|
Siyonist Teşkilatlanmalar B’NAI B’RITH TEŞKİLATI (FAKİRLERİ KORUMA DERNEĞİ) Sinami Orhan Doğu Strateji Ve Tahlil Merkezi
MÂNÂSI VE MEVKİ "B’nai B’rith Teşkilatı”, Siyonizmin zirvesinde yeralan ve çok ehemmiyetli bir teşkilattır. "B’nai B’rith Teşkilatı”, İbranicede “Ahidin Çocukları” manasına gelmektedir. İsminden de anlaşılacağı üzere, bu teşkilata sadece ve sadece Yahudi olanlar girebilmektedir. "B’nai B’rith Teşkilatı”, 1843 senesinde, 12 Siyonist tarafından (Aşkenaz Yahudisi) New York’ta kuruldu. Masonluk gibi bir "ameliye" ile uğraşmazlar; ama toplantılarında “garib bir ritüel” tatbik ettikleri ifade edilmektedir. Yahudi Ansiklopedisi’ne göre, "B’nai B’rith Teşkilatı” tarafından benimsenmiş olan ketumiyet, gizlilik gibi özellikler ve pek çok ritüelin masonik çalışmalardan etkilendiğine kuşku yoktur. "B’nai B’rith Teşkilatı”, yahudi toplumunun içinde masonluğun bir benzeri olma amacı taşımıştı” Burada kastedilen "masonik ritüeller"in, KABALADAN MÜLHEM faaliyetler olduğuna, şüphe yoktur. Masonluk’un basit bir "duvarcı loncası” halinden (ameli masonluk), “felsefi masonluk” (spesifik masonluk) haline getirilmesinde Siyonistlerin, Kabalacı yahudi/hahamların tesirleri artık gün gibi aşikar olduğuna göre, belki Masonluk terminolojisine göre, “harici” olmasalar bile, Yahudi terminolojisine göre “Gentile” olanların bulunmasından ötürü Masonluk içinde “tam bir Kabala ayini” yapılamamakta, fakat Masonluğu da “besleyen” "B’nai B’rith Teşkilatı” içinde (yahudi olmayanın giremeyeceği bu teşkilatta) transandantalik hal içinde “tam bir Kabala ayini” yapılmakta olduğuna kuşku duymamaktayız. • "B’nai B’rith Teşkilatı”, "Round Table/Yuvarlak Masa"nın da, bunun kontrolü altında ilerleyen, CFR’nin de, bunun kontrolü alında ilerleyen "Bilderberg Group"un da, bunun kontrolü altında ilerleyen "Masonluk"un da ÜSTÜNDE yeralan bir teşkilat... • "B’nai B’rith Teşkilatı”nın tarihi, cinayetlerin, suikastlerin, uyuşturucu ticaretinin, darbelerin, ihtilallerin ve bu hiza içerisinde aklınıza gelebilecek olan her nev’in, tarihidir.
AMERİKAN İÇ SAVAŞI VE B’NAI B’RITH’IN MARİFETLERİ
Amerikan İç Savaşı esnasında "B’nai B’rith Teşkilatı”, Konfederasyon Kuvvetleriyle, yani Güneyli kuvvetlerle İŞBİRLİĞİ yapmış ve bir çok “askeri sırrı” Güney’e aktarmıştır. Kuzey Ordusu Kurmay Heyeti Başkanı General Ulyssees Grand, 1862 yılında “11 numaralı tamimi” yayınlayarak, “Kuzey ordusundaki bütün yahudilerin 24 saat içinde ordudan ayrılmalarının sağlanmasını” emreder. Sebebi, Abraham Lincoln’ün kurduğu istihbarat teşkilatının başkanı La Fayette C. Baker’ın, Vaşinton’da avuktalık yapan Simon Wolf isimli birini tutuklamasının ardından yapılan tahkikat neticesinde, “bir gizli teşkilatın Güney’e bilgi aktarımında bulunduğunun” anlaşılmış olmasıdır. Bu "gizli teşkilat”, "B’nai B’rith Teşkilatı” idi. Simon Wolf da, bu teşkilatın faal bir üyesiydi ve yaptığı faaliyetler