Kuran'i
isine gelen, isine geldigi gibi degistirmektedir!
May 11
2002 at 4:00 PM oguz (no login)
from IP
address 213.243.30.66
Kuran'da
cesitli sekillerde tahrifat yapilmis ve yapilmaktadir. Bunlari en cok
tercumelerde ve tefsirlerde gormekteyiz. Y.Nuri Ozturk Islami kurtarma
cabasinda olan bir kisidir. Bu ugurda Kuran da degisiklik bile yapabilmektedir.
Y.Nuri Ozturk'un yaptigi Kuran tercumesindeki bir Ayet'in, farkli baskilarda
gordugu degisiklige bakalim;
2000
baskisi;
Nisa-34
'Erkekler; kadinlari gozetip kollayicidirlar. Sundan ki, Allah, insanlarin
bazilarini bazilarindan ustun kilmistir ve erkekler mallarindan bol bol harcamıslardir.
Iyi ve temiz kadinlar saygilidirlar; Allah'in kendilerini korudugu gibi,
gizliligi gereken seyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden
korktugunuz kadinlara once oğut verin, sonra onlari yataklarinda yalniz birakin
ve nihayet onlari evden cikarin/bulunduklari yerden baska yere gonderin! Bunun
uzerine size saygili davranirlarsa artik onlar aleyhine baska bir yol aramayin.
Allah cok yucedir, sinirsizca buyuktur.'
1994
baskisi;
Nisa-34
'Erkekler; kadinlari gozetip kollayicidirlar. Sundan ki, Allah, insanlarin
bazilarini bazilarindan ustun kilmistir ve erkekler mallarindan bol bol
harcamıslardir. Iyi ve temiz kadinlar saygilidirlar; Allah'in kendilerini
korudugu gibi, gizliligi gereken seyi korurlar. Sadakatsizlik ve
iffetsizliklerinden korktugunuz kadinlara once oğut verin, sonra onlari
yataklarinda yalniz birakin ve nihayet onlari evden cikarin/bulunduklari yerden
baska yere gonderin/onlari DOVUN. Bunun uzerine size saygili davranirlarsa
artik onlar aleyhine baska bir yol aramayin. Allah cok yucedir, sinirsizca
buyuktur.'
Y.Nuri
Ozturk, Butun Kuran tercumlerinde bulunan, hatta kendisinin onceki baskisinda
da bulunan DOVUN kelimesini, sonraki baskisinda cikarmistir ve bu bana gore bir
tahriftir. Boylesi degistirmeleri (ve matbaa oncesi Kuran'in el ile
cogaltildigini da goz onune alarak) yuzyillar boyu yapilan tahrifatin
boyutlarini tahmin etmek bile mumkun degildir.
Musluman
dostlar istedikleri kadar Kuran'in tahrif edilmedigini iddia edebilirler, bu
iddialar Kuran'in tahrif edildigi gercegini degistirmez.
sevgi ile
Respond to this message
Author
Reply
Zork
(no
login)
194.120.191.9
Çevir kazı yanmasın ya da ölü eşeğe yeni hayat May 11 2002, 4:28 PM
üfürmenin
beyhude çabaları mı bunlar, Oğuz arkadaş?
Bir açıdan
sevindirici bu 'tahrifat'ların yapıldığını görmek. Yaşam kendi kurallarını
Allah Peygamber demeden bize dikte ediyor her alanda. Çağdaş yaşamın dönen
tekerini geriye çevirme hevesinin sonuçlarını Osssuruk Bin Laden örneğinde
hazin biçimde gördük. Tekerin altında kaldı taş devri İslam savunucuları.
Bilimsel
ve toplumsal ilerlemeyi durdurmak olası mı, İslam ülkeleri örneğinde görüldüğü
gibi ancak o gelişmeye el sallarsınız durması için, ama nafile, geriden nal
toplamak yegane varlık amacınız olur, müslüman olarak.
İslama
yeni bir çehre kazandırma, hadis ve kutsal kitabınına yeni aranjmanlar
kazandırma, dinin toplumsal yaşamdan soyutlanmasını erteleyebilir.
Başarıları,
dinin gereklerini değil, bireyin gereksinimlerine eğilmeleri ve bunlara dişe
dokunur yanıtlar vermeleriyle doğru orantılı olacaktır. Uymak zorunda oldukları
başlıca kural bu olsa gerek.
