Sanat kişinin kendini ifadesi açısından: duygu ve fikir yoğunluğunu, gözlem ve yaşama bakış tarzını, kendine ve sanatına özgü teknik ve yollarla yansıtmasıdır. Sanatçının içtenliği, istediğini yapma özgürlüğü, seçimi, beğenileri, onu yaklaşımında özgürlüğe götürür. Özgün olabilen her yapıt yenidir ve farklıdır. Bu farklılığı oluşturan; sanatçının sıradan obje, nesne ve algılamaları sanatsal objeye görsel imgeye dönüştürme çabasındasi duyarlılık ve zorlanmaksızın gösterdiği işçiliktir.
Bir biçimleme sanatı olan resimde form olgusu plastik değer olarak çok önemlidir. Çizgi yoluyla dış dünya ile kurulan iletişim sanatçının özgün formuna dönüşerek yapıtın özünü de yansıtır. Bu yaklaşımla çalışmalarımda desene ayrı bir önem veririm. Renk, bu olguyu güçlendirerek zenginleştiren bir ögedir.
Artık yaşadığımız süreçte resim sanatının işlevi, belirli konuları, mesajları aktarma niteliğinden uzaklaşmıştır. Sanat yapıtı çağın getirdiği çok sesliliğe uyarak sentezci (birleşimci) yapıya ulaşmalıdır. Bu nedenle bir sanat yapıtını belli bir ekole, bir akıma, ya da modern-klasik, somut-soyut gibi kalıplarla sınırlandırmak gerekmez. Sadece plastik endişelerle ve beğendirme isteği ile yapılan bir resim sanatçıyı kendi fantezi ve esprilerinden, özgürlüğünden uzaklaştırır. Sanatçı seçiminde cesaretli, kararlı ve ısrarlı olmalıdır.
Sanat, sanatçısını ve izleyicisini bilinmeyen evrenlere taşıyabilecek bir riske girme işidir.