hakkında, teşkilatın “tamamen yahudierden teşekkül ettirildiği” de dair hayli bilgi vermiştir. Fakat kendisi de bir Yahudi olan Abraham Lincoln’ün, General Ulysses’e, "bu emrin ayrımcılık olarak anlaşılma tehlikesi olduğundan” bahsederek emri geri aldırması ile, tahkikat yarıda kalmış ve Wolf da serbest bırakılmıştır. Aradan üç sene geçer; 1865 yılında, John Wilkes Booth isimli biri, Abraham Lincoln’e suikast gerçekleştirir ve öldürür. "B’nai B’rith Teşkilatı”ın neşrettiği Wolf’un biyoğrafisinde anlatıldığı üzere, suikastçi, Wolf ile hadiseden bir saat önce görüşmüş, hemen akabinde de gidib, Lincoln’ü katletmiştir. • "B’nai B’rith Teşkilatı”, geçmişindeki “kirli işlerin” lekesinden kurtulmak için “maşa” kullanmaya karar vermiş ve 1913 senesinde "ADL" diye bilinen "ANTİ DEFAMATION LEAGUE OF B’NAI B’RITH-B’NAI B’RITH’IN İFTİRAYA KARŞI DİRENME BİRLİĞİ” isimli teşkilatı kurmuştur. Gaye (kağıt üzerindeki gaye tabii) gaye, “Yahudilere karşı yapılan hakaret ve aşağılama ile yanlış bilgilendirmeye karşı resmi ve hukuki mücadele” idi. Ama "ADL"nin tarihi, bu kuruluş gayesinin haricindeki işlerle doludur. "ADL", 1994’te El-Halil şehrinde “İbrahim Camii”nde namaz kılan müslümanlara yayılm ateşi açan Baruch Goldstein isimli yahudinin bağlı olduğu, Haham Kahane tarafından kurulan ve halen de saldırılarına devam eden "JEWISH DEFENSE LEAGUE-YAHUDİ SAVUNMA BİRLİĞİ/JDL” isimli Siyonist teşkilata (ve Haham Kahane’ın ölümünden sonra kurulan "Khame Chai" isimli daha "yobaz" teşkilata) büyük bir destek vermektedir. Çünkü, bu JDL’yi kuran da, "ADL"dir; teşkilatın kuruluşu, İsrail Başbakanlığı da yapmış olan Yitzak Şamir, İsrail’in en mühim “yobaz” teşkilatı Gush Emumim’in liderlerinden Geula Cohen ve "ADL"nin liderlerinden Bernard Deutch’dur! "B’nai B’rith Teşkilatı”, hedefi tesbit ediyor; bunu "ADL"ye bildiriyor ve o da JDL’yi kullanıp, “gerekeni” yapıyordu... Gereken ise, "İbrahim Camii”nde olduğu gibidir!.
SEKÜLERİZMİN “ZİNDE” KUVVETİ: ADL
"ANTİ DEFAMATION LEAGUE OF B’NAI B’RITH-B’NAI B’RITH’IN İFTİRAYA KARŞI DİRENME BİRLİĞİ”, ABD’deki "seküler nizamın” da “zinde ve çevik” bir koruyucusudur. Teşkilat, “laikliğe aykırı bulduğu” makale ve kitabları anında büyük bir kampanya ile (siz buna “cazgırlık” deyiniz!) kamuoyuna duyurmakta ve ABD’nin sekülerliğine/dinsizliğine halel gelmemesi için vargücüyle mücadele etmektedir.
HIRİSTİYANLIĞIN “SİYONİSTLEŞTİRİLMESİ”
"ANTI DEFAMATION LEAGUE OF B’NAI B’RITH-B’NAI B’RITH’IN IFTIRAYA KARSI DIRENME BIRLIGI"nin, "iftiralara... hakaretlere..." (!)karşı mücadelesi(!), sadece matbuat ile hududlu değildir. Yukarıda bahsedildiği gibi, Amerikan toplumunu “seküler” hale getirmek için büyük bir mücadele verdiği gibi, Hıristiyanlığın birtakım “ilkelerine” karşı da, “Yahudilere karşı iftira!” diyerek karşı çıkmış ve bunların değiştirilmesi için çaba gösterip, nihayetinde de -uzun bir macera olsa da- başarmıştır. Papa XIII. Leo, ki 