- 10 -

10/26/2001 12:31

....sular dalgalıydı...ve okyanus,gökyüzünün gri'sini ödünç almıştı o gün...su zerreleri acımasızca akıyordu gökten...bulutlar öfkeli...doğa usulca hüzünlü...içindeki acının resmi vardı yüzünde genç adamın...genç kadına baktı...bakışlarında yüzyılların hüznü kaynaşıyordu,konuşamıyordu...konuşmak istemiyordu belki de...onu üzmek ya da kırmak, düşüncelerinin tam ortasında tekbaşına bırakmak değildi içinden geçenler...varoldukça onu daha çok üzebileceğini biliyordu aslında...anlatamıyordu.....konuşamıyordu.
....genç kadın tedirgin, ıslanan vücuduyla
kararsızdı...üşüyordu;içinden gelen soğuğu algılarken...erkeğe bakıyordu sadece...
gitmeliyim. dedi genç adam,"geldiğim gibi"
içiçe anlamları farkeden genç kadın irkildi ansızın...
gitmen gerekmiyordedi fısıldar gibi,"kalman da hiçbir sakınca yok"
okyanus dalgalarını savuruyordu gökyüzüne...ve gök kızgınca tokatlıyordu onu...
masal kahramanları,yaşayanlar için zararsızdırdedi adam,"ancak kahramanlar, gerçekte, masallardaki gibi değiller...acılarınızı ve onun acılarını arttırabilir ya da azaltabilirsiniz...siz kahramanı masallara ait olmaktan uzaklaştırdınız...onu tanımaya çalıştınız...büyüsünü bozdunuz,altın çerçeveli okyanus resminin..."
hayırdiye haykırdı genç kadın,"ben anlamak ve tanımak istedim,yalnızca...bu da gitmenizi gerektirmiyor...hayatınız olduğu gibi kalacak,benimki de.."
dudak bitimlerindeki kıvrımlar derinleşti genç adamın...tüm hüzünleri
sırtlanmış sesiyle:
"hiçbir zaman,hiçbir şey katıklanmadığı-ek almadığı günden öncesi gibi olmadı,olmayacak ta.dedi.""tanımanız gereken kahramanın "
kendisiydi ,karşınızda ki ben değil....siz beni tanımaya çalıştınız
hep."
amadedi genç kadın,"bu kadar katı olmanızı anlayamıyorum...gidip
gitmemek sizin kararlarınıza bağlı..."
gök ansızın sessizleşti...okyanus durgun ve gri kaldı...genç adam yanaklarından süzülen yağmur tanelerini sevdi,elleriyle...gözbebeklerinde biriken ıslaklık parlıyor gibiydi.
"siz,kendinize ait olanları bulmalısınız...gelecek sizin avuçlarınızla şekillenmeli,bir başkasının değil...sizin mutlu-mutsuz özel dünyanızı,kendi karmaşamın içinde boğamam....sizi kararsızlıklara,umulmadık bekleyişlere sardıramam...şu anlarda dahi,aranma-konuşma beklentilerinizin doğmasına neden oldum...sizi aramamak için sarfettiğim enerjiyi asla tahmin edemezsiniz...oysa bunu arzulamıyordum...alışkanlıklara dönüşmemeliydik;anlamları aramalıydık evrenin içinde...kimliklerimizin,bireysel özelliklerimizin esaretiyle daralmamalıydık..."
anlam veremiyordu genç kadın...ne olmuştu;olaylara yaklaştırmaya çalıştığı anlamlar,hiç yakınlaşamıyordu...uzak kalıyordu yüreği ,usul usul direnirken...beyninin yoğunlaşan hareketliliğini,kontrol edemiyordu artık...
karar senindedi uzak bir sesle,genç adama bakarak.
hoşçakal,hep iyi kal güçlü prensesdedi genç adam fısıldar gibi,"ben geldiğim yerde kalmalıyım...kendi göklerimin mutluluklarını
arayacağım yeniden...kendi yağmurlarımla ıslanacağım...hiç bu göğe ait hissetmedim kendimi...buralar sizin kalsın...siz benim göklerimde kaybolursunuz;onlar o kadar sonsuz ki...siz beni oralardan alıp geldiniz bir süre...çok faydalı oldunuz,teşekkür ederim...ama burada yaşayamam...istesemde yaşayamam...oysa o kadar çok istiyorum ki."
gök haykırıyor,ışıklar saçıyordu artık...dalgalar kıyıları
aşıyordu...giden silüetini gördü, sadece onun...ayak sesleri de yoktu.o hiç olmamışçasına yoktu ,sanki...içinde kabaran isyanı hissetti genç kadın:"neden?"diye bağırdı gök gürültülerine karışan
sesiyle,"paylaşacaklarımız dostluğun gümüş çerçevesinde kalacaktı...neden kaçtın korkak"
....okyanus, gökyüzünün grisini iade etmeye başlamıştı...açılıyordu doğanın renkleri...ve güneş parlayarak çıkıverdi ortaya...herşey o
kadar olmamıştı ki;içinde kalan hüzün parçaları kıpırdamasa,hiçbir şey hatırlamayacaktı genç kadın....



.: Geri dönmek için tıklayın :.