TEMEL İLE DURSUN

Temel ile Dursun Afrika'ya devekuşu avına giderler. Bir vadide devekuşu

sürüsü görürler. Temel Dursun'a : "Sen arkalarından dolaş ve bu tarafa

doğru kovala. Ben de gelenleri avlayayım." der. Dursun sürünün arkasından

dolaşarak kovalamaya başlar. Ürken hayvanlar kafalarını kuma gömerler.

Temel elini güneşe siper ederek bakar ve : "Allah Allah! Nereye gitti bu

kadar devekuşu?"...

 

 ********************************

 

 ARABAM DIŞARIDA

 Temel kırtasiye'ye girmiş, tezgahtara :

 -Pana pir roman lazum, demiş.

 Kırtasiye tezgahtarı sormuş :

 -Efendim agır mı olsu! n hafif mi?

 Temel :

 -Farketmez, nasul olsa arabam dısarudadur.

*************************************

Öksurayrum  

 

Adamın biri dahiliyeciye gitmis. Doktor ona neyinin oldugunu sormus.

-Öksurayrum, demiş.

-Ne zamanlar öksürüyorsun?

-Tuvalette oturayurken kapiyu tiklattiklari zaman.

**************************************

Gülseren, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası yanına gelerek sordu : 

-Gülseren, ne resmi yapyyorsun bakayym? 

-Çimenlikte bir keçi resmi. 

-Çimenler nerede? 

-Keçi hepsini yedi. 

-Ya keçi?... 

-Yiyecek birşey kalmayynca o da gitti.

********************************

Öğretmen : 

-Söyle bakalım, dün okula geleceğin yerde, hangi eşekle sokaklarda dolaştın? 

Çocuk : 

-Oğlunuzla efendim

********************************

Ücüncü Bogaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türkler'den olusan bir konsorsiyum almis. Tam açilisin yapilacagi sirada kurdela kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yikilmis. Japon; 'gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarim' diyerek harakiri yapmis.

Amerikali; 'gitti çeliklerim, tonlarca çelik yikildi' diyerek tabancasini çekip intihar etmis.

Tüm bunlari izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek yanindakilere dönmüs: '

'Iyi ki çimento koymamisim, yoksa bunlar gibi mahvolurdum'...'

********************************

Eşek Boyamak  

Kayseri'ye yeni gelen yabanci, ayakkabisini boyatirken boyaciya takilmis:

- Siz Kayserililer esegi boyayip babaniza satarmissiniz. Nasil yapilir bu is?

Boyaci, firca sallamayi sürdürerek:

- Iste, demis, esegi böyle boyariz

*********************************

Akillanma  

 

Temel on sekizlik oğlunu evlendiriyor. Çok erken değil mi diye soranlara,

- Simdi evlensin, sonra akli paşina celir, o zaman da evlentiremem, diyor.

 

********************************

 Hesaplaşma  

 

Temel tutmuş Yahudi'ye tokat atmış.

- Neden vurdun?

- Siz Isa peygamberi carmiha cermişsiniz.

- İki bin yıl önce olmuş bir şey bu.

- Valla pen yeni tuydum.

********************************

 Daha gelmedik zaten  

 

- Doktor beni morga mi goturuyorsunuz?..

- Evet.

- Ama ben daha olmedim ki...

- Olsun biz de daha gelmedik zaten...

********************************

Ulo panik yok  

 

 

Bir gun temel ve dursun ormanda kamp kurmuslar.

Birsabah bir aslanin kukreme sesiyle uyanmislar.Temel hemen spor ayakkabilarini giymis,

 baglarini baglarken Dursun ula Temel ne bu telas aslani gecebilecegini mi dusunisin deyince

Temel ula SENI GECSEM YETER demis.

********************************

İşler kesat  

 

Dursun Amerikaya gidiyor.5,6 ay sonra arkadasi Temel'i ariyor:

-Ula Temel hacan cabuk buraya gel.

Temel: Niye la dursun?

Dursun: Ha burada cabuk zengin olayisun.

Temel: Ne is yapacagum?

Dursun: Ula sirf yere dusen paralari topla yeter. Baska is yapma.

