Fetullah Gerçeği

 

 

Fetullah Gerçeği

June 29 2002 at 12:05 AM ali oktay  (no login)

from IP address 195.175.180.221

 

--------------------------------------------------------------------------------

 

Utarit,

bu konuya daha önce değinmiştim,önemli bir gelişme olmadıkça birdaha değinmeyi düşünmüyordum,ama Fetullah Gülenle ilgili görüşlerini okuyunca fikrimi değiştirdim.

Öncelikle kesin olarak yanıldığını söylemek istiyorum.

elbette sende kesin olarak yanılmadığını söyleyeceksin,biliyorum,ama senin usçu biri olduğunu bildiğimden ve sana değer verdiğimden bu konuya kısa olarak değinme gereği duydum.

Fetullah Güleni incelemeye yeni başladığım günlerde onun yumuşak ve mütevazı tavırları benimde ilgimi çekmişti,zaten ilgilendiğim tek özelliği de bu olmuştu diyebilirim.Bu mütevazı adam nasıl oluyor da bu kadar büyük paraları kontrolü altında tutabiliyor diye düşünmeye başladım,ama bu iş düşünmekle olmuyor,birini tanımadan onun hakkında yargıda bulunmak doğal olarak subjektif olurdu,ona ulaşmak olanaksızdı benim için,en başta el etek öpen biri değildim,gazeteci falan da değildim,en pratik yol ,o cemaatın yandaşları ile temas kurmaktı,onlardan da çevremde oldukça bol miktarda vardı.Çok sevdiğim ve güvendiğim arkadaşlarımdı,dünyaya ne kadar zıt pencerelerden baksakta sonuçta dostlardık bizler,onarla uzun tartışma diyemem ,sohbetlere giriyordum ,birikimleri yetersiz olduğundan çok sıkıntı çekiyorlardı,kendi Dinlerini bile bilmiyorlardı,benim dinsel bilgilerim karşısında hayrete düşüyorlar ve nasıl olurda hem islamı bilip hemde tanrıya inanmıyorsun diye hayret ediyor,beni bu yüzden hidayete ermemiş bir müslüman olarak görüyorlardı,uzun süren ısrarlardan sonra uzunca bir süre toplantılarına katıldım,beni odukça sıcak karşıladılar,ağırlama faslından sonra bilinen kitapları birisi okuyor(genelde abi dedikleri kişi)diğerleride başları yana eğik diz çökmüş "itaat"pozisyonunda onu dinliyordu.bir kaç dakika dayanabilmiştim bu işkenceye,çünki benim için incir çekirdeğini doldurmayacak hacımda,abuk sabuk sayılabilecek masallardı bunlar,ben hemen soru sormaya başladım,bu alişik olmadıkları bir durum olmalıydı,abileri şaşırmasada öğrenciler çok şaşırdılar tavrıma,ve büyük bir güvenle abilerinin yüzüne baktılar ve onun her söylediğini çok basit hamlelerle çürütünce yüzler asılmaya başladı,yenilen doymaz misali tekrar tekrar davet ettiler beni ve her seferinde yeni yeni abiler çıkardılar karşıma.son toplantılarda orada bulunan öğrencilerin oldukça rahatsız olduklarını hisettim,abilerine olan güvenlerinin inançsız biri tarafından sallanması onları triplere sokuyordu.uzatmayayım artık beni davet etmiyorlardı ve bende bunu istiyordum artık,düşündüm çoğunluğu yüksek okulda okuyan bu insanlarn(fen ağırlıklı değildi çoğu)bu kadar bilgisiz olabileceklerini beklemiyordum doğrusu,bu noktadan sonra Fetullah Güleni daha çok merak etmeye başladım,bu insanları etkileyen insan bu gücü nereden alıyordu.Bu soruyu cemaatin adamlarına çok sordum ama doyurucu bir yanıt alamadım.sürekli ağlayan,karizmatik olmayan,üstelik konuşmaları çok basit,kelime dağarcığı çok kısıtlı,üstelik kelimeleri yerinde kullanamayıp salt etkleyici olsun diye Osmanlıcayı yeğleyen,bunu bile doğru dürüst yapamıyan bu insan,bir imam ya da bir hatip olarak milyar dolarları nereden buluyordu?bu sorunun yanıtı olarak söylenen "bereket" "bağış" gibi muğlak yanıtlar beni hiç doyurmadı,üstelik kafamın içindeki sorularla bağdaşır yanı yoktu görünenlerin.Manzara-i umumiye hiçte inandırıcı değildi.neydi bu manzara?

 

Bir imam, sabah akşam memleket ve İslam aşkı ile yanıp tutuşuyor,ve bu aşk uğruna ne evlenmeye fırsat buluyor,ne de diğer normal insanlar gibi başka sosyal etkinliklere.varsa yoksa video kasetler ,odio kasetler,vaazlar,bağışlar..,bu bağışlar konusu çok karışık,sanmayınki vaaz çıkışı caminin avlusuna konulan sandığın içine para atmak için yarışan bir sürü müslüman var,hayır öyle değil evet inanılmaz boyutlarda paralar toplanılıyor ama çok gizli,öylesine sıkı bir disiplin altında toplanılıyorki bu bağışlar,salt bu amaçla bir banka(!) bile kurmuşlar "Anadolu finans",bu finans kurumunda toplanan faizsiz paralar diğer bankalarda(kamu değil özel)çok gizli ve çok sıkı pazarlıklarla repo ve faize yatırılıyor,böylece halka faizin haram olduğu anlatılırken faiz yolu ile çok büyük gelir elde ediyorlar.bunu neden yapıyorlar?

Türkün adını duyurup diğer ülkelerde bayrağımızı dalgalandırmak için ...bu ne mafkure Allahım.hatta hızlarını alamayıp yurt dışında açtıkları okullara "Atatürk"adını veriyorlar.ama ne gariptir ki bu okullarda Atatürkün emrettiği gibi "karma eğitim" yapmıyorlar.sorduğunuzda bu okulları salt Allah rızası ile yapan bu cemmat her nedense her büyük semtte bulunan üniversite hazırlık kurslarını müslüman gençlere bedava değil oldukça da yüksek paralarla veriyordu.ha unutmadan yurt dışındaki okullarda kolej niteliğinde olup oranın elitlerinin çocuklarının kaul edildiği paralı okullardır.Bir taşla iki hatta üç kuş vurmak diye buna denir.bundaki amaç aslında nedir?

Bu örgüt(cemaat)kökü toprağın derinliklerine kadar uzanan "kökü dışarda" bir örgütün Türkiye uzantısıdır ne yazık.ne yazık diyorum,çünki Utarit gibi gerçekten yurtsever olduğuna inandığım gençlerin sempatisini kazanmayı başarmıştır.çok ama çok yazık.

Bu örgüt ve kadroları ne yazık ki iki keçiyi güdecek kapasiteleri olmayan insanların başında bulunduğu,ama asıl yönetici kadronun yurt dışında olduğu MOON tarikatinın Türkiye şubesinden başka bir şey değildir.

Tamamen insanların(mesihi,müslüman demeden)dini duygularını emmeye ve sağmaya dayalı bu hilalli Moon örgütü Türkiyeye akıtılan milyar dolarların doğurduğu parayı yurt dışına çıkarma güçlüğü çektikleri için salt bu borcu karşılama amacıyla yurt dışındaki okulları açmıştır.yani parayı yurt dışına çıkaramıyorsanız yatırımı dışarıda yapar orada kazanırsınız.Türk devleti de saf saf o okulları bana devret der. Fetullah ta baktı ki kerizler uyandı,paçayı kaptıracak ,iki ağlama bir sızlanma ile hastalığını bahane edip kebdini ABD ye zor atmıştır.

 

devamı var...

 

 

Author Reply

agk

(no login)

195.175.149.91 alpaslan ışıklının kitabını okumuştum June 29 2002, 3:07 AM 

 

Said Nursi ve Fethullah Gülen in özdeşlikleri ve yaptıklarıyla ilgiliydi. Alıntı yaparız ama bu saatte olmaz

 

  

 

Anonymous

(Login dants)

213.14.18.19 Re: Fetullah Gerçeği June 29 2002, 3:17 AM 

 

cemaatin tam içinde değilim ama cemaat anadolu finansı kurmadı orasını bir daha incele asya finansı kullanıyor.

çok gizli ve çok sıkıysa gerçekten o banka olayı sence gruba yeni katılan birine bu bilgiler verilir mi bence verilmez...

sanki cemaatin içinde çok uzun yıllar kalmışsın gibi konuşuyorsun. bana kalırsa bunların içinde biraz da senin hayallerin var.

atatürk ten çok bahsediyorsun ancak atatürk ün en tehlikeli gördüğü şey sanki din gibi bir düşüncen var hissine kapıldım. atatürk ölüme yakınken acaba hangi konuyu vurguladı?

karma olmayan okuma da gerçekten okul performansı etkileniyor. bir de benim gördüğüm bir çok karma olan okullar da ahlak-edep neredeyse kalmamış. arada iyi de çıkabilir ancak benim gördüklerimin çoğu kötüydü.(özellikle büyük şehirlerde)

bir de dışardaki kolejler çok övülüyor.

 

ben de cemaatin eksik tarafı olunca çok eleştiririm ancak herald kimse senin kadar acımasız olamaz!

 

 

  

 

ali oktay

(no login)

195.175.180.77 anonymous, June 29 2002, 10:03 PM 

 

Anadolu finans yanlışlıkla yazılmıştır düzeltiyorum.

 

Daha önceki yazılarımda Asya finanstan sözetmiştim.

Cemaate yeni giren birine bu bilgiler verilirmi demişsin,ve cemaatin içine tam olarak girmediğini belirtmişsin.

 

Birincisi ben cemaate girdim demedim,üst düzey sayılabilecek düzeyde tanıdıklarım var dedim.

ikincisi cemaatin içindeki gençler bu tür bilgileri bilemezler çünki onlar kurmay kadroda değiler sadece bir er gibi çalışırlar,ve çok iyi koşullandırıldıkları için bu tür kanıtlara kulaklarını tıkar inanmak istemezler.Rant için eğitim sektörünün seçilmesi anlamsız değildir,insanlar çocuklarının eğitimi için hiçbir özveriden kaçınmamakta gerekirse boğazlarından bile kesmektedirler.işin içine allah rızası gibi ancak damardan ejekte edilebilen kavramlar sokulunca rahat bir manevra alanı sağlanmış demektir.Bu okulların neden yurt içinde ve bedava olmadığı sorulduğunda sesler kesilmekte ama asıl amaç gözardı edilmektedir.

Hesaplar tutmamıştır.Bu hesabı 28 şubat kararları umulmadık düzeyde bozmuştur.

 

Yurtdışında okul açmaktaki amaç;

 

1-Yurt dışında yatırım yapılan ülkeler çoğunlukla Türki ve müslüman ülkeler olduğundan az gelişmiş ülkelerdir,yatırımlar ucuzdur.

2-bu ülkelerde rejim boşluğu olduğundan Türkiyenin dışında yabancı sermaye zorlukla girmektedir.

3-Yabancı sermaye yatırımları devletçe desteklenmektedir.

4-söz konusu yatırım alanı eğitim olduğu için her türlü destek kolaylıkla sağlanmaktadır.

5-Moon kaynaklı sermayeyi Türkiyeye sokmak oldukça risk taşımakta takibe uğramaktadır.

6-Türkiyede imam hatip çıkışlı öğrenciler en büyük sempatizan kitlesini oluşturmakta,ancak eğitim kalitesi düşük olduğundan büyük çoğunluğu ÖSS de elenmekte böylece arzulanan fakültelere(Hukuk,Siyasal bilgiler) girmekte zorlanmaktadırlar.oysa asıl amaç ulusal eğitim sistemini ele geçirerek amaçlanan doğrultuda kadrolar oluşturmaktır.(hakim,Savcı,Bürokrat)

7-Yurt dışında kolej kalitesinde eğitim kurumu açarak hem oranın burjuvasının parası hedeflenmiş hemde gelecekte oranın yönetim kadrolarını oluşturacak kitlenin beyni yıkanmış olacaktır.

