YEREL SEÇİMLER, KIBRIS,

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ VE “BÜYÜK DOĞU”...

Sinami ORHAN

 

ıklama: Aşağıda okuyacağınız yazı, Merkezimiz üyelerinden Sinami Orhan’ın İnternette iki yahoogrubuna (varoluşbilinci ve tenvirpertisi) 20 Şubat 2004 tarihinde gönderdiği mesajdır. Biz, bu mesajda bahis mevzuu edilen meselelerin (yerel seçimler, Kıbrıs, Büyük Ortadoğu Projesi, Büyük Doğu Projesi) sadece o iki gruba yönelik kalmasını arzu etmediğimiz ve esasen bütün bu meselelerle alakalı olarak daha evvelden söylediğimiz ifadelerin kamuoyu tarafından bugün daha anlaşılabilirlik seviyesine geldiğini göstermek istediğimiz için, o iki mail hattındaki bazı hususi ilişkilerle bezenmiş de olsa bu yazıyı sitemizde yayınlama kararı almış bulunmaktayız. Bildiririz. 23.02.2004.

Dr. Latif Denizci

Doğu Strateji ve Tahlil Merkezi

-------------------------------

Merhaba arkadaslar

Cum'aniz mubarek olsun; bunun yaninda yarinki Sebt gunu ve ertesinde gelen "Sun-Gunes gunu"nu de kutlayalim; belki takip edenler arasinda bunlardan ikisini veya ucunu de takdisleyenler mevcuttur, deyu!..

Espiri degil!

Bugun oyle seyler oluyor ki, inanin insanin havsalasi almiyor; hakikatler oyle carpitiliyor ve oyle yerlerde oyle seyler ifade ediliyor ki, insanin akli karisiyor ve failleri hakkinda da "bunlar Isa ve Musa seriatlerinde de baglilar ve iman edip onu tatbik ediyolar!" diyesi geliyor.

Biliyorsunuz buradaki son hararetli tartisma (veya atisma!) BUYUK DOGU FIKRIYATI uzerine olmus ve buradan nefeslenen herkese iyice bir nokta nokta nokta ve yine nokta! yapilmisti.

Tevafuga bakin ki, fazla uzerinden gecmeden kapatacagimiz hafta yine ayni mesele ile, BUYUK DOGU ile gecti. Ki, bundan sonraki haftalar da oyle gececek gozukuyor.

Alakali oldugu mesele ise, buyuk harflerle yaziyorum SIYONIZMIN "UC ISRAIL PROJESI" DOGRULTUSUNDA ORTAYA KONULAN "BUYUK ORTADOGU PROJESI"NIN ICIMIZDEN C I K A N (normalde cikip gitmeleri gerekirken hala arsizca duran!) L A M B A'D A C I L A R I N bunu pek bi matah birseymis gibi dillendirmeleri!..

Isin komik yani, iki arada bir derede, bir o yana bir bu yana "selam!" cakip duran gazetelerde bu meselenin tam bir traji-komedya teskil edecek sekilde tartisilmasi...

Bahsi gecen gazete, Yeni Safak...

Akif Emre, Ibrahim Karagul, Yusuf Kaplan, Husnu Mahli gibi "kaliteli" yazarlari bunun ("Buyuk Ortadogu Projesi"nin) nemenem bir sey oldugunu ve hic de "yeni" ve "lamba'dacilarin" baliklama atladiklari gibi "yerli" olmadigini veciz ifadeler ve ilgili "Studies" sitelerinden iktibaslarla ortaya koyarken, koskoca yasina bakmadan, bir gazete boyu uzunlugunda doldurdugu sutununda HICBIRSEY SOYLEMEDEN SADECE MIRIL MIRIL MIRIL ile isi goturen oalarak gordugum Ahmet Tasgetiren'in, kafalari karistirmayi kendisine bir "vazife" bilmis Taha-Fehmi Koru'nun, "dunur" Sadik Albayrak ve Ali Bayramogl'nun yazilari ise "madem onumuze geldi, kayitsiz kalamayiz, bundan nasil fayda cikartabiliriz ve TC'yi nasil buyutebiliriz!" turkusunu cigirmakta!

Bu mantigi sittin senedir anlamis degilim!.

"Madem onumuze geldi....."

