- 23 - Sessizliğin sesi sizsiniz
04/02/2002 22:21
...anlamsızlıkları düşünmek,anlamlı olanları ayırdetmemizde"iyi" bir yol mu sizce?
...düşünürken,yaptıklarımızın hangi sıfatlarla belirginleşeceğini tartışır mısınız,kendinizle?
...burada ya da başka bir yer de, sosyal statütünüz ve ya rolleriniz gereği yansıttığınız tüm kontrollü-kontrolsüz davranışlarınız,sizin için ne kadar anlamlı?...siz bu anlamları "amaçlayarak" elde ettiğinize emin misiniz?...emin olduğunuzu sanmıyorum...çünkü;bir çoğunuz korktunuz...diledikleriniz ya da amaçladıklarınız değildi,hayatınızın içinde varkalanlar...size "sus payı" verilmeliydi mutlaka...size ait,mini "varkalma" nedenleri olmalıydı ki;siz yeterince sömürülebilmeli ve kullanılabilmeliydiniz...tüm"iyiniyet"leriniz,varlığınızın derinliklerine indirgendi...toplulukların içinde "baskın-egemen" olan tüm argümanları kabullendiniz..."namussuzluk" erdem olarak artı değer alırken,"namuslu" olmanın getirdiği ilk ve tek yeni şey,size bakan gözlerde gördüğünüz"acımak" içerikli duygusal terennümlerdi...acınılacak halde olmak istemediniz..."acıyanlardan" olmanın ilk şartı olan susmayı tercih ettiniz,ilk anda...sessizliğin içinde faltaşı gözlerle,"pay" aradınız, fırsatlar pastasında....içinizin doğru bulmadığı herşeye karşı verdiğiniz en iyi tepki "sessizlik"ti...sonra "savunma"ya geçecektiniz...artık namussuzlukların savunucusu olmak,içinizi acıtmayacaktı...anlamsızlıkları düşünmek,artık "çömezler"in işiydi..ustalarınız,size en iyi "yolu" öğretirken,çok iyi bir öğüt vermişlerdi..."kendin gibi olanı yetiştiremezsen ,yokolursun!"....işte bu serüven,sen ve senin gibi sessizleri anlatıyor...ancak sonu tahmin ettiğin gibi olmuyor hiç;pişmanlıkların ,seni asla terketmeyeceği bir girdaba kapılacaksın....son refleksin "kaçış" olacak,"acıyan olmak" istediğin zamanları hatırlamak bile istemeyeceksin..."bellki"diyeceksin."kendim kaldığım zamanlar da sessizliğin sesi olsaydım,şu anda kendime acıyor olmazdım..."
.: Geri dönmek için tıklayın :.