8-dışarıda elde edilen büyük paraların transferi hem güvenli olacak hemde kovuşturulmayacaktır.

9-elde edilen gelir yine yurt dışında çesitli sanayi yatırımlarına aktarılmakta bunun için yerel politikacılarla da işbirliği yapmaktan kaçınılmamaktadır.

10-eğitim gibi herkesin alkışlayabaleceği bir alan seçilmekle hem dikkatler dağıtılmakta,böylece bir taşla iki kuş vurulmaktadır.

 

Yurt içinde salt eğitim kurumları alanında değil,basın,yayın,sanayi yatırımları,finans sektörü,dernekler,vakıflar,kurslar,öğrenci yurtları,alışveriş merkezleri gibi yaşamın heralanında etkinlik göstererek sempatzanların yaşamı çizdikleri disipline uyarlanmaktadır.

 

Karma okulların başarıyı etkilediğini söylemek,tamamen islami ahlak anlayışını bağlayan,ama gerçekleri değiştirmemekle birlikte,Devrim ilkelerine ve çağdaş yaşam biçimine ters düşen sapık bir bakış açısıdır.ayrıca üzerinde durulması gereken bir konudur.

 

Bir çok karma okullarda edep in kalmadığını söylemek "edep" ten ne anladığınıza bağlı olan bir durumdur.bana göre türban takmak ve cinsiyet ayrımına dayalı eğitim yapmak ahlaksızlığın daniskasıdır.karşındaki karşı cinsi her an potansiyel tecavüzcü olarak gören kafa kliniğe muhtaç bir kafadır.

 

Ayrıca cemaat anlayışı başlı başına sapık ve ezilmesi gereken"bölücü,kışkırtıcı,sömürgen,geri"bir anlayıştır.

 

Kaldı ki ben kişisel olarak okulların bir eğitim kurumu değil salt "ögretim" kurumları olması gerektiğini savunan biriyim.eğitim aile tarafından verilmesi gereken bir şeydir.okullarsa bilgi öğreten kurumlar olmalıdır,buna rağmen bir de inanca dayalı eğitim inanılmaz sakıncalar doğuran bir sistemdir.bunun sakıncaları değişik iktidarların uygulamalarında açığa çıkmakta ve yüz binlerce pırıl pırıl genç,alınan yeni kararların sonucunda ya bırakın üniversiteye girmeyi iş bile bulamamakta işsizler ordusuna katılmaktadır.

 

Atatürk konusu ayrı bir konudur,çok üzücü bir şekilde istismar konusu yapılan ve her kesin "gönlünce"değerlendirdiği bir büyük insandır.

 

Evet acı ama gerçek Atatürk inançsızdır,ve dini tehlike olarak görmüştür,cenazesi bile camiye uğramamış ender insanlardan biridir.

 

 

 

  

 

ali oktay

(no login)

195.175.180.77 DGM tutanaklarından kısa bir özet. June 29 2002, 10:51 PM 

 

Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, Fetullah Gülen’in TSK’ya sızma girişimleri için yeni planlar yaptığını ifade ederek, “Kendine bağlı türbansız ve kültür düzeyi yüksek bayanları, askeri öğrencilerle evlendirmeyi sağlayacak bir yapılanmaya gitmiştir" dedi.

Yüksel iddianamesinde, Gülen’in 10 yıl içinde bu yöntemle TSK içinde söz sahibi olacağı bir konuma gelmeyi düşündüğünü belirterek, bu planların, Maltepe Askeri Lisesi’nde okurken cemaatin toplantılarına katılan gençlerin ifadeleriyle de sabit olduğunu dile getirdi. Yüksel iddianamesinde şu ifadelere yer verdi:

“TSK’yı ele geçirme amacıyla sızma politikasını sessiz ve derinden devam ettirmektedir. TSK mensupları arasına sızma çalışmalarının yanı sıra, subay ve astsubay çocuklarını kendi okullarına ve dershanelerine kaydettirmeye, yetiştirilen bu çocukları askeri okullara sokmaya çalışmaktadırlar.

 

Batıda yoğunlaşıyor

Grubun faaliyetleri, bütün yurt sathında yaygın bir görünüm arz etmekteyse de, özellikle Samsun - Adana hattının batısında, üniversite çevrelerinde ve Erzurum’da yoğunlaşmıştır.

Grup, yurt sathına yaygın 88 vakıf, 20 dernek, 128 özel okul, 218 şirket, 129 dershane ve yaklaşık 500 öğrenci yurdunun yanı sıra, biri İngilizce olmak üzere 17 yayın organı, ortalama 250 bin tirajlı gazete, TV istasyonu, ulusal düzeyde yayın yapan iki radyo istasyonu, faizsiz finans kurumu ve bir sigorta şirketini denetimi altında bulundurmaktadır.

 

 

Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, Nur Cemaati lideri Fethullah Gülen hakkında, “örgüt kurduğu ve yönettiği" gerekçesiyle, Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 7. maddesi hükümleri uyarınca 10 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. Yüksel, siyasilerce korunduğunu savunduğu Gülen’e, cumhuriyetin uyanık bekçilerinin fırsat tanımayacağını dile getirirken, Gülen’in 10 yıla kadar da kamu hizmetlerinden men edilmesini talep etti.

79 sayfa ve 12 bölümden oluşan iddianamesinde, Gülen’in kitap ve kasetlerinin yanı sıra Emniyet, Genelkurmay ve jandarma istihbaratlarının raporlarından da yararlanan Yüksel, şu görüşleri dile getirdi:

 

ASKERİ POLİSE KIRDIRMA

Cemaat TSK’yı ele geçirmek için “sızma" politikasını sessiz ve derinden sürdürmektedir. Bunun için polisle askeri karşı karşıya getirme politikasını izlemekte, polisi güçlendirerek denge sağlama, etkinleştiği polis camiasını gerektiğinde TSK’ya karşı kullanma amacını gütmektedir. Bunu, ‘bazı politikacılardan TSK’ya karşı alınmış tavizlerle’ yapmakta, bu süreç işlerken, cemaat de TSK’ya hoş görünme politikası izlemektedir.

 

PAPA İLE GÖRÜŞMESİ

Gülen, hükümetin bilgisi dahilinde Papa 2. Jean Paul’un daveti üzerine 9 Şubat 1998 tarihinde Vatikan’da Papa ile görüşmüştür. Görüşme, İslam ve Hıristiyan dünyalarını temsilen dinlerarası diyalog zemininde oluşmuş ve Gülen, uluslararası platformda, Türkiye’de İslami kesimin lideri olarak gösterilmiştir. Gülen, Papa ile görüşerek, sadece Türkiye’de değil, dünyadaki Müslümanları da yönetmeyi amaçlayan ruhani liderliğe ilgisini ortaya koymuştur.

Tüm dinler ve uluslarla iyi ilişkiler kurarak onlardan gelecek karşı girişimleri engellemeyi, hatta kendini desteklemelerini sağlamayı düşünmektedir. İleride kuracağı şeriat devletini desteklemek üzere, bir çok ülkede ileride yönetime gelecek gençleri yetiştirmektedir.

 

ZENGİN MÜMİN ŞARTI

Gülen grubunun faaliyetleri, bütün yurt sathında yaygın bir görünüm arz etmekteyse de, özellikle Samsun - Adana hattının batısında kalan illerde, üniversite çevrelerinde ve Erzurum’da yoğunlaşmıştır.

Gülen grubu yurt sathına yaygın 88 vakıf, 20 dernek, 128 özel okul, 218 şirket, 129 dershane ve yaklaşık 500 öğrenci yurdunun yanı sıra biri İngilizce olmak üzere 17 yayın organı, ortalama 250 bin tirajlı gazete, TV istasyonu, ulusal düzeyde yayın yapan iki radyo istasyonu, faizsiz finans kurumu ve bir sigorta şirketini denetimi altında bulundurmaktadır.

Grubun yurtdışında 6 üniversite, 236 lise, 2 ilkokul, 8 yabancı dil ve bilgisayar merkezi, 6 üniversite hazırlık kursu ve 21 öğrenci yurdu da vardır. Gülen, yoğun ve kapsamlı faaliyetlerini yürütebilmek için geniş finans kaynaklarına sahiptir. Bu kaynakları genel olarak bilinmekle birlikte, diğer irticai gruplara oranla mali ilişkilerini büyük bir gizlilik içinde yürütmektedir.

Gülen, müminlerin zengin olmalarını şart koşmakta, ancak, şahısların tek tek çok zengin olmalarından ziyade büyük sermayeli, ancak çok ortaklı şirketlerin kuruluşu şeklinde bu görüşünü uygulamaya koymaktadır. Çünkü çok zengin olan kişi dünya işleriyle uğraşmaya önem vererek hedeflere ulaşma yolundaki çalışmaları aksatacaktır.

 

GİAD’TAN YARDIM

Özellikle Gülen’in Kazakistan’daki okulları için Denizli’deki taraftarlarınca 1 milyon dolarlık kaynak aktarıldığı, Afyon, Malatya, Kayseri ve İzmir’de de bu yolda faaliyetler yürütüldüğü bilinmektedir. Işık Sigorta, Asya Finans gibi büyük kuruluşların gelirlerinin, İş Hayatı Dayanışma Derneği (İŞHAD) ve Genç İşadamları Derneği (GİAD) bünyesindeki işadamlarının bağışları da Gülen’in finans kaynakları arasında büyük bir yer tutmaktadır. Ayrıca yayıncılık alanından da büyük gelir sağlamaktadır.

 

HEDEFİNİ GİZLİYOR

Gülen, İslamcı ideolojik bir yaklaşımla, bulunduğu legal yolu muhafaza ederek, sahibi olduğu etkin mali gücü de kullanarak, şu stratejileri izlemektedir:

“Eğitilmiş gençlerden oluşan bir taban oluşturmak, devletin tüm kadrolarında, bürokraside, Milli Eğitim’de ve emniyet teşkilatında kadrolaşmak, yurtdışında, Türkiye’deki siyasal İslam’a sempatiyle bakacak bir kesim oluşturmak, yürütme ve yasama erklerini hedefi doğrultusunda kullanmak, ılımlı görüntüsüyle hedefine ulaşıncaya kadar toplumun gerçeği görmesinin önünü kesmek.

 

Siyasetçiler yardım ediyor

Gülen’e verilen siyasi destek, teşekküle yardım boyutundadır. Tarikat okullarını övmek moda haline gelmiştir. Tarikat okullarına destek verenler Atatürkçü olamazlar. Fetullahçılar, siyasi partilere verilen siyasi destek karşılığı devlet imkanlarından yararlanmaktadır. Gülen’in gelir kaynakları arasında, Siyasi partilere verilen siyasi destek karşılığı devlet imkanları da vardır. (1997’de Asya Finans’a 533 milyar liralık teşvik verilmiştir). Gülen’in gücü, oluşturduğu büyük sermaye imparatorluğunun yanı sıra, dozajını gittikçe arttıran ve zaman zaman teşekküle yardım boyutuna ulaşan siyasi destekten oluşmaktadır.

İleride devlet yönetimini kontrol altına alabilmek için, kısa vadede tüm kadrolara yandaşlarının getirilmesi veya bu kadroları işgal edenlerin kendisine bağlanmasını hedeflemektedir. Uzun vadedeyse tam bir kontrol sağlayabilmek amacıyla eğitim sektöründe yoğun bir faaliyet göstererek teşkilatlanma ve kadrolaşmayı yaygınlaştırmayı amaçlamaktadır. Böylelikle TBMM’de yandaşlarının mutlak çoğunluğu elde etmelerini sağlarken, hedeflediği teokratik diktatörlüğe yumuşak geçişi sağlamak için başkanlık sistemini desteklemektedir. Gülen, hiç bir kuvvetçe geri adım atmaya zorlanamayacağı bir duruma ulaştığında, Atatürk ilke ve inkılaplarını ortadan kaldırmayı, laik, demokratik, sosyal hukuk devletini ortadan kaldırarak, şeri devleti kurmayı hedeflemektedir.