Be adam derler burada, insan en kucuk bir bakkal dukkani bile isletirken, "eh madem onumuze geldi..." mantigini isletmez, en evvel onune gelene kadar kimbilir ne tedbirler alir ve buna ragmen onune geldiyse "fayda-zarar muhasebesini" yaparken, Anadolu topraklarinin EVET EN AZ 200 SENELIK KADERINI CIZECEK boyle bir proje karsinda bu tutumu mu alir; hadi onu birakalim; bu "proje"nin bu topraklarda yasayan ADI CIKMIS MUSLUMAN UZERINE "TERORIST" OLARAK GELINMESININ DE PROJESI OLDUGUNU gormuyor musunuz?..

Fakat bu tiplerin derdi bu degil ki!

Ne basortusu, ne Muslumanlarin sikintisi bunlarin derdi degildir; ama bunlar bu sorunlari "onemserler!", lakirdisini yaparlar ve sonra da cekip giderler...

Tipki, bugun "ver-kurtul", "verme-kurtulma" gibi lafazanliklara mihenk olan Kibris gibi... Keza bu "onemsemeler" arasinda Musul-Kerkuk unutuldu gitti iste; ama COK DAHA BUYUK VE UNUTULMAYACAK BIR SEKILDE GERI GELIYOR HABERLERI OLSUN VE bunda da Siyonist parmaklarin isi yok, tamamen "yerli" unsurlar sayesinde...

Bugun "ver kurtulcular, haindir!" diyenler, ve mevcut statukonun yasamasinda kendilerine nefes payi cikartanlar, 70 senedir bu meselenin cozumu icin ne yapmislardir?..

Hicbirsey!.

Ve, bugun eger Rum nufusu Turk nufusundan fazla ise orada, bunun da kabahatlisi (meselenin rezil hale gelmesinin musebbibi!) iste bu "haindir!'ciler"dir!..

Lozandan sonra, Cumhurbaskaninin emriyle oranin Turk temsilcilerine, "EGER INGILIZ IDARESIYLE BIR SORUNUNUZ VARSA, RAHATSIZLIK CIKARTTMAYIN VE ANAVATANA GELIN!" diyenler; Ikinci Dunya Harbin'nde acilktan kirilma noktasina gelen ve isgal altinaki Yunanistan'a gidemediklerinden oturu Bati Anadolu sahillerine "vuran" palikaryayi (hakaret degil "yigit, genc Rum" demektir; tipki, "karia-Hanim"in bize "kari" olarak gecmesi gibi), turk gemilerine, tika basa yiyecek doldurarak (bizim millet supurge sapi yerken hem de!) Kibris'a gonderen degil GOTUREN MILLI SEF VE HEMPALARI bassucludurlar.

Bugun Kibris muzakerelerinde bir buyuk mesele haline gelen ve Rum tarafinin bastirdigi "adaya sonradan gelen Turkler gitsin ve referanduma katilmasin!" talebine, ne TC ne de KKTC tarafinin makuly bir cevab veremeyip mirin kirinlarla itiraz pozisyonunda kalmasinin sebebi de bu; "sizden gelenler de gitsin!" deseler (ki, o zaman Rum nufusu bayagi bir azalacaktir ve zaten Rum insanlar da Annan Planinin kabul etmediklerinden muzakereler dugumlenecektir!) Rumlar, "Iyi de onlari zaten siz getirdiniz!" cevabini verecegini bildiklerinden bu mesele es gecilmekte...

Iste, hem Kibris meselesini "onemseyen" hem de batmasi icin elinden geleni yapan bu zevat gibiler, Yeni Safak'taki "madem onumuze geldi..."ciler taifesi!

Oyle olmasa idiler, millete burada "Basortusu Icin El Ele Zinciri" yaptirip, "gozyaslari icinde" orada dikilerlerken, KIZLARININ KAYITLARINI OKUIDUKLARI IMAMHATIPLERDEN COKTAN ALIP VIYANA'YA NAKLETMEZLERDI!. (Kimdir onlar?!)

Dusunsenize; adam uc gun gazete boyu sutununda "proje"yi mir mir mir mir mir yazmis, adam ne diyecek diye milleti bekletmis ve ucuncu gunun sonunda sutununun en dibinde de "madem onumuze geldi..."

Pes dogrusu!..