Değişmemezlik
çok nadir konularda bir erdemdir!
bahocan
(no
login)
195.175.154.234
Y.Nuri Ozturk hakkında May 11 2002, 4:36 PM
Ben de
Y.Nuri Ozturk hakkında benzer şüpelerim var. Y.Nuri Ozturk Kuran'ın getirmeye
çalıştığı toplum yapısını, Atatürk'ün getirmeye çalıştığı, batı, toplum
yapısına uydurmaya çalışıyor. Bu yüzden bazı ayetlerde yorum yapmış. Ama inan
diğer ayetlerde aynı şeyi yapmıyor, "/" koyuyor farklı anlamalar
arasında. 1994 tekide de aynı şeyi yapmış. Doğru yapmıştır. 2000'deki hatalı.
Benze şeyi kurban konusunda da yaptı, kendi tefsirini tv programında yalanladı.
Bence:
Y.Nuri
Ozturk yeterince cesaretli değil. Ben başörtüsünde dediğim gibi gerekirse kadın
bile dövülür. Ben arapça bilmediğim için o ayeti doğrudan yorumlayam. Ama orada
o suça ceza olarak dövmek cezasını koyuyorsa ben bu cezaya inanırım. Eğer
mantığımın şu anda bu ayeti ispatlayamaması sadece yetersiz bilgiden veya yanlış
şekide düşündüğümden kaynaklanmaktadır.
Ki ben
zaten "dayak"ı etkili bir ceza olduğunu savunuyorum.
Şöyle
düşün bir ailenin dağılması mı daha önemli? Yoksa bir kaç kez kadının dayak
yemesi mi?
İslam
için ailenin dağılmaması daha önemli, batı toplumları için dayak yemesi.
Şunu
diyeceksen "Ayette kaç kez olduğu söyenmiyor. Erkeğin kadını devamlı
olarak dövmesi doğru mu?"
Tabi ki
yanlıştır o ceza olan dayak değildir, o zulümdür. Dayak son uygulanacak
cezadır. İlk önce diğer cezalar uygulanır. Allah orada dövün diyor eğer hala
yanlışı yapmakta ısrar edelerse boşayın diyor. . Direkt olarak boşayın
anlaşılmıyor ama kadın hala yanlış yapmakta ısrar ediyorlarsa, bir ayeti inkar
etmiş olur ve sapmışlardan olur. O zaman sapmış bir kadınla bir müslüman erkek
evlenemez.
Ayette
dayak cezasının en fazla kaç kez yapılacağı söylenmemiş ama zaten düşünen bir
insan bir veya iki kez dayak cezasına çarptırılmış bir kadının hala inkar
etmesi bu cezanın işe yaramadığını anlar ve boşar. Eğer içinde ki şiddet
yüzünden anlamamazlıktan geliyorsa, o zaman o adam da sapmışlardan olur.
Bildiğim
kadarıyla aynı durum şeriat hukunda erkek içinde geçerli tabii ki o zaman kadın
erkeği dövemiyor, devlet erkeği dövüyor. Ama uygulunabilirliğinin ne kadar
olduğu tartışılır. Bu da İslam'ı bağlamaz bu hukuku uygulamaya çalışan devleti
bağlar.
agk88
(Login
agk88)
195.175.148.243
saptıranlar May 11 2002, 9:41 PM
kuranın
artık günümüzdeki hayata uymadığı bu dayaklı olaydan ortaya çıkar.erkek zina
yaparsa kadın niye dövemiyor? çünkü kadın hayvandır,erkekten aşağıdır.birkaç
kez dayak yese nolur ki? ha sokaktaki köpeği taşlamışsın,ha kadın dövmüşsün.
zaten hatırlayamadığım bir ayette de çocuğunuz çok uğraşmanıza rağmen namaz
kılmamakta ısrar ediyorsa onu dövün diye yazıyordu.
Neyse,bir
de kadın "sembolik" olarak misvakla,mendille dövülür diyenler
var,bunlar da teistlerin gerçekler karşısındaki son çırpınışları,çünkü KURAN
ARTIK İŞE YARAMAZ BİR AVUÇ KİRLİ KAĞIT OLMUŞTUR.
oguz
(no
login)
213.243.30.66
sevgili dost ateistinallahi, May 11 2002, 9:53 PM
Doganin
kurallari degismez... Fakat dinler degisebilir... Goruldugu gibi bu prof'larca
da tasdiklenmekte...
