Satır arası bir ayrılık
...Kar,şehrin şiiri,nerdesin?Bu gece için öylesine gerekliydin ki..Belki adam ve kadın için her şey daha kolay olacaktı,nerdesin?Adam kadına baktı,bakışları yarı yolda dondu.Koyu bir sessizlik vardı odada ve bir karanlık içlerinde.İkisi de dinledi şehri.Ses yoktu,deli gibi bir gürültü kopmasını beklediler,olmadı.Kaçmak yakışmazdı soğuk gecelere.Ve adam içini yırtan bir ayrılığın başlamasına ilk adımı atarak dudaklarına bu görevi yükledi,dudakları yükün ağırlığı altında ezilmiş,isyanını haykırmaya başladı.
- İnanabilirdim,gerçekten!Her şeyin,herkesin söylediği gibi olduğuna,bizim boşuna uğraştığımıza kanıyordum nerdeyse,gitmeseydin...
...Kadın bir yutkundu,gözyaşları içine sürgün,ağlayamadı.
- Biz hüzne aşığız,birbirimize değil.Sana bunu anlatmaya çalıştım,sense beni dinlemedin.Sahte mutluluk naraları atıyordun her bakışında.Sen mutluluğun duygusallığına kapıldın,çekiciliğine kandın.Ben sana acının gerçekliğini,ölümsüzlüğünü hatırlattım,aldırmadın.Hüznüne aşık olmuştum sevgilim.Ve sen bana umuttan,onunda olması gerektiğinden bahsettin.Gözlerine sabahları pırıltılar asıp geldin yanıma.Yavaş yavaş saflığın kayboldu,gerçek gözlerinin yerini plastikler aldı.Korktum,anla beni,''Sana aşık oldum!''dediğinde oyunun sonuna zaten gelmiştik.Ve bu sözü söylerkenki sahteliğinle sen bitirdin bu ilişkiyi.
...Kadın,düşlerinde çocukluk gülüşü,yüreğinde tren çığlığı,bunları duyurmamaya,göstermemeye çalışarak devam etti dudaklarından göz yaşı akıtmaya:
- Öyle ki ikimizin de bir kalemlik hayatı var şu anda.Korkularımız yazılmamış bu deftere,sevişmelerimiz,cinayetlerimiz.Bir elin kıpırdamasıyla can buluyoruz ancak.Bunu sürdürmenin gereği yok,ölsek mi artık?
...Kadının umutsuzluğu halıya döküldü pul pul.Hayal kırıklıkları vücudundan süzülüp yüreğinde toplandı.Ve adam:
- Biliyorum,olmamış bir konuşmayı oynadığımızdan haberim var.Ama şu anda benim için her şey gerçek ve bunu yaşamak istiyorum.Ölmeye gelince,daha değil.''Yolları özledim ,gideceğim.''diyorsun ya,anlıyorum,kendini arıyorsun.Her yolculukta labirentine giriyorsun,çıkışta kendini bulacağını sanman ne büyük yanlış.Sen,kendi labirentindesin sevgilim,onu sığınmak için kullanıyorsun.Ama bir düşün,gerçek bir aşkı düşün.Gerçekte böyle bir konuşma olmadığına göre söyleyebilirim;''Gitme...'' Sözleri ağıt oldu adamın,yere damladı.
- Olmaz,yapamam,gidiyorum...
- Al o zaman bunları,ben kendime maskeler hazırlamaya başlayayım.
...Adam paket yaptı,umutlarını,yüreğini,düşlerini bir de gözyaşlarını KADIN'a verdi.
...Mutlu muyum satır arası boyutlarında maskelerden diye düşündü adam.Şu insafsız yazar benden çok mu hak ediyor öykünün sonunu getirmeyi.
...Mesela şöyle olsaydı;kadın şaka diyerek adamın boynuna atılır,öpüşürler.Şu kısacık hasretlerini gömerler derinlere.Tipik bir çiftin huzur ve mutluluklarını yerleştirirler gözlerine.Gökten üç elma düşer,üçünü de sevgilisine verir adam.Onlar muradına erer yazarıda kerevetine çıkarmazlar,olamaz mıydı?
......Kadın - Hazır mısın?
......Adam - Hadi...
...Kadın silahı adama doğrulttu,adamın bakışları söndü,vuruldu.
...Adam ayağa kalkıp kadına çevirdi silahını,çekti tetiği.
...İkisi de kalkarken silkindiler,hatta bir de gülümsediler.El sıkışıp evden çıktılar.Sabahleyin polisler bir evde iki ölü ruh ve yarısı erimiş bir bakış olduğu ihbarını aldılar...
- / - @ sevgiyle nekri
.: Geri dönmek için tıklayın :.