- 31 -

12/25/2001 13:15

....tüm öykülerini okudu genç adam...tuhaflaştı,irkildi ve düşündü..."aklı başında olmak" ne derin görelikler sunuyordu insana...sanatçı kimlikleri hatırladı;ne kadar zıt ve sıradışıydılar...insan göreliklerine göre,normal değildiler...öyküler üretirilirken de kendisi değildi zaten...ama onu sevmişti.
....genç kadını düşündü...o da bir ressamın titizliğini yansıtıyordu hayatına...en güç figürleri en çok çabayla elde etmek onu mutlu kılıyordu..."gizem sona erene kadar"iddiası,"figür tualde sabitleşene kadar"gerçeğine dönmüştü...ve ocean ,onun hayat resmi içinde kendisini çok uğraştıran,nadide bir figür olarak yerini almıştı...sıradan olmayan resmin,sıradan ayrıntılarından yalnızca biriydi artık.....
...genç adam ,sevimli simasıyla gülümsedi..."ey ömür,sen törpülendikçe ben artarım....sen dar kaldıkça ben genişlerim"dedi.
...iyi bir öykünün iyi kahramanları kıskandılar,kızdılar,özlediler,beklediler,hayal ettiler,aşık oldular,dost oldular........paylaştılar...gerçekte herşey sıradandı...kendilerine ait olan tüm virgüller,oldukları kadar eğiktiler...değişmedi artsız okyanusun artsızlığı....değişmedi mavi göğün renkleri....her şey aynıydı...
okyanus kuşları da sıradanlığını bozamadılar öykünün...
...yutkundu,bulunduğu yerde..düşündüklerini bulduğu yerde...yutkundu tüm beklentilerini yutarak...sır gibi,bilindikleriyle...hep öykünün kahramanı olmak sıkıcıydı artık...sevgiyle selamladı bilinmeyen düşleri...saygıyla andı kadını.



.: Geri dönmek için tıklayın :.