Yaratılışçıların Alıntı Sahtekarlıkları
Yaratiliscilarin
Alinti Sahtekarliklari
February
28 2003 at 4:32 AM Mantik (no login)
from
IP address 65.160.128.2
--------------------------------------------------------------------------------
Devamli
soyleyip duruyoruz, yaratilisci kesim, davalari ugruna durustlukten de
vazgecerler, ve sikca evrimci bilim adamlarindan yanlis, carpitilmis veya eksik
alinti yaparlar diye. Bunu soyledigimiz zaman bazi arkadaslarin bir kulagindan
girip, digerinden cikiyor.
Bu
yuzden, bu yazida, yaratiliscilarin bu ahlaksizliklarinin gunisigina
cikarildigi, Talkorigins'ten alinmis bir yazidan bolumler aktaracagim.
Dikkat
edin, bu kaynagin verdigi yalan yanlis alinti orneklerinin biri Harun Yahya'ya
ait. Zaten Harun Yahya adiyla yazilan seyler yabanci yaratiliscilardan (buyuk
olcude ICR- Institute for Creation Research'ten) alinti oldugu icin, bu duruma
sasmamak gerek. Cunku zaten ahlaksizligin kaynaginda, yabanci yaratilisci
yayinlar var.
1)
Robert Kofahl'in "Handy Dandy Evolution Refuter" ve Wallace
Jonhson'un "Evolution?" eserlerinin ikisinde de su alinti yer aliyor:
"Hominid
fosillerinden cok azi uzun sure sahnede kalabilmistir (eger kalabileni
olduysa); ortalama vatandasin her bulunan yeni fosili hava tahminlerinden daha
gercekci gormemesi su anda artik affedilebilir. (John Reader, Whatever happened
to Zinjanthropus?, New Scientist, March 26 1981, p.805)"
Alintilarindan
anlasilan, su ana kadar bulunan cogu hominid fosilinin zamanla gecersizliginin
anlasildigidir. Halbuki alinti yapilan yazida yer alan bir onceki cumle su idi:
"Australopithecus
afarensis insanoglunun en eski atasi olarak kamuoyuna sunulan en son fosildir.
Simdiye kadar bulunanlarin cogu bu statuyu uzun sure koruyamamisti."
Yani
cumlenin tamami okundugunda, yazarin anlatmaya calistigi seyin bambaska birsey
oldugu ortaya cikiyor. Yazar, insanoglunun en eski atasi oldugu saviyla ortaya
cikarilan fosillerin cogunun bu statude uzun sure kalmayi basaramadigini
soyluyor, yoksa simdiye kalan bulunan insanimsi fosillerinin sonradan
gecersizliginin anlasildigini degil. Hatta, yazi tam tersi, H. Erectus'un hala
bir insan atasi kabul edildigini acik olarak dile getiriyor.
2)
Paul Taylor, The Illustrated Origins Answer Book (Ed.4, 1992) kitabinda soyle
soyluyor:
"Su
anki deliller gostermektedir ki Australopithecus soyu tukenmis bir maymun'dan
baska birsey degildi. [205]"
"Lucy'nin
anatomik yapisinin analizi dik bile yuruyemeyecegini gostermektedir" (205:
William L. Jungers, "Lucy's limbs: skeletal allometry and locomotion in
Australopithecus afarensis," Nature, Vol. 24 pp 676-678)
Halbuki,
Jungers, Lucy'nin dik yurumeyecegini birakin soylemeyi, ima bile etmemistir.
Tam tersi, makalesi sunu demektedir:
"A.
afarensis 'in diz ekleminin ve kalca kemigi yapisinin ayrintili analizi, iki
ayak uzerinde yurume adaptasyonunun cok guclu gostergesidir".
3)
Doug LaPointe "Top Evidences Against the Theory of Evolution, #6"da
Homo Erectus'tan su sekilde bahsediyor:
"Aslinda,
Homo Erectus'un beyninin, Homo Sapiens'e ait beyin ortalamasina yaklastigi
soylenir. (F. Clark Howell, "Early Man", p.42)"
Fakat
Howel'in asil soyledigi su:
"Kendi
genus'una ait ilk insan olan Homo Erectus, kaburga bakimindan modern insan
gibi, fakat el ve beyin olarak ilkeldir, beyinsel kapasitesi, Homo Sapiens'in
ancak asagi sinirlarina kadar cikar"
4)
Yaratilisci Jerry Bergman, Nebraska Adami ile ilgili yazisinda (The History of
Hesperopithecus haroldcookii Hominoidea, Creation Science Research Quarterly,
30:27-34, 1993) asagidaki ifadeleri kullaniyor:
"Nebraska
adami buyuk bir oneme sahipti, cunku ilk kanitti. Osborn'a gore bati bolgesinde
75 yildir kesintisiz olarak yapilan arastirmalar sonucunda rastlanan ilk yuksek
primat idi. Bu anthropoid maymun-adam, Amerika'da da bazi ilkel primatlarin
yasadigina kanitti ve hatta bazilari bu kanita bakarak, Amerika kitasinda
insanlarin gecmisinin, Avrupa ve Afrika'dakinden daha eski olabilecegi
konusunda spekulasyonlarda bulundular. Hepimiz bu tur bir bulus icin
sabirsizlaniyorduk. (Blinderman, 1985, p.48)."
Fakat,
Blinderman'in ilgili makalesinde (Blinderman 1985: The curious case of Nebraska
man. Science 85, June:47-9) bu soylenenler kesinlikle yer almamaktadir.
