Yeter artık ! diyesi geliyor insanın
...''Adabımuaşeret''sözlük anlamı edep dairesinde,görgü,saygı,terbiye,töre,teşrifat,zarafat manasında olup,toplum nazarında tabiri caiz ise namusu dairesinde olmak anlamındadır..Her ne kadar biraz eski kullanımlı kelime olsa da son günlerde toplum olarak bu ve buna benzer kelimelere ne kadar hasret kalmışız..Eğitim camiasının da farkına varıp toplumun genel ahlak kurallarının sanat ve sanatçı adına kirletildiğine dair ihtar çektiği ve onlarca sanatçının adının geçtiği ültimatom gibi uyarıda son günlerde ulusal yayın yapan bir çok kanallardaki kirlenmişliğin
gündeme gelmiş olması bu konuya duyarlı kimselerin sabrının zorlandığının bir göstergesi olsa gerek..
...Zaman zaman bir kaç yazar çizer kişi de dilinin döndüğünce köşelerinde bu kirlenmişliğe dikkat çekip uyarıda bulunmuş idi..Ancak ''anlayana sivri sinek saz,anlamayana davul zurna az''misali anlamaktan uzak bir şekilde yine herkes bildiğini okuyor..Okumak güzel şeyde her kafadan,her stilden,her sınıftan bir ses çıkınca bu demokrasilerde çok seslilikten farklı bir şey oluyor..Evet demokrasi insan için vazgeçilmez bir unsurdur..Lakin kirlilik için;demokrasinin çok sesliliğinden söz edip,bunun faziletinden de faydalanılamaz..
...Rahmetli 8.Cumhurbaşkanımız'ın özel kanalların ülkemizi ilk şereflendirdiği yıllardaki açıklamasını hatırlıyorum da..Sayın Özal o zamanlar ''kumanda elinizde isteyen istediği kanalı izleyebilir,hoşunuza gitmiyorsa kanal değiştirirsiniz''demişti..Ama bu tür yayınlar hemen hemen bütün kanalların vazgeçilmezlerinden oldu..Etrafımız her koldan bu tür yayınlarla kuşatıldığından kaçacak pek fazla yerimiz kalmadı gibi..
...İşin hakkını verenleri tenzih ederek,hangi saatte,hangi kanalı açarsanız açınız mutlaka adabımuaşeret'e muhalefet bir proğrama mutlaka rastlarsınız..Sadece müzik,magazin ya da eğlence proğramlarında değil,haber proğramlarında,belgesellerde dahi rastlamanız mümkün..Tabi ki bu bir süreç ve bu süreci herkes gibi bizlerde yaşayacağız..Bu yollardan bizlerde geçeceğiz ancak amacımız daha az zararla ve telafisi mümkün olan asgari hatalarla tamamlayalım istiyoruz..
...Bir yaz dönemini daha geride bıraktık..Ve gördük ki;haber bültenlerimizin dahi büyük bir bölümünü Bodrum,Marmaris gibi yerli yabancı turizm merkezlerinin çılgınlıkları kapladı..Diskotek,bar,pavyon,hamam ve plaj sefaları alabildiğince kontrolsüz raydan çıkmış bir şekilde geldi ekranlarımıza hem de fütursuzca..Çocuklarımızın oluşmakta olan ahlaki değerleri,kriz,sefalet,yoksulluk kimsenin umurunda değildi..Ülkenin içinden geçtiği dar boğaz ise boş boğazların hiç mi hiç umurunda değildi..
...Bazen öyle oluyor ki insan,şöyle çıkıp bir yüksek yere ve avazı çıktığınca''yeter artık yahu''diyesi geliyor..Ama biraz sakin kafa ile düşününce de neyin ne şekilde değişebileceğini,kimin ne umurunda olduğunu,kaç kişinin yüzünün kızaracağını ya da kimin üzerine alacağını düşünüyor insan ve vazgeçiyor..Kaç kişi şöyle vicdanına kulak verip çevresine bakıyor..Yaşadığı hayatı bir alttaki yaşam grubu ile kıyaslayıp şükür ediyor..Varsa yoksa daha ilerisi ve daha fazlası..Daha çok para,daha çok güç..Hiç kimsenin kimse umurunda değil..
...Hani diyorum ki;kendimizle şöyle bir kafa kafaya versek,en son kime ne şekilde iyilik ettik,ya da en son kaç fakirin karnını doyurduk veya kimi sevindirdik..Ya da kendi çocuğumuzun dışında en son hangi çocuğun başını okşadık..Yaşam biçimimizden en son ne zaman taviz verdik ve başkasını düşünmeyi ne zaman akıl edebildik..Özümüzden,yüreğimizden en son ne zaman bir parça kopardık insanlık adına?..Koparılan bu parçayı en son kime takdim ettik?..
...Bunlarda adabımuaşeret sınıfına girmiyor mu?..
- - / - @ sevgiyle nekri
- / - / - @ - / - @
.: Geri dönmek için tıklayın :.