecek, suyu içilmeyecek."
Eurogold’un çamaşırları
Dünya Ekonomik Forumu’ndaki eylemden
sonra neler yaptınız?
“Artık S11 ile başlayan heyecan sürüp
gidiyor ve bundan sonra yapılan her toplumsal etkinlikte grup olarak yer alıyoruz.
Örneğin, S11’in hemen ertesi haftasında Melbourne bir diğer uluslararası
kongreye ‘Dünya Madencilik Konferansı’na ev sahipliği yaptı. Grup olarak
orada sabahın yine erken saatlerinde yer alıp Eurogold / Normandy’nin
insanlara acı çektirdiği için kan rengiyle üzerlerine sloganlar yazılmış
kirli çamaşırlarını ipe astık. Eylemlerimiz yazılı ve görsel basında
ilgiyle karşılandı."
|
Milliyet, 8 Ekim 2000 |