Gizemli aşk mektupları - 2
Hayalimde ki hayal sevgilime bütün kalbimle şu anda gecenin en
korkunç sesleriyle gözyaşlarımla, bir yığın ızdırabımla baş başayım.
Allahım , ne acı , ne keder, tanrım boğuluyorum öleceğim , avuçlarım
daki boşluk , karanlık geceler , burkulan yıkılan , mahf olan kalbim
, çok fenayım.
Tatlım kalbimin tek sahibi senden çok uzaklardayım hemde pek çok
uzaklardayım
Bu gece saat tam iki de kalkan uçağa biniyorum , ne acı şey , tek
başıma korkunç karanlıklara doğru uçacağım meçhul diyarlara , soğuk
ve kasvet dolu yabancı bir diyara uçuyorum.
Arkamdan tek mendil sallayan dahi yok boynum bükük kalbim kırık ve
yorgun , gözlerim yaşlı, iki saat sonra , ahtopotun kollarına
atılacağım ne olurdu tanrım Münih Havaalanın da sen beklese idin ,
ben Münihin yerine Rize’ye senin yanına gelebilse idim.
Hasret dolu kalbimi, senin kalbinin üstüne bastırsa idim.
Seni özleyen gözlerimi gözlerinin içine dikse idim.
Yanan dudaklarımı senin gül yaprağı gibi kıvrılan pembe dudaklarına
koysa idim.
Sana sarılıp sarılıp ufuklarının deryalarına dalsa idim.
Başıma oyalı bir yazma ayağımda şalvar avuçlarımda ellerin, her
gittiğin yerde , bende seninle....
Nerde o şans bende ne gezer , çok mutsuzum seni çok seviyorum tatlım
, arkandan ağladığımı söylersem inanır mısın bilmiyorum.
Geçenlerde baban annemin ziyaretine çıkmıştı, sağdan soldan söz ettim
ve konuyu senin üzerine getirdim.
Evliğinin hakkında “O severek isteyerek evlendi ve aynı zamanda
halasının kızıdır , ömrü boyunca ondan ayrılamaz çok mesuttur”
demesin mi mutlu olduğuna emin ol, çok sevinmiştim.
Fakat gözlerim dolmuştu bir kıskançlık humması , her yanımı sarmıştı
af et beni tatlım.
Çok mutlu olduğunu , severek evlendiğini bildiğim halde yine seni
rahatsız ediyorum.
Bu benim elimde olmayan bir şey seni bir türlü aklımdan , silemiyorum
.
Güneş gibi ısıtan gözlerin bahar kadar taze ve güzel yüzün her
şeyinle seni unutamıyorum.
İnanırmısın sen gideli bakkala hiç inmiyorum.
İçim burkuluyor tatlım benim.
Rize de epey kalacakmışın, İstanbul’u artık özlemeyeceğim
aramayacağım çünkü sen yoksun.
Senin olduğun yeri seviyorum, özlüyorum.
Ne olur arada bir beni hatırla , tenha sokaklarda bir kere olsun
hayalimi yanında hisset tıpkı benim gibi .
Akşamlar hüzün dolu geceler bana düşman, dışarda sert ve uğultulu
bir rüzgar esiyor, arada bir yağmur çiseliyor.
Bense tek senin hayalinle baş başayım ve beş saat sonra uçağa
bineceğim seni kalbimde götüyorum.
Seni sarıyorum defalarca öpüyor öpüyor öpüyorum.
Bir yandan annem devamlı yatıyor ve ateşler içinde yanıyor ve
sayıklıyor “Kızım yavrum beni bırakıp gitme” diye canım benim tatlım
benim çok ve pek çok perişanım.
Ona mektup atmıştım “Annem hasta düzelmeden gelemem” diye.
Oysa beni dinleyen kim.
İki gün evvel biletimi gönderdi.
Gitsem bir türlü gitmesem bir türlü değişmeyen kaderim ..
Çok ağlıyorum ve çok üzülüyorum.
Tatlım benim oradaki günlerin nasıl geçiyor bilmiyorum inşallah çok
memnunsundur.
İstediğin her şey yanında olduktan sonra insan mutlu oldu mu, her yer
güzeldir ama mutsuzmu her taraf cehennem gibidir.
Mesela ben bu geçen yılbaşında İtalya’ya gitmiştim Roma şehrine..
Benim morukta vardı yanımda çok güzel yerlerdir
Fakat ben devamlı ağladım ve üzüldüm çünkü mutlu değilim.
Sensiz her yer karanlıktır benim için...
Seni çok rahatsız ettim canım benim yine karşılaşmamız , bir daha
görüşmemiz , tesadüflere kalmış.
Bir mucize kabilinde , seni tekrar görmek isterim tatlım benim.
Satırlarıma son verirken kalpten dudaklara yükselen en derin
sevgilerimle selam eder.
Seni çok özleyerek hasret dolu hislerle dudaklarından defalarca öperim
İnan ki gözyaşlarımı döktüm üstüne, sevgiler sevgiler bütün tatlı
günler senin olsun.
Seni seven N.Ö.
.: Geri dönmek için tıklayın :.