Agk..
Aman
yavas...
bahocan
(no
login)
195.175.154.249
Yorumlarınıza bayıldım May 11 2002, 11:55 PM
Yorumlarınıza
bayıldım. Gerçekten çok iyi cevap vermişsiniz yazıma hiç bu kadar iyi cevap
verbileceğinizi tahmin edememiştim.
knz
(no
login)
195.174.105.180
yorumlar hakkında, May 12 2002, 11:37 AM
burda
kadın hakları savunucusu arkadaslara tesekkür etmek istiyorum. agk88 belliki
içini acıtıyor, senden de bu tepkiyi beklerdim
Bahocon
yazacaklarım da, sana ima edeceklerim var.
umarım
yanlış anlamazsın.
sevgili
Oguz, yaşar Nurinin tercümeden bunu çıkarması
insani
birşey. Olmamması gereken bir ifaadeyi
kaldırmış.
Bu onun kalbinin sesini dinlemesi.
Fakat
gerçek ne ?
Ben Edip
yüksel ve kezban hatemiden duymuştum.
orda darb
kelimesi geçiyormuş. darb kelimesinin arapçada birçok anlamı varmış.
"Bulunduğu yerde tut" gibi.
bence bu
kelimenin arapçada hangi anlamda kullanılacağı ise, kişiye kalmış birşey.
Tarihte
yaygın olan görüş, darbın en
görülen
anlamı üzerine anlaşmak olmuş. Halbuki
onların,
buna takılması gerekirdi. Fakat onların kalpleri katıydı ki, hiç takılmadılar.
Bencil ve duyarsızdılar. Kendi içilerindeki duygulara bahane
buldular.
Hiç biri
bir itirafta bulunmadı. ya da cehennem
korkusu
hakim oldu, Allaha hiç güvenmediler.
Hatta
ileri gittiler.Kadınlar bile, sefalet yorumlar yaptılar. yok islamiyette yüze
vurmak yokmuş(nersine vuracak merak ediyorum), yok aniden vursa daha mı
iyimiş.
Bu da TAHAMÜDDEN dayak oluyor ki,ne diyebilirim
erkek
yorumcuların içinde, kurandaki 3 aşamaının cem olduğunu söyleyenler çıktı.yani
KURANdaki dayağın kendilerinini kısıtladığını düşünüp cem /birleştirme/
yaptılar.
kimisi kadınların mazohist(tıbbı tedavisi
mümkün
birşey ve kadınlarla alakalı bir şey değil) tabiatlı olduğunu iddia etti. Kuran
birşey dediyse
onlar 5
kattı.
acaba
diyorum , Tanrı insanların bunu yanlış anlayacaklarını bilemez miydi ? neden
bunun
önlemini
almadı ve bıraktı insanlar yanlış anlasın.
Ben sınav
yapan Tanrı düşüncesine sahip biri değilim.
Fakat
Tanrı müslümanlara inandık diye sizlerin muaf
olduğunuzu
zannetmeyin diyor. kadınlar çeşitli kültürlerde şiddette maruz kalıyor. Onlar
,kalpleri katı olanlar bir nehrin aktığı yatak gibi zaten oraya akacak. Bahocan
bir de böyle düşün, senin dehaya yazdığın sınav yazını okumuştum ve senin de
önünde
bir sınav
kağıdı var.
Ataeistlere
diyecek bi sözüm yok. sırf bu nedenden ateist olmanız bile sınavı geçme nedeni
olabilir:)
Fakat
size düşen kendi hayatlarınız. Müslümanlık sizde
bu
tepkiyi yaratıyorsa bile, size bir hizmet etmiş
oluyor.
sevgili
oguz , darb kelimesinin anlamları konusunda
bana
yardımcı olur musunuz ?
agk88
(Login
agk88)
195.175.149.96
-- May 12 2002, 1:52 PM
teistlerin(knz
sana değil) bir kıvırması da budur,arapçada bir sözcüğün birçok anlamı olduğunu
söyleyerek hala Kuranı savunmaya çalışırlar.Bunlara alet olmasak iyi olacak...
