İhanet
Ölmüştü. Kimse nedenini bilmedi. Yaşlıca bir adamdı. Öyle ahım şahım bir yaşamı olmamıştı belki ama aşıktı. Belki de gerekli ve yeter şart da buydu. Dile kolay tam 28 yıl! İnsan bunca yıl evli kaldıktan sonra artık eşinden kesinlikle şüphe duyamıyordu. Evliliği boyunca yapacağı tek hata da bu oldu zaten. Ona güvendi! Kendince haklıydı belki. Hem insan güvenmeyecekse niye evlenir ki? O da böyle yaptı güvendi. İlk yıllarını düşündüğünde paranoya derecesinde şüpheci olduğunu hatırlıyordu Ethem Bey. Karısı kuaförden yarım saat geç dönse problem çıkarır Selma ile buluşacağım deyip Funda ile buluşsa kavga çıkarırdı. Hepsi geride kalmıştı ama. Artık karısından şüphelenmiyordu. Eski kuruntularını ise gençliğine ve tecrübesizliğine veriyordu. Bunlar geçmişteydi ve şimdi mükemmel bir evlilik yaptığına inanıyordu. Karısı ona karşı hep iyi olmamış mıydı. Örneğin iş toplantılarının uzamasını asla problem etmezdi. Ya da arkadaşları ile bir akşam meyhaneye sanat müziği dinlemeye gittiğinde tatsızlık çıkarmaz, komşuları dul Mevhibe Hanıma gider kocasının eve gelmesini beklerdi. O bir melekti aslında; gençlik yıllarında Ethem Bey değerini bilemese bile. Ama Allah için şimdi araları çok iyiydi. Çocuklarının olmaması bile artık problem değildi. Bir birlerine yetmiyorlar mıydı. Kader işte çocukları olmamıştı ama mükemmel bir yaşamları ve büyük, tutkulu bir aşkları olmuştu. Belki de çocukları olsaydı bu kadar mükemmel olmazdı evlilikleri. Bu yüzden hiç sorun değildi artık bu. Ethem Bey bazen eski paranoyalarını düşünürdü. Neler yapmamıştı ki. En yakın dostundan bile şüphelenmişti. Bu aklına geldikçe kendinden iğreniyordu, utanıyordu. Hatta bir ara karısının zoruyla pisikoloğa bile gitmişti. Zaten bu durumu aşmalarını ve daha sonra yirmi yıl neredeyse hiç tartışmadan birlikte olabilmelerini bu seanslar sağlamıştı. Artık ne zaman aklına çılgınca bir şey gelse piskoloğunun sözleri aklına gelip bu düşünceyi beyninden uzaklaştırıyordu. Bir gün Ethem Bey iş toplantısından döndüğünde karısını banyoda buldu ve en samimi arkadaşının çakmağını da mutfakta! Hemen sinirlendi. En iyi dostu karısını düzmüştü ve şimdi karısı banyo yapıyordu! Hemen aklına pisikoloğunun sözleri geldi. "Başka bir açıklaması da olabilir". Ve sakinleşti aynen denildiği gibi yaptı. Karısı banyodan çıkınca ona arkadaşının bugün ziyarete geleceğini fakat kendisinin geciktiğini söyleyip acaba arkadaşının gelip gelmediğini sordu. Karısı gelmediğini söyledi. Yeniden hiddetlendi. Fakat sustu. Yine denilenlere uydu ve alttan aldı. "Şey çakmağını mutfakta buldum da geldiğini sanmıştım herhalde geçen gün unutmuş". Karısı onayladı. "Farkında değil misin? Çakmak üç gündür orada." Yine yanılmıştı Ethem! Yanıldığına da sevindi. Arkadaşı bugün neden gelsindi ki? Daha dün ona toplantısından bahsedip eve geç gideceği için karısından yılgıç yiyeceğini söylememiş miydi. Öyleyse arkadaşı bugün neden gelsindi ki? O akşam romantik bir yemek yediler. Ethem spesiyal mantar sotesinden yapmıştı. Olayın üzerinden yaklaşık bir ay geçmişti. Arkadaşı telefonda arayıp ertesi gün Yeşil Çuhaya bilardo oynamaya gelip gelemeyeceğini sordu. Gelirim tabii