Blinderman'in dedigi sudur:
"Nebraska
adaminin onemi buyuktu. Bati bolgesinde, ileri bir primat turu icin 75 yildir
kesintisiz yurutulen arastirma sonucunda ortaya cikmis ilk kanitti... Hepimiz
bu tur bir bulus icin sabirsizlaniyorduk..."
Maymun-adam
ve bu bulusun baglayici bir "kanit" oldugu yonundeki ifadeler Jerry
Bergman veya onun kopyaladigi kaynak tarafindan eklenmistir. Aslinda, Osborn,
bulunan Nebraska adami disini hatali bir sekilde primat disi zannetmis, fakat
kesinlikle acik bir dille maymun-adam ve kesin kanit iddialarinda
bulunmamistir.
5)
Don Patton'dan alinti:
"[Adrienne]
Zihlman pigme sempanzelerle "Lucy"yi kiyaslamis (Lucy adli fosilin
insanin ilk atalarindan oldugu iddia edilmektedir) ve carpici benzerlikler
bulmustur. Beden buyuklugu, durus ve beyin buyuklugu olarak neredeyse
ayniydilar..." (Science News, Vol.123, Feb.5. 1983, p.89)
Patton,
burada bir kez daha, tam alindiginda kendi iddiasini zayiflatacak anlam
butunlugunden yoksun bir alinti yapmistir. Tam cumle soyledir:
"Beden
buyuklugu, durus ve beyin buyuklugu olarak neredeyse ayniydilar, diye not
etmistir [Adrienne], ve buyuk farklar (kalca ve ayak) Lucy'nin iki ayak
uzerinde yurume adaptasyonunu temsil etmektedir."
Not:
Yazinin orijinalinde, Patton'dan birkac benzer carpitilmis alinti ornegi daha
var ve de yazar bu konuda Patton ile baglanti kurup kendisini uyardigini
belirtmis. Patton ise, bunun uzerine alintilarini, anlamin tamamini verecek
sekilde degistirmis. Fakat yazar, Patton'un yaptigi bu degisikligi not olarak
kendi web sayfasinda duyurunca, Patton bundan rahatsiz olmus olacak ki,
ahlaksizligi ortaya cikmasin diye, tekrar ifadeleri degistirip, eski sekliyle
yerlestirmis ve uzun bir yaziyla eski ifadelerin uygun oldugunu belirtmis.
6)
Bir turk Islami Yaratiliscilik Organizasyonunun takma adi oldugu dusunulen
Harun Yahya, "The Evolution Deceit" kitabinda soyle yaziyor:
"Nihayet,
1994'te, Liverpool Universite'sinden bir grup, ayrintili bir arastirma sonucu
kesin bir sonuca ulasmistir. Nihayet, Australopithecines'lerin dort ayakli
oldugu sonucuna ulastilar." (4)
Verdikleri
referans: Spoor, Wood and Zonneveld, Implications of early hominid labyrinthine
morphology for evolution of human bipedal locomotion, Nature, 369:645-8 (1994).
Yahya'nin ifadesi ise acik bir yalan. Spoor et al. kendilerine ithaf edilen
aciklamalari yapmadiklari gibi, aslinda soyle bir sonuca ulasmislardi:
"Bu
gozlemler, postcranial fosil kayitlarinin ulastigi, H. Erectus'un zorunlu bir
iki ayakli, A. africanus 'un ise agaclara tirmanma ve bazi cevre kosullarinda
iki ayaklilik gosteren bir hareket yetenegine sahip oldugunu gosteren
calismalari desteklemektedir."
Yazar,
bu konuda soyle bir not dusmus: 22 Ocak 2002'de Harun Yahya'nin Webmaster'inden
aldigim e-mail'de bunun bilincli bir yanlis aktarim degil bir yanlislik
oldugunu ifade ettiler. Ve bu tur yanlislarin Ingilizce'den Turkce'ye, ve
Turkce'den ingilizceye ceviriler yapilirken meydana gelmis olabilecegini
belirttiler. Bu yanlisligin sebebinin tercume hatalari oldugundan kesinlikle
suphe duyuyorum. Bence, yanlis aktarim, Harun Yahya'nin cevirisini yaptigi
orijinal kaynakta bulunmaktadir.
Iste
boyle arkadaslar. Daha bu yukarida ozetle cevirmeye calistigim yazida bile pek
cok baska ornek var ki internette eger yeterli arastirma yaparsaniz, bu konuda
yiginla baska ornek de bulabilirsiniz. Bati'da, yaratiliscilarin bu
ahlaksizliklarindan bikan ve onlarla mucadele etmeye karar veren bazi bilim
adamlari ve aydinlar, bu konularda pek cok bulgu ortaya cikarmislardir.
Bu
yaziyi, ingilizcesinden okumak ve diger ornekleri de gormek isteyen arkadaslar
icin, link'ini veriyorum: http://www.talkorigins.org/faqs/homs/misquotes.html
Ayrica,
benzer iki yazinin da link'ini burada veriyorum, ilgi duyan inceleyebilir:
http://www.geocities.com/CapeCanaveral/Hangar/2437/misquote.htm
http://www.don-lindsay-archive.org/creation/quotes.html
Darwin
Amca
(no
login)
195.93.64.7
. February 28 2003, 5:45 AM
Yaw
reis, ben sana istersen sadece Bodler'in siirlerinin türkçe tercümelerinden
onlarca farkli misal göstereyim. Her mütercim, kendi idrak ve sanat anlayisina
göre bir yöntem izleyebilir. Önemli olan, benim getirdigim örneklerde üç asagi
bes yukari Darwin'in yahut evrimcilerin içine düsmüs olduklari çikmazlari ve
çeliskileri itiraflaridir.
