Gidersin

ey kendini kendi içinde arayan suskunluk
aykırı mavilerle örtülen gece
kuytumuzda soğuk ölüm
mülkleri kaldırıyorum bedenimden
aşağılarda
tam güneşin batışında yakaladığım giz
biliyorum artık balıkların pul pul iskeletlerini
:-:-:-:-:-:-:-:-:-:-:-:-:-:-
taşı beni rahminde
çoğalt ölümlerine girsin güncem
pencerem çalındı
Bachüs'e sözüm yok
kadınlar,erkekler
ötemde durup çağırmayın eşsiz bedenlerinizle
kulübesinde güz biriktiren,suskunluk
yakında yakamozlar gelir,sen gidersin
yakında çöl mevsimi uzatır kaktüsleri,
boşluğun gelir
kanatır,kuşumu parçalar
aynada batık gemiler görünür,gidersin
toz duman bir aşk kalır geriye
ve baktığımda çalıyorsa ruhumu
sonbahardır iklim
ey tuzaklarına girdiğim tarih
erdemsiz güncesizim
ve kader durmadan öldürmekte
yakında tahta bacaklarımı çıkarırlar
yerine yırtılmış gözlerimi asarlar
ve sen tüm bunları bilerek gidersin
okyanuslara düşer kırmızı saçlı eş
toz duman bir yokluk kalır
sen gidince çöl olur ayaklarının izi
kesilir soluksuz adım başların
yetişemediğim geç kalmışlığın
devrilir üstüne gecenin
ben o ırmağa uzanırım...
:-:-:-:-:-:-:-:-:-:-:-:-:-:-
28.12.2002


.: Geri dönmek için tıklayın :.