Bunun yaninda, cok "buyuk bir fikir!" soylemis ya, kendine serik ariyor ve "BU MESELEDE, LAIKI, MUSLUMANI, SAGCISI, SOLCUSU, MILLIYETCISI, YURTSEVERI, TURKU KURDU BIR ARAYA GELIP ELBIRLIGIYLE COZUM URETMELIYIZ!" diyor!.

Neye cozum uretecegiz?..

"Muslumanlarin terorist olarak avlanma projesine"!..

Bir digeri de cikmis, (dikkat edin bunlarin hepsi ayni gazete yazarlaridir!), gazete sayfalari arasinda dis politikayi belki de en iyi takip eden gazete servisinin basindaki bir yazarin, vesikalara dayali olarak arzettigi "Bunun neresi Yerli?" sualine, "Heyecan Veren Bir Proje: "Ortadogu Birligi" baslikli yasizinda "yerli!" iddiasinda bulunuyor.

Niye yerliymis biliyor musunuz; "kendisi universitede lisans yaptigi okulda da boyle bir proje uzerinde calismayi DUSUNMUS" de onun icin; yani kendisi dusundugu icin "yerli!" (Bosu bosuna "Sebt ve Gunes Gunu-Sun Day"i de kutlayalim, demedik!)

Ustune ustluk bu zat, daha bir kac gun once, "BASBAKANIMIZIN FIKRINE KATILIYORUM; COGRAFIK, IRKI, DINI ITTIFAK VE BLOKLASMALAR HATALIDIR!" diyen adam!

Daha da fecaati tabi, Cidde'de boyle konusan adamin "Yahudi Sehri" New York'ta bu "cografik proje"ye DESTEK CIKMASI!..

Hatirlayacaksiniz, Tezkere gunlerinde ABD Sefiri E. Edelman'in "bogaza nazir bir koskte" bazi gazete yazarlari ve profesorler" ile toplanti yapmis ve "bilgilendirme" gerceklestirmisti.

Tekzip edilmeyen bu toplantida ILBER ORTAYLI, meselenin "OSMANLI VIZYONU-MISYONU" icinde anlatilmasi gerektigi uzerinde durmus ve bunun uzerine de gazetelerde "Musul guzellemeleri" yapilmaya baslanmisti. Iste Musul soyle bizimdi, soyle elimizden cikti; o halde bizim ora ile "tarihi bagimizi" mevcut, "Yuruyelim Arkadaslaaaaarr!" meselesi...

Ayni "oyun" simdi de sergileniyor...

Bizim, senelerdir soyledigimiz ve arkadaslarimiz arasinda espiri meselesi bile yaptigimiz istir; "gun gelecek bu adamlar bizden de fazla BUYUK DOGUCU KESILECEKLER!!!"

Aynen oyle olmadi mi!.

Dunur S. Albayrak, "Ortadogu, "Buyuk Dogu" mu?" baslikli (bugunku) yazisinda, "Ak Parti ve onun dinamik kadrolarini" "BUYUK DOGUCU" yapip isin icinden cikiyor ve tersinden de Siyonist projeyi "kutsuyor"...

Yahu Sadik Bey; bu adamlar, daha iki uc ay kadar once, CHP'lilerin "bunlar Ibda-c'li" satasmasi uzserine ne "Ibdayi ne Buyuk Dogu'yu tanimayiz!" diyen adamlar, degil mi?!

"Ak Parti ve onun dinamik kadrolarinin", birakiniz Buyuk Dogucu gecmisini "muntesib demesek de "sempatizan" seviyesinde oldugu gunleri inkar etmiyoruz ve bunlar da zaten o gunleri inkar edemezler.

Ramazan ayinda Kerkuklu bir Yahudi olan ve kendi yardimcisi tarafindan bile "anadili gibi fasih Ibranice konusur!" denilen, MIT tarafindan -YOK'e Baskan yapilacagi esnada verilen raporda- "ISMI GIBI DEGILDIR; MUSLUMAN DEGILDIR!" diye kayit bulunan TC'nin "Temel Adamlari"ndan Ihsan Dogramaci'nin evine "iftara!!!" giden AKP Gnl. Bsk. Yrd. ve Disisleri Bakani Abdullah Gul'un mesela, daha uc-bes sene evvele kadar devamli degistirerek ama devamli istedigi dergilerimizin "abone adreslerini" mi verelim!!! Hem de o en civcvli gunlerdeki adresleri!.