 

Nursi’nin izinde

Gülen laik cumhuriyete karşı değilse; n Neden müritlerine “Anayasal kurumlardaki güç ve kuvveti cephenize çekinceye kadar her adım erkendir" diyor?

Neden mülkiye, adliye ve askeriye başta olmak üzere, devlette teşkilatlanma isterken, “Buralardaki arkadaşlarımızın korunması çok önemlidir" diyor?

Neden Arapça eğitimin kaldırılmasını devletin bir yanılgısı olarak kabul ediyor?

Neden kitaplarında, İslamcı çeteler gibi, tebliğ ve cihad konuları üzerinde hassasiyetle duruyor?

Neden oluşturduğu ışıkevlerinin; medrese, tekke ve zaviyelerin fonksiyonlarını ifa ettiğini söylüyor?

Neden cumhuriyet dönemini kötülüyor ve bu dönemi kendi tarihi olarak görmüyor?

Neden Atatürk’e “Deccal" deme küstahlığını gösteren Said - i Nursi’nin izinden gidiyor?

 

Amaç islam diktatörlüğü

Siyasi parti ve bazı devlet kadrolarınca kabul gören Gülen, hedefine ulaşmada, devlet rejimini istismar etmektedir. Atatürk’ü Said - i Nursi gibi “Deccal" olarak nitelendiren Gülen, gizlilik, taraftarlarının bağlılığı, kararlı ve merkeziyetçi yönetimiyle en güçlü ve etkin irticai yapılanma haline gelmiştir. Gülen’in laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni sona erdirip, yerine şeri yasaların hakim olduğu İslam devletini kurmak için okullarında beyinlerini yıkadığı gençlikle oluşturacağı toplumu kullanmayı planladığı tespit edilmiştir. Nurculuğun ve bu görüşün ideologu olan, Ulu Önder Atatürk’ten “Deccal" diye bahseden Said - i Nursi’nin günümüzdeki temsilcisi Gülen’dir. Bu amaca ulaşmak için, demokratik usuller ve ılımlı İslam görüntüsü altında kamufle edilmiş bir yöntem uygulamaktadır. Böylece Atatürkçü laik kesim içinde bile desteğini arttırmaya çalışmaktadır.

 

Abant, amacı ortaya koydu

Yargıtay Başkanı Doç. Dr. Sami Selçuk’un, 4. Ceza Dairesi Başkanlığı sırasında katıldığı 18 - 19 Ağustos 1998’de, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nca Abant’ta düzenlenen toplantı bildirgesi örgütün amacını ortaya koymuştur. Gülen’in onursal başkanlığını yaptığı vakfın toplantısında laiklik ve devlet kavramları erozyona uğratılmış, laikliği koruyucu düzenlemelere karşı çıkılmış, başörtüsü konusunda aşırı dinci çevrelere ve faaliyetlere destek verilmiştir.

 

Soruşturma sürüyor

Yüksel, iddianamesinin sonunda, Gülen’in legal ve illegal yapılanmasıyla ilgili soruşturmanın, tamamlanan soruşturmadan ayrıldığını vurguladı. Yüksel’in bu soruşturma sonucunda, Gülen’e bağlı tüm şirket, okul ve kurumlarla, buralarda çalışan yöneticileri de kapsayan bir dava açması bekleniyor. Yüksel’in açacağı davanın, sanıkların mahkumiyetiyle sonuçlanması halinde, bu kuruluşların tamamının kapatılacağı ve mallarına el konulacağı ifade ediliyor.

 

 

  

 

ali oktay

(no login)

195.175.180.77 NEDEN? June 29 2002, 11:01 PM 

 

Fethullah Gülen laik cumhuriyete karşı değilse, amacı sadece Türk toplumunu eğitime tabii tutmaksa; neden müritlerine "‘o kuvveti temsil edeceğiniz şeyleri elinize alacağınız ana kadar, Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar, her adım erken sayılır"’ demektedir?

 

Neden, mülkiye, adliye ve askeriye başta olmak üzere devlet kadrolarında teşkilatlanma isterken ayrıca, "‘bu açıdan bizim ister bu dairede, ister diğer dairede arkadaşlarımızın korunması çok önemlidir. Bu koruma mevzuunda işte arz ettiğim gibi belki işin esnekliğinden istifade edilebilir. Türkiye’de önünüzü kestiler. Yürüyemiyorsunuz, orada durgun sular gibi gölleşme imajı uyandıracaksınız. Zorlayacaksınız, yerinde yürüyor gibi yapacaksınız"’ talimatları vermektedir?

 

Neden, kitaplarında islamcı silahlı çeteler gibi tebliğ ve cihad konuları üzerinde hassasiyetle durmaktadır? Neden, "‘Mahmud Efendi’nin görevi, sarığın, şalvarın, cüppenin propagandasını yapmaktır. Sen de emniyet teşkilatına girecek vali ve kaymakam olacak insanları yetiştir’ demektedir?"

 

Neden,Yurt dışında milyar dolarlarla ifade edilen yatırımlar yaparken bunları burada yapıp ülke ekonomisine katkıda bulunmamaktadır.bu okulları Devlete hibe edeceğini söylemesine rağmen(ABD ye gitmezden önce)neden hala yapmıyor.

 

 

 

 

  

 

dants

(no login)

213.14.18.220 Re: Fetullah Gerçeği June 30 2002, 5:38 AM 

 

nuh mete yükselin ki sadece bir iddia dır. bunda bariz şekilde saçma yerler gözükür. bi kere polis kolejinde bile artık bazı "dersanelere gitmeme kuralı" vardır.

peki bu kadar iddia dan sonuç olarak ne çıktığını da söylesene.

 

ben oradayken adamların dedikleri şuydu :

"bizim asıl amacımızı insanlar devleti ele geçirmek olduğunu göstermeye çalışıyorlar.bizim dünyada niçin gözümüz olsun bizim amacımız tüm dünyadaki insanlara dini yani islamı tanıtmak, geri kalmış müslüman ülkelerden okumuş adam çıkarıp diğer devletlerin sömürgesinden kurtarmak"

 

"üst düzey sayılabilecek düzeyde tanıdıklarım var " nasıl yani, benim de tanıdığım kişiler var ve üst düzey ancak onlar bizim paralar burada filan hiç demezdi. zaten para kaynakları gerçekten himmetlerdir. katılmadıysan bu tür toplantılara bence daha hiç bir şey görmüş sayılmazsın.

 

bedava olmamasının sebebini ben sorduğumda böyle bir sessizlikle karşılaşmadım. bana kalırsa yeteri kadar öğrenmeden yargıya varma. geri kalmış ülkelere nasıl okul açıyorlar ve o ülkelerde okul için gerekli malzemeyi oradan çok ucuza bulmalarını nasıl bekliyorsun?

 

yaptırım yapılan ülkeler çoğunlukla türki derken bir kez daha tam araştırmadığını gösterdin çünkü avrupada rusyada afrikada da okulları var ve bunların sayısı en az asyadaki kadardır.

 

hem yabancı sermaye çok zor giriyor hem de girince devlet yardım ediyor nasıl bir iştir bu yahu? çamur atılacaksa bile tutarlı atılır.

 

dışardan para sokulması aslında düşündüğün kadar zor değil. örnek istersen bir otobüs firması kurarsın ve olayı bitirirsin. sence neden bu kadar çok otobüs firması var onlar devamlı kar mı yapıyor? böylelikle hem hiç bişeyle uğraşmazsın. hem takip edilemezsin. hem de sıkıntı çekmezsin.eğitim ise çok sıkıntılıdır tamamen devlet kontrol eder her zaman diken üstündesindir okulun sık sık müfettişlerce ziyaaret edilir. yurtların çok sıkı denetlenir.ne gerek var bu kadar sıkıntıya akıllı bir adam asla dediğin olayları yapacak olsa gider otobüs şirketi kurar hem mis gibi para kazanır. hem de kolay kolay kimse seni yakalayamaz.

 

adamlar geliyor devletin elinde ki fabrikayı alıyor,kapatıyor,kendi ülkesinde açıyor, devletini bağımlı hale getiriyor; veya senin suyunu senin piyasanda dolaşan miktardan çok daha aza alıyor; senden aldığı hammaddeyi işleyip sana satıyor; ülkende "herhangi bir yerde aldığı toprak parçasını istediği gibi kullanabilir" maddesini çıkarttırıp istediği gibi kendi ülkesine götürüyor; ilk okulunda kendi dilini okutturup kendi devletine senin ülkeden taraftar toplarken ayrıca kültür yapını bozuyor (atatürk ün ölüm döşeğinde vurguladığı) dilin artık ölüyor ve yerine yabancı diller kullanılmaya çalışılıyor; sense hala yapay bir gündemle uğraşıyorsun. belki senin bunlardan haberin yok ama o okulda yetişen insanlar bunları bilerek büyüyor.işte bazı farklar burada atılıyor.

 

çamur at izi kalır felsefesi uygulanıyor hem millet bu yukardakileri çakmıyor ülke çok rahat soyuluyor hem de ülkeye yararlı olabilecek insan varsa hemen önü kapatılıyor.

 

ülken olimpiyatlarda başarıyla temsil ediliyor.bundan hangi gzeteler yazılar yazıyor?

 

basın-yayın organı artık her kuruluşun var bunun sebebi bilgiyi en hızlı şekilde güce dönüştürmesi ve halkı istediğin gibi yönlendirebilmedir.

 

bakınız senin gibi asıl körler hala türban takmayı nasılda aşağılıyorsun. o beyinin senin için gerekli değil di mi? yurt dışına gitse başka ülkeler için bişeyler bulsa önemli değil...

 

nedendir bilinmez böyle bölücüler özellikle türkiye de çıkıyor. ya biri çıkıp ırk ayrımı yapıyor ya da biri çıkıp din ayrımı yapıyor. ülke sömürülüyor senin gibiler çıkıp oraya buraya içlerindeki o pisliği kusuyorlar. bunu yaparken gözleri hiç bir şey görmüyor. karşılarındaki önemli değil.

 

evet bana göre edep cinslerin birbirlerine bakışıdır. ben asla karma eğitime karşı değilim. ancak yapılacak işin doğru düzgün yapılması gereklidir. eminim ülkemizde eskişehir olaylarına benzer olaylar yaşanmaktadır.

 

 

atatürkün dine karşı olduğunu ve tehlike olarak gördüğünü nasıl anladığını sorsam heralde bana gerici yobaz diye cevap vermezsin de mi?

 

 

ülke sömürülüyor senin gibiler çıkıp oraya buraya içlerindeki o pisliği kusuyorlar. bunu yaparken gözleri hiç bir şey görmüyor. karşılarındaki önemli değil.

 

 

 

 

 

 

  

 

utarid

(no login)

212.252.6.203 Re: Fetullah Gülen June 30 2002, 6:11 PM 

 

Selamlar.

 

Fethullah Güleni yetmisli yıllardaki soylemleriyle degerlendirmek hatalıdır. O gunlerin kanlı gerginliginde insanların can derdinde söyledigi radikalize sözlerin bugun icin gecerliligi o kadar yok. Insan yasadıgı anla degerlendirilmeli.

 

Fetullah Gülen gibi sivil toplum öncüsü bir insanin su an Amerikada olmak zorunda kalması bu ülkenin cok büyük ayıbıdır.

 

Adamlarin yurtları, okulları, dersaneleri, sirketleri var ve hepsi de devletin denetimine acık. Legal olmayan bir durum varsa geregi yapılır.

 

Bir insanin fikrini acıklama ve fikirlerini yayma özgürlügüne kapalı kapılar ardında cesitli hesaplarla müdehale edilemez. Türkiye demokratik hukuk devletidir.

 

Türkiyeyi homojen hale getirmeye kimsenin hakkı yok. Kimsenin babasının ciftligi degil bu memleket.