Neyse Temel Amerika'ya gidiyor. Ucaktan iniyor. Taksi garajina giderken,

bakiyor yerde 100$. Temel kendi kendine:

-Ula ilk gunden mi ise baslayacaguz.

diyor ve yerdeki parayi almadan yoluna devam ediyor

 

********************************

 Bebek  

 

Ilkolkuda uc cocuk bebeklerin nasil dunyaya geldigini konusuyormus

Dursun: -bizum ailede hep leylekler getirir.

Fadime: -bizde gul bahcesinde bulunur.

Temelcik:- piz fakiriz, pizde bebekleri annem kendisi yapayi!

*********************************

Hakim Temel'e sorar:

-Temel davacıyı merdivenden ittin mi?

Temel yanıtlar:

 

-Sadece bir basamak ittim diğerlerinden kendisi düştü.

*********************************

4 kişilik bir eğitim uçağı Karadeniz'de mezarlığa düşmüş.

Lazlar 80 ceset çıkarmışlar ve ceset sayısının artacağından

korkuyorlarmış.

*********************************

Temel İngiltere'den yeni dönmüştür ve kahvedekilere

İngiltere'yi anlatmaktadır:

-Haçen oranın çöpçüsü bile İngilizce biliy da! 

*********************************

Yeşil Gözlü Sarışın

Yeşil gözlü sarisinin biri kütüphaneye girmiş.Dosdoğru bankoya yürümüş.

"Bir hamburger, bir patates ve bir de cola istiyorum" demiş.

Bankodaki adam şaşkınlıkla sarisinin yüzüne bakmış.

Bizim yeşil mi yeşil gözlü sarisin adamın anlamadığını sanıp bağırarak tekrarlamış:

"BİR HAMBURGER, BİR PATATES BİR DE COLA İSTİYORUM!"

Adam daha büyük bir şaşkınlıkla yanıtlamış:

"Hanımefendi burası kütüphane..."

Yeşil gözlü sarisin bunun üzerine "Ohh, özür dilerim." deyip neredeyse fısıldayarak

"Bana bir hamburger, bir patates, bir de cola lütfen" demiş.

********************************

Yeşil Gözlü Sarışın

Yeşil gözlü sarisinin biri kütüphaneye girmiş.Dosdoğru bankoya yürümüş.

"Bir hamburger, bir patates ve bir de cola istiyorum" demiş.

Bankodaki adam şaşkınlıkla sarisinin yüzüne bakmış.

Bizim yeşil mi yeşil gözlü sarisin adamın anlamadığını sanıp bağırarak tekrarlamış:

"BİR HAMBURGER, BİR PATATES BİR DE COLA İSTİYORUM!"

Adam daha büyük bir şaşkınlıkla yanıtlamış:

"Hanımefendi burası kütüphane..."

Yeşil gözlü sarisin bunun üzerine "Ohh, özür dilerim." deyip neredeyse fısıldayarak

"Bana bir hamburger, bir patates, bir de cola lütfen" demiş.

 ---------------------------------------------------------

 Bir Koca

 

Adamın birisi bir gün hastalandı. O gün canı işe gitmek istemiyordu.

 Karısı ne güzel hep evde kalıyor, hiç işe gitmiyordu.

Birden içinden Allah'a şöyle bir dua edeceği tuttu.

 "Allah'ım her gün işe gidip, 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin rahatı için çalışıyorum.

 Eşim ise evde yalnızca oturuyor. Ne olur, bir gün için benim yerime geçip,

 ne zor bir hayat yaşadığımı görmesini sağla". 

Hikaye bu ya.. birden bire adamın dileği yerine geldi

. Ertesi sabah, Adam, karısının vücudunda uyandı.

 Hemen yataktan fırladı, eşinin kahvaltısını hazırladı, çocukları uyandırdı, elbiselerini hazırladı,

 onların da kahvaltılarını hazırladı, yedirdi, beslenme çantalarını hazırladı,

 çocukları okula götürdü, eve döndü.

 

Hemen evi toparladı, yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları halletti.

Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp, telefon faturasını ödemek için

 Türk Telekom'a gidip sıraya girdi. Faturayı ödedikten ve temizleyiciye uğradıktan

 sonra akşam yemeği için alışverişe gitti.

 

Eli kolu dolu bir vaziyette eve döndü. Bu arada öğle olmuştu.

 Evi, özellikle yemek masasının altını elektrik süpürgesi ile süpürdü. Eşyaların tozunu aldı.

