“MAGEN DAVİT”

-Altı Köşeli Yıldız-

Süleyman Yıldızoğlu

 

İÇİNDEKİLER:

Yahudi Efsanelerine Göre Manası

Altıgen Yıldızın Tarihçesi

Prag’da Ortaya Çıkışı

Yahudilerin “Sembol” İhtiyacı

Magen David ve Sembolizm

Kabala’da “David Yıldızı”

Yakın Tarihden Bugüne “Magen David”in Manası

İslâm’da “Yıldız” Sembolü

Notlar

•••

 

Yahudi Efsanelerine Göre Manası

Efsaneye göre, “Golyat” adlı deve karşı savaşırken, küçük David’i koruyan kalkanın üzerine bir “altıgen motifi” (1) işlenmişti.

İbranîce’de “Magen” sözcüğü, “müdaafa” manasındaki “Lehagen/Hagana” sözcüğüyle aynı köke sahiptir ve “müdaafa eden, koruyucu” anlamını taşır. Magen, ayrıca, koruyucu bir alet olan “kalkan”a verilen addır. Buna göre, “Magen David”, “David’in kalkanı, David’in koruyucusu” demektir.

Diğer bir efsaneye göre, Goliyat’ın kalkanını büyük bir yıldız süsler. Genç David, bu devi öldürdükten sonra, kalkanına sahip olur ve yıldızı da “Yehova”ya sığınmanın bir simgesi olarak benimser.

David, tıpkı bir kalkanın arkasına sığınır gibi “Yehova”nın korumasına sığındığını dualarında, şiir ve mezmurlarında defalarca tekrarlar. David’in mezmurlarının tekrarlanan teması “Tanrı benim kalkanımdır” sözleridir (“Torah”: Mezmur 18).

“Torah”, bilinen bir örgütlenmiş orduyu kuran Kral David’in, askerlerini profesyonel savaşçı olarak yetiştirdiğini yazar. David, askerlerinin zırhlarında da “ilahî himaye” sembolü olarak altıgen yıldız motiflerini kullanmıştır.

David’in oğlu, Kral fielomo (fieloma Ameleh-Süleyman) ise sembol olarak altı köşeli değil de beş köşeli (pentagram) yıldızı benimsemiştir. Bu yıldız fielomo Ameleh’in mühürlü yüzüğünde yer almaktaydı ve kralın mabedinde de yüzlerce altın kakmalı kalkan bulunmaktaydı.

 

Altıgen Yıldızın Tarihçesi

 

Tarihte altı köşeli yıldızın ilk olarak kimler tarafından kullanıldığı bilinmemekteyse de, Bronz çağına (M.Ö. 3200-1200) dayanan bir geçmişi olduğu düşünülür.

“İsrail”de bugün, bu motifin en eski arkeolojik kalıntısına Bet-El yöresindeki M.Ö. 10 ila 20 yıllarına ait bir yapıda rastlanmıştır. Aynı motif Kineret Gölü kıyısında, 2. yüzyıldan kalan Kfar-Nahum Sinagogu’ndaki oyma kalıntılarında görülebilir.

Mozaik, fresk ve taş oymaları bakımından son derece zengin olan bu sinagogun kalıntıları arasında o yörede yetişen meyve ve sebze motiflerinin yanı sıra Menora gibi dinsel simgelerle 5 veya 6 köşeli yıldız motifleri görülebilir.

6.yüzyıl İtalya ve İspanyası‘nda bu yıldızın, “David” adlı kişilerin mezar taşlarına kazıtılmış olduğu görünür. Enteresan bir misal de 17.yüzyıl Almanyası‘ndaki David Gans adlı bir Rabi’nin (hahamın) mezar taşıdır. Rabi Gans’ın mezar taşında bir David yıldızının üzerine yerleştirilmiş bir kaz resmi görülmektedir. “Gans” sözcüğü, almanca “Kaz” demektir. Böylece yıldız Rabinin adını, kaz resmi de soyadını simgelemektedir.

Kahire Geniza’sında (Eski din kitaplarının saklandığı, umumiyetle gömüldüğü yer) bulunan 10. yüzyıla ait bir okul defterinde İbranîce egzersizleri süsleyen bir “Menora”nın iki yanına çizilmiş Magen David’ler bu yıldızın diğer tipik Yahudi sembolleriyle birlikte kullanılmasının en eski örneklerden biri sayılabilir.

Altıgen yıldızın ilk kez “David Yıldızı” olarak adlandırılmasına yazılı örnek 13. yüzyılda, Kabalacı Yosef Gikatilla’nın eserlerinde görülüyor.