1849’da Kilise gazetesinde neşredilen yazısında, Yahudileri "asırlardan beri fesat çıkaran lanetliler güruhu” ve Masonları da, "ipleri Yahudilerin elindeki fesat ehli" olarak çerçeveliyordu; işte bu Papa’nın ölümünden sonra (1903 senesinde) yapılan seçimle Vatikan’ın Hariciye Bakanı Kardinal Rampolla Del Tindora Apa, Papa olarak seçildi. Fakat, Avusturya İmparatoru’nun vekili Krakowlu Kardinal Jan Puzyni’nin veto etmesiyle alaşağı edildi. Çünkü, Papa seçilen Kardinal Del Tindora, yüksek dereceli bir Masondu! "B’nai B’rith Teşkilatı”nın “masonlar ve Tapınak Şövalyeleri” eliyle Hıristiyanlığın “kalbine” sokmaya çalıştığı bu hançer, şimdilik engellenmişti. Fakat, Yahudi, "yüzsüzdür"; durmadı... Tarih, 1960’ı göstermektedir. Siyonizin en tehlikeli teşkilatı olan "B’nei B’rith", Papa XXIII. John’un hususi danışmanı -Yahudi asıllı- kardinal Augustin Bea’ya, "katolikliğin Yahudilere karşı olan tutumunu değiştirmelerini, kitablardan (İncillerden) Yahudi karşıtı ifadelerin çıkartılmasını, buna İncil’deki ifadelerin de dahil olduğunu” dikte etti. Mesele, "Amerikan Yahudi Komitesi"nin binasında kardinal ile "Sanhedrin" heyetinin müzakeresiyle geliştirildi. Başrolde "ADL" mevcuttur yine... 1981 senesine gelindiğinde ise, Vatıkan'ın, Mason P-2 Locası ve mafya ile bir skandala karışması ve Vatikan’ın “Tapınakçılar” tarafından nasıl işgal edildiğini, herkes gördü. Vatikan, Papaların ifadesiyle, “antimasonik diyalektik”ten, “anti-hıristiyanlık”ın kalesi mevkiine getirilmişdi. Bu, temelini Yahudilikten hiçbir zaman dönmeyen "Saul-Paul"un attığı .ve mukaddes İsevilik’in hilafına yerleştirilen Paul Hıristiyanlığının, yani “Yahudiliğin bir mezhebi haline getirilen Hıristiyanlığını”, aslına inkilab ettirilmesi ve bunun da sinsice yapılmasından başka bir manaya gelmemekteydi. Vatikan, artık Yahudinin elinin altında idi ve “gerekenler” yapılabilirdi. 1985 SENESİNE GELİNDİĞİNDE, PAPA/VATİKAN, “İSRAİL DEVLETİ”Nİ RESMEN TANIDI. Yayınlanan “vaaz ve dini eğitim için notlar” isimli tamimle de, "Yahudiler, Tanrı’nın seçilmiş halkıdır ve Tanrı hiçbir zaman bu bu statüyü iptal etmemiştir.” denildi. Papa, peygamberini öldürten katili affetmekle kalmamış, bir de ona “tanrının seçilmişleri” demiştir; bu esasında, “seçilmişlerin” Tanrı’nın “emrini” yaptığı mantığını getireceğinden, Papalık, kendi peygamberinin öldürülmesini tasvib ediyor demekti. Vatikan’ın bu “aşamaya”, “diyalog ve hoşgörü” toplantıları tertibleyen Yahudilerle teması ile geldiğini düşünürsek, bizdeki “hoşgörücülerin” neye alet olduklarını ve İslam hakkında nasıl bir “komplo kurmaya” giriştiklerini görürüz. Cehennem’in varlığından hiç bahsetmeyip, “cennetin kapılarını” da kafirlere sonuna kadar açan güruh, Hıristiyanlığa yapılanın aynını burada, bize karşı yapmaya kalkışanlardır ve “Be-Sa Vakfı”yla giriştikleri muhabbet de işin içinde B’nei B’rit Teşkilatı’nın parmağı olduğunu göstermektedir.
