Kubrick'i Kubrick yapan 10 Film
Aşırı bağımsız bir sinemacı, mükemmeliyetçi,
münzevi bir deha. Tom Cruise'u 3 yıl boyunca sadece kendine bağlayan biri...
Hollywood'un en
saygıdeğer yönetmeni olmasının sebepleri olduğu gibi, efsanevi yönetmen Stanley
Kubrick'i hatırlamanın da birçok yolu var. Kubrick'le birlikte çalışmış bir film
yapımcısı "Los Angeles'ta Kubrick'in ismini ağzınıza aldığınızda, bu sanki
İsa hakkında konuşuyormuşsunuz gibidir" diyor.
Peki Kubrick bu sıradışı şöhreti ve saygınlığı nasıl elde etti? İşte
Kubrick'le birlikte ölümsüzleşen 10 Kubrick Klasiği.
1. The Killing (1956)
Eski bir mahkum, (Sterling Hayden) bir çete toplayarak soygun
gerçekleştirmeyi planlar.Sadece 320.000 dolara çekilen bu ilginç ve sürükleyici
film, Kubrick'i Hollywood da ünlü bir kişi haline getirdi ve bir kült film statüsüne
ulaştı. Time dergisinde çıkan bir yazıda, kameranın bütün film boyunca fareleri
takip eden bir terier gibi dolaştığı yazılmıştı.
Hatırlanacak Sözler : "Bu adamların hiçbiri
gerçek anlamda suçlu değil. Hepsinin kendi sorunları var ve hepsi de hırsızlığa
yatkın." Sterling Hayden - Johnny Clay rolünde.
2. Paths of
Glory (1957)
1. Dünya Savaşında bir Alman mevzisini ele geçirmeyi başaramayan
taburdan rastgele seçilen 3 asker, askeri mahkemeye çıkartılır. Albay rolündeki Kirk
Douglas askerleri savunma görevini üstlenir. Kubrick, bu savaş karşıtı filmde,
tüyleri diken diken eden bir yoğunluk yaratıyor. Ünlü bir eleştirmen filmdeki savaş
sahnelerini yorumlarken "Acımasızca bir gerçeklik, gerçek savaşa olabildiğince
benzer" şeklinde konuşuyor.
Hatırlanacak Sözler : "Eğer o tatlı çocuklar Alman kurşunlarından kurtulurlarsa
Fransız kurşunlarıyla karşılaşacaklar!" George Macready -General Mireau
rolünde.
3.
Spartacus (1960)
Kirk Douglas, Romalılara başkaldıran ve özgürlüğüne
kavuşan kölelerle oldukça önemli zaferler elde eden, fakat sonunda yenilgiye uğrayıp
çarmıha gerilen Spartacus adlı bir gladyatörü canlandırıyor. Etkileyici savaş
sahnelerinde binlerce figüran kullanıldı. Spartacus 6 Oscar Ödülü kazandı ve
Kubrick'in kendi istediği filmleri yapmasına olanak tanıdı.
Hatırlanacak Sözler : "Benim adımı bilmek istemezsin. Ben senin adını bilmek
istemiyorum. Gladyatörler arkadaş olmaz." Woody Strode - Draba rolünde.
4. Lolita (1962)
James Mason, 15 yaşında bir kıza aşık olan orta yaşlı bir İngiliz
Profesörü canlandırıyor. Amerika'ya çerpık ve ironili bir bakış tutan, tutku ve
yasak aşkı ele alan bir film. Film müstehcen veya erotik olmamasına rağmen konusu
itibariyle bazı ülkelerde yasaklanmıştı.
Hatırlanacak Sözler : Lolita'nın annesini oynayan Shelley Winters
"Bana her dokunuşunda kendimi o kadar güçsüz hissediyorum ki hayatım."
Humbert cevap verir "Evet o duyguya ben de aşinayım"
5. Dr. Strangelove (or
How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb) (1964)
Yoldan çıkarak Sovyetler Birliğinin uçaklarla bombalanması emrini
veren bir Amerikan Generalini engellemeye çalışan bir grup politikacının öyküsü.
Film, özellikle Başkan Merkin Muffley, Premier Kissoff, Albay "Bat" Guaro ve
General Jack D. Ripper gibi karakterleriyle hatırlandı.
Hatırlanacak Sözler : "Beyler! Burada kavga edemezsiniz, burası Savaş Odası!"