Bunlari kimse inkar etmiyor ki!

Yanlis; ONLAR INKAR EDIYORLAR!

Degil mi ki, "hayatlarini" -bir devirler her kanalda cikan "cihad edebiyatli sohbet kasetleri sebebiyle- AKP'nin kurulusu ile baslatip, evvelinde yaptiklari hicbirseyden mesul olmadiklarini ve reddettiklerini acikladilar, ve inkar ettiler, simdi Sadik Beye ne oluyor ki, (yani afedersiniz ama galiba) bir kiz verdiler diye bu tiplerin butun yaptiklarini "makul seviyeye" cekme gayretine giriyorlar!.

KRALDAN COK KRALCILIK; BUYUK DOGUDAN COK BUYUK DOGUCULUK, ISTE BOYLE SEFIL BIR IS!.

Bu sefilligi "Vakit"te Turgut Emin ile A. Dilipak ne kadar nefis resmettiler gecen gun; hepsine tesekkurler...

Ama unutulmamasi gereken, BUYUK DOGU'NUN ANCAK I B D A F I K R I Y A T I ILE HAKIKATIYLE ANLASILACAGIDIR!

DIGERLERI VEYA IBDASIZ BIR "BUYUK DOGUCULUK", (BKZ. SADIK BEY!) SIYONIST PLANLARININ "SUNNET EDILEREK MUSLUMANLASTIRILMASI" GIBI OLACAKTIR!

Isin daha da enteresan-calib-i dikkat, sayan-i hayret vesaire vesaire tarafi ise, evvelden Ustadimiz Rahmetli'ye "o iyi bir sairdir, iyi bir hikayecidir!" denilerek bir "kota" konulmasi ve "IDEOLOCYA ORGUSU" isimli eserinin sanki yazilmamis kabul edilmesiyken, simdi sairliginin bir kenara atilip "TEORESYEN VE EYLEMCI" tarafiyle lanse edilmesi. (bkz. Sadik Bey!)

Iyi mi!.

"Ustadi terorize ediyorlar!"

Boyle diyorlardi bizlere...

Ama kendileri yapinca... elbette "iyi birsey" oluyordur muhakka; devlet islerine aklimiz ermez!

Oyle ya, daha uc bes sene onceye kadar "teror sucundan" mahkum olan ve bugun bazilarinca hala "terorist" olarak gorunen (bkz. gerilla mucadelesi vermek lazim diyen Firkalilarin hedefindeki adam-lar!) adam bugun cikmis milleti "teror-ist" olarak vasiflandirabiliyor veya o makamdan indirip kendi emellerine alet ediyor...

Acik soyleyelim, bu is o kadar kolay degil.

Yillardir soylediklerimiz, dergilerimizde yazdiklarimiz, sitelerimizde kaleme aldiklarimiz ve buraya astiklarimiz tek bir seye mihli:

ISLAMIN BU HICRI ASIRDAKI TATBIK SISTEMI VE MUSLUMANLARIN ALTINDA TOPLANACAGI CATI BUYUK DOGU-IBDA FIKIR MIHRAKIDIR!.

Bu, duzunden veya tersinden gerceklesiyor; kabul edilsin veya edilmesin ama bunun boyle oldugunu gormeli!..

Sosyalistler, Ismet Pasaci Kemalisler (bkz. Yalcin Kucuk ve "Buyuk Dogu Projesi.) ve Siyonistler (bkz. "Buyuk Ortadogu Projesi) Kurtler (bkz. A. Ocalan'in 99'dan evvel terennum ettikleri, Ortadogu, Ortaasya Konfederasyonu Projesi) (ve mesela Ihsan arkadasin "Afro-Avrasya Projesi.) bizim savundugumuz BUYUK DOGU BIRLESIK ISLAM DEVLETI PROJESININ (HAS ISMI DE "BASYUCELIK DEVLETI"DIR.) tersinden ve yamultularak ortaya konlmasindan baska birsey degildir.

Ama isin MUHIM TARAFI, bizim one surdugumuz TEKLIF PROJEDE, "Buyuk Dogu", COGRAFIK SAHA OLARAK DEGIL, TAMAMEN FIKRI SAHA OLARAK ifade edilip bina edilmeye calisilirken, ve HEDEFI COGRAFIK DOGU SAHASI ILE SINIRLI KALMAYIP BATI'YA KADAR UZANIRKEN, bu ismi gecen butun projeler COGRAFIK SAHA ILE KAYITLIDIR1.