Yahudi basın tarihinin bilinen ilk İbranîce kitabı Prag’da 1512’de basılan “Sefer Tefirot”tur. Bu kitabın kapağını büyük bir Magen David süsler.

 

Prag’da Ortaya Çıkışı

 

Magen David, “Yahudilik simgesi” olarak ilk kez Prag Yahudi Cemaati tarafından kullanılmış ve bu cemaatin özel ve resmi sembolü olarak kabul edilmiştir. Bu sembolün diğer komşu Bohemya cemaatleri yoluyla Viyana’ya kadar ulaştığı varsayılmaktadır. Viyana’nın eski Yahudi mahallesiyle Hıristiyan mahallesi arasındaki sınırı belirleyen, üzerine bir David yıldızı oyulmuş, 1656 tarihli ünlü Dikilitaş bugün hala ziyaret edilebilir.

 

Yahudilerin “Sembol İhtiyacı

 

Daha ileri yıllarda Baron Shlomo Meir Rothschild 1822’de Viyana’da “fiövalye” ilan edildiğinde bu yıldızı aile armasına almıştı. 19. yüzyıl başlarının ünlü Yahudi Alman yazarı Heinrich Heine, Hıristiyanlığa dönmüş olmasına rağmen gazete makalelerini isim yerine altıgen bir yıldızla imzalamaktaydı.

Magen David’e daha büyük ölçüde önem ve anlam Kabala ile gelmiştir. Ünlü Kabalacı Gershon Sholem; Magen David’in yayılma safhalarını şöyle özetler:

“- Hıristiyan dünyasınca kabul edilen Haç’a karşılık Yahudilerin de özgün bir sembol benimsemeleri ihtiyacı doğmuştu. Haç’ın ifade ettiği anlama sahip olmasa da, “Magen David” yaygınlıkla tanınıp sevilmiş bir şekildi ve Yahudi dünyasına kendini kolaylıkla kabul ettirmişti.”

 

Magen David ve Sembolizm

Bu yıldız iki eşkenar üçgenden oluştuğuna göre, sembolizmasını da yine “üçlem-üç’leme” olarak incelemek yerinde olur. Medeniyet tarihine bakıldığında, üç sayısı, kutsal, sembolik veya mistik manalar yüklendiği görülür.

Üçgenin simgelediği kavramlara örnek olarak, anne-baba-çocuk ilişkileri (aile), geçmiş-şimdi-gelecek, toprak-su-hava gibi temel tabiat elemanlarıyla, maddenin üç hali: katı-sıvı-gaz veya atomdaki proton-nötron-elektron üçlüleri gösterilebilir.

“Torah”’da da üçlü kavramlar sık sık tekrarlanmıştır:

Tanrısal ışık (Or) ve Meorot adı verilen gece ile gündüze hükmeden iki büyük ışık (ay ve güneş)... Nuh’un gemisi üç katlıdır. Ayrıca, Nuh’un üç oğlu vardır: Ham-Sam-Yafet ve bunlar sırasıyla Ruh’un, His’sin ve Düşünce’nin simgesidirler.

Avraam’dan (İbrahim) üç ayrı nesil doğar: Yişmael-Yisrael ve Esav.

Yahudi milletini oluşturan halk tabakaları da üçtür: Kohenler-Leviler-İsrael’ler. Bu türden örnekleri daha da çoğaltmak mümkün.

Yahudiler şöyle düşünürler:

“-Bizlerin tek umudu “Yehova”ya olan güvenimizdir. Magen David’in, (kelime anlamı olarak David’in kalkanı) altı köşesi vardır. Bu da Allah’ın tüm kainata hükmettiğini ve bizleri 6 yönden de koruduğunu sembolize eder: Kuzey, Güney, Doğu, Batı, Aşağı ve Yukarı.»

Rabi Moshe Feinstein, “Kral David’in 6 köşeli işaretini”, “savaşta Allah’ın onu koruduğunu göstermek için” kullandığını söyler.

 

Kabala’da “David Yıldızı”

Kabala’da, iki üçgenin, insanların içindeki mücadeleleri yansıttığı anlatılır: İyilik / kötülük, manevî /maddî...

İki üçgen ayrıca, Yahudi ile Allah arasındaki karşılıklı ilişkiyi temsil ettiğine inanılır. Yukarı işaret eden üçgen, cennete gidecek iyi davranışları, aşağı işaret eden üçgen ise bu iyiliklerin harekete geçirip dünyaya doğru getireceği iyilik dalgasını ifade ettiği söylenmektedir.