 

Size Gülay Göktürkün bugunkü yazısını okumanızı tavsiye ediyorum.

 

Istanbul Universitesinde Capa da 70 yasındaki bir kadın saglık karnesi basortulu oldugu icin hastaneye alınmıyo. Ve yasamini yitiriyo.

 

Anayasayada basortusu aleyhine bir durum olmamasina ragmen sırf kisiliksiz yöneticilerin kisisel taassuplari bakın nelere yol acıyo. Kamu hizmetinde calısan memuların basortusu takması yasak, hadi anladık. Kamu hizmetinden faydalanmak istiyosan basortusuz olman lazım. Yazık degil mi o nineye, yazık degil mi onun coluguna cocuguna. Devlet kendi vatandaslarına bu zulmü nasıl yapar? Hic mi insaf kalmadı.

 

Bu ülke kimin ülkesi! Kimin böyle bir hakkı olabilir. İki paralık hesaplarla adami hapse at, basortusulusun ziktir git de.

 

Cem Uzani baslarının üstünde tasıyolardı. Kartelle anlasmazlıga dustugu, konserler duzenleyip politikaya atılacagi icin adamı simdi vatandaslıktan cıkaracaklar. 20 yıldır aklınız nerdeydi? Illa herkez sizin gibi mi dusunmek zorunda?

 

Refahlı Istanbul belediyesi 3 yılda 700 defa teftis ediliyo, Hadepli Agrı belediyesi 3 yılda sıfır defa teftis edilmis? Bunun sebebi ne? Acıklayabilecek var mi?

 

Eger bir ülkede ben müslümanim diyen insanlar varsa bu dine saygı göstermek zorundasin. Onlarda insan, sen de insansın. Fikirler farklı olabilir ama digeri de insan oldugu icin ikisi de esit sartlarda olmak zorunda ve ikisi de saygıya layık, aynı haklara sahip olmak zorunda. Insan olmak yönünden, yasam hakkı bakımından herkez hukuk önünde esittir. Devletten istenen de budur.

 

Yeri gelince ülkenin %99 müslüman derler, ama yöneticiler müslümanlıgı yok etmek, icini bosaltmak icin elinden geleni ardlarına koymazlar.

 

 

Hakimiyet milletin mis. Güldürmeyin adamı! Hakimiyet su an Atatürkü kendine göre yorumlamıs, devleti her yönden hortumlayan, kendisini istedigini istedigi kalıba sokma yetkisinde gören insanlarda.

 

Neymis efendim Fetullah gülen bir zamanlar sempatik mis, simdi din devleti kurmak istiyomus, takiyye yapıyomus, cocuklar aglıyomus vazlarında. Bu ülkede birseyler yapmak icin ne yapılır? Sivil toplum örgütleri nasıl islemelidir? Devlet insanini yönetime nasıl ortak eder? Kıtleler devleti nasıl zorlar. Bunun ölcüsü ne? Halk yönetime sadece 5 yılda bir oy vermekle mi katılır?

 

Bu ulkede dinciler din devleti kurucaz diye ayaklansa önce Fetullah Gülen karsılarına cıkar. Refahcılar, fundemantalistler Fatullah Güleni bir kasık suda bogucaklar nerdeyse. Adami sizde ezmeye calısıyosunuz. Hic mi kafanız basmıyo? Gidin aralarına ajan sokun, gercek niyetlerini anlayın. Benim cevremde bir sürü fetullahcı var, din devletinin 'de' sinden anlamazlar bu adamlar.

 

Bu ülkenin sigortası olan insanları tesbit etmek, onlara deger vermek, önlerini acmak, hic olmazsa saygılı olmak lazımken, onu sil, bunu ez, onu karala, bunu parala. Ne yapılmaya calısıyo, neden bu gerginlik. Ne yapmaya calısıyosunuz halkı? Doga kanunları, simdiye kadar tarihin sahit oldugu bu tur baskılar sonuc verdi mi de bunları yapıyosunuz. Yoksa isin icinde baska hesaplar mı ..?

 

Dinci dogmatiklerden ne farkıniz var? Bir kac dogma bulmussunuz dünyanin hicbir ülkesinde gecerliligi kalmayan, sloganize edip, gizli hesaplar yapıp duruyosunuz. Onun önünü kessek, bunu hapse atsak sunu sınır dısı etsek..

 

Taliban basortusuz diye milleti disarı cıkarmaz, burda basortuluysen hastanelere almazlar. NE FARK VAR!

 

Adam spor akedemisi Profosoru olmus. Karsısındakine nutuk cekio sen nasıl olur da 'fetva' dersin Ataturk bu kelimeyi yasakladı diye.

 

Bu ne taassup, bu ne gericilik.

 

Ali Oktay sana saygısızlık falan etmek istemiyorum. Ama bir taraftan cogulculuktan bahsediyosun bir taraftan sapına kadar en radikal homejensin. Liberalizme bile demedigini bırakmıyosun. Onun yüzü kara, bunun yüzü mara. Ölcü ne Allah askına. Insanların illa gizli niyetleri mi olmak zorunda?

 

Ne zamana kadar sürücek bu iskence. Herkes senin fikrinden, ya da devlete kapalı kapılar ardında hükmenden bir kac kisinin dediklerini mi yapmak zorunda? Niye masum halkı rencide ediyosunuz.

 

Bu ülkede din devleti isteyen kac kisi? Kimler istiyomus bunu? Su yasıma geldim, o denli dini hayatın yasandıgı bir cevrem oldu, din devleti isteyen bir kisi göremedim. Kimmis Bunlar?

 

Annemi 3 ay önce bir üniversite hastanesinde ameliyat ettirdim, simdi olsa bası örtülü diye ettiremicem. Ne anlar benim annem dincilikten, siyasal islamdan. Bir devleti yönetenler halkına bu iskenceyi eder mi? Hic mi tanımıyosunuz bu halkı? Halktan bu derece kopmus, halkının ihtiyaclarını bu denli hice sayan yönetim mi olur.

 

Ben annem hastalanırsa ne yapıcam simdi? Hakkımı nerde arıcam? LAHEY de mi?

 

 

 

Duygu sömürüsü yapıyorum demi? BAzıları icin hava hooooos, bataklık gericilerinden kurtuluyos iste? Bu halk bizim kamburumuz de mi? 65 yasındaki bir kadın icin basortusunun ne deger ifade ettigini anlamanız icin.

 

Türkiyede isi cıgrından cıkardılar. Hükümet halkının hükümeti degil. Halkına her konuda zulmediyo devleti yönetenler. Din sadece bunlardan biri.

 

Neyse önemli olan bilimsellik.

 

Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim Bilim

 

YAZIK!

 

Not: Aslında bu yazıyı hic yazmamak istiyorum ama belki birazcık ne demek istedigimi anlayan arkadaslar olur.

 

Byes.

 

 

  

 

knz

(no login)

195.174.105.180 Re: Fetullah Gerçeği June 30 2002, 10:23 PM 

 

ben de hastane olayını tv de gördüm.

ya bu hastane!

isterse satanist olsun be.

yuh dedim artık.

yuh.

tıpkı eleştirdiklerine benziyorlar.

 

fetullah gülenle yildizim barişmadı.

devletle arası iyiken iyidi.

şimdi bozuldu.

mesela bundan ibaret.

 

 

 

  

 

ali oktay

(no login)

195.175.181.180 utarit, July 1 2002, 11:44 PM 

 

Yazını gerçekten üzüntü içinde okudum,birbirimizi anlamakta güçlük çekiyoruz anlaşılan.

 

üniversite hastahanesine alınmayan bayanın haberini izlerken küfretmekten kendimi alamadım.Bu inanılmaz haber gerçekten kahrediciydi.Bu tür işgüzarlıkları yapanlar alçaktır.kaldıki hastahanelere başvuran her kim olursa olsun bakılmak zorundadır.kılığından dolayı farklı muamele görmesini şiddetle kınıyorum,lanetliyorum.O hastahanede öğretim görevlisi olan abim ve eşi var,haberi onlarla birlikte dün İstanbulda TV den izledim,söyledikleri şu; üniversitede Türbanla ilgili alınmış bir karar var ama bu öğrencilerle ilgili.bazı provakatörler salt üniversite yönetimini güç durumda bırakmak için bilinçli olarak halka karşı böyle bilinçli tavırlar alıyorlar.ki üniversite güç durumda kalsın,Annem uzun yıllardır tek böbrekle yaşıyor ve çok sık periotlarla o hastahanede check-up a giriyor ve başı eşarplı.ve bugüne kadar hiçbir sorun çıkmadı,öbür abimde İst Gülhanede öğretim görevlisi,annem orada da muayene oluyor orada da sorun yok,şimdi orada yakınlarınız olduğu için diyebilirsin ama öyle değil,bir başka yakınım Amiral bazan Boğazda ordu evine giderim herkes tanımasına rağmen azıcık sakalım uzun olsa almazlar.Buraların kuralları kesindir,ama hastahanelerde halka karşı böyle bir uygulama yok.yapılanlar tamamen kasıtlı.

 

Gelelim Fetullah Gülene,her nedense hocanın ağzından çıkan sözlere hiç değinmemişsiniz.bunu anlamakta güçlük çektim.o sözleri Nuh Mete Yüksel zorlamı söyletti? oradaki itirafları görmezden gelemeyiz devlet bu tür belgeleri ciddiye almayacak ta neyi alacak.

 

Fetullah gülen bu lafları söyleyeli çok oldu şimdi farklı düşünüyor diyenler var.Fetullah Gülen çocuk mu ki böyle sık sık fikir değiştiriyor.yaşı yetmişe dayanmış bir adam,hemde bir misyoner.bu nasıl bir misyon durki konjoktüre bağlı olarak sık sık değişmekte.

 

Madem masumdur neden gelip kendisini savunmuyorda ABD de Moon cularla sırt sırta çiftliklerde keyif çatıyor.

madem bu kadar kutsal bir misyon üstlenmiş ve o kadar da arkasında halk desteği var gelsin teslim olsun,sol aydınlar gözlerini kırpmadan gelip DGM nin karşısına çıkıyor yargılanıyor gerekirse girip yatıyor aslanlar gibi,ama nedense din pazarlamacılarında bunu göremiyoruzŞevki yılmaz,Hasan Hüseyin Ceylan,Urfa eski belediye başkanı neydi o soysuzun adı,Refahın kapatılacağını haber alır almaz hemen soluğu dışarda aldılar üstelik bu insanlar iktidarda dokunulmazlık zırhındayken iyi sallıyorlardı,ne oldu yemedimi,gemiyi terketmekte ne oluyor,ama Suudi koruması altında Atatürke hakaret etmeği bir kahramanlıkmış gibi iyi pazarlıyorlardı.bunların topunu toplasan bir budist rahip kadar yürekleri yoktur.

 

ama genel kanı şudur,suçlular kaçarlar.demekki kendisi vicdan muhasebesini yapmış.

 

Bir zamanlar polis teşkilatının nasıl cemaatleştirildiğini çok iyi biliyorum,o size sözünü ettiğim "ağabey"lerden biri ile bir iş seyahatine çıktım kırmızı ışık ihlali ile ilgiliolarak polis durdurdu,ben yalamaya başlayacak derken polise bir çıkıştı bir iki isim saydı polis neredeyse ayağımıza kapanacaktı.bir süre sonra o cemaat üyesi komiserleri yazıhanesinde gördüm,adamlar suyu bile çömelerek içiyorlardı neymiş "islamiymiş",büroda mescit olarak kullanılan odada namaz kılmaya girdiler,ve namaz kılarken başlarına özel bir sarık sarıyorlardı,kusacaktım bu manzara karşısında.şimdi bunların hepsi görevden alındı temizlendi.