B’NEI B’RITH’IN MAFYA İLE İLİŞKİSİ
Alaattin Çakıcı’nın, bir banka aldığının düşünelim. (Gerçi, az kaldı, Malki’yle birlikte alacaktı.) Bu bankanın “hayatı” ne kadar sürebilir?.. Alma izninin verilmesi ayrı bir mesele olmakla beraber, alsa bile, bu bankaya sıradan bir vatandaşın gidip de para yatırması düşünülemez elbette. Tabiatiyle de Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Mehmetçik Vakfı, Atütürkçü Düşünce Derneği, Doğan Holding, Koç Holding, Oyak vesaire “sagın” ve büyük şirket ve derneklerin de bu bankayla ticari ilişkiye girmesi, mümkün değildir. "Fırsatlar ülkesi ABD" de ise bunun tam tersi oluyor. (Onu içindir ki, "küçük Amerika" olan ülkemizde, Çakıcı bir bankayı “ortak” olarak almaya cüret edib, en tepelerden bağlantılarla bu işi kotaracakken, “diğer ekibin gazabına” uğrayıp, deşifre ediliyor; alma cesaretini, içinde nice “devlet ve iş dünyası büyüğümüzün” yer aldığı “Büyük Klüb”ün mümtaz bir üyesi olmasına, tabiatiyle Masonluğa “tetikçi” olmasında aramak lazım!) "ANTİ DEFAMATION LEAGUE OF B’NAI B’RITH-B’NAI B’RITH’IN İFTİRAYA KARŞI DİRENME BİRLİĞİ”, ABD’nin -istihzalı bir ifadedir- “Milli Suç Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı” YAHUDİ Mafya Babası, gerçek “godfather” Meyer Lansky’nin (asıl ismi, Meyer Suchowjansky’dir, isminde bile “such-suç” vardı ve Rus Yahudisidir.) bir banka (Sterling Milli Bankası) almasına yardım ediyor ve bütün paralarını, kendisinin kurduğu şirketlerin bütün mevduatlarını bu bankada tutuyor!. "ADL" Başkanı Kenneth Bialkin (meşhur “Wall Street Avukatları”ndandır.) bu işlemlerde bulunduğu gibi, aynı zamanda meşhur uyuşturucu karteli “Medelin" ile de işbirliği yapmış, paralarının aklanmasında ortağı olduğu veya bizzat kurduğu banka ve şirketleri kullanmış ve bazen de bu Kartel’le ortak şirket kurmuşdur. "ANTİ DEFAMATION LEAGUE OF B’NAI B’RITH-B’NAI B’RITH’IN İFTİRAYA KARŞI DİRENME BİRLİĞİ”, Meyer Lansky eliyle, Rus mafyasını da “organize” etmiş, “babalığı”, bir yahudi olan Evsei Agron isimli "katile" teslim etmiştir. "B’nai B’rith Teşkilatı”nın bir diğer “Rus suç ortağı” da, Edgar Bronfman isimli Alman asıllı Rus yahudisidir. "İçki (viski) kaçakçılığı” ile zenginleşen Bronfman familyası, "ADL" ile işbirligi yapmış, paralarının aklanmasında bu teşkilatı kullanmış, bu sayede Amerikan Hazine Bakanlığı’ndan da büyük destek görmüş ve neticede öyle dehhameleşmiştir ki, "Dünya Siyonist Tekilatı”nın da başına/oganizatörlüğüne kadar yükselmişlerdir. Kısaca: "ANTİ DEFAMATION LEAGUE OF B’NAI B’RITH-B’NAI B’RITH’IN İFTİRAYA KARŞI DİRENME BİRLİĞİ” veya sadece "B’NAI B’RITH TEŞKİLATI”, Amerikan mafya-karanlık dünyasının “organizasyonunu” gerçekleştirmiş bir siyonist ve insanlık düşmanı harekettir.
FAKİRLERİ KORUMA DERNEĞİ
"B’nai B’rith Teşkilatı”nın 13 şubesi bulunmaktadır. Asya-Afrika üzerindeki büroları, Mısır/Kahire ve Türkiye/İstanbul’dadır. Teşkilat, "B’NAI B’RITH TEŞKİLATI” açık ismi altında bu ülke topraklarında (ve tüm müslüman topraklarda) faaliyet gösteremediğinden, müstear ve “sevimli” isimler altında kurduğu derneklerde açılmaktadır. "B’nai B’rith Teşkilatı”nın Türkiye’deki ismi de "FAKİRLERİ KORUMA DERNEĞİ”dir. Dernek, 1939 senesinden beri bu isim altında faaliyette bulunmakta ve “Minare Sokak, No:11/17 Beyoğlu-İstanbul/Tel: 244 20 43” adresinde, zırhlı kapılar, her tarafı kaplayan kameralar altında çalışmaktadır. (Aşağıdaki bilgiler, -29 Mart 1984 tarihli karar ile İdare Kurulu ve Üyelerinin listesi- eski bilgiler olmasına rağmen, -bu tip teşkilatların belgelerine ulaşmanın zorluğu ortadadır- bu habis teşkilatın Türkiye’deki azalarını ve bu azaların basında çıkan haberlere binaen nasıl “büyük işler” başardıklarını sezebilmek için (Yesevizade’nin ifşaına binaen) yayınlıyoruz. Derneğin idari kurulu ve üyeleri(den bazıları) şunlardır: İDARİ KURUL: Başkan: Rıfat Saban. (İst. Nesim’den olma, 1939. Sanayici.) Başkan Vekili: Mordo De Toledo. (İst. Elyazar’dan olma, 1938. Sanayici.) Sekreter: Daniel Navaro. (İst. Hayim’den olma, 1939. Serbest Meslek.) Veznedar: İzzet Kayan. (İst. Çelebon’dan doğma, 1942. Serbest Meslek.) Muhasib: Vitali Saporta. (İst. Yuda’dan olma, 1936. Muhasebeci.) Müşavir: Yakub Baruh. (İst. Nesim’den olma, 1945.Reklamcı.) Müşavir: İzak Abudaram. (İst. Leon’dan olma 1932. Tüccar.) Müşavir: Diko Ovadya. (İst. Yakim’den olma 1948. Tüccar.) Müşavir: Sami Herman. (İst. Marko’dan olma 1950. Tüccar.)