oguz
(no login)
213.243.30.66
Knz May 12 2002, 3:40 PM
Nisa-34
de DARB kelimesi gecmiyor. Arapcasinin latin harflerle okusunusu aynen su
sekilde;
(Turkce
karakterler kullanarak yaziyorum)
Nisa-34
'Erricalü kavvamune alennisai bima faddalallahü ba'dahüm ala ba'dın ve bima
enfekuu min emvalihim, fessalihatü kaanitatün hafizatün lilgaybi bima
hafizallah, vellatiy tehafune nüşuzehünne fe'ızuhünne vehcüruhünne
fiylmadacai'ı vadribuhünn, fein eta'neküm fela tebguu aleyhinne sebiyla,
innalahe kane aliyyen kebiyra.'
Goruldugu
gibi Ayet icinde darb kelimesi gecmiyor, fakat dovun anlaminda olan kelime
hangisidir bilemiyorum, cunku Arapca'dan ve Arap alfabesinden (sayilar disinda)
hic anlamam.
Darb
kelimesinin aynen su anlamlari bulunmakta;
1- Dovme,
vurma 2- Carpma, zarp (hasil-i darp=carpim) 3-Damgalama, Madeni para uzerine
para damgasi vurma 4- Kuvvet, guc 5- Kurma, dikme 6-Nazimda beyitin ikinci
misranin son kalibi 7- Musikide olcu
Darb
kelimesinin soyledigin gibi 'bulundugu yerde tut' falan gibi bir anlami yok.
Zaten Ayet'in icinde darb kelimesi gecmedigi gibi, 'bulundugu yerde tut' gibi
bit tumce de bulunmamakta. Cevirilerde 'bulunduklari yerden baska yere
gonderin' tumcesi bulunmakta.
Her ne
olursa olsun, yukaridaki yazimda da soyledigim gibi Y.Nuri Ozturk'un meal de
degisiklik yapmasi, meal'i bozmasi anlamina gelmektedir. Bu da bana gore
tahrif'in bir baska seklidir.
sevgi ile
ali oktay
(no
login)
195.175.180.185
bahocan May 12 2002, 8:38 PM
artık
beni şaşırtmıyorsun.çünki seni çözdüm.hatta artık senden özür bile
dileyebilirim.çünkü sen kızılacak yada tartışılacak durumda değilsin.çok ciddi
psikolojik depremler yaşıyorsun.çocuklar büyürken ebeveynlerini örnek
alırlar,anlaşılan senin modelin de dayak atan,eve kapayan,kelle donu
öneren,kısaca şiddet uygulayan bir müslüman model.üstelik evde bunları
yaparken,sokağa çıkınca T'cü Coşkun sendromu ile sağa sola iç geçiren bir
vaka.sana kızamam..
ancak bu
yazdıklarını İsveç ateistlerinin formunda yazsaydın seni ne yapar eder
bulurlar,ilk iş olarak ailenden ayırıp müşahade altında tutarlar ve aileni de
sorguya alırlardı.bu bakımdan şanslısın diyebiliriz.
ancak
yalnız değilsin,senin gibi binlerce bu durumda genç var bu ülkede,bunların
hepside potansiyel şiddet elemcisi.çünki eşini çocuğunu döven bir
kafa,yabancıya ne yapmaz.sana acil şifalar dilemekten başka birşey elimden
gelmiyor.kendine iyi bak.
vahdani
(no
login)
195.175.193.72
sevgili oğuz May 13 2002, 11:25 AM
Yok diyorsun
ama, bak kendin yazmışsın "vadribuhünn,"(vadribuhunne). Birde zaten
sen şu mantık hatasınıda hep yapıyorsun, eğer o sözcük olmasa idi Y. hoca nasıl
saptırmış olabilirdiki?
Ben
tartışmayacağım, sizi izlerken bir uyarmak istedim!..
Selam...
oguz
(no
login)
213.243.30.66
Sevgili Vahdani! May 13 2002, 3:22 PM
Ayet'in
Arapca yazilisinda DARB kelimesi olmadigini, Arap harflerinden ve Arapca'dan
anlamadigimi soylemistim. Sen 'vadribuhünn' kelimesini gosteriyorsun; bu kelime
dovmek anlamina mi geliyor? Elimde Arapca Turkce Camus var fakat Arapca
kelimeler Arap harfleri ile yazildigindan okuyamiyorum, bu nedenle
karsiliklarini bulamiyorum.