Bunlar size elbette sempatik gelebilir ama unutmayın ki bu adam ların karşısına kendilerinden farklı düşünen insanlar çıktığında ne kadar tarafsız kalacaklar?hep kendinize yonttuğunuzdan sudaki balık misali gerçekleri görmekte zorlanıyorsunuz.ben liberalizme karşı bile radikalmişim,bu liberalizmden ne anladığınıza bağlı,acaba aynı şeyi mi anlıyoruz,ben üretim yapıp yurt dışına ihracat yapan iki şirketin sahibiyim,yani liberalizm senden çok işime geliyor,ama inan içim almıyor,yanımda çalışan sıradan insanların bile lüks arabaları var ve ben bundan mutluluk duyuyorum,onlara bir liberal gibi yaklaşsam dötlerine don bile alamazlar devletin reva gördüğü asgari ücretle.

 

adam gelip kendi ülkende kendi dilini öğretiyor diyorsun,senin hoca farklı bir şey mi yapıyor?

o da gitmiş Sibiryada Türkçe,İngilizce eğitim yapıyor.o yapınca doğru, başkası yaptımı yanlış bu çifte standart değilde ne?

 

herşeyden önce ben şunu soruyorum,Hoca bu hizmeti neden burada vermiyor?buradaki eğitim sorununu halletti dünya ülkeleri kaldı öylemi güldürmeyin beni..

 

Doğu Anadoluda öğretmen bulunmayan okullar dururken beni asla buna inandıramazsınız,hele şu İslamı yayma gibi abuk misyona da söyleyecek söz bulamıyorum,sen nesin peygamber mi? hele TC kimliği ile böyle bir göreve soyunmak başlı başına Laik Atatürk ilkelerine ihanettir.600 yılda hilafetin bayraktarlığını yapan Osmanlının başaramadığı bir misyonu,TC kimliği ile yapacağını sanmak demeyim de buna inanmak diyeyim tam bir aymazlık ve art niyet taşıyan bir eylemdir.siz anlaşılan bu konuda daha önce yazdıklarımı okumamışsınız,MİT raporunu hiç okumamışsınız.Moonla ilişkisini hiç okumamışsınız.zaten okusanız ne farkedecek ki.

 

Fetullah hoca evine dön,

 

kendini Atatürkün yaptığı gibi şerefli Türk doktorlarına emanet et,

 

Türk yargısına güven,kaçmakla kendini aklayamazsın.

 

Üstelik buradaki dost bildiklerin yavaş yavaş terketmekte seni.

 

Kala kala bir Sevindirik kaldı.

 

 

 

 

 

  

 

ateistsavar

(no login)

195.93.34.164 Bir hatirlatma July 2 2002, 12:09 AM 

 

 

Atatürk'ün Almanya'da,

 

Yanilmiyorsam Karlsbard? olabilir,

 

Kendisini alman doktorlarin eline emanet ettigini de...

 

Unutmamakta fayda var.

 

O zamanlar böbreklerinden rahatsiz idi!

 

Bu,

 

Vatanseverlikte bir ölçü olamaz...

 

Ali Oktay'i türk polislerinin eline teslim ediniz 

 

  

 

ali oktay

(no login)

195.175.181.180 dants, July 2 2002, 12:30 AM 

 

Bu iddiadan sonuç olarak ne çıktı diye somuşsun,sen heralde başka bir dünyada yaşıyorsun,daha iki gün önce DGM Fetullah Hoca ile igili açıklama yaptı ve suçlarının sabit görüldüğünü açıkladı.kaldı ki bu açıklama öncesinde geçerli olan soru hala geçerlidir,

 

Fetullah Gülen madem masum sa NEDEN DÖNMÜYOR?

hastalık mastalık bahane,dönüp kendini aklamalıdır.

ondan pekte farklı düşünmeyen Mehmet Kutluların (Nurcuların lideri,Yeni ASya gurubu)depreme ilişkin sözleri daha belleklerden silinmedi.sen kimi savunuyorsun,bırak gelsin kendini savunsun.kaçmakla bir yere varamaz,Ecevit bile ancak dışarı çıkmasına izin vermekle bu kadarını yapabildi.daha fazlasını yapamaz,gelsin başı dik olarak ağlamadan sızlamadan kendini savunsun.yok evlenmemişte kendini islama adamışta,geç bunları,kronik şeker hastası evlenip te ne yapacak?

 

Milyar dolarların hesabını versin,Moon bağlantısına hiç değinmemişsin,bunları anlatsın,kasetleri anlatsın,dublaj olduğunu söylesin örneğin.sinsi planları olmadığını açıklasın,sanki babasının mirasınımı harcıyorki?Moon Dolarlarıyla ağalık yapmak kolay tabi.

 

"Neden böyle gizli emellerimiz olsun ki bizim amacımız Dünyada İslamı yaymak"diyorlarmış vah vah çok etkilendim ne yüce bir mefkure..hele şu günlerde,insanlar pazar artıklarından çürük domates toplarken bir islamı yaymak kaldıydı.pek inandım doğrusu.Onların hepsini de öyle bir tanırım ki..Göt dersen mehter kösü,göbek dersen işemek için ikisaat arayıp bulmaları gerekli,ense dersen katmer katmer,kelle kulak yerinde,bir oturuşta benim beş öğünde yediğimi yiyen bu yiyici takımını, vede dinleri Allahları PARA olan bu din tüccarlarını bana birer aziz gibi yutturmaya kalkışmanda çok komik doğrusu.Devlete vergi vermemeye and içmiş, bu kökü dışarda eğitim kurumları vasıtası ile burada bozulan çarkı dışarıda kurma gayretkeşliğini kutsal bir mefkure gibi pazarlayabileceğiniz en son kişi benim.

 

En son ayrıldığım işyerinin sahipleri MÜSİAD üyeleriydi

oraya transferle girmiştim,işe girdiğim gün bana verdikleri odadaki tüm Kabe,türbe resimlerini aşağı indirmiştim buz gibi oldular ama bana götten bağlı olduklarından gık diyemediler,"ya ticaret yapın ya siyaset "dedim onlara.ama oda bir Atatürk resmi astırıncaya kadar olmaz mücadeleler verdim.sonunda Atatürkün Hacıbayramda çakilmiş resmini astılar ama ben Kuva-i milliyeyi temsil eden kalpaklı resmini astim ısrarla.işleri güçleri vergi kaçırmaktı,işçilerin sigortaları yüzünden onlarca kavga ettim.tam dört sene mücadele verdim tek başıma,ama bunun yanında aklınıza gelebilecek her ahlaksızlığı gizli olarak yapan insanlardı,çok önemli bir projeyi yönetiyordum,projeyi uzun ve yorucu çalışmalar sonuda bitirdim ama onlara vermeye vicdanım el vermedi,ve istifa edip kendim iş kurdum şimdi hem ülkeye döviz kazandırıyorum hem aslan gibi vergi veriyorum.işimi bozmayı çok istediler ama çok açıklarını bildiğimden birşey yapamıyorlar.şu an Tayyibi maddi olarak destekliyorlar,çok iyi kozlar var elimde finali bekliyorum seçimlere yakın kullanabilirim duruma göre.

 

iki yüzlülere yer yok bu memlekette,Vahdettin gibi sıkışınca gemiyi terkedenlere yer yok,adam gibi savaşacaksınız.bu memlekette zulum var deyip kaçamazsınız,80 faşizminin Mamak zındanlarında işkenceye göğüs geren yirmisini daha doldurmamış kızlar kadar bile direnci olmayan çember sakallı insanlara ihtiyacımız yok.

 

Fetullahı savunmakla şevki yılmazı savunmak arasında en küçük bir fark yoktur.

 

 

  

 

ateistsavar

(no login)

195.93.50.157 Beni Türk hekimlerine emanet ediniz diyen Atatürk için... July 2 2002, 2:39 AM 

 

 

Almanya'da böbreklerinden tedavi gördü demistik.

 

Simdi ali oktay'i Türk polisinin sefkatli ellerine emanet edebilir miyiz?

 

Gel bakim amcanin KILLI gögsüne

 

  

 

ateistsavar

(no login)

195.93.50.157 Beni Türk hekimlerine emanet ediniz diyen Atatürk için... July 2 2002, 2:40 AM 

 

 

Almanya'da böbreklerinden tedavi gördü demistik.

 

Simdi ali oktay'i da Türk polisinin sefkatli ellerine emanet edebilir miyiz?

 

Gel bakim amcanin KILLI gögsüne

 

  

 

utarid

(no login)

212.252.6.203 Gülen bir sivil toplum hareketi öncüsüdür! July 2 2002, 2:53 PM 

 

Ali Oktay! Fetullah Gülen hakkında kesinlesmis bir yargı kararı yok. Cavit Caglar da Amerikadaydı yakaladılar getirdiler. Isterlerse Güleni de getirebilirler.

 

Gülenin Amerikadaki yeri belli, izi belli. Varsa hakkında bir tutuklama kararı uygulasınlar. F.Gulen 80 li yıllarda da tutuklanmis ve bütün davalarından beraat edip aklanmis.

 

Ülke insaninin hepsi bir boyda ve bir fikirde olucak diye bir kural yok. Avrupa insan hakları mahkemesinde Türkiyenin aleyhine sonuclanmis yüzlerce dava var. Türkiyedeki insan hakları ihlalleri 3. dünya ülkelerini bile aratır cinsten.

 

Gülen Amerikaya diyelim ki kactı. Aynı Vahdettinde oldugu gibi. Bütün mal varlıgına el koyun. Okullarını kapatın. Vahdettin gibi fakirlikten sürüne sürüne ölmesini bekleyin.

 

Sizin hatanız bu ülkeyi babanızın ciftliği görmeniz. Bu ülke insanının deger verdigi kim varsa ülkeye küstürüp ülkeden kacırmaktan ya da asmaktan hapse atmaktan baska yaptıgınız yok. Gülenin o kadar sempatizani var. Bunların ona besledigi samimi duyguların hic mi degeri yok.

 

 

Herkezde bir art niyet arıyosunuz. Legalliginizden o kadar endiselisiniz ki aleyhte cıkan en kücük elestiriyi bile kabullenemiyosunuz. Dogma haline getirilmis, bütün elestirilere kapalı, halkına zulmedip duran, Ataturkü kendi hesaplarına alet eden bir konumdasiniz. Inim inim inletiyonuz milleti.

 

Uyduruktan, sanal bir 'siyasal islam' gerilimi olusturdunuz. Sömürüyosunuz milleti.

 

Fetullah Gülen ya da diger sivil toplum öncüleri, halka yön verebilen gönüllüler hareketi öncülerine deger verildigi an bu ülke bir basamak daha cıkacaktır.

 

Bir devlet kendi insanindan neden korkar? Yarası var da mi gocunuyo? Kimsenin din devleti istedigi falan yok. Ayinesi istir kisinin lafa bakılmaz.

 

Asın Güleni de Mendereste oldugu gibi!

 

Bakalım elinize ne gecicek.

 

Byes.

 

  

 

ali oktay

(no login)

195.175.180.162 utarit, July 2 2002, 6:10 PM 

 

Bu bakış açısını sana yakıştıramıyorum.bir türlü anlamak istemiyorsun,Bu ülkeyi babamızın çiftliği olarak görmüyoruz,bilakis babamızdan kalmış ve bize emanet edilmiş bir ülke olarak görüyoruz,bu Cumhuriyeti kuran kuva-i milliye,ve onun komutanı Gençliğe hitabesinde ve Bursa nutkunda ne yapmamız gerektiğini kesin bir dille belirlemiştir.

