- 37 -

26.07.2002

...genç kız diridir,nişanlılık döneminde..heyecanlar,heyecanlar,meraklar...gözlerindeki ifade mutluluk karışımı telaşı anlatır...kollarında ve parmaklarında bırakılan erkek kısmı" emanetleri parıldar, ışıklı-ışıksız sarıca...ne doğuracağı çocuklar, ne de vereceği kavga aklındadır..."


...bir resim insanlara o kadar çok şey anlatmaz,hissettirir...kendi deneyimlerinizi o resimde değerlendirirsiniz...acımak ilk aklınıza gelen "his" ise,ayna tuttuğunuz gerçek o değildir kendi adınıza...perdelerin sıyrıldığını görürsünüz...geçmişlerden edindiğiniz bilgiler,benzer-eşdeğer "durum"ların çeşitliliği, sizin düşüncelerinizdeki ihtimalleri sıralamanıza sebep olur..."hayal" edilen "şey"lerin tamamı mutluluk doğrultusunda görülür...tüm insanlar,tüm mutluluğun acılarla elde edildiğini bilirler.."acı" insanları heyecanlandırdığı içindir ki,sona erdiğinde düşler tatlı gerçeklere dönüşür...
...kendi deneyimlerinizin yıllarla olan ilişkileri için,insanları suçlamanıza gerek yok...onlara "aptal" yaftası yapıştırırken,o aptallığın sizde de vaki olduğunu ve bugünkü duygularınızı bu " aptallık" sayesinde elde ettiğinizi unutmayın...sizden geride bulunan "genç" duruşlu nesiller,daima belirli bir yörüngeyi izleyecekler...duruşlarından kaynaklanan duyuşları vardır...sizin bir daha yaşayamayacağınız kadar uzak duygular...yaş'ın ruhla ilgisi olmadığını iddia edenlerin ne kadar dikkatsiz olduklarını belirtmek gerekmiyor...bu aldatmacadır açıkça..hiç kimse,gerideki kendisini duyumsayamaz...ilerdeki kendisini de...beş somut duyu organı ile birlikte,onlardan kaynaklanan değişimlerin "çocuğu" olan duygusal kimliğiniz, zamanla en çok "ilişkili" olandır...



.: Geri dönmek için tıklayın :.