Dr.Sinan DOĞANTÜRK
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Ankara
ÜREME
Üreme tüm canlılarda türlerin sürekliliğini
simgeleyen evrensel bir olgudur. İnsan yaşamı erkek gamet hücreleri
spermatozoon ile kadın gamet hücresi oositin zigot adı verilen tek bir hücreyi
oluşturmak üzere bir araya geçmesi yani fertilizasyon ile başlar.
Bu tek hücresel
organizma daha sonra hücre bölünmesi, göç, gelişim ve farklılaşma evrelerinden
geçerek çok hücreli bir canlıya, insana dönüşmektedir.
Süreçteki temel
belirleyici olay gamet hücrelerinin birleşmesi yani ferilitizasyondur. Bunun
için kadın ve erkek üreme hücrelerinden birçok değişiklikler meydana gelir.
Amaç
Somatik hücrelerde
görülen (n:46) sayıdaki kromozomun mayoz yada matürasyon bölünmeleri ile gamet
hücrelerinde görülen haploid sayıdaki (n=23) kromozoma indirgenmesi
Fertilizasyon için
gamet hücrelerinin şekillerindeki gerekli değişikliklerin oluşmasıdır.
Mitoz Bölünme
İnsan somatik
hücreleri 23 çift veya diploid sayıda kromozom içermektedir. Normal bir somatik
hücre mitoza girmeden önce her bir kromozomun DNA içeriği iki katına çıkar
(repication)
Mitozik Bölünmenin Evreleri
Profaz: Kromozomlarda kıvrılma, kısalma,
yoğunlaşma meydana gelir
Prometafaz: Kromozomlar
sentromer bölgesinden birleşirler
Metafaz: Kromozomlar ekvatoryal düzlemde
yerleşirler
Anafaz: Kromozomlar sentromer bölgelerinden
ayrılarak farklı kutuplara göçerler
Telafaz: Kromozomlarda uzama görülür.
Kıvrılmalar kaybolur. Nükleer zar oluşur, stoplazma bölünür. Böylelikle ana
hücredeki kromozom sayısının aynısına sahip iki hücre oluşur.
Mayoz Bölünme
Mayoz bölünmede de
germ hücreleri DNA içeriklerini artırırlar (replication)
Mayotik bölünmenin
ilk karakteristik özelliği homolog kromozomların bir araya gelerek
eşleşmesidir. (Dairing, Synepsis) İkinci karakteristik özelliği cross over
olayıdır. Bu iki eş homolog kromozom arasında kromatid segmentlerinin yer
değişimdir. (İnterchange of chromatid segments)
Birinci mayotik
bölünme sonrasında herbir yavru hücre her bir kromozom çiftinin bir üyesini
içerir. Buda 23 çift DNA yapılı kromozomdan oluşur.
2.Mayotik Bölünme
İlk mayotik
bölünmeden kısa bir süre sonra hücre ikinci matürasyon bölünmesi başlar. İlk
mayotik bölünmenin aksine bu bölünmede DNA sentezi olmaz ve çift DNA yapılı 23
kromozom sentroner kısmından bölünür ve her bir yeni yavru hücre 23 kromatid
içerir.
Ardarda oluşan iki
mayotik bölünme yanda maturasyon
bölünmesinin amacı;
Homolog
kromozomların yavru hücrelere rastgele dağılımı, crossover olayı ile genetik
değişkenlik sağlamak
Her bir germ
hücresinde normal somatik hücrenin DNA’sının yarısını içeren haploid sayıda
kromozom bulunmasını temin etmektedir.
Gametogenez
Bu olay kadın üreme
hücresi oosit ile erkek üreme hücresi spermatozoonun oluşumunu ve mentruasyon
sürelerini içerir.
Erkek ve kadın germ
hücreleri embriyonik gelişimin 3.haftasında yolksac duvarından ameboid
hareketleri ile 4.haftanın sonunda veya 5.haftanın başında gelişmekte olan
gonadlara ulaşırlar.
Oogenez
Primitif germ
hücrelerinin önce oogonialara daha sonra olgun oositlere dönüşüm sürecini
tanımlar
Primordial germ
hücreleri dişi gonodlara ulaştıktan sonra, önce oogonialana farklılaşırlar.
Üçüncü ayın sonunda oogonialardan primer oositr oluşur.
Primer oositler
puberteye kadar mayoz bölünmenin profaz evresinde kalırlar (DICTYOTENE)
Bunu sağlayan primer
oositlerin etrafındaki follikül hücrelerden salgılanan oosit maturasyon inhibitörü adlı maddedir.