Hadi
diyelim bir cümlede tercümeden dolayi anlam hafif degissin, ikincisinde de
öyle. Fakat acele etme, ben sana daha yüz tane örnek gösterecegim, hepsinde de
mi bu firlama(!) yaratilisçilar farkli anlamlar yüklüyorlar? Biraz da
alçakgönüllü olmayi ve çuvaldizi kendi poponuza batirmayi ögrenin...
Sizler
degil misiniz Kuran meallerini isinize göre çarpitip sembolik anlatimlara da
kiçiniza göre anlamlar yükleyen ? Bakiyorum da isinize gelince ahlak abidesi
kesilmeyi iyi biliyorsunuz, bu çifte standardinizi forumdaki olaylardan bihaber
kardeslerimize yutturamayacaksiniz.
Sahtekarliklari
teker teker ortaya dökmek vacip oldu !
slm&slm
Mantik
(no
login)
65.160.128.2
Re: Yaratiliscilarin Alinti Sahtekarliklari February 28 2003, 7:01 PM
"Hadi
diyelim bir cümlede tercümeden dolayi anlam hafif degissin, ikincisinde de
öyle. Fakat acele etme, ben sana daha yüz tane örnek gösterecegim"
Iyi
de, bu carpitmalari hatadan dolayi degil, bilincli olarak yapiyorlar. Hata
olsaydi, yuz ornekte de ayni seyi gormek az ihtimal olurdu tabi. Ama yaptiklari
bilincli.
Evrimcilerin
referanslarini sirf kendi amaclarina uygun kisim bulabilir miyiz gozuyle
okuyup, en fazla yaklasan yerlerde, biraz da carpitma kullanarak veya alintiyi
kisaltarak istedikleri anlama geliyormus gibi gosteriyorlar. Hatta pek cok
durumda ileri gidip, acikca kendi iddialarina ters olan kisimlari bile
carpitarak kendilerine destekmis gibi gosteriyorlar.
Bunda
biraz da yaratiliscilarin bu aktarmalari birbirlerinden alip kullanmalarinin
rolu olabilir. Bunlari ciddi ciddi evrimle ilgili bilimsel kaynaklardan
cikarttiklarini mi zannediyorsunuz? Sadece birkaci yapiyor bunu, cogu diger
yaratilisci kaynaklardan kopyaliyor.
Bu
yaratilisci medyanin arkasinda buyuk maddi destek oldugu icin, cok miktarda
yayin var ortalikta ve artik hangi alinti hangi yolla, nerelerden alinarak en
son yayina ulasti, bunu bile anlamak mumkun olmayabiliyor. Harun Yahya da bu
bol miktarda carpitma urunu yayinlardan secip secip turkceye ceviriyor.
Sizin
gibi saflar da bu adamlarin bunlari kendilerinin urettigini, veya bilim
yaptiklarini falan zannediyor.
knz
(no
login)
195.174.108.13
Re: Yaratiliscilarin Alinti Sahtekarliklari February 28 2003, 7:09 PM
darwin
amca, bilimsel yazılar şiirsel değildir.
özellikle
fen bilimlerinde çalışmanın sınırlıkları,
parametreleri
tanımlanır. Fen bilimlerinde aşırı
genellemeler
yapılmaz.
Bir
hukuk metinde bile birden çok anlama olabilir.
bunun
sebebi orda parametreler çok değişkendir.
Ve
hiçbir bilimsel metin, bütün zamnlarda geçerli
olduğu
iddasında değilidr. Çalışmanın tarihi de bir sınırlılıktır.
Kuran'da
böyle sınırlıklar var mı ?
elbette
farklı yorumlanabilir.
Darwin
Amca
(no
login)
195.93.64.7
selam February 28 2003, 7:48 PM
Bakiniz
ben Harun Yahya'ya bilim adami falan demis degilim. Ondan için özellikle
arastirmaci yazar tanimlamasini kullandim ve arkasinda çalisan bir yigin
idealist insan ve genç beyin oldugundan bahsettim...
Dolayisiyla
referanslar arastirma yapan her insana açiktir, onlardan faydalanmak için
bilimadami olmak sarti aranmamalidir (ki yaratilisi reddeden evrime karsi olan
nice bilimadami mevcut).
Getirdigim
örneklere gelince, bunlar bilimadamlarina ve evrimle içli disli olan kisilere
ait itiraflar. Tercümelerdeki üç asagi bes yukari oynamalar genel gidisata bir
zarar vermez.
Insanlarin
maymuna benzer bir atadan geldigi iddiasi bir fantazidir, hayal ürünüdür.
Zaruri tesadüfler yada herneyseler, bu sagir ve kör madde ile canliligin nasil
ortaya çiktigini ve hayatin gizemini açiklamaktan acizdirler.
Bizler
Allah'a iman ediyoruz... Sizler etmiyorsunuz !
Bizler
bu dünya nimetlerinden faydalaniyoruz... Sizler de öyle !
Ve
birgün bizler hayata elveda diyecegiz... Aynen sizler gibi !