Bu tam bir Amerikan "projesi" oldugunun da izidir diger projelerin. Malummdur ki, ozellikle ABD'de egitim gormus olanlar daha iyi bilirler, "tez" meselesinde calisilirken mevzu fazlasiyle sinirlanir ve ilgili-alakali mevzulyara dahi gecilmez; eger bir devir uzerinde calisiliyorsa (atiyorum 1940-1945 arasi Dunya Savasi mesela) butun calisma bu tarih icindeki oldu-bitti ve dedi-kodulara ayrilir, evvelinde bunu dogurucu sebebler uzerinde durulmaz. (Onun icindir ki, ABD'de bu turden "tezler" pek mezbuldur, ama bunlari alip da alakali oldugu yerlerle -yani uc adim asagisi veya yukarisi ile- iliski kurarak "proje!" uretenler kitdir ve onlar da "buyuk stratejist!" olarak lanse edilirler!. Tipki bu "Buyuk Ortadogu Projesi"ni uretenlere BIZIMKILERIN "onemsenmesi gereken bir proje" diyerek selam cakmalari gibi!!!

Unutulmamasi gereken "nasil bir devlet-nizam" sualinin cevabi olarak verilen -onlarin agziyle- "Buyuk Dogu/Buyuk Ortadogu Projesi"nin "nicin boyle bir devlet" suali yekpare ve tezatsiz bir sekilde verilemezse netice simdiden bellidir: HUSRAN!.

Eklektizim yapmanin hic geregi yok ve bu Proje'yi -BUYUK DOGU-, Siyonist fikire tatbik etmenin bedeli COK AGIR olacaktir.

Bilindigi uzere, bu "Buyuk Ortadogu Projesi", ULUS DEVLET iciresinde olacak is degil; yapilmasi gereken TC'de SISTEM DEGISIKLIGIDIR.

M. Ali Sahin isimli (alin size "Ak Parti ve onun dinamik kadrolarinin"dan biri daha; az mi Bayrampasa ve Metris'te "avukat" olarak kendiliginden bizleri ziyaret etti bu adam!) zatin hazirladigi bsk. Must.'nin destekledigi Kamu bilmem nesi isimli kanun, bu acidan GERCEKTEN DE MUHIM; o halde bu "belediye secimleri" de muhim.

Bu kanun kucuk degisiklilkelle EYALET SISTEMINE (KON'LU VEYA KON'SUZ FEDERASYON SISTEMINE!) GECISIN ELIF BA'SI...

2005'de (veya 2006'da tam tarih aklimda degil.) yapilacak Cum.Bas. secimi de muhimlesiyor; o secim degisecek ve DEVLET BASKANI SECILECEK!.

Belediye Baskanlari da bu arada tabii ki (degisiklik gorevleri esnasinda yapilmasi planlandigindan) Eyalet Baskani gibi bir vazifeye cikacak.

Istanbul bu acidan muhim.

Bakiniz Ankara icin bu o kadar onemli degil; ABD de bile Vasinton Bld, Bsk degil de New York Bly. Bsk "ozel protokol" icindedir; ankara, yeni sistemde "Federal devletin basi" olacagindan Belediye Baskani o kadar muhim degil.

Ama Istanbul!..

200 seneden beri hicbir devletin, yuzyillardir elinde tutan Muslumanlarin elinden alip da bir baskasinin tek basina eline gecmesine izin vermedigi Istanbul, ta Paris, Sevr ve Lozsan'"in ilk anlarinhda planlandigi gibi DUNYA SEHRI olacagindan oturu, muhim...

Ama sunu soylemek gerekir ki, simdi secilecek belediye baskani, en az 7-8 sene sonra olmasi planlanan bu "dunya sehri"ligine Baskan olacak degil; o yine kanalizasyon, cop toplama ilye ugrasacak, sehri hafriyat ve isaat sahasi haline sokacak ve o doneme hazirlayacak; sonrasinda da milletlerarasi bir kurul tarafindan secilecek ve kesinlikle musluman olmayacak (ama adi musluman olabilir.) biri tarafindan yonetililecek!.

