IRAK HARBİ'NİN SEBEBİ SİYONİST PLÂNIN METNİ

-The Zionist Plan for The Middle East-

Sinami Orhan

 

Aşağıda okuyacağınız "Rapor", bundan yirmibir sene önce, 1982 senesinde, İsrail Dışişleri Başkanlığı görevlisi Oden Yinon tarafından kaleme alınmıştır.

Keza aynı senede de, "Dünya Siyonist Teşkilatı Enformasyon Dairesi"nin ibranice yayın organı olan "Kivunim"de, "1980'LERDE İSRAİL İÇİN STRATEJİ" başlığı ile neşredilmiştir.

Bu rapor, Kudüs İbrani Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Israel Shahak'ın, "The Zionist Plân for The Middle East" isimli eserinde neşredilerek kamuoyuna duyurulmuştur.

Profesör Israel Shahak, bu "Rapor"un, "İsrail'in uzun vadeli stratejisinin bir özeti" olduğunu söylemektedir.

Aynı şekilde -yahudi- siyas” yorumcu Profesör Noam Chomsky de bu görüşü paylaşmaktadır.

Siyaset adamları, bu "Rapor"un, "İsrail'de gerek ordu gerek istihbarat teşkilatının üst kademelerine hakim bir düşünceyi aktardığından" hemfikirdirler.

Bir devlet için "yirmibir sene", esasta çok az bir süredir "yüksek strateji"sini gerçekleştirebilmek için, ama bugün bakıldığında görülen odur ki, "İsrail" bunu başarma yolunda çok büyük bir safha kaydetmiştir.

Nedir "İsrail"in "yüksek stratejisi?"

Kendisinden sonra gelen iki büyüm Mukaddes Kitab'ın hükümleriyle, "seçilmiş kavim" olmaktan çıkarılmış olmalarını hazmedemeyip, hala kendilerini öyle görüp, Mukaddes Toprakların üzerinde evvelden büyük Peygamberlerce kurulmuş bulunan "Yahuda Devleti"ni tekrar kurmaya kalkışmak; ve bunun için de "seçilmişlikten" "Lanetlenmişliğe" indirildikleri anda Romalılarca o topraklardan sürülerek atılmalarının ardından uzun bir fitne ve fesat mücadelesiyle tekrar o topraklar üzerinde kurdukları "İsrail" isimli Ortadoğu Müslüman milletinin bağrına saplânmış bir emperyalist kılıçtan başka bir manası olmayan Devletlerini evvelki devirlerdeki hududlarına kadar genişletmek; bunun için de Müslüman devletleri daha da bir "ufalamak" daha da "küçük lokmalar" haline getirmek, bu "lokmaları" muhalif devletler halinde tanzim etmek ve bütün bunların üzerinde de BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ"ni kurmak!..

İşte "yüksek stratejisi" budur "İsrail"in...

Kısaca: Divide et Impera: Böl ve Yut!

Aşağıda okuyacağınız "Rapor"un ilgili yerleri, bu ilkenin nasıl tatbik edilmesi gerektiğini açıklamaktadır.

Çok açık, hiçbir gizliliğe sığınmadan, hayasıza!..

Bu "Rapor"u kimse reddedemez; hele şimdi adım adım tatbik edildiğinin ortaya çıkması üzerine, asla!

"Plân"da, özellikle Irak ve Ürdün üzerinde geçen ifadelere dikkat ediniz. Bugün Ürdün'ün ve Irak'ın geleceği hususunda yapılan konuşmalara, harbin akabinde, Ürdün'ün, Filistinlilere açılması gerektiğinden bahsedilmesinden ötürü hususen dikkat çekmek istiyoruz.

Bu "Rapor" öncesinde de "İsrail"in bu niyetini gösterici beyanlarda bulunulmuştur elbette. "İsrail"in bütün amacı, kurulduğundan ve hatta kurulması plânlandığından beri "BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ"ni kurmaktır

Devleti ilan etmeden evvelki Filistin zamanındaki en barbar siyonist teröristlerden Ben Gurion'un Oded Yinon'un bu "Rapor"undan çok önce sarfettiği ifadeler vardır; kelimeler farklı olsa da, "öz itibariyle" aynıdır.

Ben Gurion, Ekim 1956'da, Fransa ve İsrail'li yetkililer arasında yapılan ve "Ortadoğu yerleşim plânının" tartışıldığı "Sevr Konferansı"nda şunu söylemekten çekinmemektedir:

"- Ürdün'ün var olma hakkı yoktur ve bölünmelidir. Ürdün ırmağının doğu yakası Irak'a katılacaktır ve Arap mültecileri buraya yerleştirilecektir.

Batı Şeria, özerk bir bölge olarak İsrail'e verilecektir.

Lübnan, Hıristiyan bölümünün dengesini bozan Müslüman bölgelerden kurtarılacaktır.

Irak, Doğu Şeria ve Güney Arap Yarımadası İngilizlerin olacaktır.

Süveyş Kanalı, milletlerarası olacak ve Kızıldeniz boğazları İsrail kontrolü altına alınacaktır.È

Oded Yinon'un yaptığı, bütün bunları realize edecek bir terkib oluşturmaktır. "Dünya Siyonist Teşkilatı"nın "Enformasyon Dairesi" tarafından da kabul edilen bu "Rapor"un, doğruluğu ve "İsrail" tarafından "yüksek strateji" olarak kabul edildiği, tartışmasızdır. Özellikle bu Daire tarafından neşredildikten sonra...

İşte; Irak'la harbe niye hayır denilmesinin, bu harbin neye hizmet edeceğinin sebebi ve manası budur.