Intrauterin yaşamın
yaklaşık 5.ayı civarında overlerdeki germ hücreleri 7 milyona ulaşır. 7.ayda
oogoniaların çoğu atretik hale geçerken canlılığını sürdüren primer oositler
1.mayoz bölünme aşamasında kalırlar.
Doğumda 700 bin-2
milyon primer oosit kalır. Pubertede ise yaklaşık 400 bin oosit her iki overde
bulunur.
Puberteyi başlatan
olaylar sonucunda hipotalamustan salınan GnRH hipofiz bezinin ön lobundan
salgılanan FSH ve LH üzerine etki ederek bunların salgılanmasını sağlar. Bu iki
hormon overlerdeki değişikliklerin uyarılması ve kontrolünden sorumludur.
FSH overlerde
ovarian follikülerin gelişmesini ve folliküler hücrelerden östrojen salgılanmasını
uyarırken, LH sekonder oositte 1.mayotik bölünmenin tamamlanmasını, ovulasyonun
tetiklenmesini ve oluşan corpus
luteumdan progesteron salgılanmasını sağlar
Her bir ovarian
siklusta salgılanan FSH etkisiyle 5-15 promordial follikül olgunlaşmaya başlar.
Promordial
folliküllerin etrafındaki tek sıra yassı epitel, FSH etkisiyle çok katlı
granüloza hücrelerine dönüşür. Bu haliyle promordial follikül primer follikül adını alır. Aynı
zamanda granüloza hücrelerinden veya olasılıkla oositin kendinden salgılanan
glikoprotein yapısındaki zona pellusida oosit yüzeyini kaplar.
Gelişimin sürmesiyle
granüloza hücreleri arasında içi sıvı dolu bir boşluk şekillenerek artrumu
oluşturur. Bu aşamadaki follikül sekonder follikül olarak adlandırılır.
Olgunlaşma aşamasına
gelen follikül art graaf veya tersiyer
follikül olarak adlandırılır.
Her bir siklusta
birçok primordial
follikül gelişmeye başlamakla birlikte genellikle bir tanesi maturite aşamasına
ulaşır. Diğerleri atreziye uğrarlar ve corpus atreticem oluşur.
Follikülün
matürasyona ulaşması ile ve bu arada follikül hücreleriden salgılanan östrojen
etkisi ile endojen LH salgılanması uyarılır ve primer oosit ilk mayoz bölünmesini tamamlar.
Bu bir birine eşit
olmayan iki kardeş hücrenin oluşumu ile sonuçlanır. Her biri çift yapılı 23
kromozom içeren bu hücrelerden büyük olanı sekonder oosittir, diğer küçük olan ise birinci kutup
cisimciğidir. Böylece ilk mayotik bölünme hemen ovulasyondan önce gerçekleşir.
Siklus ortasında
görülen endojen LH piki ile ovulasyon gerçekleştirilir. Daha sonra oositin
2.mayoz bölünmesinin tamamlanması oositin fertilize olmasına bağlıdır.
Fertilizasyon olmaz ise oosit 24 saat içerisinde dejenere olurken,
fertilizasyon olması durumunda DNA replikasyonu olmaksızın hücre ikinci mayotik
bölünmesini tamamlar.
Primer oosit LH
etkisiyle ilk mayotik bölünmesini tamamlarken aynı zamanda ovulasyon
gerçekleşir. Ovulasyonu izleyerek rüptüre olan follikül duvarında kalan
granüloza hücreleri ve teka intern hücreleri vaskülarize olur ve LH etkisiyle
luteal hücrelere dönüşürek korpus
luteumu oluştururlar ve progesteron sekresyonu başlatırlar.
Östrojen etkisiyle
proliferasyona uğrayan endometrium ovulasyondan sonra salgılanan progesteron
etkisi ile sekretuar faza geçerek implantasyona hazırlanır.
Fertilizasyon olmaz
ise ovulasyondan yaklaşık 9-10 gün sonra korpus luteum dejenere olarak fibrotik
bir doku olan corpus
albikansa dönüşür. Eş zamanlı azalan progesteron sekresyonuna bağlı olarak
implantasyon için hazırlanan endometrium menstuel kanama ile dökülür.
Fertilizasyon
gerçekleşirse embryodaki trofoblastik hücrelerden salgılanan hCG nin etkisi ile
korpus luteum dejenerasyondan kurtulur ve gelişimini
sürdürerek gebelik
korpus luteumuna dönüşür.
Spermatogenez
Plimitif germ
hücrelerinin önce spermatogonialarına ve daha sonra olgun spermatozoolara
dönüşüm sürecini tanımlar.