dedi. Ertesi gün saat beşte eşyalarını toplamış istekası elinde işten bilardo salonuna arkadaşı Mehmedali'nin haddini bildirmeye gidiyordu ki sekreter kız toplantıya katılmayacak mısınız diye sordu. Nasıl unutmuştu, müdür bugün toplantının uzayabileceğini bile söylemişti. Ve toplantı hemen başlamak üzereydi. Arkadaşını bir iki saat bekletecekti şüphesiz. Bilardo salonuna yıllardır gidiyorlardı ve oradaki herkesi tanıyorlardı, belki arkadaşı bugün yirmi beş yılı aşkın bir süredir süren Çarşamba toplantısının olduğunu hatırlamaz ve oraya giderdi ama tanıdığı bir ortamda sıkılmasına imkan yoktu. İçi rahatladı ve toplantıya konsantre oldu arkadaşına geç geleceğini bildirmeden. Toplantıya başladılar ve müdür o gün kendini iyi hissetmediğini ve eve gitmesi gerektiğini söyledi. Toplantıyı ertesi güne aldılar ve beş dakika sonra salondan çıktılar. Rahat bir nefes almıştı, arkadaşını ekmeyecekti. Tam saatinde Yeşil Çuhadaydı. Yaklaşık bir saat bekledi. Mehmedali hala ortada yoktu. Kendisinin Çarşamba toplantısı olduğunu hatırladığını ve gelmeyeceğini düşündü karnı da acıktığından eve gitmeye karar verdi. Arabasına atladığı gibi evin yolunu tuttu. Bir yandan da planladığının aksine aşık olduğu karısına daha erken kavuşacağına seviniyordu. Karısına bir de sürpriz yapmaya karar verdi Çin restoranına uğrayıp karısının çok sevdiği yemekten aldı. Tabii ki bir de çiçekçiye uğradı. Bir demet kırmızı karanfil aldı. Karısı karanfil severdi ve daha flört etmeye başlamadan önce de ona karanfil alırdı. Karısı şüphesiz çok mutlu olacaktı. Evin önünde park yeri bulamadığından birkaç blok öteye park etmek zorunda kaldı. Arabadan inip eve yürüdü. Saat daha yedi olmamıştı. Karısına büyük sürpriz olacaktı! Kapıyı sessizce açtı. Ve karısının derin derin soluk alıp verdiğini duydu. Hemen yine şüphelendi. Doktorunun sözleri yine kulağındaydı. Aklına karısının kendini düşünüp mastürbasyon yaptığını getirdi. Ve mükemmel bir geceye başlamak için banyoya doğru sessiz adımlarla ilerledi. Kapıyı çalmadan açtı. Ve o anda öldü Ethem! Otopsi raporunun söylediği gibi bir hafta sonra değil. Banyoda olan arkadaşıydı. Ama esas onu yıkan karısının da orada oluşuydu; arkadaşının altında! Karısının en sevdiği pozisyonda! Kapının açılması ile birlikte arkadaşı donup kaldı. Ama karısı kendini o kadar kaptırmıştı ki farkına varması neredeyse yarım dakikayı buldu. Bu arada arkadaşı da kendi de tek kelime etmedi. Karısı aktivitenin durduğunun bile farkında değildi. Farkına vardığında gözlerini açtı ve yirmi sekiz yıllık kocasının yaşlı gözleriyle karşı karşıya geldi. Ethem kalp krizi geçiriyordu yaşlı bedeni bu şoka dayanamamıştı. Yıkıldı bedeni ve ölümü beklemeye başladı. Felç geçirmişti. Ölümü beklerken karısı hep yanındaydı. Onu bedenen de öldüren ise karısının yedinci gün ağlamaya başlayıp ondan af dilemesi ve onun en iyi arkadaşı ile yirmi yıldır ilişkisi olduğunu itiraf etmesi oldu. Karısı , hala aşık olduğu karısı, bunu söyledikten on dakika sonra durdu Ethem'in kalbi. Ve kayıtlara kalp yetmezliği olarak geçti ölüm sebebi; bir hafta önce kalbinin durmasına rağmen.
Tayfun Durali 1998
|
© 2001 Contact Webmaster