| Hücre
Proliferasyon Markerları
P grubu
|
||||
P105(Proliferation Associated Nuclear Antigen)G0
fazında tespit edilememesine karşın G2 ve M fazlarında
dramatik bir şekilde artış göstermektedir. Aktif olarak çoğalan
hücrelerde ve farklı tipte yüksek gradeli malignitelerde p105 proteini
miktarında artış önem taşımaktadır.
Retinoblastoma gen ailesi içinde kabul edilmekte olup akciğer
kanserlerinde patogenez ve prognoz takibinde etkin bir şekilde kullanılmaktadır.34
P107
proteini hücre çoğalmasını engelleyici görev görür. Bu genin
kodlandığı kromozom bölgesi, sporadik olarak görülen Wilms
tümörü ve Beckwith Weidener sendromunun
köken aldığı bölge olduğu için muhtemelen bu genin yokluğuna
bağlı olarak bu sendromların geliştiği ve bu nedenle bu
genin tümör supresyonu yaptığına inanılmaktadır.
Beckwith Weidener sendromunda; sayısız büyüme anomalileri dışında,
çocukluk çağı tümörlerinde de artış dikkati çekmektedir.13,68,69
P130/Rb2 proteini Retinoblastom ile ilişkili proteinlerden olup büyümenin
kontrolünde önem taşımaktadır. Birçok akciğer kanseri türünde
tespit edilebilmektedir. Akciğer kanserinin patogenezi ve progresyonunun
takibinde efektif şekilde kullanılmaktadır.34 Myeloid
hücre farklılaşmasında çok önemli görev üstlendikleri ve hücresel
farklılaşma programından çıkışta yer aldıkları
ileri sürülmektedir.70P130cas
ise hücre yapışması, hücre göçü, büyüme faktörleri uyarımı,
cytokine reseptör yerleşimi ve bakteriyel enfeksiyon gibi birçok
biyolojik olayda yer almaktadır. Ayrıca fizyolojik olarak kardiovasküler
sistem gelişiminde, aktin filamanlarının bir araya gelmesinde ve
Src geni uyarımlı hücre tranformasyonunda etkin olduğu
bilinmektedir.
P14arf/p16b
tümör supresyonunda görev almaktadır. p53 genine bağımlı
durumlarda hücre siklusunu durdurucu etki yaptığı bilinmektedir.
p14’ün bir chaperone olduğu ve b
tubulinin katlanma sürecinde ve
testis gibi bölgeler başta olmak üzere, değişik yerlerde yoğun
b
tubulin depolanmasında etkin oldukları ve bu sayede spermatogenezde çok
önemli oldukları bilinmektedir.71
P15ink4b/MTS2(Mitotik İnhibitör/Supresor Protein) Cyclin bağımlı
kinazları inhibe eder. Hücre siklusunun değişik basamaklarında
ortaya çıkar. TGF b aracılı hücre siklusu arrestinde
etkin olduğu düşünülmektedir. Birçok kanser tipinin bu genin 9.
kromozomda yerleştiği yerden köken alması bu genin tumör
supresyonu yaptığına dair bir delil olarak kabul edilebilir.P16ink4b/MTS1(Mitotik
İnhibitör/Supresor Protein) tümör baskılayıcı proteinler içinde yer almaktadır. Değişik
malignitelerin patogenezinin belirlenmesinde kullanılmaktadır.
p15 ve p16’nın lenfomagenezis sürecinde metilasyona uğradığı
ve muhtemelen T hücreli ve B hücreli lenfomaların inaktivasyonunda veya
agresif transformasyonunda etkin rol oynadıkları düşünülmektedir.72
P18ink4c(Mitotik İnhibitör/Supresor Protein)
eukaryotlarda hücre bölünmesinde G1-S fazları arasındaki
geçişte tespit edilmektedir. S fazına girildiği anda en yüksek
değerine ulaşmaktadır. P19skp1 ile ilgili yapılan çalışmalarda hücre
siklusunun hem DNA sentezi hem de mitoz fazlarında siklusun devamlılığının
sağlanması için gerekli kinetokor proteininin üretildiği yer
ile bu proteinin üretildiği yerin aynı yer (19.
Kromozom) olması bu proteinin görevlerini ortaya koymaktadır. P19ink4d(Mitotik
İnhibitör/Supresor Protein) ise hücre
siklusunun değişik dönemlerinde ortaya çıkmasına karşın
S fazında en yüksek düzeye ulaşmaktadır. P21waf1/Cip1/Sdi1/Pic1(Mitotik
İnhibitör/Supresor Protein) tümör baskılayıcı proteinler içinde kabul edilmektedir ve cdk’ları
spesifik olarak inhibe etmektedir. Malignitelerin patogenesisinin takibinde önem
arz etmektedir. P27kip1(Mitotik
İnhibitör/Supresor Protein) hücre siklusunu mitoz inhibisyonu yapmak
suretiyle düzenlemektedir. G1 fazı ilerleyişini durdurur
ve muhtemelen TGF b
aracılı hücre arrestinin aracısıdır. Tümör baskılayıcı
proteinler içinde kabul edilmektedir. Makrofajların çoğalmasının
adenosine tarafından baskılanmasında etkin rol oynadığı
düşünülmektedir.73P300/CBP
G0/G1 çıkışını uyarırken
bazı transkripsiyonel elemanları baskılar ve farklılaşmayı
durdurucu etki yapar. P35nck5a(Mitotik
İnhibitör/Supresor Protein) cdk5 geninin nöron spesifik aktivatörüdür.
cdk5 ve p35 nöronal göç ve serebral korteksin laminar yerleşiminde çok
önem taşımaktadır.
P57kip2(Mitotik İnhibitör/Supresor Protein) hücre çoğalmasını durdurucu etki yapmaktadır. P107 hücre proliferasyon markerı gibi Wilms tümörü ve Beckwith Weidener sendromunun gelişiminde bu genin yokluğu ve bu nedenle tümör supresyonunun yapılamamasının etkin olduğu düşünülmektedir.13,68,69
P73a, p53 ailesi içinde yer almaktadır. p53’ün transkripsiyonel aktivasyonunda ve DNA’ya bağlanmasında p53 genine benzer şekilde etki göstermektedir. p95vav hemopoetik hücrelerde tespit edilen bir protoonkojendir. Hücre içindeki sinyal moleküllerinin arasında bulunan değişik yapısal motif serilerinin ortaya çıkışında ve hemopoetik hücrelerde B-lenfosit-IgM reseptör kompleksi veya T-lenfosit reseptör-CD4 kompleksi gibi yüzey reseptörlerinde görülen aktivasyonların düzenlenmesinde görev almaktadır.