Dolayisiyla
sizin dininiz size, bizim dinimiz bize...
slmwslm
Mantık
(no
login)
172.130.71.46
darwin amca March 1 2003, 9:56 AM
Sen
Harun Yahya'ya bilim adamı demedin ama onlar halka kendilerini bilim adamı gibi
gösteriyorlar. Seçtikleri ada bak: Bilim Araştırma Vakfı (BAV). Pek çok kişi
bunları bilimle ilgili veya bilim dünyasının içinden kişiler sanıyor.
Ayrıca
referanslar herkese açıktır demek kolay ama bir de işim realitesini düşün. Onca
verilen kaynağın orjinalini bulup incelemek hiç de öyle kolay bir iş değil.
Uzun vakit alması bir yana, pek çok kişinin kolay erişemeyeceği kaynaklar
bunlar. İşin aslı, bu hiç de pratik bir iş değil. Onlar da bunun farkındalar
zaten, onun için o kadar güvenle o kadar sallıyorlar ve o derece çarpıtılmış
yazıları kolayca yayınlayabiliyorlar. Bizim insanımız başucundaki Kuran'ı bile
açıp okumuyor, New Scientist dergisinin bilmemkaç yılında çıkmış sayısındaki
yazıyı mı bulup inceleyecek? Ayrıca verilen referansların bir kısmı Türkiye'de
bulunamayacak kitaplardan. Veya biyoloji journal'larından. Yani altına referans
ve sayfa no koymak birşey ifade etmiyor. Bunu sırf göz boyamak ve kendilerini
bilimsel göstermek için yapıyorlar. Yoksa bu alıntıların kontrolleri hiç de o
kadar kolay ve pratik değil.
Fakat
imkansız da değil tabi. Buna imkanı ve zamanı, aynı zamanda da motivasyonu olan
kişiler tek tük çıkıyor. Bu yüzden Batı'da, Batı'lı yaratılışçıların
sahtekarlığını su yuzune çıkaran bu kadar çalışma ortaya çıkmış durumda. Ama
malesef henüz bizde yerli yaratılışçıların bu sahtekarlıklarıyla yeteri kadar
ilgilenen yok. Bir Dr. Ümit Sayın var benim bildiğim, ciddi olarak ilgilenip bu
konuda yazılar yazan, web sayfaları hazırlayan biri olarak. Onun dışında bilim
kamuoyu suskun. Daha doğrusu güçsüzler ve hepsinin kendilerine daha önemli
görünen daha acil sorunları var. (Türkiye'de bilim adamı olmak kolay değil). Ki
zaten ellerinde, BAV'ın maddi imkanlarının yuzde biri bile yok. Bu koşullarda,
onların kalkıp bu işle mücadele etmelerini de kolay kolay bekleyemeyiz tabi.
Bunun için ortaya birşey çıkmıyor ve Harun Yahya halkı etkilemede rakipsiz
kalıyor.
Bu
işlerle bu kadarcık da olsa uğraşan ve forumlarda da olsa birkaç satır yazı
yazan tek tük kişilerin de yarısı bizim gibi (benim gibi) yurtdışında yaşayan
ve bilim dünyasına yakın türklerden çıkıyor. Yani Türk bilim cemaatinin durumu
içler acısı.
Normal
Zeka
(no
login)
62.248.0.71
Mantık; March 1 2003, 2:53 PM
Nereden
biliyorsun Türkiyedeki bilimadamlarının evrimci olduklarını. Belkide gerçekten
yaratılışcılığa inanan insanlardır. Fakat sırf yurtdışında pozisyonları
sarsılmasın diye yaratılışcılıklarını su yüzüne çıkarmıyorlardır.
İslamiyette
önemli olan kalp'tir. Hiçbir insanın kalbinden geçenleri bilemeyiz. Aslında
zaten gerçekte neyin ne olduğunu bilmiyoruz. Sadece kendi kendimizi kandırmakla
meşgulüz. Kendimizi bile tanımakta aciziz.
Hergüz
sabah sakal tıraşı oluyorum ama suratımda kaç tane kıl var bilmiyorum. Delilik
olur diye saymıyorum.
Bence
horoz dövüşü yapmanın hiç kimseye bir faydası yok. İdeolojik değil gerçekci
düşünmemiz gerekiyor. Benim kafam şu evrim işine bir türlü basmıyor inan. Ortada
bir larva var. Bu larva belli bir süre sonra tırtıl oluyor. Ve bu tırtıl hiç
alakası olmayan kanatlı bir kelebek haline geliyor ve uçmaya başlıyor. Yani
sizce bu kelebek tırtıl olmak yada olmamak arasında kararsız bir durumda mı ?
Yoksa doğal bir süreç mi ?
Geçenlerde
NationalGraphic belgeselini izledim. Zaten sürekli izlerim. Çok ilginç bir olay
vardı. Onu anlatmak istiyorum.
Sivrisinekleri
araştırmak üzere iki bilim adamı bir bataklığa gidiyorlar. Bilimadamlarından
bir tanesinin üzerinde siyah giysiler var. Sivrisineklerin bulunduğu yere
geldiklerinde neredeyse bütün sivrisinekler siyah giysili bilimadamının üstüne
konuyorlar. Üzerine sivrisinekler konan siyah giysili bilimadamı aynen şu
açıklamayı yapıyor.