DENETLEME KURULU: İzak Anavis. (İst. Avram’dam olma 1913, Emekli.)Mithat Benhayim. (İst. Salamon’dan olma, 1937, Muhasebeci.) İzak De Eskenazis. (Edirne, Yasef’ten olma 1909, İdareci.)
MÜŞAVİR YEDEKLERİ: Elizer Meranda, Tüccar Beno Frayman, Yönetici, İzi Telvi , Mühendis,Nesim Ruso, İnşaat Mühendisi, Darya Fridman, Serbest Meslek,
DENETLEME KURULU YEDEKLERİ: Yusuf De Leskenazis, Mühendis. Yuda Reyna, Avukat. Silviyo Sayah, Tüccar.
FAKİRLERİ KORUMA DERNEĞİ ÜYELERİ
(1-253 sıra numarası ile kayıtlı üyeler.) Lassare D Franko, İsrael Geron Henri Geron, Josef Margulies Josef Menaşe, Vitali Eskenazi, Edi Anavi, Nisim Toledo, Albert Razon, Mois Akşiote, Nisim Sonsino, Baruh Pinto, Samuel Kemal Brudo, Josef Danon, Albert Fridman, Eli Leon, Albert Benmayor, Mois Papo, Marcel Namer, İsrael Ovadya, Jak Veissid, Elieser Behar, Salamon Ovadya, Yasef Sosyal, Emil Gueron, Ovadia Habib, Jak Pardo, Yomtov Garti, Sami Layıktez, İsak Navaro, Albert Benardete, Emil Franko, Mandil Hananel, Hayim Meyohas, Albert Civre, Sinto Pesah, Josef Benbanaste, İsak Salti, Marcel Abravanel, Salamon Becerano, Rafael Presko Torel, İsak Halevo, İlyao Perahya, İlya Beyar, Rıfat Bali, Rafael Behar, Leon Benuzio, Erico Hirş, Erol Dilek, Abraham Haim, Hayim Kohen, Sami Krespi, İsak Danon, Sami Kohen, Hayim Koronel, Lüsyen Misriel, Valter Adler, Eli Behauaran, Albert Hayim, Fredi Tiano, Cincomo Afraim, Nesim Afumado, Enriko Madiano, Yasef Yoaf, David Aseo, Salomon Kaneti, Nesim Meşulam, Nedim Yahya, Sabi Ruso, Bernard Naum, Rafael Puller, İsak Bardavid, Yako Behmuaras, Röne Somek, İsak Sisa, Mithat Benhayim, Moiz İşman, Rıfat Saban, Rafael Abuizak, Morde De Toledo, İsak De Eskanazis, Berti Kamhi, Salamon Tani, Sami Hüg, Şarl Danon, Salamon Alfendari, Rıfat Elyo Behmuaras, Natan Eskenazi, Henri Yaşova, İsak Pis, İzzet Hatem, Hayim Pinhas, Bünyamin Namer, Hayim Viktor Albukrek, Jermi Sadaka, İsak Abudaram, Avram Kastoryano, Abram Goldenberg, İsak Kohen Çuhacıoğlu, Albert Nemase, Hayim Behar, Avram Duenyas, David Aburah, Hayati Metiner, Nisim Behar, İsak Baruh, Silvia Beceren, Marcel Beceren, Albert Kazes, Nesim Nino Levi, Nesim İzak Lodrik, Selim Albukrek, Reno Angel, İsak Anavi, Yako Mayorkas, Bensiyon Pinto, Silviyo Sayah, M. Albukrek, Josef Baruh, Hayim Kohen, Rıfat Sasuni, Nasday Sadaka, Salamon Bensason, Salamon Çakın, Hayim Viktor Hatem, Yako Ovadya, Mordo Baruh Berk, Eliesser Niso Saydam, Selim İşman, Yılmaz Albükrek, Make Abraham, Jak Arditi, Viktor Braunştayn, Aron Habib, Nedim Karako, Sami Maçero, Yomtov Naon, Asil Sami Aji, Ninso Russo, Nessim Esinli, Yakub Baruh, Moris Elder Kaspi, İsak Mino Debehar, Erniko Grosa, Hayim Markus, Ciacoma Saban, Alber Baruh, İsak Anavi, Şaul Menahem, Nissim Abut, İzak Sevik Alfandari, Avram Albohayre, Mişel Benrey, Yusuf Tezman, Ceri Benardate, Albert Şilton, Hanri Mitrani, Seyfi İşman, Moris Fransez, Nesim Benbanaste, Anri Erol Koronyo, Viktor Sidi, Sami Hodara, Josef Tari, David Altares, Mair Nas Selim Razon, Gabriel İpekel, Erol Baruh, Naim Güleryüz, Sami Granit, Eli Pardo, İzidor Baruh, David