O zamanki "baskani", CUNEYT ZAPSU olabilir mesela; simdiki ise, en iyi "musahiplik" yapan kimse o...

Neyse...

Daldan dala oldu, biliyorum ama sohbet havasi icinde olsun istedik; boylece de bir suru meseleye ama en onemlisi FIKRIMIZI VE PROJEMIZI CALAN GASP EHLINE BIRSEYLER SOYLEYELIM dedik.

Yazdik ve hep yaziyoruz.

Cizilen onca "pembe tabloya" ragmen anadolu'nun onu 2005-2006'YA KADAR KAPKARA!. Hele bu secimlerin akabindeki Kibris meselesi ve neticesi, "rotanin" cizilmesine sebeb olacaktir; daha dogrusu cizilen rotanin iyice belirginlesmesine...

Daha evvelden yazdigimiz bir yazida, "SUIKASTLERIN VE SABOTAJLARIN YAPILACAGINDAN" bahsetmistik; isin enteresan tarafi "IBDA-GUNDEM.ORG" sitesi "BASBAKANA SUIKAST" HABERININ akabinde SALDIRIYA UGRADI VE KAPATILDI.

Is iyice AYYUKA cikti artik.

Hava iyicene isinacak; toplu tutuklamalar, onde gelen insanlara karsi suikastler vesaire...

Butun bunlar da milletimizi bir karar verme surecine sokacak:

BUYUK DOGU BIRLESIK ISLAM DEVLETI/BASYUCELIK DEVLETI mi YOKSA SIYONIST BUYUK ORTADOGU PROJESI MI icinde yeralmalari gerektigine karar verecekler.

Bunun icin de KANAAT ONDERLERININ bu milleti bilgilendirmeleri gerekmekte...

Acil durumdur bu.

Bos laflarla vakit gecirmeyelim; vaktimizin gecirilmesine izin vermeyelim.

Yok AKP "nefes payi" aliyormus da yok, RT Erdogan boyle derken A. Gul "Ortadogu Birligi" deyip meselenin Ortadogu devletlerinin kendileri tarafindan cozulmesini istiyormus da falan filan... Bunun Sezer'in (ve dahil oldugu Cephe'nin) Iran-IKO-Rusya kligi ile isbirligine gitme isaretlerine karsi, Siyonist projeyi makul bir ambalaj icinde sunma hareketi olmadigini nereden biliyorsunuz?! Anlayiniz, AKP TARAFINI SECMIS ve ona gore elastiki tavirlar sergileye baslamistir; o kadar!.

Tugla kalinliginda kitablar yazan dis politika danismanlari bile Siyonist proje karsisinda "HEYECANLANMISLAR!". Oysa, strateji! kitabinda Kibris ve Musul uzerine yazdiklarinin murekkebi bile kurumamisti; ama o "derin"likte BOGULMAK UZERELER galiba!.

Erdal inonu'nun ifadesiyle "Devlet gercegini ogrenince" boyle oluyor ve daha murekkeb bile kurumadan hersey unutuluyor.

Bu da sunu gosteriyor. "Strateji" denilen nesne oradan birsey buradan birsey, suradan birseyle "kurulacak" nesne degildir!.

Strateji'nin (sevk-ul ceys) kelime manasina bile baksalar (daire'ye kure diyenlerde bu latif kalmamis demekki!) onun "At binicisi-Suvari", "Kiyafet" ve "Feraset" ile ile ilgisini gorurler. "Kiyafet" ise, "elbise"nin yaninda ""giyilen nesne" yani FIKIR'dir.

Strateji "uretmek" icin en evvela luzumlu olan "FIKIR/BUYUK FIKIR:DUNYA GORUSU" meselesine gelinir. Amma bizimkiler "ideolojilere hayir!"cilar olduklarindan, bunu da es gecmisler ve boylece de "yerli" diye "ecnebi projelere" (adam sadece "dusundugu" icin bu projeyi "yerli" sayiyor mesela!) baliklama atlamislar ve bir manada da MANKURTLASMISLARDIR.

Strateji'yi kelime olarak ele aldiginizda gorulecek sey, bugun ortada "yerli" olarak HICBIR PROJENIN OLMADIGI VE "BUYUK STRATEJIMIZ"in de olmadigidir.

BUYUK DOGU VE IBDA MIMARLARI HARIC!; onlarin da niye haric oldugunu artik yukaridaki aciklamalardan anlayiniz.

