- 27 -

29.05.2002 22:30

...pastel renklerin kullanıldığı zeminlerde, tüm renklerle figür çalışması yapılabilir; herhangibir uyumsuzluk yaşanmaz.
...yeryüzünde yaşayan insan neslinin, düşüncelerindeki genleşme arttığı ölçüde,ikna güçlük katsayısı da büyür. bilginin dairesel gelişimi, düşünen insanı karşı konulmaz keşiflere yöneltir. doygunluğun en büyük haz olduğu bilgi serüveninde insan, düşünmediklerini düşünenlerin fikirlerini merak burgularıyla irdeler. özgürlüğün katmanlarını sıkılaştırmaya uğraşır.
...bilgi avcısını bekleyen büyük tehlikeler, pastel zeminleri tanıtım argümanı olarak kullanan düşünce ve inanç sistemleridir. sözkonusu tehlikenin etken güçleri, tüm inanç ve fikirlere saygı duyduklarını önemle belirttikleri sürece,muhataplarını daha kolay etkileyebileceklerini bilirler. onların av kokusu almaları için iki küçük belirti gereklidir; doyumsuzluk ve arayış... avlarının tüm "eski" fikirlerini reddetmenin tehlikeli bir yöntem olduğunu bildikleri için, onu mazisiyle birlikte kabullenmiş olmaktan çekinmezler. "nasıl olsa, onu sağaltacaklardır". bu pastel yaklaşım, sonraki değişimler için mükemmel bir ortam hazırlayacaktır.
... insanların ürettiği düşünce sistemlerinde temel amaç, ilginç ve özel çıkarsamalar yaparak "özel bir atmosfer" oluşturmaktır. doyumsuzluk ve arayış modundaki ruhu cezbedebilmenin tek yolu da bu atmosferi ona tanıtmaktır.
... tüm ilahi ve beşeri dinlerin varoluş gerekçesininin gerçeği arayış olduğu savı, ortak hedef olan "tanrı"yı arama,ona ulaşma izahlarıyla perçinlenir... her yaklaşımın farklı izleri sürerek,ona ulaşmaya çalıştığını ısrarla vurgulamak ise,yumuşak bir giriştir...
...ilahi ve beşeri dinler arasındaki temel farklar bilinirken, bilginin kaynağını sorgulamamak yapılabilecek en büyük hatadır...
... insanlık tarihinde başlangıcı "ilahi" nitelikler taşırken,insan katkısının olağanüstü artışıyla "ilahi" niteliğini kaybeden dinlerle,insanların ardışık düşüncelerinden üreyen inanç sistemleri arasındaki belirgin fark azalmıştır. bugün "özel koruma garantisi" olan tek kitap vardır; kur'an...binlerce yıllık insanlık tarihinde,bilginin kaynağı hep ilahi niteliktedir. her yenileme muhakkak ki bir elçi etkisiyle olmuştur,ancak her yeni, değiştirilmekten kurtulamamıştır. peygamberlerin son bulduğu dönemle birlikte, içeriğinin kavranmasında zamanın anlamsız kaldığı temel bir başvuru kaynağı "bırakılmıştır". en temel bilgi artık yenilenme gereği duymayacaktır.
...bilimsel bilgi, birkaç yüzyıl "değişmezlik" yanılgısıyla kabullenilirken, "izafiyet" değerlemesiyle birlikte "gerçek" daha çok muğlak bir niteliğe bürünmüştür. ve bu gerçeği kavramaya çalışan insan,kendi görülerine bağlı kalmanın, "tanrı" yı devreden çıkaracağına inanmıştır.
...pastel zeminler oluşturmaya çalışanların unuttukları en önemli ayrıntı,kendi bilgilerinin değişebilirliği ve "kur'an gerçekleri"nin kesinliğidir. herşeyi yaratan "Allah",yarattığı varlıkların ürettiklerini elbette hoşgörecektir...kendisiyle yarışmadıkları sürece...



.: Geri dönmek için tıklayın :.