Laik Türkiye Cumhuriyeti,Şeyhlerin ve müritlerin ülkesi olamaz.buna asla izin verilemez,kimsenin ne düşündüğüne karışmıyoruz karışılmasını da istemiyoruz,ama organize olmuş dinsel yapılanmalara karşı duyarlı olmak laik cumhuriyet yuttaşlarının birincil görevidir.çok gerilere gitmeye gerek yok,bu gün Sıvas katliamının yıl dönümü,35 tane canı diri diri yakan kokuşmuş beyinler hızlarını alamayıp bu ülkenin evrensel boyuttaki en büyük yazarına yaptıklarını saniye saniye izledi.bu zihniyetin eline iktidar erki geçtiğinde neler yapabileceğini hepimiz gözlerimizle gördük,hikayeye karnımız tok.saçlarından yerlerde sürüklenen Cumhuriyet kızlarını herkes TV ekranlarından izlediler,belediyelerdeki faşizan uygulamaları ve şeriat provalarını,İran mollaları ile kol kola düzenlenen hizbullah etkinliklerini gördük,sen ne anlatmaya çalışıyorsun,birkaçyıl önce bu ülkede Atatürke küfür etmek için yarışan alçak vekilleri gördük.hindiyi bile yasaklayan küflü kafalara karşı uyanık olmayacağızda ne yapacağız,bu alçaklar Cumhuriyete karşı doğal müttefik gördükleri PKK nın kamplarına gidip onlarla Aponun resimleri altında kolkola pozlar vermedilermi?sen buna çok seslilik mi diyorsun çok safsın doğrusu.Moon tarikatıyla kolkola ortak kasadan yatırım yapanlar silah fabrikalarını bile kurdular.ayrıca hocayı getirmek Caviti getirmeye benzemez,hoca ABD nin ortadoğu maslahatgüzarıdır derken millet dalga geçtiğimi sanıyor,yeşil kuşak planının Türkiye uzantısıdır hoca,işin içinde Pentagon vardır,işin içinde CIA vardır,işin içinde bizim hainler vardır(Netekim paşa)işin içinde MOON vardır,geçen hafta DGM hocayı suçlu bulduğunu ve tutuklanması için karar çıkardığını açıkladı.kasetlere hiç değinmiyorsun neden?

 

  

 

DEHA

(no login)

212.154.29.188 Utarid July 2 2002, 6:35 PM 

 

'Gülenin Amerikadaki yeri belli, izi belli. Varsa hakkında bir tutuklama kararı uygulasınlar. F.Gulen 80 li yıllarda da tutuklanmis ve bütün davalarından beraat edip aklanmis. '

 

 

Sanki bu memleketteki oy avcılığı olgusunu bilmiyorsun.

 

Bazı şerefsiz politikacılar değilmidir,oy uğruna bunlarla işbirliği yapıp palazlandıran,göz yuman güçlendiren.

 

Merak edilen,neden hepsinin Babunadan tut,Ören lerden tut Gülene kadar,ABD ye kapağı attığı,neden İran a falan gitmezler?

 

Bu memlekette Radikal Dincileri dış mihrakların desteklediğini çocuk bile biliyor.

 

 

 

  

 

ali oktay

(no login)

195.175.180.162 Fetullah bertaraf edilmiş tehlikedir. July 2 2002, 7:56 PM 

 

Son yılların moda bir deyimivar,"Siyasal islam"itiraf etmeliyim ki bu hataya bende sık sık düşüyorum,inançlı kesim diyorki, şu siyasal islamcı şu değil ,şu radikal islamcı,şu ılımlı islamcı ,şu salt kendi halinde müslüman.

 

Kimi bilerek,kimide aklınca entellektüel takılabilmek için,bu moda terimi mıncık mıncık ediyor.

 

"Siyasal islam-populer islam"ayrımı,Türkiyede "sivil toplumcu"diye anılan,ikinci Cumhuriyetçi,neo-liberal çevreler tarafından piyasaya sürüldü,ideoloğları da Şerf Mardin dir.

 

Önce bir saptama yapalım.İslam nedir? islam bir dindir,bir dünya görüşüdür,yani bir ideolojidir.

 

Musevilik,Hıristiyanlık,İslam ve yer yüzündeki bütün dinler ideolojidir,ve SİYASALDIR.

 

Siyasal olmayan bir tek ideoloji yoktur.Siyasal olmayan bir din de yoktur olamaz. olur diyen yalan söyler,tartışacaksak bu saptamalar üzerinden tartışalım evelemeye gevelemeye gerek yok.

 

DİNLER TOPLUMLARIN "EFENDİ-KUL" BÖLÜNMESİYLE BİRLİKTE ORTAYA ÇIKTI.BU BÖLÜNME,HEM DEVLETİ ZORUNLU KILDI HEMDE DİNLERİ.EFENDİLERİN KULLARI YÖNETMESİ VE DENETLEMESİ İÇİN,SİLAHI TEKELİNE ALAN BİR SİYASAL ÖRGÜTLENME GEREKLİ VE ZORUNLUYDU.BU İLİŞKİYİ,İNSANLARIN KAFALARINDA GÜVENCE ALTINA ALACAK İDEOLOJİ DE,BU SÜREÇ İÇİNDE OLUŞTU.DEVLET VE DİN,SINIFLI TOPLUMA GEÇİŞLE DÜNYAMIZA GELEN UYGARLIK PAKETİNİN İÇİNDEN ÇIKTI.

 

Yeryüzünde insanlar,efendi-kul diye bölündükleri için;

gök yüzünde bu ilişkiyi koruyacak bir efendi "yaratıldı"

Ortadoğu dillerinde "rab"ve "mevla",Uygurcada "ige",Çağataycada "eye" vb.hem köle sahibi hemde Allah anlamına gelir.

Tanrılar efendiye saygının abartılmasıyla varılan soyutlamalardır.

Efendi kavramı yeryüzündeki efendi modeline göre gökyüzüne taşınmıştır.Bütün bu sosyolojik gerçek saptamalar,Cumhuriyet Devrimi yıllarında okullarda okutuluyordu.

 

Fazla uzatmadan özetlersek,devlet ve din ya da devlet ve siyaset birlikte doğdular.Dinler,siyaset için var olmuşlardır ve varlıklarını hala bu amaç için sürdürmektedirler.Bütün dinler,sonuç olarak Dünyayı "efendiler adına" düzene sokmak için vardırlar.

Bunun dışında olan tek bir din yoktur ve olamaz.

 

Hele islamda belli tarihsel nedenlerle bu gerçek,daha yalın ve vurguludur.Çünkü İslam,daha doğuşunda bu yolda başarı kazanmış ve devletin "ideolojisi" olmuştur.Hıristiyanlık gibi Roma imparatorlarının dini olana kadar uzun bir sancılı dönem yaşamamıştır.

 

HİÇ BİR DİN SİYASAL YAŞAMIN DIŞINA "SÜRÜLMEYİ" KABULLENMEZ.SİYASAL YAŞAMIN DIŞINA "SÜRÜLMEK" DÜNYANIN DIŞINA SÜRÜLMEK ANLAMI TAŞIR.GERÇİ AHRET YADA ÖBÜR DÜNYAYA İNANMAK İMANIN ŞARTLARI ARASINDADIR AMA DİNCİ İDEOLOJİNİN SAHİPLENİCİLERİ DİNİN ASIL BU DÜNYA İÇİN GEREKLİ OLDUĞUNU BİLİRLER.EĞER DÜNYAYA "NİZAM" VEREMEYECEKSE DİN NE ANLAM TAŞIR?

 

Efendilere din, Aydınlanma düşünürlerinin saptadıkları ve Atatürkün de vurguladığı gibi,"siyasal egemenlik aracı olarak gereklidir".

Bunun için efendilerden çok halkın dinci ideolojiye "bağlanması"önemlidir.Halkın var olan siyasal egemenlik ilişkisine teslim ve razı olması,yanlızca devletin zor gücü ile sağlanamaz.beyinlere de birer bekçi dikmek gereklidir. işte Pentagon ideologlarının "populer-islam" dedikleri,beyinlerdeki bekçiden başka bir şey değildir.Bu bekçinin bağlı olduğu merkez,halk değildir,efendi-kul sisteminin Pentagon kaynaklı siyasal uzantılarıdır(?)

 

Siyasal olmayan bir din bulunmadığı halde bu siyasal olmayan İslam nereden icat edilmiştir.? bu ayırıma göre siyasal islamın dışında siyasal olmadığı iddia edilen bir islam ,"populer islam"bulunuyor.Sivil toplumun parçası ilan edilen şeriatçılığa "demokrasi adına " ve onun içinde bir konum verilmek isteniyor.böylece devleti din temeline oturtma çabası yasallaştırılmak isteniyor.Cumhuriyetin en temel ikesinin dibine dinamit konulmak isteniyor,ne adına "sivil toplum" adına,hadi canım sende...

Siyasal olmayan islam içinde reklam edilen tarikatlara,cemaatlara,özgürlük istemleri de buradan çıkıyor."Yeni Dünya Düzeni" ulusal devleti yıkıma uğratırken,bu tarikatlar ve cemaatleri güçlendirecek.

Ezilen Dünyayı "hükümet dışı örgütler"(NGO)lar diye anılan bu sivil toplum kuruluşları aracılığı ile denetleyecekdir.istenilen budur.Fetullah ayakçılığına soyunanların bunlardan haberleri bile yoktur.

Siyasal olmayan islam en şiddetli şekliyle "SİYASALDIR"

üstelik en büyük siyasal gücün ,"EMPERYALİST"siyasetin maşasıdır yalnızca ideolojik açıdan değil,örgütsel ve ekonomik olarak ta öyledir,28 şubat post modern devrimi ile "PASİFİZE EDİLMİŞ TEHLİKEDİR".

 

 

Tarikatler ve cemaatler,1950 den bu yana doğrudan doğruya "emperyalistler"tarafından örgütlenen kökü dışarıda olan yıkıcı yapılanmalardır.en çarpıcı örnekleri Kaplancılar ve F.Gülen dir.

 

"SİYASAL İSLAM-POPULER İSLAM" LAFLARI GRAHAM FULLER,PAUL HENZE(CİA TÜRKİYE SORUMLUSU) TÜRÜNDEN CIA ŞEFLERİNİN AĞZINDAN HİÇ DÜŞMEYEN KAVRAMLARDIR.

"ATATÜRK DEVRİMLERİNİN MODASI GEÇTİ TÜRKİYEYE ILIMLI İSLAM GEREKLİ" DİYENLER ONLARDIR.NE ÇABUK UNUTULDU? BENİM "BELLEKSİZ" SEVGİLİ YURTTAŞLARIM. İYİ UYUMALAR,SİZ MERAK ETMEYİN BİZ BU DEVRİMLERİN YILMAZ BEKÇİLERİ OLARAK SİZİN YERİNİZE DE NÖBET TUTMAKTAYIZ.

 

 

HA UNUTMADAN BU GÜN YIL DÖNÜMÜ,

 

 

"""SIVAS KATLİAMI UNUTULMAYACAKTIR"""

 

 

 

 

  

 

utarid

(no login)

212.252.6.203 Toplumsal Uzlasma July 3 2002, 4:07 PM 

 

Ali Oktay!

 

Sanirim aramizda yanlis bir anlasılma var. Ben kesinlikle seyhleri, meyhleri savunmuyorum.

 

Toplum artık o kadar karmasık hale geldiki siyasetten ekonomiye, bunlari bir din catısı altına almak, dinin subjektif yorumları icinde ertimeye calısmak imkansız dir. Bundan dolayı islam ya da herhangi bir din catısı altında toplum iliskilerini düzenlemek hayaldir. Din kültürün bir alt birimidir. Diger bilimlerin üstünde bir birim olamaz.

 

Gecenlerde bir islamcı ile tartıstım. Adamlar hala islam birliginden, ümmetcilikten bahsediyo. Dedim ki bu tür bir ideal hayaldir. Gidin zihinlerinizin potansiyelini baska idealler icin harcayın. Mesela Avrupa biriligi konusunda uzmanlasin. Islami ve inanclarınızı buna hazırlayın. Yoksa hazırlıksız yakalancaksınız. Bundan da büyük zararınız olucak.

 

Ben sivas katliamina baska bir acıdan bakıyorum. Bak bu katliami kesinlikle mesru buldugumdan degil. Olay milletin din konusunda yanlıs bilgilendirilmesi, bir seyden anlamayan seyhlerin, tarikatcıların, irancılarin kucagina bırakılmasıdır.

 

Din bosluk kabul etmeyen toplumsal bir ihtiyactır. Sen millete gercek islami ögretmessen, kayıt dısı din egitimine olanak saglarsın. Herkezin senin aldıgın egitimi almasına, senin cevresel sartlardaki konumunda olmasina olanak yok.

