- 16 - İdare de sistematik analiz

...türkiye idaresi cumhurbaşkanı,başbakan ve içişleri bakanının sıralı sorumlulukları ile birlikte,valiler ve valilerin sorumluluk alanındaki diğer kamu kurum ve kuruluşlarının çalışma çerçevelerinden ibarettir...diğer bakanlıklar "tali yollarla" bu akış sorumluluklarına katılırlar...halkla doğrudan ilişkili olmaları gereğiyle idarede dört etkin "kişilik" vardır...
...bir ülkenin gerçekleri,halka en yakın olan "kişi" tarafından daha açık görülür...bu vali'dir...sıralı sorumluluk cumhurbaşkanına ulaşıncaya kadar,her kademedeki "kişi"nin görüş açısı genişlediği halde,halkın gerçeklerini görme mesafesi artar...bu ise çelişkidir...bu çelişkiden kaynaklanan tüm sorunlar,halkın seçtiği "başbakan kişi" tarafından giderilmek zorundadır..."içişleri bakanı kişi" tüm idari fonksiyonların dağılım ve denetleme görevini yürütür..."başbakan kişiyi" bilgilendirir ve ondan yönlenme talimatları alır...bu idari anlayışta en ağır görev yükü "içişleri bakanı kişi"dedir...
...idari analiz yapılırken,tüm yasal kurumlar gözönünde bulundurulur...ancak her sistemde olduğu gibi,yasaların uygulayıcıları daha etkindir...etkin olanları analiz etmek,türkiye'nin gerçeklerini görmeyi basitleştirir...
...idare,kurum ve kuruluşlarıyla halka ulaşır...doktor,öğretmen,asker,polis,yargıç ve diğer memur yapıları halkın devletle olan ilişkisini sağlar...sistemin yapıtaşları olan bu kamu görevlilerinin alan analizi çalışmalarıyla ne kadar başarılı oldukları görülmelidir...halkın gerçekleri,halka sorularak öğrenilebilir...
...türkiye 'de halkın bu kamu görevlileri ile olan ilişkilerinin sağlıklı olduğunu ve yasal çerçeve dahilinde kaldığını iddia edebilmek zordur...bu kamu alanlarında yetersiz istihdam,kalifiye olmayan eleman ve büyük bir denetim sorunu vardır...sistemin en önemli mekanizması olan denetim mekanizmasının işlerliği,deforme edilmiştir...bu deformasyon valiler'in,içişleri bakanı'nın,başbakan'ın görevlerindeki başarısızlıklarının sonucudur...
...sistem analizi yapılırken,idari zaaf oluşturan olumsuz koşullar gözönünde bulundurulmaz...çünkü statüko'nun ulaşmak istediği hedef meşru sistemi çalışamaz hale getirmek ise,idare'nin görevi idari sistemin işlerliğini sürdürmektir...İdare, her zaman koşulları olumlulaştırmakla mükelleftir.

17.01.2003



.: Geri dönmek için tıklayın :.