28.03.06
AİHM BERGAMA MADENİ İLE
İLGİLİ YİNE İHLAL KARARI VERDİ,
KARAR HEMEN UYGULANMALI,
MADEN KAPATILMALIDIR.
1998 yılında 315 kişinin
yapmış olduğu başvurunun sonucu açıklandı. AİHM, yine AİHS'nin 6.ve
8.maddesinin ihlal edildiğine, her başvurucu için 3.000 Euro manevi tazminata
karar verdi.
Daha önce de AİHM
3.Dairesi’nin 10 Kasım 2004 gün ve 46117/99 nolu “TAŞKIN VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE”
kararında da; Bergama-Ovacık Madeninde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin
Adil Yargılanma Hakkını koruyan 6/1. maddesi ile yine Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesinin Özel ve Aile Yaşamına Saygı Hakkını koruyan 8. maddesi ihlal
edildiğine karar verilmişti...
AİHM'nin 10 Kasım 2004
tarihli kararına karşın, Bergama Madenine ilişkin yeni izinler verilmiş ve
madenin faaliyetine olanak sağlanmıştı.Madenin faaliyete geçmesini sağlayan
süreç şöyle gelişti;
-
Danıştay 6. ve 8. Daireler
Ortak Heyetinin yürütmeyi durdurma kararı o davanın davalısı Başbakanlığa
30.07.2004 tarihinde tebliğ edildi,
-
Normandy A.Ş. tarafından
09.08.2004 tarihli dilekçe ile davalı İdareden ÇED formatı verilmesi
istemiş, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından iki gün sonra 11.08.2004
tarihli yazı ile ÇED formatı Normandy A.Ş.ye verilmiş,
-
Balkanlık tarafından
16.08.2004 tarihli yazı ile Çevresel Durum Değerlendirme Raporu istenmiş,
Normandy A.Ş. tarafından 17.08.2004 tarihli yazı ekinde hazırlanmış olan 15
adet Çevresel Durum Değerlendirme Raporu Bakanlığa sunulmuş, Çevresel Durum
Değerlendirme Raporları, Bakanlık tarafından 18.08.2004 tarihli yazı ekinde
ilgili yerlere dağıtılmış ve 26.08.2004 tarihindeki inceleme ve
değerlendirme toplantısına çağrıda bulunulmuş.
-
26.08.2004 tarihinde
yapılan İnceleme Değerlendirme toplantısında Komisyon tarafından bir takım
eksiklikler belirlenmiş, bu eksiklikler Normandy A.Ş. tarafından hemen
giderilmiş, 27.08.2004 tarihinde eksiklikler giderilerek hazırlanan Çevresel
Durum Değerlendirme Raporu Bakanlığa sunulmuş,aynı gün eksikliklerin
giderilip giderilmediği incelenmiş, (giderildiği kanaatine varılmış olsa
gerek) hemen o gün yani 27 Ağustos 204 günü “söz konusu faaliyette sakınca
olmadığına” karar verilmiştir.
-
Normandy madencilik A.Ş.,
davalı İzmir Valiliği’ne 29 Eylül 2004 günü imar planlarını sunmuş ve
onaylanmasını istemiş, ertesi gün, idare tarafından ilgili kurum ve
kuruluşlardan görüş istenmiş,bu kurum ve kuruluşlardan; DSİ II.Bölge
Müdürlüğü tarafından aynı gün, diğer kurum ve kuruluşlar tarafından da 10 –
11 günlük süre içinde yanıt verilmiştir.
-
ABD Büyükelçisi Eric S.Edelman,
Bayındırlık ve İskan Bakanı Sayın Zeki Ergezen’e gönderdiği 17 Eylül 2004
tarihli yazısında, “…ABD’li Newmont Madencilik Şirketi’nin bir kolu olan
Normandy Madencilik ile ilgili olarak yazdığını, 19 Ağustos 2004 tarihinde
mühürlenen madenin bir an önce açılması için, iptal edilmiş olan imar
planlarını tekrar yürürlüğe koyması konusunda, İzmir Valiliği’ne tavsiye
bulunulmasını…” istemiştir. Bu yazıyı alan, Bayındırlık ve İskan
Bakanlığı, ABD Büyükelçisinin yazısını da ekleyerek İzmir Valiliği’nden
“yapılan işlem hakkında dilekçe sahibine (ABD Büyükelçisi) bilgi
verilmesini” istemiştir.
-
Bu yazışmalar 27 Ocak
ve 28 Ocak 2005 günlerinde, yazılı ve görsel medyada, “Emir Büyük Yerden”
“Edelman’dan Altın mektup”, “ABD’den altın mektup”, Edelman Newmont için
aracı oldu”, “Edelman, Bergama altını için lobi yaptı” v.b. başlıklarla
haber olmuştur.
