Avrupa’daki Dersim kurum ve kuruluşların imzasıyla

Avrupa Birliği Ülkelerinin Dışişleri Bakanlarına ve Avrupa Komisyonu Temsilcilerine gönderilmek üzere „mektup“ taslağı:

 

 

 

ZAZALARI DA UNUTMAYIN!

 

Sayın ...

 

Izninizle, Anadolu’daki etnik mozaiğin önemli bir parçası olan Zazalar’ın Avrupa’da yaşayan veya yaşamak zorunda bırakılan erkek ve kadınları olarak, halkımızın kaderi ve geleceğiyle ilgili bir kaç hatırlatmada bulunmak istiyoruz.

 

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki, Türkiye Cumhuruyeti’nin Avrupa’nın demokratik ve uygar uluslar topluluğuna katılmak isteği bizim gibi haklarından yoksun bırakılmış ve yokolma tehdidi altındaki bir halkın çocuklarında yeni bir umut yaratmış ve memnuniyetle karşılanmıştır.

 

Bilindiği gibi, Anadolu coğrafyasında Türkler ve Kürtler’den sonraki en büyük etnik topluluk Zazalar’dır. Yukarı Fırat-Dicle Havzası ya da Yukarı Mezopotamya olarak bilinen bölgede yaşayan bu halkın, kesin rakamlar bilinmemekle birlikte, büyük bölümü Kızılbaş olmak üzere, Kızılbaş ve Müslümanlardan oluşan nüfusu yaklaşık 5 milyon olarak tahmin edilmektedir.

 

Kopenhag Kriterleri ve Katılım Ortaklığı Belgesi Türkiye’nin, diğer şeylerin yanısıra, azınlık haklarını sağlanmasını ve korunmasını zorunlu kılmaktadır. Anadilde radyo ve televizyon yayınının serbest bırakılması ve anadilde öğrenim ve eğitim hakkı bu belgelerin pratik istemlerindendir.

 

Sayın ...

 

Katılım Ortaklığı Belgesi’nde  azınlıkların veya toplulukların adlandırılmasından kaçınılmıştır. Bunun nedenini tam bilmemekle birlikte, belki de böylesi daha hayırlı olmuştur; zira Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde birçok etnik topluluk yer almaktadır, fakat ne yazık ki sadece güçlü olanlar seslerini duyurabilmektedirler. Ancak eğer bundan sonra ya da gelecekte somut olarak azınlıklar veya etnik topluluklardan ya da dillerden sözedilecekse, sizden lütfen Zazalar’ı ve Zazaca’yı unutmamanızı rica ediyoruz.

 

Yaşayan en eski irani dillerden biri kabul edilen Zazaca yokolma tehdidi altındadır.

 

Aynı şekilde, Dersim-Kızılbaş Inancı da yokolma tehdidi altındadır.

 

Bir bölümü kılıç zoruyla müslümanlaştırılan Zazaca konuşan halkın büyük bölümü hala Kızılbaş inancını korumaktadır. Tarihi Dersim ve civarında meskun Kızılbaş Zazalar asırlar boyu çok acılar çektiler, yine de herşeye rağmen müslümanlaşmayı ve türkleşmeyi reddettiler. Ama Hrıstiyanlar ve Ermenilerle yanyana, dostça yaşadılar, Hristiyan ve Ermeni Soykırımı’nda yer almadılar, binlerce Hristiyanı ve Ermeniyi korudu ve kurtardılar.

 

Dillerinde „Tertele u Qırrkerdena Hermeniu“ diyerek tarihte Ermeni Soykırımı’ni ilk tanımlama şerefi atalarımıza aittir. 1937-38’e kadar işgal edilememiş ve özgür kalmayı başarmış son Zaza toprağı Dersim korkunç bir soykırımla işgal edilirken, son büyük Dersim manastırı „Vank“ hala ayaktaydı ve Xarpêt’te (Elazığ’da) asılan önderlerimizden Sey Rıza’nın değerli evrakları bu ünlü manastırın papazının kasasındaydı. Zaten dilimizde bu topraklar „Hardê Dewres u Kêşişu“ olarak tanımlanmaktadır. Yahudilik, Hrıstiyanlık ve Müslümanlıktan çeşitli öğeleri de içeren kadim bir irani inanca sahip Dersim Kızılbaşları, derin hümanizması, şairliği ve derin müzik aşkı, tıpkı kızılderiler gibi tabiat tapıcılığı ve koruyuculuğu, hayvan sevgisi, „72 millet“i bir gören felsefesi, misyoner olmayışı, kadın erkek eşitliği ve tek eşliliği şart koşması, direnişçiliği... gibi değerleriyle Anadolia ve Yukarı Mezopotamya’da özgürlük aşıklarına hep ilham ve cesaret kaynağı olmuştur. Ama müslüman fanatikler tarafından ise „dinsiz“, „kitapsız“; „allahsız“ olarak nitelenmişlerdir.

 

Sayın ...

 

Işte Anadolu’nun bu renkli halkı bugün belki de son demlerini yaşamaktadır.

 

Bunun önünün alınması gerekir.

 

Bunun için;

 

Zaza diliyle radyo-televizyon yayının serbest bırakılmasını, dahası bu işin bizzat devlet tarafından üstlenilmesini ve finanse edilmesini,

 

İlk adım olarak Zaza dilinde zorunlu ilk öğrenime en kısa zamanda başlanmasını,

 

Zaza etnik kimliğinin ve, aynı şekilde, Dersim-Kızılbaş inancının tanınarak, anayasal güvence altına alınmasını,

 

Bütün boşaltılmış yerlerin yerleşime açılmasını, zararların tazmin edilmesini,

 

Değiştirilmiş bütün isimlerin iadesini,

 

talep ediyoruz.

 

Sayın ...

 

Lütfen Zazalar’ın, Zazaca’nın, Dersim-Kızılbaş Inancı’nın yaşaması için yardımınızı esirgemeyin, insanlığın kadim bir renginin solmasına, Anadolu’nın kızılderilerinin yokolmasına izin vermeyin!

 

Biz sözümüzü söyledik, ruhumuzu kurtardık!

 

Bizi de unutmayın!

 

En derin saygılarımızla

 

 

Ware (Peseroka Zon u Kulturê Ma: Dımıli-Kırmanc-Zaza)

Tija Sodıri (Perloda Zon u Zagonê Kırmanc-Zazay)

Serbestiye (Komê Serbestiya Ma Dımıli-Kırmanc-Zazay)        

 

Haziran 2001

 

 

***

 

PS:

Yukarıdaki “mektub”u imzalamak isteyen kurum ve kuruluşların onaylarını aşağıdaki e-Mail adreslerine göndermeleri rica olunur:

 

[email protected]

[email protected]


 

Hosted by www.Geocities.ws

1