MUHACİR ONLİNE

 

İSLAM DİNİNİ ANLATMAK

Allah(cc) Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor :

" Ey örtüye bürünen Resulum , kalk da sana iman etmeyenleri korkut .Rabbini büyük tanı . Elbiseni temizle, kötü şeyleri terke devam et." ( müddesir 1-5 )

"Ey Peygamber , Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan risaletini tebliğ etmemiş olursun..." ( maide 67 ) "

Önce en yakın soydaşlarını uyar , sana tabi olan müminlere ( tevazu ) kanadını indir. " ( şuara 214-215 )

" Şimdi sen sana buyurulanı açıkça ortaya koy , puta tapanlara aldırş etme ." ( Hicr 94 )

gibi daha birçok ayet gereği İslam dinini anlayıp yaşayanların görevi bitmemektedir.

Yüce İslam dinini insanlara da anlatıp onlarında doğru yolu bulmalarına vesile olmaya çalışılmalıdır. Tebliğ siyasetini çok iyi bilmek gerekir ki uğraşılar bir sonuç versin. İslam davetçileri insanlara ilk önce LA İLAHE İLLALAH MUHAMMEDÜN RESULULLAH dusturunu anlatmaları gerekir çünkü kişinin kalbine iman girmeden yapcağı hiçbir ibadet Allah katında makbul değildir.

Günümüz de bazı çevreler muhatablarına ilk önce namaz kıldırıyorlar daha sonra bazı gerçekleri anlatıyorlar bu İSLAM 'i tebliğ usulüne son derece aykırı bir tutumdur.Kişi daha İslam dinini bilmeden onun vecibelerini yapıyor.Tabi ki bu vecibeler kendisine fayda sağlamıyor. Çünkü kişide iman olmadan yapılan ibadetler geçerli değildir. Hz.Ayşe bu konu hakkında şöyle buyuruyor:

Peygamber ( s.a.v) Ashabın kalbine ilk önce iman'ı yerleştirdi.Ashaba ilk önce imanın tadını taddırdı. daha sonra İçkiden , kumardan vs gibi kötülüklerden uzaklaştırdı. Dikkat edersek zaten Mekki ayetlerde Allah'a iman , peygambere iman , Ahiret gününe iman gibi meseleler anlatılır.Medeni ayetlerde ise insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen kanunlar . cezai müeyyideler ve bütün hayatı kuşatan kanunlar gelmiştir.

Peygamber ( s.a.v ) ilahi tebliğ metodu gereğince Ashabın kalbine ilk önce imanı yerleştirmiş ve daha sonra medine'de yasaklar başlamıştır.Bunun bir örneği ise şudur: Bildiğimiz gibi o zaman ki Arap toplumu içkiye düşkün bir toplumdu. İçki içme yasağı Medine de gelmiş ( yani Ashab imanın tadını aldıktan sonra ) ve bu yasak geldikten sonra evlerinde fıçılarla içki bulunduran Arap toplumu bütün fıçıları Medine sokaklarına dökmüş ve Medine sokaklarını haftalarca şarap kokmuştur.

İşte arkadaşlar İMAN insana bunları yaptırmaktadır. Cümlemizi Rabbim onun sözünü duyduğumuzda İŞİTTİM VE İTAAT ETTİM DİYECEK KADAR İMAN OLGUNLUĞUNA SAHİP KULLARINDAN ETSİN.

Bir başka konuda CİHAD konusudur.

Cihadı'ın İslami tebliğdeki rolü nedir ? sorusuna gelelim. Bazı insanlar İslam Cihadını durdurmak için Cihadın sadece savunma amaçlı olduğu görüşünü savunmaktadırlar.

Halbuki bu görüş tamamiyle yalan İslam dinine atılmış bir iftira ve Bel'am'ların yapmış olduğu bir aldatmacadan başka bir şey değildir. Cihad Müslümanlar yeterince güçlü olduğu zaman İslam daveti önleyen insanların gerçek İSLAM DİNİNİ ÖĞRENMELERİNİ ENGELLEYEN HERKESLE YAPILIR .

Cihadın gayesi İslam davetini engellemek isteyenleri bertaraf etmektir. Yeryüzünde fitneden eser kalmayıncaya kadar onlarla savaş dusturunu hedef edinen müslümanlar İslam davetini tüm insanlara ulaştırmak için canlarını ve mallarını Allah'a cennet karşılığında satmıştır. Ne güzel bir alışveriştir bu.

Burada yanlış anlaşılmaması gereken bir konu vardır. Müslümanlar hiç kimseyi müslüman olsunlar diye zorlayamazlar .isteyen iman eder isteyen iman etmez. Kendi bileceği iş.Ama biz müslümanlar bu daveti herkese götürmekle mükellefiz bunun önündeki engelleri de ne pahasına olursa olsun yok etmeye kararlıyız.

www.misak.cjb.net adresinden alınmıştır.                                                          Ana Sayfaya Geri Dön
Hosted by www.Geocities.ws

1