Elhadef, Nesim Sonsino, Erol Biçaco, Erol Elia Penso, Sami Day, Maryo Frayman, Mordo Zakuto, Eli Yaffe, Yusuf Behar, Darya Fridman, Mordahay Diko Ovadya, İsak Haliyo, Rıfat Hasan, Moris Kohen, Daniel Navaro, Henri Russo, Hayati Zakuto, Moşe Moris Benhabib, Josef Kohen, Samson Soni Alev, Alen Hananel, İsak Kohen Hemsi, Elieser Meranda, Ebram Mizrahi, Simon Telvi, Nesin De Eskanasiz, Yusuf De Eskanasiz, Moiz Derkazcu, Jak Kamhi, Yusuf Gerez, Yaşar Levent, Roje Asseo, Nesim Güveniş, Albert Meşulam, Viktor Saul, Mayir Gaon, Leon Marcel Kuruyel, Zeki Kovos, Yomtov Tovi Franko, Sami Herman, İzzet Kayan, Yusuf Behar, Beno Frayman, İsak Behar, Kemal Akohen, Mois Kohen, Eli Ateş, Vitali Saporta, Josef Joe Koronel, Mişel Boritzer, Josef Franko, Avram Fresko Değerli, Albert Sidt, Lazar Benezra, Eli Salah, Moris Menahem Benbaset, İsak Eskenazi, Yazar Elyazar, İsak Roso, Yusuf Taragano, Amri Hiyago, Moris Pardo, Amri Moaraf, Nedim Görel, Maryo Aziz, Rober Mizrahi, İsak Levi, Yuda Reyna, Moşe Haleva, Robert Sason, Hayim Vitali Meşulam, Albert Benhabib, Soli Amado, İzak Telvi, İzzet Keribar, Nesim Nino Nahmiyas, Yako Asayas, Mihael Levi.
"İSKİ HORTUMLAMASI” VE B’NAI B’RITH
1993 senesinde meydana gelen "İski Hortumlaması”, "Susurluk" mu büyük ve vahim yoksa, o mu, sualini insanın aklına getiriyor. Esasında aralarında “pek” fark yok; ve aslında bu ülkede nice "İski Hortumlamaları” nice "Susurluk"lar var da, üzerlerine gidilemiyor, ancak "ucundan" dokunuluyor demek mümkün... Çünkü, bu tip necaset fışkıran vukuatların üzerine gitmek, özellikle bu nizam içerisinde mümkün değil; bir nev’i nizamın-düzenin intiharı olur... Öyle ilişkiler mevcut ki... Siyasetçiler, Partiler, Tüccarlar, Öğretim Üyeleri, Askerler, Polisler, ve tabii ki Mason ve Yahudiler, ELELE vermişler ve “kanla kurdukları” bu nizamı bu SOYGUN VE HORTUMLAMA NİZAMINI sürdürebilmek için -basit/pragmatist hareketler harici- birbirlerinin üzerlerine gitmemeye, eğer bir şey deşifre olursa, “yön değiştirmeye” yeminliler... Hepsi aynı yerden “tekris edildiğinden” başka türlüsü de beklenemez zaten... İşte "İski Hortumlaması” veya "İski Skandalı”na da bu gözle bakmak ve yanaşmak gerekiyor. Yoksa; meseleye "magazin" seviyesinde yanaşılırsa, vukuat, “kıskanç bir kadının, sevenleri hazmedememesi” olarak görülür ve buzdağının görünür yüzünün dahi farkına varılamaz ki nerede kaldı ipuçlarını takip ederek daha derinlere inmek mümkün olsun... Kaldı ki, “kıskanç kadın” -Ergun Göknel’in eski eşi- Nurdan Erbuğ’un açıklamalarında dahi, bu “ipuçlarını” bulmak mümkündür. Nurdan Erbuğ, Ergun Ergun Göknel’in, "siyasette başarı için önemli yerlerle” ilişki içinde bulunmak gerektiğini söyleyip, “masonlarla ilişkisini Prof. Selçuk Erez ve Üstad Pınar Aran"ın sağladığını açıklamıştı. Prof. Selçuk Erez, "İdeal Locası”nda tekris edilmiş bir Masondur; bir ara "Meşale Locası”nın “1inci Nazırı” olduğuna göre şu anda çoktan 33üncü Dereceye çıkmış olması gereken birisidir ki, zaten o günlerinde dahi “localarda konferans verdiğine” göre, zaten “mühim” bir şahsiyettir. Pınar Aran ise, "Özlem