Sence ben sivas katliamina katılır mıydım? Cevremdeki hicbir dindar bu katliami desteklemedi. HErkez üzüntüyle karsıladı. Bu insanlar da musluman.

 

Devlet laik diye, halkını dinsiz bırakmak zorunda degil. Bir yanda insanin dogal ihtiyacı olan din, diger yandan da bu dogal ihtiyaca ters tepki veren devlet.Bu ülkede 70 milyon insan var. Laiklik, maiklik diyerek bircok insani devletine küstürüyosun. GErcek din egitimi aldırmıyosun. Dinin icini bosaltıyosun.

 

 

Bizim öncelikle saglam bir laiklik tanımı yapmamiz gerekiyo. Bir basortusunden rejimin tehlikeye girecegi korkusunu yenmemiz lazim. Bunlar simdi inancları geregi basortusu takıyolar yarın inanclari geregi seriat isterler gibi bir fobi tasımak cok yanlis.

 

Islamin en temel yönü inanc olmasi. Islamin belirgin siyasi yönetim sekli yok. Cogunluk demokrasiyi islamin rejimi olarak gösteriyo. MEsela Fetullah Gülenin üstadim dedigi Said Nursi: "Ben dindar bir cumhuriyetciyim" diyo.

 

Sence cogulculuk nasıl saglanir? Fatullah Gülen zerre kadar laiklik karsıtı bir insan degildir. Bu tür liderler toplumda hep olucaktır. Bunun önünü kesemessin. Yapılmasi gereken bu tür insanlari kontrol altında tutabilmektir. Rejimin mesru saydıgı, okullarının sirketlerinin devletin denetimine acık olan, yeraltı faaliyetleri yürütmeyen bir Fetullah Gülen bu rejim icin de bulunmaz hint kumasidir. Türkiyede bir elin bes parmagini gecmeyen seriatcılar ayaklansa bunlara önce Fetullah Gülen karsı cıkar. Allah korusun olur da bu seriatcilar iktidara gelse önce Fetullah Gülenin okullarını lagvederler.

 

Afganistanin Talibanin eline gecmesiyle Fetullah Gülenin burdaki okulları büyük bir darbe almıstır. Bu nasıl amerikancılık ve seriatciliktir.

 

 

Sivas katliaminda ölenlerde, üzülerek söylüyorum o katliami yapanlar da bizim vatandasımız. Olayın kaynagını iyi tesbit etmek gerekiyo. Celali isyanlarını bastırır gibi kanlı ve zorlama seklinde olayı cözümlemeye calısmak, katliamin gercek sebeblerini, araramamak meseleyi cözmez. Allah korusun 10 yıl sonra baska bir katliam ortaya cıkar. Olayın kaynagını iyi tesbit etmek lazım.

 

Malsef sen de klasik Osmanlinin yaptıgı gibi ( onlarda babali isyanlarini, celali isyanlarını) kendi yönetim bozukluklarından kaynaklandıgını görmeyerek camuru kendi halkına söz geciremeyen IRANA atıyosun.

 

Kabuguna cekilerek, din egitimini ebgelleyerek olayı cözemessin. Bu memlekette gercek islam ögretilse, din egitimini devlet savsaklamasa; halk hacıya, hocaya ve seyhe gitmek zorunda kalmasa bu dini ögrenenler ne katliam yapar ne de refaha, saadete oy verir.

 

Ben bu duruma cok ama cok üzülüyorum. Din egitimi batının hicbir ülkesinde yasak degil. Dini yok etmeye calismak akıntıya kürek cekmektir. Buna hickimse cesaret edemez. Bu bosu bosuna enerji israfı, sinerjinin telef olmasi, halkın bosu bosuna gerginlestirilmesi, devletine küsmesine yol acar.

 

Bu acıdan halkın kafasi rahat olmalidir. Bilmelidir ki halk, devlet ekonomik ve teknolojik kalkınmaya harcıyacagı zamani benim dinimi yok etmek, icini bosaltmak icin harcamaz. Devlet benim dinime saygılıdır. Ben inancımın gerektirdigini rahatca yapabilirim. BEn devletime güveniyorum.

 

Devlet bu güveni halkına vermelidir.

 

Bu isler onu asalim, bunu keselim, onu harcayalim bunu paralayalım la olmaz. Bu yöntemler cok ilkel yöntemlerdir.

 

Nizamülke sormuslar. Sen neden nizamiye medreselerini actın, burdaki alimlere tonla maas veriyosun. O da demis ki bu insanlar zaten halka din egitimi verirlerdi. Ama ben bunları devletin kontrolune sokuyorum. BUnlar illegal bir sey yapamazlar.

 

Yahu 1000 yıl öncesinin Nizamulmuku kadar da mı kafanız basmıyo. Güleni hapse atsaniz nolur. HEr eve polis sokabilir misiniz? Zaten inim inim inleyen halkın özel yasamina da mı müdehalede ediceniz. Türkiyenin daha büyük problemleri var.

 

Sence türkiye iktisaden büyüse, cilelerin halkı maddi yönden gelisse kendine göre dünyevi zevkler edinmez mi? Cagdas egitim olanaklarına kavusmaz mı?

 

Ben Fetullah Gülen gibi islami iyi bilen ve yorumlayan insanları rejim acısından tehlikeli degil bilakis rejimin sigortası olarak görüyorum. Adam rejime okullarıyla, sirketleriyle muhtac. Gülen bulunmaz hint kuması.

 

Zannedersem eski amerikan baskanı Kenedy nin bir sözü var.

 

"Biz kendi düsmanımızı kendimiz yaratırız, böylece onu her zaman icin kontrol altında da tutmus oluruz. Biz kendimizi elestirmek icin para harcayan bir ülkeyiz. Böylece eksikliklerimizi daha iyi görürüz, gercek hatalarımızdan dogacak büyük düsmanların olusmasına da olanak vermeyiz."

 

Simdi adamlardaki kafaya bak bir de kendine bak. Sen cogulcuktan bahsediyosun. Bunu nasıl basarıcaksın. HErkezi rejim düsmani bellemekten yeniceriler gibi nara atmaktan baska bir becerin yok.

 

Ali Oktay ben burdaki bircoklarından daha cok seni kendime samimi buluyorum. Biliyorum ki sen bu ülkeyi seviyosun. Akıllısın. Seninle ortak bir noktada birlesmekten zevk duyardım. Ame ne olursun benim de bu ülkeyi sevdigimi bil, fikirlerimin samimi oldugunu anla..

 

Byes.

 

  

 

ali oktay

(no login)

195.175.181.200 sevgili Utarit, July 3 2002, 9:30 PM 

 

içtenlikli yanıtların için teşekkür ediyorum,ve seni sondan başlayarak yanıtlamak istiyorum.

 

Senin bir yurtsever ve uygar bir insan olduğundan hiç kuşku duymadım,öncelikle bunu bilmelisin.bu ayrı bir şey farklı düşüncelerden kaynaklanan sert eleştiriler farklı bir şeydir,insan olan hiç kimse karşıyı kırarak üzerek mutlu olmaz,biz toplum olarak eleştiriye fazla açık değiliz,çünki demokratik bir ülkede yaşamadık hiç.gerginliğimizin temelinde gerginlikler ve keskin kutuplaşmaların bilediği ortamda büyüdük,ve hala da bu durumdan kurtulabilmiş değiliz.Yaşamın her alanında gerçek bir demokrasinin yerleşmesi ile bunu zamanla aşacağımızı umuyorum.Benim bu formda yazmaktaki tek amacım,sevindirici bir hızda sanal iletişim ortamına kavuşan arkadaşlara bir ateistin bakış açısını anlatmak ve yanlış koşullandırılmaların törpülenmesini sağlamaktı.yoksa ne burada ateizmin propagandasını yapmak,ne de insanların kutsallarını aşağılayarak tatmin olmak.her zaman söylüyorum kim neye inanırsa inansın,nasıl giyinirse giyinsin,kendini nasıl mutlu hissediyorsa öyle yaşasın,ama "herkes".

Benim nufus cüzdanımda "islam" yazıyor,ama ben hiçbir zaman kendimi bir müslüman olarak hissetmedim,yada isevi veya budist ama ölümü bulsalar "müslümanmış rahmetli "diyecekler.böyle komedi olurmu? ve beni tüylerimi yerinden fırlatan yeşil örtüye sarıp camide cenaze namazımı kılacaklar ve islami kural gereği çukura yan çevirip öyle gömecekler,benim düşünceme yaşam boyu yeteri kadar saldırıda bulunulduğu halde mezarda bile bedenim islamın saldırısına uğrayacak.senin değerlerin ne kadar değerliyse benimkiler de o kadar değerli sayılmalı,bunu islam asla sağlayamaz,buna karşı çıkacağını bilerek hemen şunu söyleyim,Atatürkün kurdurduğu krematoryum onun ardından hemen kapatıldı,defalarca girişimde bulunulmasına rağmen yenisi açılmadı,son yıllarda yapılan girişimler (Ankarada)Gökçek tarafından püskürtüldü.demek istediğim sen nekadar kendini baskı altında hissediyorsan biz onun bin katı baskı altındayız.

 

sana soruyorum,okullara zorunlu "ateizm dersi" koysalar ne düşünürdün? ve her gün beş vakit ateizm propagandası altında kalsaydın,ateistlerin ramazanında yemek yemediğin için dayak yeseydin,vergilerinin bir kısmı ateistler derneğine kesilseydi,ne düşünürdün?yine vergilerinden üçyüzbin ateist tapınağı yapılsaydı,bilmem kaç yüzbin ateist militanın maaşları ödenseydi vergilerinden,bu rajimin adının ne olmasını isterdin? heralde ilk aklına gelen ateist faşizmi olurdu değil mi? sakın bana çoğunluk falan deme,çünki demokrasiler çoğunlunluk tahakkümü değildir.

 

Benim kimseyi rejim düşmanı ilan ettiğim falan yok,bilakis,

ben bir rejim düşmanıyım,

ben bu anti demokratik rejimin düşmanıyım,

"yoksullar" diye bir sınıfın varlığından sorumlu olan bu rejimin düşmanıyım,

işsizler ordusu üreten bu rejimin düşmanıyım,

her damlasına yurttaşlarının kanı düştüğü halde toprakların yüzde doksanının devlete ait olup,halkını konutsuz bırakan bu devletin bir numaralı düşmanıyım.

sinemaya tiyatroya gidecek paraları olmayan yirmi beş milyon genci olan bu devletin düşmanıyım,

halkının sağlığını güvence altına alamadığı halde salt kılığı yüzünden kapı önüne bırakan bu devletin düşmanıyım,

Halkına gerçek demokrasiyi,insan haklarını çok gören bu rejimin düşmanıyım,

yazarını çizerini hapislerde çürüten bu devletin düşmanıyım,

yoksul halkın parasını bankalarda zenginlere peşkeş çeken bu devlete düşmanım,

yaşaması için geçim endeksinin beşte birini reva gören bu devletin düşmanıyım,

parasızlıktan otobüse binecek parası olmayan halkına her gece "tele vole" iğrençliğini izlettiren bu devletin düşmanıyım,

genç kızları bilgileriyle değilde beden ölçüleriyle yarıştırıp burjuvaziye sermaye yapan bu rejimin amansız düşmanıyım.

Bu haksızlıkları protesto ettiği için yaşamının en güzel çağında Mamak zındanına tıkılmış ama üst düzey akrabaları olduğu için bir kaç ayda yırtacak kadar şanslı olmasına rağmen okulda birbuçuk sene kaybetmiş bir rejim düşmanıyım.

 

Atatürkü ve devrim ilkelerini savunmak,gerici eylemlere karşı tavıra alkış tutmak rejim borazanlığı yapmak demek değildir.

 

Said-i Nursinin bir Cumhuriyetçi olduğuna hiç kuşku yok,çünki Humeyni de bir cumhuriyetçiydi,ve ülkesinin adını İran islam cumhuriyeti koydu.

