- 55 -

05.09.2002


...değişir toplumlar,rüzgarlar gibi...ağladığınız vakit,kaç yüzyıl önce ağlamış biriyle aynıdır bedeninizin halleri...nedenlerinizin duygularınıza yaptığı tazyiki,vicdanlarınız tartar,tartar,tartar...elleriniz oy pusulasına uzanırken kızgınlığınız direnmektedir aklınıza...durdurun şu dünyayı bazen;aklınızı da çalın başınıza...kınalar gibi renklendirin aklınızı...siz de değişin.
...eski körlüğünüze ait kalmasın gözleriniz...aklınızın ellerine bırakın kendinizi..inançlarınızı da sorgulayın;atalarınızdan öğrendiğiniz herşeyi aklınızın ölçeğine vurun...karasaban döneminde kalmasın gönlünüz...ve sürülmemiş topraklarda direnmeyin...yokluğun kölesi değilsiniz;güçlerinizi birleştirin...ki toprak,herşeyiyle sizin emrinizde...
...ellerinize lanet ederken ileri zamanda;düşünmediğiniz zamanlara lanet ettiğinizi düşündünüz mü?...aklınızı kullanmamanın cezasını elleriniz neden çekecek?...ve siz neden kahredeceksiniz akılsızca seçtiklerinize?..onların kahırlık hiçbir şeyleri yok....suçlu sizdiniz...açlığı midenizin,oyuncaksız bebeler ve işsiz gençlerin elleri sizin boğazınızda değil midir?...vicdanlarınızın içindeki "sabit suç" değil midir sizi yüzlerce yıldır ağlatan?...



.: Geri dönmek için tıklayın :.