"Sivrisinekler,
siyah rengi sevdikleri için üzerime konuyorlar"
Bu
açıklama çok aptalcaydı. Gerçekte sivrisinekler siyah rengi sevdikleri için
değil kamufle olmak için koyu renkli yüzeyler üzerine konarlar. Bunu biliyorum,
çünkü sivrisineklerle iyi savaşırım. Geceleri ışığı kapatıp yattığım zaman
üzerime sivrisinek gelir. Kalkıp ışığı açtığım zaman ortalıkta hiç sivrisinek
göremem. fakat ben bunların bu özelliğini bildiğim için sivrisineği hep koyu
renkli yüzeyde arar ve bulur ve tabiki oraya yapıştırırım.
Bir
başka örnekte kediler ile ilgili olanı.
Kedilerin
genelde oyuncu oldukları söylenir. Bende böyle olduğunu düşünürdüm. Fakat bu
düşüncem bir olay yaşadığım zaman değişti.
Yaz
mevsimi yazlığa gitmiştik. Gece gündüz kapı ve pencere hep açıktır. Bir sabah
banyoya gitmek üzere kalkıp antreye çıktığımda pat küt diye sesler gelmeye
başladı. Ne olduğunu merak ettiğim için sesin geldiği yöne doğru gittim. Aman
Allahım bir de ne göreyim bizim kedi kocaman bir kumru yakalamış. Ağzıyla
havaya atıyor patisiyle vuruyor. Sanki kaleci gibi degaj çekmeye çalışıyor.
Resmen aptallaşmıştım. Kendime geldiğim an kediyi kovaladım. Ben sanki kumruyu
kurtarmak istemiştim. Ama nafile hayvan ölüydü. Fakat garip olan şuydu. Koskoca
kuş sanki bir hamur haline gelmişti. Yani kedi aslında bir oyuncu değildi.
Yakaladığı hayvanın kemiklerini kendi yöntemleriyle un haline getiriyordu.
Elime aldığım kumruyu tekrar kediye geri verdim ve onun kuşu yemesini
seyrettim. Geriye dört beş tüyün dışında birşey kalmamıştı.
Bu
iki olayı anlatmamdaki kasıt şudur. Bilimsel olarak keşfedilen unsurlar genelde
hep yoruma dayanıyor. Bizleri de bir noktada aldatan hep bu yorumlar. Ateist
bir bilimadamının yaptığı bir yoruma dayanarak ateist olabileceğiniz gibi harun
yahya yada arkadaşları yada BAV bir yorum yaptığı zaman yaratılışcı düşünceye
sahip olunabiliyor. Başkalarının yapmış olduğu yorumlar insanı yönlendirmemeli.
Benim
hep kendi kendime sorduğum bir soruda şudur.
İnsanı
diğer canlılardan ayıran en temel olgunun akıl olduğu söylenir. Bu genelde de
kabul görür. Peki akıl gerçekten insanlar arasında ortak bir payda mıdır ?
görüşürüz.
HACI
(no
login)
66.30.227.242
SIVRISINEK SAZ, DAVUL ZURNA AZ...... March 1 2003, 4:00 PM
Normal
Zeka gercekten normal zekali mi?
Allah’a
inanan insanlarin normal zekali olabileceklerini biliyorum. Bu nedenden Normal
Zeka da normal zekali olabilir. Ama bu onun aptalca yorumlar yapmasini onlemez.
Sivrisinekler hakkinda bir yorum yapmis.. National Geographic belgeselinde bir
bilim adami sivrisineklerin siyah rengi sevdigini soyluyor.. Bizim Normal Zeka
buna itiraz ediyor. Hayir diyor, sivrisinekler siyah rengi sevmezler. Siyah
rengi kamuflaj icin yegliyorlar…
Bilim
adami sivrisineklerde zevk ariyor….
Normak
Zeka ise zeka……
Sivi
sineklerin o kucucuk beyinleri calisiyor ve Normal Zeka gibi tehlikeli
yaratiklardan kurtulmak icin kamuflaj yapiyorlar ve siyah renkli objeler icinde
kaybolup gidiyorlar.. keh keh keh..
Ne
kadar ilginc degil mi? Allah sivrisineklere akil bile vermis.. Yaw ne muhtesem
yaratiklar.. Evrim denen sey olur mu? Bu ne sacmalik. Zaten Normal Zeka’nin da
evrime hic akli basmiyor. Musluman’larin evrime akil erdirememelerinin nedeni
beyinlerinin dumura ugramis olmasi. O minnacik, kucucuk beyinle ancak dua edip,
namaz kilabiliyorlar.. Neyse, simdi isin evrimsel yonune kisa bir goz atalim..
Efendim..
Sivisineklerin cogu gun batisindan sonra ortaya cikarlar. Gunduz ortalikta
dolasan bir iki turleri de vardir, yok degildir. Uyummakta olan veya
hareketsizlesen hayvanlarin kanini emmek gece cok daha kolaydir. Cok sayida
sivrisinek turu vardir. Kimisi aksam erken, kimisi aksam gec saatte ortaya
cikar, digerleri ise gecenin erkek veya gec saatlerini, sabahin erkek
saatlerini vs yeglerler.. Ornegin West Nile virusunu tasiyan sivri sinekler
gecenin gec saatlerinde daha etken olurlar. Bu sivrisineklerin yasam dongusu
ile ilgili bir niteliktir. Farkli saatlerde ortaya cikmalarinin bir nedeni de
birbirleri ile rekabet etmemeleridir. Bu muthis bir evrimdir.. Birbirleri ile
rekabet edenlerden yalniz bir iki tur geride kalmistir. Birbirleri ile rekabet
etmeyenler varliklarini surdurebilmislerdir..
