LENFATİK DAMARLARIN VE MAJOR LENFATİK ORGANLARIN EMBRYOLOJİSİ

 

Boyun lenfatikleri

 

Thorax'da Bulunan Lenfatikler

 

Ductus Thoracicus

 

Pharynx Lenfatikleri

 

Trachea Lenfatikleri

 

Üst Extremite Lenfatikleri

 

Alt Extremite Lenfatikleri

 

Abdomen Lenfatikleri

 

Mide Lenfatikleri

 

Üriner Sistem Lenfatikleri

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKLAR 1.

  • Human Embryology (1993) William Larsen(190-193, 212-216, 337-339

  • Goldstein M(1998) Cornell University Center for Male Reproductive Medicine and Microsurgery, Newyork, www.maleinfertility.org

  • Human Developmental Anatomy(1988) Kurt Johnson(240-256)

  • The Developing Human (1998) Moore ve Persaud(215-257)

  • Gray’s Anatomy (1993)Peter Williams ve ark(1417-1451).

  • Gilbert SF (1997) Department of Biology, Swarthmore College, Swarthmore

       zygote.swathmore.edu

 

 

 


A:LENFATİK DAMARLAR

Lenfatik damarların hem GELİŞEN KAN DAMARLARININ DUVARLARININ EVAGİNASYONUNDAN hemde perivenöz mezenşimal doku boşluklarının BİRBİRLERİYLE KARIŞMASINDAN geliştiği düşünülmektedir.

  1. Bilinen bir nokta lenfatik damarların gelişiminin gelişen venöz sistem ile yakın benzerlik göstermesidir.
  2. İlk önceleri 4 ana lenfatik damar mevcuttur. Bunlar  civarında gelişimlerini tamamlarlar. Bu damarlar

                                                              i.     juguler lenfatik keseler(boyunda bir çift)

                                                           ii.     ilioinguinal lenf keseleri(pelvisde bir çift)

                                                         iii.     Retroperitoneal keseler(arka karın duvarında çift değil)

                                                          iv.     cisterna chyli (ilioinguinal bölgeden jugular keselere dek uzanır.)

  1. Vücudun diğer lenfatikleri muhtemelen bu esas keselerin dallarından köken almaktadır.
  2. Lenfatik kapaklar 2. ayın sonunda bazı yerleşim noktalarında görülmeye başlarlar.
  3. hafta başlangıcında fetus fonksiyonel kapaklara sahip çok sayıda lenfatik damarlar ile kaplı hale gelmiş olur.

B.LENF NODLARI

  1. Lenf nodları lenfosit kümeleri gibi esas lenfatik keselerin çevresinden gelişir.

                                                              i.     Bu lenfositler karaciğer ve kemik iliğindeki hemositoblastlardan farklılaşır ve lenf nodlarına göç eder.

                                                           ii.     T lenfositler timus içinde işlendikten sonra lenf nodlarına ulaşır.

                                                         iii.     Küçük lenfosit birikimleri 7. hafta  civarında lenfatik keseler çevresinde görülmeye başlar. Ancak bu kümeler 10. Haftaya kadar küçülür ve belli belirsiz bir hal alır.

2.Lenf nodlarının histolojik olarak tam anlamda diferensiyasyonu doğuma dek görülmez. Dolayısıyla doğum sonrasına dek fonksiyonel namda immun cevabın gelişmesi söz konusu değildir.

3.Normalde, lenf nodlarında germinal merkez yenidoğanda antijenik değişimlerin oluşması sonucu görülmeye başlar. Bu germinal merkezler plasma hücre farklılaşmasının morfolojik olarak görüldüğü yerlerdir.

4.Plasma hücreleri immunglobulin salgılayan B hücre derivatları olup normal fetusde görülmezler.

                                                              i.     Eğer intrauterin rubella, toxolasma veya syphilis enfeksiyonları söz konusu olcaksa plasma hücreleri ve germinal merkezler lenf nodlarında görülmeye başlarlar.

                                                           ii.     Bunun anlamı fetus esasen immun cevap yeteneğine sahip(immunocompetent) dir, ancak intrauterin bir enfeksiyona maruz kalmadıkça bu yeteneklerini ortaya çıkarmamaktadırlar.

C.DALAK

Dalak yaklaşık 5. Hafta civarında ortaya çıkmaya başlar.