 

Yakın Tarihden Bugüne “Magen David”in Manası

 

Theodor Herzl’in halefi ve yakın arkadaşı Dr.David Wolfson, ilk kez Yahudi milletini simgeleyecek bir bayrak şekli önermişti. 1933’te Prag’da tasdik edilen şekliyle bu bayrak “Tallit’teki gibi beyaz zemin üzerine iki paralel mavi çizgi arasına ortalanmış bir mavi Magen David” idi.

Bu şekil, daha sonra, 1948 yılında Emperyalizm tarafından desteklenerek kurulan “İsrail Devleti”nin bayrağı olmuştur.

Nazi Almanyası, “Juden Stern-Yahudi yıldızı” adıyla, “Magen David’i bir utanç sembolü haline sokarak” değerlendirmiş ve Yahudileri “bu yıldızı sarı bir rozet veya kolluk halinde takmaya mecbur” etmişti.

İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz Kumandası altında 5.000 kadar gönüllü Yahudi askerinin kurduğu ve tarihte “Jewish Brigade-Yahudi Tugayı” olarak tanınan birliğin üniformalarının kollarında, “mavi-beyaz çizgili zemin üzerinde sırma işli bir Magen David’li bant” bulunmaktaydı.

Bir zamanlar değişik milletler ve kültürlerce kullanılan “altı köşeli yıldız” yukarıda da görüldüğü gibi, zamanla bu milletlerin çoğu tarafından terkedilmiş, unutulmuş; bu şekle sadece Yahudi milleti, kendilerine bir “sembol ihtiyacı” ortaya çıktığında -ki o da, “Siyonist hareket” esnasında 1900’lerin başında olmuştur- sahip çıkmışlardır; bu “yıldız semboyü”, Kral David’in bir sembolü olmasına ve umumi olarak Yahudilerce kabsul edilmesine rağmen, geçtiğimiz yüzyılın başına kadar pek bir ehemmiyetle kullanılmamış, esas işlevini bahsettiğimiz devir içinde kazanmıştır.

Bu yıldız, “nerede olurlarsa olsunlar Yahudilere daha parlak bir gelecek vaadini simgelemiş ve David’in krallığına kadar uzanan umut ve inanç dolu bir tarihin sembolü” olarak kabul edilmiştir; “İsrail Devleti”nin bayrağı olarak kabul edilmesi bunun bir delili olduğu gibi, bunun bir ileri safhası olarak “Mesihi Krallık-Yehuda Krallığı”nın da -”İsrail”den sonraki- hedef olduğunu ortaya koymaktadır.

Günümüzde bu yıldız, sadece İsrail Devleti’nin bayrağındaki sembol olmakla kalmamış, Ortodoks veya liberal olsun, İsrail’de veya “diaspora”da olsun veya Yahudilerin azınlıkta yaşayıp kimliklerini açığa çıkarmadıkları ülkelerde olsun, tüm dünya çapındaki Yahudi toplumlarının saygıyla, derin bir bağlılıkla sahip çıktıkları bir sembol olmuştur.

 

İslâm’da “Yıldız” Sembolü

Burada şunu hatırlatmanın faydası olacaktır.

Anadolu’daki bazı eski binalarda, camilerde, medreselerde veya hat ve tehzib sanatında kullanılan bir “yıldız” figürü vardır. Çoğu insanımız bu figürü “David yıldızı” ile karıştırır ve Yahudiliğin müslümanlar ve teşkilatlarına “sızması” veya tesiri olarak kabul ederler.

Oysa ki, bu figür, Selçuklu tarzı bir sanat verimidir. Yıldızın şekli dahi -köşeleri itibariyle- bu Yahudi sembolüyle alakasızdır.

Kaldı ki, bahsettiğimiz gibi, “David yıldızı”, umumi bir Yahudilik sembolü olarak daha yeni yeni kullanılmaya başlanmıştır ve bunun Kabalacı tefsiri de yukarıda bahsettiğimiz üzere satıh veya sathın sathı bir şekilde anlaşılmaktadır.

Kısaca; nasıl ki Yahudiler; mukaddes Tevrat’ı “kaybedip” sonra “bulmuş” sonra yine “kaybetmişler” ve bu halden sonra da “Hahamlar” tarafından “yazılmış” ve “tahrif edilmiş”, “Sözlü Kanun-Talmud”un yanında bir “lazım olur!” endişeli tedbiriyle tenkide tabiî tutularak kabul edilmiş, yani Tevrat’ı lüzum hasıl olduğunda kullanmışlarsa, aynı bu “Magen David-David Yıldızı” da bu şekil bir tarihî geçmişe sahiptir umumî olarak.