Sivrisineklerin
koyu renkleri yeglemelerine gelince..
Sivrisineklerin
koyu rengi sevmeleri ile o renkte kamuflaj aramalari arasinda hic bir fark yoktur.
Sivrisinekler icgudusel olarak koyu renklere afinite gosterirler. Bu ne bir
zevk meselesidir, ne de bilincli bir atilimdir. Dogal bir cabadir. Bir
icgududur. Koyu renkler onlari koruyacaktir. Koyu renkleri yegleyen
sivrisinekler biraz daha cok olacak ve onlar genlerini yeni nesillere gecirme
olanagina daha cok sahip olacaklardir. Dolayisiyla milyonlarca yil sonra ortaya
cikan sivrisinekler koyu renklere buyuk afinite gostereceklerdir. Bu afinite
onlar icin olum kalim meselesidir. Bu evrimin ilginc bir cilvesidir.
Umarim
Normal Zeka’nin akli bu basit evrimsel surece basmistir..
Keh
keh keh…….
Not:
Aslinda evrimi anlamak icin ustun zekali olmaya gerek yoktur. Normal Zeka da
anlayabilir evrimi, Darwin Amca da..
Ama
daha once o zavalli, gafil ve sefil kalplerini kapatip, o siska, guduk, dumura
ugramis akillarini acmalari gerekmektedir. Burasi biraz zor olabilir…
Normal
Zeka
(no
login)
62.248.0.71
Olum siktir git ya,,, March 1 2003, 4:15 PM
.....
HACI
(no
login)
66.30.227.242
ELIMDEN KURTULAMAZSINIZ. SIZI ADAM EDECEM SONUNDA.. GOREVIM BU.. March 1 2003,
4:30 PM
Kafasiz..
Sonunda evrimi ogrenmen icin guzel bir firsat eline gecti..
Musluman
aklini kapatma.. Aptal...
Aklini
ac..
Sana
verilen ders cok onemli.. Anlamamani kabul etmiyorum. Evrim iste budur benim
salak cocugum..
Sen
istesen de istemesen de ben sana evrimi ogretiyorum oglum.. Kicini dove dove
seni adam edecem..
Evrimi
ogretecegim hepinize.. Zorla.. Tabii buna zorlama denirse..
Yeter
bu dangalakliginiz be.. Yeter..
Bir
insan bu kadar aptal olamaz.
Bak
evrim ne kadar kolay ve akla yakin.. Ne kadar mantikli..
Ben
sizleri aydinlatma isine kendimi adadim. Sizi adam edene kadar ugrasacam..
Dunyadaki gorevim bu..
Seni
ve senin gibileri izliyorum.. Pesinizi birakmayacam ve sizi ehlilestirecem..
Mantık
(no
login)
172.143.157.184
normal zeka March 2 2003, 9:45 AM
"Nereden
biliyorsun Türkiyedeki bilimadamlarının evrimci olduklarını. Belkide gerçekten
yaratılışcılığa inanan insanlardır."
Normal
zeka, bilimin gerçekten içinde olup da, meselenin ince teknik ayrıntılarından
haberdar olanların, eğer beyinleri yıllardan beri aksi yönde yıkanmadıysa,
Evrim'i kabul etmemelerine olanak yok. Fakat bu Türkiye'deki bilim cemaatine ne
kadar uyar dersen, belki orası biraz tartişılır. Türkiye'de, üniversitelerde,
öğretim üyeleri arasında pek çok doktoralı cahil bulunduğu için, eğer bir
istatistiksel araştırma sonucunda, Türkiye'deki bilim adamları arasında Evrim'i
kabul etme oranı uygar devletlerdekinden daha az çıkarsa buna şaşmam. Ama
Türkiye'de bile, bilim adamları arasında Evrim'i kabul edenlerin oranının
reddedenlerden daha fazla olacağına eminim.
Sivrisinek
konusuna gelince, "Siyah rengi severler" sözüyle ne anlatılmaya
çalışıldığını anlaman lazım normal zeka. "Bilmemne bitkisi sıcak iklimi
sever" dendiğinde ne kastediliyor dersin? Burada da aynı tür bir anlatım
var.
Normal
Zeka
(no
login)
62.248.0.71
Mantık March 2 2003, 1:37 PM
Sağolasın.
Bi yaşıma daha girdim sayende. Sivrisineklerin siyahı sevmelerinin nedeni ne
acaba.
Üstelik
yazımda sadece sivrisinek yoktu. Kedi vardı, kelebek vardı. Varoğlu vardı.
Yazdığım
koskoca yazıdan çıkardığın manaya bak
'Sivrisineğin
siyahı beğenmesinin' ne demek istediğini anlaman lazım
Yaww
aklı başında hiçbir insan sizinle boşu boşuna vakit harcamamalı bence. Hem
zaman hem para kaybı.
Bye
HACI
(Premier
Login hacihaci)
66.30.227.242
YAVAS YAVAS ADAM OLUYORSUN.. March 2 2003, 2:25 PM
Normal
Zeka budalasi;
Yukarda
acikladigim sivrisinek ornegi her durum icin gecerlidir.. Biraz anlamaya
baslayinca korkmaya da basladin degil mi? Evrimi sonunda kafanin icine sokmayi
basardim ve inanclarini sarstim, degil mi? Islam'dan uzaklasmaktansa kafani
kuma gommeyi yeglersin.. Burasi kesin.. Ama ogrenmek isteyen ogrenir.. Ha bi
gayret.. Seni adam edecege benziyoruz..