Bir de bu "plân"ın başarıya vasıl olması halinde bölge devlet-çiklerini ve milletlerini bekleyen bilgiler vardır ama onların yeri burası değil.

Şimdi bu "Rapor"dan ilgili kısımları takdim ediyoruz:

 

LÜBNAN:

Lübnan zaten fiilen var olan bes bölgeye bölünecektir. Bu bölgeler, bir Maruni- Hiristiyan bölgeyi, bir Müslüman bölgesini, bir Dürzi bölgesini ve bir Sii bölgesiyle Haddad'in milisleri araciligiyla Israil'in denetimi altindaki bölgeyi içerecektir

SURİYE:

Suriye etnik yapisina uygun olarak, bugünkü Lübnan'da oldugu gibi çesitli devletlere ayrilacaktir. Böylece kiyida bir Sii Alevi devleti, Halep bölgesinde bir Sünni devleti, Sam'da buna düsman bir baska Sünni devleti, ve Havran, kuzey Ürdün ve belki bizim Golan'da bir Dürzi devleti. Böyle bir devletlesme uzun vadede bölgede baris ve güvenligin garantisi olacaktir ve bu hedef bugün artik erisebilecegimiz kadar yakindir.

Bugün Suriye ordusunun büyük bölümü Sünnidir, ama baslarinda Alevi subaylar vardir. Irak ordusu ise agirlikli olarak Siidir, ama subaylari Sünnidir. Bunun uzun vadedeki önemi büyüktür ve bunun içindir ki, ordunun sadakati uzun ömürlü olamaz...

Iktidardaki güçlü askeri rejim (Hafiz Esad rejimi) disinda, Suriye'nin temelde Lübnan'dan hiç bir farki yoktur. Nitekim bugün Sünni çogunluk ile iktidardaki Alevi azinlik (nüfusun yalnizca % 15'i) arasinda sürmekte olan gerçek iç savas içteki sorunun vahimligini gözler önüne sermektedir.

IRAK:

Irak bir yandan petrol bakimindan zengin, öte yandan da içte bölük pörçük bir ülke olarak, Israil Için saglam bir hedef olmaya adaydir.

Irak'in bölünmesi bizim için Suriye'nin bölünmesinden çok daha önemlidir...

Irak, çogunlugun Sii, yönetici azinligin ise Sünni olmasina karsin özde komsularindan farkli olmayan bir ülkedir. Nüfusun % 65'nin iktidara hiçbir siyasi katilimi yoktur. Iktidar, % 20'lik bir seçkin tabakanin elindedir.

Ayrica, kuzeyde büyük bir Kürt azinlik vardir.

Iktidardaki rejimin elinden petrol gelirleri ve ordu alindiginda Irak'in gelecekteki durumu, Lübnan'in geçmisteki durumundan farkli olmayacaktir....

Irak etnik ve mezhebi temeller üzerine bölünecektir; kuzeyde bir Kürt Devleti; ortada bir Sünni ve güneyde Sii devleti.

MISIR:

Bugünkü iç siyasal görünümüyle Misir tam bir ölüdür; hele hele, Müslüman ve Hiristiyan alemleri arasindaki gitgide derinlesen uçurumu da göz önüne alirsak, bu daha da dogrudur.

Misir'i farkli cografi bölgelere ayirmak, Israil'in 1980'lerde bati cephesinde güttügü baslica siyasi hedeftir...

Israil uzun vadede, ekonomik açidan olsun, enerji rezervi olarak olsun, stratejik öneme sahip olan Sina üzerinde denetimi yeniden saglamak için dogrudan veya dolayli harekete geçmek zorunda kalacaktir.

Misir içteki sorunlari nedeniyle askeri stratejik bir sorun yaratmamaktadir. Dolayisiyla, 1967 Savasi sonrasindaki yerine itilebilir.

Misir birden çok iktidar odagina bölünmüstür. Eger Misir parçalanirsa, Libya, Sudan ve hatta daha uzaktaki devletler de bugünkü biçimleriyle varliklarini sürdüremeyip Misir'i izleyeceklerdir.

Yukari Misir'da, çok sinirli güce sahip ve merkezi hükümetten yoksun bir takim zayif devletlerin yanibasinda kurulacak bir Hiristiyan Kopt Devleti tasarisi, ancak baris antlasmasi ile ertelenebilen, fakat uzun vadede kaçinilmaz görünen bir tarihsel gelismenin anahtaridir.

Bugün Müslüman Arap dünyasindaki en parçalanmis devlet olan Sudan, birbirine düsman dört gruptan olusur.

Arap olmayan Afrikalilar, paganlar, Hiristi- yanlar ve bunlarin olusturdugu çogunluk üzerinde bir azinlik egemenligi kurmus olan Sünni Müslüman Araplar.

Öte yandan Misir'da ülke genelinde çogunlugu olusturan Sünni Müslüman Araplar'a karsilik Yukari Misir'da yedi milyonluk güçlü bir Hiristiyan azinlik yasamaktadir.

Bunlarin hepsi kendi devletlerini kurmak isteyeceklerdir ve bu da Misir'da ikinci bir "Hiristiyan Lübnan" yaratacaktir

ÜRDÜN:

Ürdün, uzun vadede degil ama, kisa vadede yakin bir stratejik hedeftir. Ürdün'ün bugünkü yapisiyla uzun süre var olabilmesi mümkün degildir ve Israil'in politikasi da, savasta ve barista Ürdün'ün bugünkü rejiminin tasfiye edilip, iktidarin Filistinli çogunluga devredilmesine yönelik olarak isletilmelidir.

 

17 Şubat 2003

www.sinamiorhan.up.to

 

Hosted by www.Geocities.ws

1