Mutfağı sildi. Çocukların okuldan geldikten sonra yiyecekleri keki pişirdi.

 

Çocukları okuldan alma zamanı gelmişti. Yolda onlarla sohbet etti

. Okulda olanlar konusunda onlara akıl verdi.

 Eve geldiklerinde, derslerini kontrol edip, çalışmaları için masalarına oturmalarını sağladı,

 onlara süt ve kekten oluşan akşamüstü yiyeceklerini verdi.

 

Bu arada, yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyordu.

 Ütü bittiğinde, ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vakit kalmıştı.

 Patatesleri soymaya başladı. Salataları yıkadı. Pilav için pirinci ıslattı.

Etleri çıkarıp, fırın için hazırladı. Kocası eve geldiğinde, sofraya tabakları yerleştiriyordu.

 

Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişirdi sonra masayı topladı ve

 bulaşıkları halletti. Eşinin ve çocukların ertesi günü giyeceği kıyafetleri kontrol etti.

Bu arada çocukların yatma saati gelmişti. Onlara hikaye okudu.

Salona TV seyretmeye, biraz gazete okumaya dönmüştü ki, eşi onu yatak odasına çağırdı.

 Ne de olsa, adamcağız bütün gün onlar için çok çalışıp, yorulmuştu.

 Şimdi rahatlaması, gevşemesi gerekiyordu. Bu da onun göreviydi.

Ertesi sabah, uyandığında, hemen Allah'a yalvarmaya başladı.

 "Allah'ım, özür dilerim, ben ne dediğimi bilmiyormuşum

. Karımın hayatını rahat zannetmekle ne halt işlediğimi şimdi anladım.

 Lütfen beni eski halime döndür". Allah cevap verdi

 "Evet, dersini aldığını görüyorum, her şeyi değiştireceğim

 ama maalesef dokuz ay beklemen gerekecek çünkü dün gece hamile kaldın"

**************************************

Spagetti

Bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar.

 Bu buluşmalardan kısa bir sure sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler.

Fakat Dr. bu olayı karisinin duymasını istemediğinden,

 hemşireye bir miktar para verir ve İtalya'ya gitmesini ve

 çocuk doğana kadar orada kalmasını ister.

- Fakat bebeğin doğduğunu size nasıl haber vereceğim? diye sorar hemşire;

- Bana hemen bir kart gönder ve arkasına "spagetti " diye yaz. Ben durumu anlarım.

 Başka bir açıklama yapmana gerek yok der doktor.

Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya'ya gider.

 Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karisi evden arar ve doktora;

- Sevgilim, bugün postadan senin adına Avrupa dan postalanmış ilginç bir kart geldi.

 Fakat ne anlama geldiğini anlayamadım...

 

- Peki karıcığım, ben aksama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım.der doktor

 ve telefonu kapatır.

O aksam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer

. Acil yardim ve tıbbi müdahalelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra ,

karisi kartı alır ve okur;

"Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti"

    - ikisi; sosisli, ikisi; sade.  

 

 *********************************

Doğumevinde

Doğumevi bekleme salonuna hemşire koşarak girer, ilk sırada oturan adama yaklaşarak:

"Sizi tebrik ederim, ikiz çocuğunuz oldu" der.

"Ne tesadüf" der adam. "Minnesota İkizleri - Basketbol Takımındayım"

Bir saat sonra, ayni hemşire yine koşarak gelir,

"Mr.Smith" ismini anons eder. Mr.Smith yerinden heyecanla doğrulur,

Hemşire; "Artık üçüz babasısınız" der.

Mr.Smith şaşırır ve "Olacak şey değil, ben de 3M şirketinde çalışıyorum" der.

Hemşire bir daha göründüğünde üçüncü adama;

"Esiniz dördüz doğurdu, kutlarım" der. Adam da şaşkınlıkla

 "Ben de Four Seasons Otelinde çalışıyorum" der.

O sırada yanında oturmakta olan adam hafif baygınlık geçirerek

 oturduğu yerden aşağı doğru kayar, yetişip müdahale eden hemşire sorar;

 "İyi misiniz, ne oldu size?" diye sorar.

Adam kendine gelmeğe çalışarak doğrulur; 

"Temiz havaya ihtiyacım var, 101 Dalmaçyalılar mağazasının müdürüyüm de..."

 ********************************

Hosted by www.Geocities.ws

1