- 39 -

29.07.2002


...insan,aklının sınırlarında durduğunu farkettiği vakit...kararsız kalır.dünya ya ait aklıyla dünyaya ait değerlendirmeler yapar..ancak aklın sınırlarının ötesinde ,dünya ya ait hiçbir şey yoktur...bu nedenle aklın bağlı olduğu insan,akıl ötesi deneylerle tefekkür eder...hasadını sarfettiğinde ise,dünya da olmaklığın acılarını görür...anlaşılmaz....eğer çokluğun gücünü farkediyorsa akıl,o çokluğun bir "parçası" olduğunu da idrak edecektir...çokluktan ayrılmak değil,çokluğun hakimi yada temsilcisi olmayı bir "hak" olarak görür...bu yanlış bir "hak" arayışıdır...bir tek insan asla "çokluk" olmaz...onu temsil edemez,ona hakim olamaz...bu şımarıklıktır...isyandır..inkardır..."çokluğun gücü" insana ait olmayacaktır..çokluğun sınırsızlığı da... o halde tüm nitelik ve tanımlamaları içermeyen "bir tek akıl" asla çokluğun parçası olmaktan çıkamaz...



.: Geri dönmek için tıklayın :.