Peter Sellers - Başkan Merkin Muffley rolünde.
6. 2001: A Space
Odyssey (1968)Esrarengiz bir güç maymunları alet kullanabilen varlıklar haline
getirir ve milyonlarca yıl sonra insanoğlunu uzayın derinliklerini ve bilgisayarların
tehlikelerini öğrenmeye sürükler. İnsanlar hala filmin ne anlama gelidiğini (Eğer
bir anlama geliyorsa) anlamaya çalışıyorlar. Ama hepsi görsel açıdan bir başyapıt
olduğunda hemfikir. Özel efektler bugünün standartlarında bile çok etkileyiciydi ve
kendinden sonra gelen bilimkurgu filmleri için standartı belirledi.
Hatırlanacak Sözler : "Korkuyorum. Korkuyorum, Dave. Aklımı yitiriyotum. Bunu
hissedebiliyorum. Aklımı yitiriyorum. Bundan eminim. Hissedebiliyorum. Hissedebiliyorum.
K..orkuyorum." Douglas Rain - computer HAL 9000 olarak.
7. A Clockwork Orange (1971)
Geleceğin İngiltere'sinde bir gaddar bir çete gelişigüzel vahşet
olayları gerçekleştirmektedir. Ta ki bir gün liderleri (Malcolm McDowell) işlediği
eski suçlarla karabasanlar görmeye başalayana kadar. Kubrick tüm dünyayı ağır
çekim, neredeyse bir baleyi andıran sessiz vahşet sahneleriyle adeta şok etti.
Hatırlanacak Sözler : "Bu harika bir akşamdı, şimdi bu geceyi mükemmel bir şekilde
sona erdirmek için bana gerekli olan biraz Ludvig Van." McDowell - Alex DeLarge
rolünde.
8. Barry Lyndon (1975)
Genç bir İrlandalı delikanlı, yoksulluktan gelerek 18. yüzyıl
Avrupa'sında macera dolu bir hayat sürer ve yanlış bir karar vererek, bir İngiliz
soylusuyla evlenir. Kubrick hiç suni ışık kullanmadı ve yeni çekim teknikleri
geliştirdi. Bunların arasında mum ışığında bile çekim yapılabilecek bir film de
bulunuyordu. Böylece zamanın tablolarının gerçek görüntülerini yakalamak
istiyordu. Sonuçta hikaye yavaş ilerlese de Kubrick'in yarattığı ortamlar hayret
verici derecede kusursuzdu.
Hatırlanacak Sözler : "Barry, geleceğini elde
edebilecek kadar zeki doğan ama bunu koruyamayacak kadar yeteneksiz biriydi."
Michael Hordern - anlatıcı olarak.
9. The Shining (1980)
Bir yazar, yeni romanını yazmak için ailesiyle birlikte sezon
dışında ıssız bir otele çekilir. Ama romanının bitirmek yerine oteli ele
geçirmiş olan kötü güçlere boyun eğer. Kubrick tüyler ürperten bir atmosfer
yaratmak için birçok görsel teknik kullanıyor. Bunun sonucunda Jack Nickholson
unutulmaz performanslarından birine ulaşıyor.
Hatırlanacak Sözler : "Hayatım! Hayatımın ateşi! Sana zarar vermeyeceğim...Sadece
beynini dağıtacağım!" Nicholson - Jack Torrance rolünde.
10. Full Metal Jacket (1987)
Kubrick, bir grup acemi erin başından geçenleri, eğitim kampından
Vietnamın savaş alanlarına kadar perdeye yansıtıyor. Aynen Paths of Glory'de olduğu
gibi savaşın ve ordunun insanı nasıl insanlığından çıkardığını anlatıyor.
Hatırlanacak Sözler : "Ölü biri yalnız şunu bilir: Yaşamak ölmekten daha
iyidir." Matthew Modine - Private Joker rolünde.
Kubrikin bir çok filimini Digiturkun "Digi
alışveriş" servisinden DvD formatında bulabilirsiniz.Tanesi 23 milyon .Ayrıca
Kubrick in "Cinnet/The Shining" filiminin en geniş anlatımını
(yaklaşık 5 sayfa kadar ve hepsini bir solukta okudum) "Sinema" dergisinin
ağustos 2001 sayısında "Sinemayı değiştiren modern klasikler" bölümünde
bulanilirsiniz.
Bilgileri
un arşivinden edindik