Ağaç
rüzgarı affetse bile kırılmış birkere...
Yumurtada taşın üzerine
düşse, taşta yumurtanın üzerine düşse olan yine
yumurtaya olur...
Ümidiniz kadar genç,ümitsizliğiniz
kadar ihtiyarsınız.
Kendinize güveniniz kadar genç,korkularınız kadar
ihtiyarsınız.
İnancınız kadar genç, şüpheleriniz kadar ihtiyarsınız.
Gn.Mc Arthur
Aşk köprü kurmaktır.
İnsanlar köprü kuracaklarına duvar ördükleri için
yalnız
kalırlar.
Newton
İyimser insan, her
felakette bir fırsat, kötümser insan da her fırsatta
bir felaket
görür.
Çin Atasözü
Mutluluk dışa değil,
içe dönüktür. Ve bu nedenle neye sahip olduğumuza değil,
ne
olduğumuza bağlıdır.
Henry Van Dyke
Bir çoban gezmeyi
sevebilir, ama koyunlarını asla unutmaz.
Simyacı
Yaşam ne tuhaf. İnsan tam ipi göğüslediği an bakıyor
ki yarış yeniden başlamış.
Sınırları zorlamak ve bir şeyler yapmayı sürdürmek
zorundasınız. Yoksa yaşamın
hiçbir anlamı kalmıyor. Sürekli kendinizi yineleyip
duruyorsunuz.
Neneh Sherry
İnsanların ölmesiyle
yaşamın gülünçlüğü nasıl değişmezse, insanların
gülmesiyle de yaşamın
ciddiliği değişmez.
Bernard Show
Hayat, bir yapboz bulmacası gibi. Doğduğumuz da önümüzde
bulmacanın dağınık parçaları
vardır. Bize düşen bunlardan iyi yada kötü bir resim
yapmaktır.
Susan Tamaro
Altmışına doğru arkanda kalan yol önündekinden daha
uzunken, hiç görmediğin bir şeyi
görürsün: Aştığın yol dümdüz değildi. Kavşaklarla
doluydu her adımda değişik yönleri gösteren
oklar vardı. Bu yollara (sapaklara) kimini görmeden
girdin, kimini fark etmedin bile!
Beğenmediğin yol seni nereye götürürdü bilemezsin,
öğrenemezsin, acaba daha iyi bir yermiydi,
daha mı kötüydü, bilemezsin ama pişmanlık duyarsın.
Yoldaki kavşaklarda başka yaşamlarla
karşılaşırsın, onları tanıyıp tanımamak,
derinine yaşamak yada es geçmek yalnızca bir anlık
karar
sonucudur. Bunu bilmesen de dümdüz ilerlemekle sağa
sola sapmak söz konusu olduğunda
genellikle senin varlığınla ve yanında olacak kişinin
yazgısıyla oynanmaktadır.
...İnsanların giderek yalnızca tek bir dalga boyutuna
ayarlanabilen radyolara banzediğini
düşündüm.
...Bizi çevreleyen gerçekliğin yalnızca sınırlı
bir bölümünü yakalamak, algılamak olasıdır. Ve bu
sınırlı bölümde de karmaşa egemendir...
Neden gözümüzün içindeki
toz tanesini görüyor da,
şu dağları, şu tarlaları ve
şu zeytin ağaçlarını görmüyoruz. Umut bizi
terkettiğinde
İyilik kaçtığında bizden
Körleşir ağaç kabuğu gibi Yüzlerimiz.
|