·        değişiklik dorsal mesogastriumda(mideyi arka vücut duvarına asan mesenter) mezenşimal hücrelerin yoğunlaşması şeklinde tespit edilir.

·        yoğunlaşma başladığında peritoneal kavite içine doğru uzanma olur.

Gelişimin 9. haftası civarında embryo fetal perioda henüz girmişken mezenşimal hücreler kendi aralarında düzenli bir hale gelerek birbirlerine anastomozlarla birbirine bağlı trabeküler bir meydana getirirler.

·        trabeküler kitle diğer mezenşimal orijinli hücreler ile sarılır ve trabeküller içinde alanlarda hücrelerin serbest hale geçmesi sağlanmış olur.

·        bu serbest hücreler lenfoblastlara, eritroblastlara myeloblastlara ve megakaryositlere dönüşür.

Hematopoez  4. ve 5. intrauterin aylarda dalakda oldukça yoğun olarak devam eder. Sonrasında myelopoez belirgin derecede azalır, fakat eritropoez devam eder.

D.TİMUS

Oldukça karışık bir embryolojik gelişime sahiptir.

1.      Paratiroid bezlerin yanında uzanan timus 3. ve 4. faringeal keseden köken alır.

2.     3. ve 4. Faringeal keseler ventromedial ve kaudal yönde hızla büyüyerek gelişen tiroid bezinin (aorta arkının hemen kenarında) ventral orta hat alt kesimi ile kaynaşır.

3.     bu keseler aşağıya doğru büyüyerek beraberlerinde paratroid bezlere ait rudimenter bölgeleride taşırlar.

4.     Bununla birlikte en sonunda paratiroidle timik rudimentlerden ayrılırlar.

5.     3. ve 4. Faringeal keselerin endodermal derivatları timusun retiküler epitelyal hücrelerini oluştururlar.

                                                                                     i.     Bu epitelyal hücreler THYMOSİN adı verilen polipeptid yapıda bir hormon salgılarlar.

                                                                                   ii.     Bu hormon lenfoblastların olgun T hücrelerine dönüşmesi için gereklidir.

6.     Mezenşimal kökenli kan damarları endodermal  kökenli timik rudimentler içine girer .

7.     bu olay sırasında bez bir seri lobüllere ayrılır ve ve bunlar adult yaşama dek hayatiyetlerini devam ettirirler.

8.     her lobulun korteks ve medullası vardır.

Kan damarları bez içine doğru büyüdüğünde beraberlerinde dolaşımda bulunan lenfositleride taşırlar. Bu lenfositler bezin epitelyal elemanları ile oldukça sıkı bir irtibat halindedir.

Timusda bazı lenfoblastlar T hücrelerini oluşturmak üzere farklılaşırlar.

E.TONSİLLER ve BEZLERLE İLİŞKİLİ LENFOİD DOKU

1.                  Tonsiller oral kavite ve farinks civarında bulunan lenfoid organlardır.

2.     palatine tonsiller en geniş tonsillerdir

                                                                                     i.     bu tonsiller ikinci faringeal kese çiftlerinde gelişir.

                                                                                   ii.     bu evaginasyonlar palatin tonsillar kriptleri döşeyen çok katlı yassı epitele dönüşür.

                                                                                iii.     kısa bir süre sonra tonsiller kriptler B ve T lenfosit kitleleri tarafından işgal edilir.

3.     faringeal tonsiller nazofarinksin arka duvarında tek median bir evaginasyondan gelişir.

                                                                                     i.     faringeal tonsiller genellikle yalancı ok katlı epitelle döşelidir.  Ancak aynı zamanda yer yer çok katlı yassı epitel parçalarınada rastlanabilir.

                                                                                   ii.     buraya kadar henüz tek bir tonsiller kript oluşmu ve T ve B lenfositler tarafından işgal edilmiş durumdadır.

                                                                                iii.     çocukluk döneminde faringeal tonsiller kronik enfeksiyonlarında etkisiyle genişleyerek adenoid tonsilleri meydana getirir.

Bezlerle ilişkili lenfoid doku lenf nodullerinin ve nodlarının yoğun olarak biriktiği yerlerdir. Tüm gastrointestinal sistemde yer alır. Embryolojik olarak yoğun çalışmalar yapılmamakla birlikte GALT diğer lenf nodları ile aynı anlamda kullanılabilir.

 

 

 
Hosted by www.Geocities.ws

1