İslâm tasavvufunun zirve noktalarından bir hakikati anlatan Selçuklu süsleme tarzlarından biri olan “Yıldız” figürü, “yıldız”ın derûnî manalarını ifade etmektedir.

“Yıldız” figürü, “Ashabım gökteki yıldızlar gibidir”, diye buyuran Allah Resûlü’nün hududlarını çizdiği bir “hududsuzluk” içinde derin bir manayı anlatmak için kullanılmıştır.

Bu manalardan en mühimi ise, âlemin Allah’ın karşısındaki acziyeti ve herşeyin O’nun kudreti karşısında secde etmesi gerektiğidir.

Yıldız’ın en tepe noktasını “alemin yaratılışı-başlangıç” olarak alırsak, sonraki noktaları, önüne çıkan sonsuzluk içinde yürüyen “âlem”in, gittikçe, ilerledikçe, önüne çıkan engelleri ezdikçe veya engelsiz yürüdükçe “kibre düşmesi” ve “İlahlık taslaması”nın (dünya veya “ahiretin tarlası”) zemini olarak ele almak gerekir. Tâ ki, “başlangıç”tan ilerleyen ve böyle bir macera ile “ilahlık” taslayan “âlem”, nihayetinde “başladığı noktaya” gelir ve “çarpar”; yani Allah’ın Kudreti karşısında, “sonsuz” olduğunu zannettiği anda “son’lu” olduğunu idrak eder. İdrak ve secde eder!.(2)

İslâm tasavvufu içindeki böyle bir mana terennüm ettiren “yıldız” figürü, bunun dışında da birçok manayı (manevî safhaları) elbette işaretler.

Bizim burada “Magen David” figürü bahsinde bundan bahsetmemizin sebebi, her “yıldız”ın bu şekilde anlaşılmaması, evveliyetle kendi “kültürüne” bakmaları ve bunun dışındaki tefsir ve tatbikatları reddetmelerini ifade etmek içindir. Her figür, “Yahudi figürü” değildir; Yahudilerce de kullanılan-kullanılmış bir figürdür ki, eski bir kavim ve birçok Peygamberin gönderildiği ve Allah Resûlü tarafından “acayip işler zuhur etmiştir” buyruğuyla resmedilen İsrailoğulları’nın “ellerinden” geçmemiş bir figür-sembol de zaten yok gibidir.

İşte İslâm da bunun için vahy edilmiş ve bu “bozuk ve tahrifçi anlayış” tasvir edilip, “eskiyen din” kaldırılmış ve yerine “Allah’ın Dini” indirilmiştir.

“Yıldız”ın manaları için, tasavvufî eserlere veya Salih Mirzabeyoğlu’nun, “Tilki Günlüğü” ile “Hırka-ı Tecrid” isimli eserlerine bakılmasını hararetle tavsiye ederiz.

Notlar:

*: Bu makale bahsi geçen mesele üzerinde kaleme alınmış bir makalenin birtakım ilave ve çıkartmalarla yeniden düzenlenip geliştirilmesiyle hazırlanmıştır.

1: “David” kelimesi, İbranîce’de üç harfle, “dalet-vav-dalet” harfleriyle yazılır. Çok eski İbranî alfabesinde ise “Dalet” harfi Yunan alfabesindeki “Delta”ya benzeyen küçük bir üçgen şekille yazılırdı. İki “Dalet”in birleşmesi, yani iki üçgenin altıgen bir yıldız şeklinde çizilmesi Kral David’in adını temsil ediyordu. Bu “vefk” sistemidir.

2: Resim ve güzel sanatların “İslâm’da yasak” olduğunu iddia eden, esasta “sanat”dan hiç anlamadıklarını da bu ifadeleriyle ortaya koyanların, en fazla 150 senelik bir gaeçmişe sahib bulunan “sanat akımları”ndan yüzyıllar önce, kendi terminolojileriyle sölersek, “sürreailst” bir ifade biçimi olan bu “yıldız” figürü ile diğer verimlere bir göz atmalarını; “form”un “de-forme” edilerek yepyeni fakat “ruhunu” kaybetmeden ibda ve inşaını tetkik ederek, mevcut sanat anlayışının “sefilliği” karşısında “yücelik”in ne olduğunu anlamalarını, gözleriyle görmelerini tavsiye ederiz. İslâm’da yasak olan, “tasvir”dir ki, bu bütün “ilahî-semavî dinler” tarafından yasaklanmıştır ve sebeb-i hikmetini burada anlatmaya da lüzum yoktur.

 

www.sinamiorhan.up.to

 

Hosted by www.Geocities.ws

1