Bugun -bahsettigimiz- bu iki proje arasinda bir tercih yapma durumundayiz. BUNUN BIR UCUNCUSU YOK!. Bunu herkes bilmeli!.

Sadece Anadolu'yu hesaba katan, ulus devlet hayallerine kapilan, Islam'in "hurdaliga" attigi anlayislarla lafazanliklar yapan kimseler, bu yaptiklarinin SIYONIST PROJEYE KATKI SAGGLADIKLARINI gormeli...

Grub taassubunu birakalim; elde varolan "YENI DUNYA DUZENI/BASYUCELIK DEVLETI TEKLIFI" uzerinde kafa yoralim; ama once bir okuyalim ki, sonradan mahcub olmayalim!.

Allaha emanet olunuz.

Saygilar ve sevgiler...

Sinami Orhan

www.doststrateji.net

www.akademya.org

Hamis: AKP'nin tercih ettigi Kibris "politikasi", rahmetli Ustadimizin 1970'lerin sonunda kaleme aldigi "stratejik tercihin" kopyasidir. Rahmetli, "YUK OLAN KIBRIS'IN LUZUMSUZ HAMARATLIKLARA VE ALCALTICI HUKUMLERE MEYDAN VERMEDEN ONURLU BIR ANDLASMA ILE DEVRINDEN" bahsetmistir. 1950 andlasmalari dusunuldugunde bunun nasil olacagi da acik: En evvela, askeri uslerin garatisi, garantorlugun devami, oradaki muslumanlarin haklarinin en uygun sartlarda temini. Detaylar muhim degil. Simdi AKP'nin yapmaya kalkistigi da bu. Ama "gecti Bor'un pazari!" O gun bu is yapilsa idi, "emperyal vizyon" degil, "yurtta sulh..." anlayisana sahib olan bir ulkenin elinde "ates topu" oldugundan o zaman verilseydi bugun TC uerine Kibris'tan yapilan siyasi ve iktisadi baskilar olmayacak ve "elimiz" daha guclu olacakti ve en muhimi o zamanlar dunyu iki kutublu idi ve biz bu onurlu andlasmayi yapsa idik, AB ve ABD karsisinda -belki uyelik bile almis olarak- elimiz daha guclu olabilecektik.

ama simdi...

Tek kutub var ve bunun da dunyaya nizam verme gayreti... Ne kadar onurl andlasma yaparsaniz yapiniz AB'ye uye olamayacaginiz garanti; ustelik Dogu Akdeniz'deki UCAK GEMISI HUKMUNDEKI KIBRIS'IN, "Buyuk Ortadog Projesi" icinde kiymeti daha da artmis pozisyonda: Butun Dogu'ya projeksiyon ve baski yapabilme imkanina TABII olarak sahib olacaksiniz.

Karsilik olarak ne aliyoruz?

UCUN BIRI (bile degil!) Iste bu gercekten IHANET! Kibris'i "verdikten" sonra TC'nin degil, Anadolunun emniyeti buyuk bir zayiflama icine girecektir. (bkz. Rodos ve Malta Sovalyelerinin oradan yaptiklari; simdi de "Tapinak Sovalyelri" yapiyorlar ya, neyse!) Bir ulke ne kadar "yurtta sulh...." ilkesine sahip olursa olsun, kendi guvenlegini direkt olarak ilgilendiren boyle bir meselede bu kadar "ucuzcu" olamaz. Nokta; simdilik.)

selam kemal bey.

cuma gununden beri -asag˝dak˝- mesaj gondermeye cal˝s˝yorum gruba (varolus ve tenv˝re) ama gitmiyor. daha dogrusu gitti gozukuyor ama oralara ulasm˝yor gsal˝ba. ilk defa oluyor bu. "member" meselesi olabilir mi dedim, "jo˝n..."den girdim ama "edit member...." k˝sm˝na bir turlu didemiyorum. acaba sizin diretk olarak -bu iki gruba da- uye yapabilme imkan˝n˝z var m˝? varsa "membe's"a dahil olursam sevinecegim. bu, benim frenkceyi anlamamam ve net dili cahili olmamdan da kaynaklan˝yordur eminin, ama yardım ederseniz sevinirim.

Sinami Orhan

www.sinamiorhan.up.to

 

Hosted by www.Geocities.ws

1