-
İmar planının onaylanması
ile ilgili, ABD Büyükelçisi’nin mektubundan sonraki bir tarihi taşıması
dikkat çekicidir. İmar planlarının kabul edilmesine ilişkin işlemler ve
karar alma süreci eşine ender rastlanır bir hızla tamamlanmış. Normandy
Madencilik A.Ş.nin davalı İdareye başvurusu ile imar planlarının İl İdare
Kurulu tarafından kabul edilmesi arasında 28 gün gibi kısa bir süre vardır.
İzmir İl İdare Kurulu’nun 27.10.2004 tarihli kararı ile imar planları uygun
bulunmuştur.
-
Çevre ve Orman
Bakanlığı’nın işleminin iptali davası dosyası olan İzmir 1.İdare
Mahkemesi’nin 2004/1677 Esas sayılı dosyadan 14.03.2005 tarihli kararla,
mahallinde keşif yapılması ve dava konusu işlem hakkında yürütmeyi durdurma
kararı verilmiş,Yürütmeyi durdurma kararının uygulanması istemi üzerine,
madenin Gayri Sıhhi müessese Açılma Ruhsatı istemi hakkında karar verilmesi
durdurulmuştur. İzmir Bölge idare Mahkemesi’nin 14.04.2005 tarihli 2005/455
YD İtiraz kararı ile sözü edilen yürütmeyi durdurma kararı kaldırılmıştır.
Yürütmeyi durdurma kararının, İzmir Bölge İdare Mahkemesi tarafından
kaldırılmasının, hemen sonrasında, daha karar taraflara tebliğe
çıkartılmadan, Madeni devraldığını söyleyen Koza Davetiye Şirketinin
yetkilileri (Normandy A.Ş. adına) tarafından “İzmir Bölge İdare Mahkemesi,
Bergama-Ovacık Altın madeninin açılmasına izin verdi, madenin açılmasının
önünde hiçbir engel kalmadı, kısa süre içinde faaliyete başlayacağız…”
açıklaması yapılmıştır.
-
Normandy A.Ş.nin
baskıları sonuç vermiş, GSM açılma ruhsatı, İl Özel İdaresi Yasası’na
aykırı olarak karar organı olan İl Genel Meclisi bypass edilerek, verilen
açılma ruhsatı ile Maden 20 Mayıs 2005 günü saat 20.30’dan
itibaren faaliyete başlamıştır.
AİHM’nin 10 Kasım 2004
tarihli kararından sonra, yukarıdaki süreç işletilerek, Bergama Ovacık Altın
Madeni’nin çalışması sağlanmıştır. Yani AİHM kararı yok sayılmıştır.
Şimdi aynı şekilde ihlal kararı verilmiş olması, bu süreçte verilen izinlerin
de hukuka aykırı olduğunu göstermektedir.
AİHM kararları; Türkiye'nin
1950 de katıldığı Roma -Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) nin 1, 19 ve
46.maddeleri; Viyana Antlaşmalar Sözleşmesinin 27.maddesi, Anayasanın
90.maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Devletini (yasama-yürütme-yargı)
bağlamaktadır. AİHS’nin 46 . maddesine göre; “…Yüksek Sözleşmeci
Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkeme’nin kesinleşmiş kararlarını uymayı
taahhüt ederler.Mahkeme’nin kesinleşmiş kararı, kararın uygulanmasını
denetleyecek olan Bakanlar Komitesi’ne gönderilir…”
AİHM kararının uygulanıp
uygulanmadığı konusu, Avrupa Konseyi, Bakanlar Komitesi aracılığı ile düzenli
raporlama ve tavsiye kararları ile denetlenecektir.
Son AİHM Mahkemesi kararı,
Bergama Ovacık Altın Madeninin faaliyetine olanak sağlayan işlemlerin hukuka
aykırı olduğunu bir kez daha göstermektedir.
Bergama’da yıllardır yaşanan
hukuksuzluğa son verilmeli, hukuksal güvenlik sağlanmalı, Bergama Ovacık Altın
Madeni kapatılmalıdır.
İşletmenin kapatılmaması,
AİHM kararının uygulanmadığı anlamına gelecektir. Kararın uygulamaması,
Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nden çıkarılmasına kadar varabilecek bir takım
siyasi sonuçlar da doğurabilecektir. Buna hiç kimsenin hakkı ve yetkisi
yoktur.
EGEÇEP
Ege Çevre ve Kültür Platformu
Dönem Sözcüsü Av.Arif Ali Cangı