Boylesi
kelimelerin anlamini bulmak icin Osmanlica Turkce sozlukten faydalaniyorum.
Fakat ne yazik ki Osmanlica sozlukte vadribuhünn kelimesi yok...
Ayrica
mantik hatasini nerede yapmis oldugumu bir turlu anlayamadim.
Bir
aciklik getirsen...
sevgi ile
bahocan
(no
login)
195.175.155.223
Ali oktay'a May 14 2002, 10:16 AM
Ali oktay
hiç tahmin edemedin. Benim babam 8 yaşındayken öldü. Annem bana hiç babamı
aratmadı, beni ciddi olarak hiç dövmedi. Beni arkadaşlarımla karşılaştırırsam
çok daha az kadın cinselliğiyle ilgileniyorum. Arkadaşlarımın çoğu internete
girer girmez ilk girdikleri siteler porno siteler, (ben de girdim ama çabuk
sıkıldım.), kimi arkadaşlarımın 1-2 gb porno arşivi var.(abartmıyorum) Bu arada
bu genç insanların hiçbiri(ben de dahil) kızlara sarkıntılık yapmaz, tacizde
bulunmaz hepsi beyefendi çocuklardır.(Sen öyle görmesen de ama sen gençliği
tanımıyorsun.) Bir tane doğru tahminin var flört anlamında hiç kız arkadaşım
olmadı.(Dahs önce ki yazında belirtmiştin o da tam tahmin değildi) 17 yaşımda
İslamiyet'i tanıdım, ondan önce üniversite sınavı vardı zaman olmadı kızlara.
Ondan sonrada inancım yüzünden bir türlü kendimi ikna edemedim. (Flörtün yasak
olup olmadığından tam emin değilim tam anlamıyla bilen varsa yazsın.) Ama her
zaman kızlarla aram iyidir. Muhabbet filan ederim çünkü onların düşüncelerine
değer veririm ama bazen vücutlarına daha çok . Beni gören biri kolay kolay
inançlı bir Müslüman olduğumu anlamaz, bu yüzden kızlar bazen bana bile
asılırlar.(Şu aralar fazla kilolarım var daha az bakıyorlar ) Senin düşündüğünün aksi ben muhafazakar bir
ailede ve toplumda yetişmedim. Ailem sıradan bir Türk ailesi işte, inanırlar
ama neye inandıklarını tam bilmezler. Ben Nişantaşı Anadolu Lisesinde 7 sene
okudum (karakterimin şekillenmesinde çok etkili oldu.). Bu yüzden zenginleri
de, batıcıları da, Atatürkçüleri de, laikleri de iyi tanırım. Ben aslında
Fetulahçıları ve radikal dincileri tanımıyorum (sadece bir kez bu tip bir
çocukla muhabbet ettim bir daha muhabbet etmemem gerektiğini anladım ama yine
de insan olarak iyi insanlar ne kadar saçma düşünseler de).
Ben seni
daha çok şaşırtacağım çünkü sen daha benim düşünülerimin derinliğini göremedin.
Görebileceğini de beklemiyordum zaten. Ama ben senin düşüncelerinin ne kadar
yüzeysel olduğunu gördüm.
Benim
senin hakkında ki analizimi daha sonra yapacağım.
Az sonra
vahdani
(no
login)
195.175.193.135
sevgili "oğuz" May 14 2002, 3:54 PM
Nisa
Suresinin 34, Ayetinde geçen "ve-dribuhunne" kelimesinin gramer
yönünden açıklan ması;
1- İlk
olarak burada fiilin bulunması gerekir. Fiil - DA RA BE - kelimesidir. Arapça
da, Türkçe de de olduğu gibi fiil çekimleri vardır. Şimdi bu fiilin hangi kipte
kullanıldığını görelim. Bu fiil emir kipinde gelmiş yani " Idrib"
(Vur) manasında. Ayrıca bu emir kipi çoğul olarak kullanılmış "
Idribû" (Vurun). Bu kelimenin başındaki "elif" ( - I - Harfi)
Hemzayi Wasldır. Yani yazımda yazılır fakat okunmaz.
2- Fiilin
açıklanması bittikten sonra Kelimenin başındaki "Waw" (ve) harfine
gelelim. Bu kelime ayet içinde cümlelerin birbirine bağlanmasını sağlayan,
türkçe de de kullandığımız - ve - manasındadır.