Darwin
Amca
(no
login)
195.93.64.7
Zaruri ve Mühim Bir Açiklama !!! March 2 2003, 10:20 PM
Bakin
ben bu forumda bilimsel çalismalara imza atmis ve laboratuar düzeyinde
uzmanlasmis ve hipotezler üreterek eserler birakmis katilimcilar oldugunu
zannetmiyorum. Varsa da mühim degil! Darwin Amca ise kendi halinde bir
müzisyen... Gazetecilik, sinema, müzikoloji, felsefe ve teoloji gibi alanlarda
çalismalarda bulunmus ve hatta zamaninda “Holywood sinemasinda Kizilderililer”
e varincaya kadar çesitli alanlarda (akademik kariyer de dahil olmak üzere)
tezler hazirlamis bir vatandas... Dolayisiyla evrim konusunda burada ahkâm
kesmek, ancak kisisel doyumlara hizmet edecek ve herkes kendi dogrusunda israr
etmekle yetinecek...
Ben
ise daha kolay olan bir yolu seçiyor ve Evrim üzerine ahkâm kesmektense, bu
teori üzerinde görüs bildirerek teorinin çikmazlariyla, çeliskileriyle,
zaaflariyla ilgili itiraflarda bulunmus evrimci bilimadamlarindan alintilar
yayinliyorum.
Elbetteki
yaratilisi savunanlar, bu bilimadamlarinin sözlerinden ve eserlerinden, kendi
islerine yarayacak olan pasajlari aktaracak ve kendi savlarini destekler tarzda
örnekler sunacaklar. Bundan daha dogal ne olabilir ? Bu üzerinde düsünülmesi
gereken yiginlarca itiraflar arasindan, mutlaka birkaç tane çarpitma yahut
tercüme hatasi da çikabilecek. Ne var ki bunlar gidisata etki etmez ve ana
temayi degistirmez. Üstelik Kur’an “meallerine” akil ve mantik sizlatici, insaf
kavramini kursuna dizici, sirf muhalefet amaçli karsi çikanlar ve ayetlerdeki
sembolik anlatimlari ise kusa çevirip kafalarina göre kasitli yorumlarda
bulunanlar, bu hususta sekva etmek cüretini kendilerinde görmemek gerektir.
Mesela
Darwin, kitap yayinlama güçlügünden dolayi depresif belirtiler göstererek
intihâri düsünmüs. Burada bizim için önemli olan Darwin’in ruh hali oldugundan,
detaylara dalmanin bir manâsi yok ve üstelik bu istisna örneklerden biri. Hem
asagi irklarin üstün irklar tarafindan yokedildiginden bahsederken, irklar
arasi ayrimcilik yapmis ve melezlesmelerin dahi, üstün irkin aleyhinde olduguna
dair söylemlerde bulunmus. Sonra mesru bilimin sinirlarini zorladigini bile
ifade etmis. Daha teorisindeki çeliskiler ve zaaflarla ilgili bir yigin
itiraflar... Bunlari herkes biliyor, biz müminler yazinca mi kabahat oluyor ?
Bilimin
yahut bilimadamlarinin, yaratilisi inkar eden, tesadüfçü ve hem de kesinlik
içermeyen bir teoriye inanmak gibi bir mecburiyetleri yoktur. Nitekim sözleri
ve eserleriyle bu savimizi desteklemekteler. Müslümanlar ise evrimi inkar
etmez, fakat ona yükledikleri anlam, ateistlerinkinden farklidir. Bu cümlenin
altini yaldizli kalemle çizelim.
Harun
Yahya ismini gündeme getirmemdeki ana neden ise, bu kisinin medya yoluyla çok
yipratilmasindan ve çalismalarina bu vesileyle gölge düsürülmek istenmesinden
ötürü. Birakiniz insanlar arastirsinlar ve ortaya eserler koysunlar, kimin neyi
seçecegine herkes kendi karar versin. Onca eseri türkçeye kazandirmak ve tonla
örnekler sunarak kolay ulasilabilir bir kaynakça olusturmak, bence küçümsenecek
bir hizmet degildir. Ki iman davasinda en önemlisi ise neticedir. Görünen köy
klavuz istemez...
Bu
anafikrimiz çarpitilarak örnegin, uyusturucu satisindan kazandigimiz paralarla
dini eserler yayinlayalim gibi, çarpik bir sonuca varilmamalidir. Türkiye’de
kanunlar ve mahkemeler vardir, ispati olan sikayette bulunur, delili yoksa
susar. Kaldi ki ilahi adaletin tecelli edecegi mahser gününde, Harun Yahyalar da
tüm digerleri gibi hesaplarini vereceklerdir.
Iman
davasi için çalistigini iddia eden bir mümine karsi su-i zanda bulunacak kadar
melek ruhlu bir insan degilim. Öyle olduguna inanan varsa hodri meydan, ilk
tasi Harun Yahya’ya kendisi firlatabilir !
slm&slm
Anonymous
(no
login)
213.243.30.8
Re: Yaratiliscilarin Alinti Sahtekarliklari March 3 2003, 1:20 AM
Darwin
Amca ise kendi halinde bir müzisyen...
Yapma
yaaa!
Bence
Darwin amca 'OSSURUKTAN BIR TEYYARE'...
