- 52 -

02.08.2002


...aşk deseniz de...tüm düşüncelerinizin en güzel yerinde o olsa bile...tüm mutluluk kurgularınızı onunla varkabul etseniz de...siz aslında gerçek bir budalasınız...ve ne yazık ki; düşlerinizde büyüttüğünüz kendinizi başkasında görmeye çalışıyorsunuz...sizden üreyen sizsiniz;o değil...mükemmel bir "benci" olduğunuzu kabul etmemek te budalalık olur...ne istersiniz yani?..körlüğünüze inanmamızı mı?...yüzlerce yıl aşık oldular,iki sonuçla sonuçlandı aşklar;ulaşma ve ulaşmama...ulaşanlar için en büyük azap ,hemen başladı...kalkıp giden uysallıklar,yerlerini klasik davranış modellerine bıraktı...siz hiç,evli aşıkların öykülerini duydunuz mu?...neden duymadınız,aşk sadece bekarlar için mi vardır?...yani aşıklar evlenince birbiriyle aşkları nereye kayboluyor sizce?..onları neden işlemez öyküleriniz?...
...aşk dedikleri,ulaşana kadar çekilen "abartma stresi" değil mi?...üstelik ulaşamama riskine sahip olan aşk, daha güzel gelir budalalara...acı katsayısı yükselir ve gerçek bir gizil zevk duyulur acıdan...serhoş demler,berduş refleksler ve umarsız bakan gözler...alın size baldırı çıplak bir aşk hikayesi...
...her minik "duygu" esintisinden kaynaklanan gözyaşları ve içten dışa doğru dalgalanan isyan...neden yok?..iyi ama neden varolsun ki?...sıradan olduğu kadarı bilinse neden yokluğu acı versin ki?...desenize hadi,neden evlenmiş aşıkların aşkı yok?...nasılsa sizde evlenmek için aşık olmuyor musunuz?...iyi,iyi ve iyi...sürdürün demode olmuş aşk acılarını...
...saklayın kendinizi...zaten,hayatınızdan silinmesi gereken zamanlarda hep ,gündelik ajandanız da... belirli günlerin üstü çizilmiştir...siz o günlerde yok olmanız gereken zamanı yaşamalısınız...o da aşk zamanlarına tekabül eder...ölü zamanlar anlayacağınız....yaşamanız takdir edilmişse;yaşayacaksınız...
...size kolay gelsin...



.: Geri dönmek için tıklayın :.