3- Sıra
kime vurulmasının emredildiğini bulmada; Bunu fiilin sonundaki zamirden
anlıyoruz. Filin sonunda ki "Hunne" (Onlar - Kadın için) zamiri
ayetin daha önce geçen kısımlarında tanımlanan kadınlara dönmektedir. Ayrıca
not olarak belirtmek isterim, Arapçada Kadın ve Erkekler için kullanılan
zamirler birbirlerinden farklıdır.
4- Şimdi
kelimenin tercümesini yapalım;
Arapça :
Ve-Idribû-Hunne.(Okunuşu ;'vedribuhunne' dir.)
Türkçe :
Ve - Vurun - Onlara.
Bağlaç
-Çoğul Emir Fiili - Zamir
Eğer
dedim; Kuran da vurun emri olmasa idi, Yaşar hoca neyi saptırmış olurdu?
Bilmem
anlatabildim mi?
Selam...
ali oktay
(no
login)
195.175.134.230
bahocan May 14 2002, 4:36 PM
kadın
saçında yazarsan iyi olur burası uygun değil.
knz
(no
login)
195.174.105.180
Re: Kuran'i isine gelen, isine geldigi gibi degistirmektedir! May 14 2002, 4:37
PM
valla çok
iyi anlattın vahdani.
sen de
ailenin kurtulması masalına inanıyorsun ,
biliyorum.
Fakat bu
tür şiddet olaylarının çocuklarda travmaya
sebep olurmuş
ne önemi var değil mi ?
Asla ve
katiyen bu yoruma inanmayacağım:)
kadına
hangi sebeten dayak yediğini soran hukuğa da destek vermeyeceğim.
yani bir
cennet uğruna değmez.
oğuz,
kendi düşünclerimi en sonra yazarım.
vahdani
(no
login)
195.175.193.111
sevgili arkadaşım knz May 14 2002, 5:40 PM
Ben yorum
yapmadım, sadece ayeti okudum...
Benim
yorum yapmayıp, sadece izleyeceğimi söyledim, ama şunu unutmayın! Yaşar hoca,
bu meali yaparken hiçte anlamsız bir meal yapmamış, ayetin bu türden
okunmasının Kuran'ın genel hükümlerine aykırı olmadığı gibi, peygamberin
uygulamalarınada uygun bir anlamda olmuş olduğunu...
Gerçi
biraz zorlama okuma olur, ama hiç olmaz değildir...
Bu meal
de, diğer mealler gibi "Kuran" olmayıp sadece bir meal olduğu akıldan
çıkarılmamalıdır.
Yaşar
hoca ile ilgili, bu günkü Vakit gazetesi'nin arka sayfasını okuyun.
Ben bu
konuyu sizinle daha önce konuştum ve kadınların erkek üzerinde kurgulayacağı
enstrumanları düşününce, erkeklere böyle bir sırayı takiple, bu hükmü uygulama
hakkı'nın verilmesi bence çok anlamlı...
Tabii
katılmaya bilirsin, ama unutma! benim tercih hakkım Allah ile sınırlı...
Çocukların
travmasından hiç birşey anlamadım desem yeri var...
Sadece TV
bu bu bozuk psikolojiyi fazlası ile oluşturabilir...
Bence
kadınlar, Allah için kocalarına güzel bir kadınlık etseler ve erkeklerde Allah
için bu emenetlere sevgili davransalar daha güzel olur, hem de tüm aile ve
toplum açısından.
Bilmem
anlatabildim mi?
Sevgili
knz, bence fazla romantik davranıyorsun, bu güzel bir şey, ama fazla, işte anla
yani!
Selam...
oguz
(no
login)
213.243.30.66
Sevgili Vahdani May 14 2002, 9:40 PM
Aciklamalarin
icin tesekkurler.
'Dovun'
kelimesi butun meallerde gecmektedir. Hatta Ingilizce ve Almanca meallerde de
bulunmakta...
Bizim de
sergilemek istedigimiz Islam'in siddet'e yonelik tavridir.
Carpitma
konusundaki yaklasimini anlamis olmamakla birlikte, tabidir ki carpitma
carpitilacak bir sey varsa yapilir. Ortada carpitilacak veya carpitilmaya deger
bir sey yok ise neyi carpitacaksin?
sevgi ile