Locası”nın Üstad-ı Azamı”dır... Yine... "Kıskanç kadının” açtığı boşanma davasında Ergun Göknel’in avukatı, “bila ücret” çalştığını söyleyen, Çetin Yıldırakın... Çetin Yıldırakın, "International "B’nai B’rith Teşkilatı”nın geçtiğimiz senelerde Türkiye’ye gelişini organize eden, “Gün Locası”nın Kurucusu bir Üstad-ı Azamı’ ve “Türkiye Yüksek Mason Şurası Üyesi’dir ki, "Türk Kalp Vakfı”nın da kurucu başkanıdır. (Bir not, “derin devlet”in bir başka “tüccar” kimlikli elemanları (hortumcuları!) olan Ceylanların Kanlıca’daki malikanelerinin de -Mahmud Ceylan’ın “kadın düşkünlüğü” sebebiyle- kadın arkadaşlarıyla müdavimlerindendir.) Çetin Yıldırakın, kurucu olduğu Loca’dan sonra “Defne Locası”na geçmiştir ki, bu Loca’da Bensiyon Pinto ile b.irlikte faaliyet göstermiştir. Bensiyon Pinto?.. Bu, çok mühim bir zat... Hahambaşılıkta vazifeli olan biridir Pinto... Yahudi Cemaatinin temsilcilerindendir. 3331 kayıt numarasiyle “Hürriyet Locası”na kayıtlıdır. "500. Yıl Vakfı” İdare Kurulu’ndadır. Bensiyon Pinto, Ergun Göknel’in, "boşanma için” harcadığı 800.000 Doları, -Ergun Göknel’in ifadesiyle-, Amerikan ve Dünya Musevi Teşkilatı’ndan temin eden” adamdır. Çetin Yıldırakın da zaten Pinto’nun "ricası üzerine” Ergun Göknel’in avukatlığını yaptığını açıklamaktadır. Bensiyon Pinto’nun avukatının ismi de Rıfat Saban; o da Yahudi.. Bensiyon Pinto da verdiği ifadede, “Ergun Göknel, 11 sene Musevi Cemaati içinde çalıştı. Patronu museviydi” diyordu. Peki Ergun Göknel’in "patronu" kim?.. Aron Habib!.. O dönemde Hahambaşılık İcra Kurulu Başkanvekilliği vazifesinde olan yani David Aseo’dan (ölü) sonra gelen ilk kare asdan biri. "500. Yıl Vakfı” üyesi... Batmakta olan "Plastel Şirketi”nin sahibi iken, “işçisi” Ergun Göknel’in İSKİ’nin başına geçmesiyle “depara kalkan” bir adam... Oğulları Aron ve Cavit Ari Habib ile de bu faaliyetini devam ettirmiş ve onlar adına kurduğu şirketlere de “ihale” almış veya “komisyonculuk” yapmıştır Ergun Göknel’in Başkanı, devrin İstanbul belediyei Başkanı’nın ismi, Nurettin Sözen... Sözen’in ifadelerine göre, "kendisinin Musevi cemaatiyle ilişkilerini ve randevularını düzenleyen adam” idi Ergun Göknel... Ergun Göknel, Prof. Selcuk Erez ile birlikte Sözen’in "beyin takımını” meydana getirilyordu. Sözen, SHP’nin üyesiydi. "Meşale Locası”nın “1.Nazırı”yken Prof. Selçuk Erez, bir başka SHP’li Belediyenin, Kadiköy’ün Başkanı da, Cengiz Özyalçın da aynı Loca’nın azasiydi. Buradaki "kilit adam", Prof. Selçuk Erez; "Üstad-ı Azam” olmasını her yerde kullanıyor; çünkü, Sözen ile Ergun Göknel’i tanıştıran da odur. Tanıştıkları yer ise "Taksim Toplantıları”... "İski Hortumlaması”nı ayrı bir bahis olarak ele alıp, “kim, kimdir, necidir?” diye bir makale yazmak bir söz olarak kalsın, "B’nai B’rith Teşkilatı”nın anlatıldığı bir tetkikde bu kadar bahsi yetir. Yukarıda anlatmaya çalıştığımız "İSKİ HORTUMLAMASI”nda ismi geçenlerin, -Belediye Başkanları (“mason” olmaları ve çok önemli bir noktada durmaları ayrı bir mesele!) ve Prof. Selçuk Erez hariç,- hepsi B’NAİ B’RİTH-FAKİRLERİ KORUMA DERNEĞİ ÜYESİDİR!