Keh
keh keh
Darwin
Amca
(no
login)
195.93.64.7
:-) March 3 2003, 1:55 AM
Darwin
Amca ayni zamanda ticaret de yapiyor...
Sayet
aids virüsü tasimadigina dair elinde doktor vesikasi var ve ölçülerin de müsait
ise, sana Amsterdam Red Light District'ten pembe bir oda kiralayip yüzde on
komisyonla seni çalistirabilir.
Bu
arada pasaport ve gümrük islemlerini tamamlayabilmek için, ilk sinavini Bay
Mikael'in çalisma bürosunda vermen gerekiyor...
Manavdan
bir salkim üzüm alip dil egzersizlerine baslayabilirsin... Istenmeyen tüylere
de epilasyon geçmeyi unutma !
Hadi
bakim, simdi yaylan ve uçak biletini almak için Öger turdan pala biyikli Suphi
abine bir faks çek. Randevuyu günbatimindan sonraya alir ve bi de bakkaldan
kendisine bi sise yeni raki götürürsen çok makbule geçer...
barisWbaris
Darwin
Amca
(no
login)
195.93.74.7
Açiklama üstüne açiklama ! March 3 2003, 3:56 AM
Saka
bir yana, Darwin Amca müzisyenim derken bir gerçegi dile getirdi. Müzige
girisim, henüz ciddi anlamda bir felsefi dünya görüsüne sahip olmadigim çok
eski dönemlere rast geldigi için, bu seçimimden pek pisman degilim.
Bu
küfürbaz arkadas, Islam'da müzigin nötr oldugunu ve kullanim maksadina göre bir
hükme dahil edilebilecegini bilmiyor, cehaleti kendi özrüdür. Sokaklarda sürtüp
küfür ögrenene kadar iki-üç kitap açip biseyler okusaydi, cehalet surubundan
içmeyecek ve olur olmaz saçma suallerle kendi kendisine iskence etmeyecekti...
Darwin
Amca geçimini müzikten kazanmaz (zamaninda avrupada konserler falan vermistir o
ayri), ticaretle ugrasir veya yazi yazar. Gençliginde birden fazla fakülte
bitirdigi ve meslek alanina girmeyen branslarda da çalistigi için, hem yüksek
lisans tezlerini ise kendi bölümünün haricindeki dallarda tamamladigindan, öyle
birden çok ilgi alanina sahip olmustur. Yoksa herseyi bildigini ve uzman
oldugunu, Darwin Amca iddia etmiyor. Bunu söyleyen bu problemli kardesimiz...
Benim
açimdan evrim, belki her cinsin kendi tekamül sinirlari içerisinde kalmasindan
ve diger bir cinsin hududuna tecavüz etmemesinden ibaret. Istisnalar olabilir
mi, bilemiyorum ? Din bu konuda öyle sanildigi kadar kati ve degismez
hükümlerde bulunmuyor... Zaten evrim'in Darwin'in iddia ettigi manada gerçek
olup olmamasi, Allah'in varligi konusunda zihinlerde bir süphe uyandirmaz. Belki
dini inanislardaki gelenekselligi güç duruma sokabilir. Fakat böyle birseyin
olabilecegine dahi ben ihtimal vermiyorum.
Yüzyillarin
ve binyillarin ortadan kaldirip atamadigi din kavramini, iki-üç sakalli elele
verip de ortadan kaldiracak degil. Bunlar aslinda belki, insanlarin merak içine
düsüp de, kendi dinlerini daha yakindan ve detayli tanimalarina vesile
olduklari için, takdire bile sayandirlar ! Herneyse..
Simdilik
bu kadar açiklamayi yeterli görüyorum, gerekirse devam ederiz.
slm&slm
Ömer
(no
login)
212.146.171.191
Re: Yaratiliscilarin Alinti Sahtekarliklari March 3 2003, 10:24 PM
!!Darwin
Amca ayni zamanda ticaret de yapiyor...
Sayet
aids virüsü tasimadigina dair elinde doktor vesikasi var ve ölçülerin de müsait
ise, sana Amsterdam Red Light District'ten pembe bir oda kiralayip yüzde on
komisyonla seni çalistirabilir.
Bu
arada pasaport ve gümrük islemlerini tamamlayabilmek için, ilk sinavini Bay
Mikael'in çalisma bürosunda vermen gerekiyor...!!
darwinbacım
demek sen pezevenksin ,bu işte iyi para var mı?Mikael melek ismi değilmi lan
senin adın da allah bilir muhammed mustafa falan gibi bir şeydir.
Darwin
Amca
(no
login)
195.93.64.7
Ömer bey ! March 3 2003, 10:44 PM
Isim
ile cisim arasinda benzerlik aransaydi, çekice "sokan", çiviye
"giren" demek lazim olacakti...
Öyle
hemen kizip sitem etme. Küfürlerin çok bayagi, biraz espiri anlayisini
gelistir. Zeka seviyeni artirmak için Lego takimi falan satin al (artik oda arkadasinin
takimlarini rahat birak); yahut atari salonlarinda tetris oyna. Baktin olmadi,
pala biyikli Suphi amcanin testisleriyle oyna. Unutma ki sen kasindin.
"Kasinani kasirlar" Bu, Darwin Amca'nin evrim kuramina ait bir
hükümdür. Amsterdam'daki patron ile mutabakata varildi, seni travestiler sokagi
31 nolu odadan ise almayi kabul ettiler. Hadi iyi siftahlar... Üzüm aldin mi
üzüm?