Piberteden hemen
önce primordial germ hücreleri iki tip olan spermatogonialara farklılaşır. Tip
A spermatogonialar mitoz ile bölünerek kök hücreler için devamlı bir kaynak
sağlarken bunlardan gelişen tip B spermatogonialar primer spermatositleri
oluşturur.
Tip B
spermatogonialar mitoz ile çoğalarak primer spermatositleri meydana getirirler.
Primer spermatositler 1.mayoz bölünmelerini tamamlayarak sekonder
spermatositleri oluştururlar. Bu hücrelerde 2 mayotik bölünme sonunda
spermatidlere dönüşürler.
Spermatitlerin
fertilizasyon yeteneğine sahip olgun sperm hücrelerine dönüşmesi spermiogenez
denilen bir süreçte meydana gelir. Bu süreçte;
Akrozom oluşumu
Nükleus kondensasyonu
Spermin boyun orta kısım ve kuyruğunun oluşumu
Stoplazmasının çoğunun atılması, gerçekleşir
Bir
spermatogoniumdan olgun bir spermatozonun oluşmasına kadar geçen süre yaklaşım
70 gündür.
Fertilizasyon
Kadın ve erkek gamet
hücrelerinin birleşmesi işlemidir ve tüp ampullasında gerçekleşir.
Spermatozoaların bir
oositi fertilize edebilmesi için kapasitasyon ve akrozon reaksiyonlarını
tamamlamaları gerekir.
Kapasitasyon
Yaklaşık 7 saat
süren ve spermatozoonun kadın genital sisteminde ilerlerken akrozomal kısmını
örten plazma membranındaki glukoprotein örtünün ve seminal plazma
proteinlerinin uzaklaşmasıyla sonlanan olaydır.
Akrozom Reaksiyonu
Bu reaksiyon ancak
kapasitasyonun tamamlanması ile görülür.
Bu reaksiyonda
koronaradiata ile zonopellusidanın penatrasyon için gerekli olan akrozomal
içerik salgılanır.
Fertilizasyon olayı tüp ampullasında
gerçekleşir.
Tüpün ampuller
bölgesine ulaşabilen sperm hücreleri için aşılması gereken ilk bariyer
koronaradiata, ikinci bariyer zonapellisidadır.
Zonapellisida
akrozin yardımıyla penetre edilir. Sperm hücresinin baş kısmı oosit yüzeyi ile
temas eder etmez zona pellisidanın özellikleri geliştiren ve spermatozoanın
türe spesifik reseptörlerini inaktive eden lizozamal enzimler salınır ve
böylelikle diğer spermlerin oosit içine penetrastonu engellenir.
Sperm hücresinin
oosit içine girmesiyle oosit buna üç farklı şekilde yanıt verir.
Kortikal ve zona
reaksiyonu başlar
İkinci mayotik
bölünme tamamlanır
Oositte metabolik
aktivasyon başlar
Sonuç olarak fertilizasyon sonunda yarısı anneden
yarısı babadan gelen diploid sayıda kromozom ile her iki ebeveyden farklı
kromozom yapısındaki tek hücreli zigot elde edilir.
İmplantasyon
Fertilizasyon ve
gebeliğin olmadığı bir siklusta korpus luteumun dejenere olması ve progesteron
desteğinin azalması ile implantasyon için hazırlanan endometrium kanama ile
atılır ve menstrual faz başlar.
Endometrium
menstruel siklus boyunca proliferatif ve sekretuar faz olarak adlandırılan
dönemlerde değişikliklere uğrar. Endometrium sekretuar fazda implantasyona hazırlanır.
İnsanlarda embryonun
implantasyonu blastokist aşamasında gerçekleşir ve yaklaşık 6.günde embryo
blastın bulunduğu grupta üzerini örten trofoblastlar salgıladıkları preteoitik
enzimler aracılığıyla sekretuar fazdaki endometriumun yüzeyel tabakası olan
kompakt tabakanın epitel hücrelerini penetre etmeye başlar
8.günde blastokist
endometrial strama içerisine kısmen gömülür. Bu aşamada embryo blast üzerindeki
alanda trofoblastlar, içteki tek nükleuslu stotrofoblastlar ve dıştaki çok
nükleuslu sinsityo trofoblastlar olmak üzere iki tabakaya farklılaşırlar ve
endometrium içerisine daha derin olarak yerleşirler.
Ana sayfaya donmek icin http://www.geocities.com/sinandoganturk/kadindogum1.html
11.02.2001
Dr.Sinan Dogantürk
Ankara