13 Mayıs 2003
Derkenar: "İski Hortumlaması” haricinde, yine aynı dönemde basına yansıyan Alarko Holding’in Büyükçekmece Gölü su havzası içinde inşa ettiği "Alkent Vilları” meselesi ile İGDAŞ’ın ihaleleri çevresinde yaptığı birtakım hilekarlıklar vardır. İETT Gaz Dairesi Eski Başkanı ve yabancı tetkik firmalarının raporlarına ve hele ki, belediye seçimlerinde partisinin ve kendisinin bu “vukuatları” mezbul miktarda kullanmış olmasına rağmen, Refah Partisi’nden İstanbul Belediye Başkanı seçilen R. Tayyip Erdoğan’ın, İGDAŞ ihalelerini yine aynı firma ile, ALARKO HOLDİNG ile devam ettirmesi calib-i dikkat bir hadisedir. ALARKO HOLDİNG’in iki başkanı Üzeyir (Hezekiel) Garih ile İshak Alaton, Tayyip Erdoğan’ın herdaim yanında olmuş ve “yeni parti/yenilikçi parti” hareketini SONUNA KADAR desteklemiş insanlardır. Sitemizde yeralan "RECEP TAYYİP EDROĞAN’IN PARTİ PROGRAMININ TENKİDİ” başlıklı makale ve ekleri okunduğu takdirde aralarında mali birtakım münasebetlerin de bulunduğunu görülmektedir. Bunun yanında, Üzeyir/Hezekiel Garih, 33üncü Dereceden bir Üstad-ı Azamdır(dı!) Kumaşların kalitelisi ve gözdesi olan atlasdan hareketle kurulmuş, üyelerinin hepsinin Yahudi olduğu ATLAS LOCASI’nın da azası... (İsak Alaton da tabii.) Her ikisi de "500. Yıl Vakfı”nın üyesi... Üzeyir Garih’in bir hususiyeti daha var, Jak Kamhi’nin yerine (vekaleten, diyelim.) Mossad’ın Türkiye mümessilliğini de yaptığı söylenmektedir. Aynı zamanda... Hahambaşılığın kareasında yeralan, Fakirleri Koruma Derneği’nin üyesi Aron Habib ile de akrabalar; "bacanak" münasebeti... Alarko Holding’in, -vukuatlar esnasında- Yönetim Kurulu Üyesi olan ve ismi basında çokça geçen Yusuf Tezman da, Fakirleri Koruma Derneği’nin üyesi... Bütün bu ilişkiler “bir kısım medyada”, İski vukuatını "yerli P2 Skandalı!” olarak isimlendirmeye kadar gitmişti ki, bu isimlendirme haklılık payı mevcuttur. Böyle habis bir teşkilatlanma ve o habaseti bile bile onlarla işbirliği yapan ve nihayetinde “TC Başbakanlığı”na kadar uzanan bir adam... Kimileri, "siyaseten mazur!" görebilirler, "reel politika" diyebilirler; bütün bunları kabul ederiz, çünkü, bütün bunlar “münasebeti” kabul etmek ama ona bir "tevil yolu" bulmak demektir. O "tevil yolu" üzerinde münazaralar yapılabilir. Ama hiçbir "tevil", bu habis işleri yapanların “lanet olasıcalar” oldukları “realitesini” reddedemez. Son bir not... Mayıs’ın 13’ünde (bugün) R. Tayyip Erdoğan ile İtalya Başbakanı Berluskoni biraraya geldiler ve "Aria"nın “Aycel”le dest-i izdivacını açıkladılar. Ticari anlaşmanın sakatlıkları ve zararları hususu ayrı bir bahis olmakla beraber, burada Fakirleri Koruma Derneği adı altında faaliyet gösteren "B’nai B’rith Teşkilatı”nın "yerli P2 Skandalı”na karışmış adamlarının desteklediği Türk Başbakan ile ne garibtir ki, adı 1981 senesinde İtalya’da meydana gelen "P2 Locası Skandalı”nda ismi en üst sıralarda yeralan Berluskoni’nin biraraya gelmesi, sadece bu “tevafuk” sebebiyle bile SİYONİZMİN HABASET KUVVETİNİ göstermesi bakımından enteresandır, diye düşünüyoruz. |