 

Fetullah Güleni ilk kez yıllar önce Cumhuriyet gazetesinde okumuştum,hakkında çok bilgim yoktu,ilgilendiğimde yoktu,çok populer olduğu dönemde okullarıyla adından sözettirince doğrusu ben de takdir eder gibi oldum ama hep kafamda "niçin" sorusu vardı.bu konuda doyurucu bir yanıt alamıyordum,daha sonra kasetlerinden kendi ağızından itiraflarını duyunca kafamda şekillenmeye başladı her şey,daha derinlemesine kurduğum ilişkiler proplemi kısa zamanda çözdü,çünki bu kesimin ağzızlarını kıpırdatmadan söyledikleri ortak bir söylem var;

-Az kaldı..az kaldı..

nedir az kalan?

 

Güleni hapse atmak gibi bir umudum yok,hiç kimsenin orada tutsak olmasını istemem,ama kendisi oraya gitmemek için bir çaba harcamıyor.gelip savunmalı,hem de dostu Ecevit ölmeden.

 

Atatürk din eğitimini mahalle mekteplerinden üniversitelere soktuğu zaman kıyamet koparanları nasıl bilmezsin.Bunun en geçerli yolu bulundu eğer geri adım atılmazsa bir kuşak sonra sorun çözülür,12 yıllık temel eğitimden sonra isteyen istediği kanaldan dinini serbestçe öğrenebilir.niyeti olan yetmişinden sonra din değiştirdiğine göre sorun olmaz.

 

Ayrıca din eğitimi konusunda aynı şeyleri mi düşünüyoruz bilmiyorum.ama ben kendi düşüncemi açıklayım,Din eğitimi denilince anladığım şey din kültürü ve dinler tarihidir,yok eğer kuran kursu gibi şeylerden söz ediyorsan bu din dersi değil "islam" dersi olur.benim çocuğum da ateizm dersi alabilecekse sakınca yok.ya da tevrat dersi,budizm dersi.

 

Laiklik halkı dinsiz bırakmak demek değildir,son elli yılda neler oldu dersin?açılan fabrika sayısımı fazla yoksa cami ve kuran kursu sayısımı?açılan meslek lisesimi çok imam hatip lisesimi?resmi kurumların hepsinde sağlık odası mı var yoksa mescit mi?

son 75 yılda her zaman öğretmen açığı varken ne imam nede hatip olamazken kız çocukları bu okullara neden yönlendirildi? beleş oy potansiyeli olmasın sakın?

 

İslamın belli bir siyaseti yok demişsin bunu itiraf ettiğn için sağ ol,ben de bunu anlatmaya çalışıyorum sürekli,her rejimin aşağı yukarı programı bellidir,ama islam öyle mi? Kaplancıların programı farklı,hocanınki farklı,sabık hocanınki farklı,aczimendinin ki farklı,hizbullahınki farklı,ama daima iktidar erkini eline geçiren "radikalleşmek" zorundadır,unutmayalımki Afganistanın en ılımlı en eğitimli fraksiyonu Türkçesi "talebeler" olan Taliban dı,ama erki ele geçirince ne yaptı önce muhaliflerini yok etti daha sonra savaşacak kimse kalmayınca dağların gölgesini bile topa tuttu.bu kadar saf olamazsın.

 

Gerçek islam kelimesi çok kıl olduğum bir kelime kusura bakma,bu kadar relative bukadar muğlak bir şey duymadım yaşamım boyunca,bin defa sorulmasına rağmen bir müslüman çıkıp ta şu "gerçek İslamı" sahtesinden ayırmadı,daha dün İranlı arkadaşımla bunu tartıştım o da diyor ki bizim ki gerçek diğerleri sapma.Utarit,senden özel olarak rica ediyorum lütfen bu adda bir topic aç ve bu konuya açıklık getir.Hangi İslam gerçektir?

 

Sıvas olaylarına neden olan etmenler konusunda çok farkı düşünüyoruz,bu konuyu daha fazla deşmek istemiyorum,kısaca bunun eğitim düzeyi ile ilgili olduğunu düşünüyorum,orada sen olsan katılmazdın kuşkusuz,ama bu formdaki diğer radikal arkadaşlarda katılmazlardı ama bundan kuşkuluyum,çünki topluluk psikolojisi(sürü psikolojisi)nin insanları nereye sürüklüyeceği hiç belli olmaz.

 

sevgiler..

 

 

  

 

utarid

(no login)

212.252.6.203 Sanal Seriat Tehlikesi Maskesi Ardında Gizlenen HORTUM July 4 2002, 3:42 PM 

 

Ali Oktay.

 

Ulkenin her acıdan geri kalması benim de canımı sıkıyo.

 

Ben senin gibi rejim dusmani falan degilim. O lafı söylecek cesareti kendimde göremiyorum.

 

Günlerdir kabluda saatlerce RTL i seyrediyorum. Almanca bilmeme ragmen bunu yapıyorum. Bizim show, kanalD, ATV yle aralarında o kadar fark var ki.

 

Öncelikle RTL de bir tane siyasinin görüntüsüne ratlamdım. Simdi diceksin magazin kanalında siyasetci ne arar. Alakası yok. RTL ve SAT1 bizim show, kanald, ATV ile esdeger kanallar. Alman kanallarında herkez isine bakıyo. Genelde araba tanıtımları, saglık-cinsellik-güzellik haberleri, tatil yerleri, egitim ve iletisim programları vs.. Almanyanın ic icleri bakanının ismini söylecek bir babayigit Alman göstemessin.

 

Ben en dikkate deger farkı reklamlarında gördüm. RTL deki reklamların %30 u vitamin icerikli urun tanıtımı yapan gıda sektörüne ait. Bir tane bile banka reklamı göremedim. Gazete promosyon reklamınin R si yok. Hizmet sektörüne ait reklamlar yok denecek kadar azınlıkta. Üretim öncelikli otomobil ve teknoloji ürünleri reklamları cogunlukta.

 

Malsef bizim Türkiyede tam tersi, reklamlarda oldugu gibi hizmet sektörü var. BAnka reklamları nasıl milletin gözünü boyasak da paralarını alsak hesabındalar. Reklamlarımız gazete promosyonlarından gecilmiyo. Ikı halkın farkını o derece görüyosun ki..

 

Dünya kupasi sırasında Dogan Grubu medyasının politikacıların ofislerine karargah kurmasını anlayamadim. Bu durum Dogan grubu medyasının mevcut iktidarla iliskisini en iyi sekilde yansıtıyo. Maliya bakanın, icisleri bakanının mac yorumları Dogan grubu medyasının neden bu kadar ilgisini cekiyo, neden bunların sözculugu yapıyo anlamadım..

 

Ali Oktay bir sey sorucam.. Milletin aclıgından geri kalmıslıgından caresizliginden ikimizde muzdaribiz.

 

Ama bence ikimizinde bir hatası var..

 

Fıkradır anlatılır. Osmanlı döneminde halk yönetimden sikayet etmeye basladıgında birileri PADISAHIM COK YASA! diye bir bagırırdı. Herkez derdini tasasını unutup hazrola gecerdi.

 

Simdilerdeyse ne zaman bu olumsuzluklar, hortumlar, yolsuzluklar, halkın cektigini cile anlatılsa birileri -YASASIN LAIKLIK, YASASIN ATATURK ILKE VE INKILAPLARI, KAHROLSUN SERIAT diye bir bagırıyo, hepimiz tüm yasadıklarımızı unutup hazrola geciyoruz. Iyıki LAIKLIK var, ya IRAN olsaydık ne olurdu, kahrolsun dinci fundemantalistler diyoruz.

 

Birileri de gözümüzün icine baka baka, biz seriatcılarla, dincilerle mucadele ettik, bu esnada da 500 milyon dolar hortumladık.. Ne olmus yani diyo.

 

Iki üc tane dinciden, 60 lık bas örtülü kadınlarlardan yola cıkılarak rejime methiyeler diziliyo, bütün yolsuzluklar, ückagıtlar, düzenbazlıklar sanal bir seriat tehlikesinin arkasına gizlenerek yaptıkları soygun ve adeletsizlikler adeta mesru haline geliyo..

 

Ne dersin, bu hataya dusuyo muyuz?

 

  

 

ali oktay

(no login)

195.175.180.114 Utarit, July 4 2002, 9:51 PM 

 

"Ulkenin her acıdan geri kalması benim de canımı sıkıyo.

 

Ben senin gibi rejim dusmani falan degilim. O lafı söylecek cesareti kendimde göremiyorum."

 

O halde şikayet etmeyeceksin,Tavrını koyamıyorsan kendi kendine sızlanmanın yararı yok.

 

İslam terbiyesi almış insanlarda gözlüyorum bu durumu,son derece pasifler,ancak yandaşları iktidardayken eylem koyabiliyorlar,polis son eylemlerinde yalandan biraz cop kullandı o günden beri yoklar ortalarda.şu anda içeride bir alay sol aydın varken birtane bile müslüman yazar içeride değildir,vede hiç olmamıştır,HCGüzeli saymazsak.

Bu biraz yurtseverlikle ilgili diye düşünüyorum,sakın alınma bunu dedim diye,ama,görünen köy meselesi.

 

Daha önce söyledimmi bilmiyorum,ben hiç Ulusal TV kanallarını seyretmem,Çok sevdiğim bir yeğenim ünlü bir spiker olmasına karşın onu görmek için bir iki kez göz atmıştım.Haberleri CNN den izlerim(ABD),ve bende RTL nin dünyanın en iyi TV lerinden biri olduğuna inanıyorum,SAT daki açık oturumlara da bayılıyorum,çat pat Almancamla birşey anlamıyorum ama adamların tartışma adabı çok ilgimi çekiyor.

TRT nin dışındaki yayınlardan tiksiniyorum,hatta TRT bile rekabet uğruna kalitesini düşürmeye başladı.(radyodan edindiğim izlenim).

 

Gardrop Atatürkçülüğünü çok iyi bilirim bu memlekette,onlar hortumluyorlar diye bu vatanı terkedecek değiliz,onlara bırakmayız.ama şunu söylemeden geçemeyeceğim,Susurluk skandalı Türkiyede bazı şeyleri değiştirmek için çok büyük bir fırsattı,ama çok acı Hacı-Bacı koalisyonu halkın eylemlerini mum södürme oyunu diye sulandırdı ve bastırdı,ve ikiside birbirinin kıçını örttü.Eğer tüm partiler bu konuda uzlaşsalardı,Türkiye inan bu günden çok farklı olurdu.birdaha bu fırsat ele geçmez.

 

Son söylediklerine de katılıyorum,ama biri hariç,Şeriat tehlikesi sanal bir tehlike değildir,Aynı şeyi İranlılarda söylediler ama olan oldu,ben İran üzerinde çok duruyorum,oraya gittim,durumu çok iyi biliyorum,inanılmaz bir ülke,oraya okumaya falan gitsen inan bir ay dayanamazsın,İranlı meslektaşım(inançlı bir müslüman)Türkiyeye her gelişinde hava alanında toprağı öpesim geliyor diyor düşün.Şu an ona kalma izni almaya çalışıyorum.Kızlarda resmi evlenme yaşı hala 9 ona göre karar ver.

 

 

  

 

dants

(no login)

213.14.54.186 Re: Fetullah Gerçeği July 5 2002, 4:36 AM 

 

üzgünüm pek bu sıralar giremedim siteye bugün de sadece göz attım.

 

sayın oktay meydanı biraz boş bulunca ortalığı pisletmeden duramamış. vahdettin gibi birine dil uzatması ise bize ne kadar tarafsız olduğunu ne kadar çok kitap okuduğunu ispatlar nitelikte.

 

ayrıca bazı yerlerde de tartışmadan uzaklaşmış bunu neden yaptığını anlayamadım. bunlara bir cevap yazacağım elbette ancak özellikle bir şey dikkatimi çekti sanki atatürk bir insan değilde putçasına savunur gibi bir görüntü çizmekte...

 

ali nin özellikle bir yönü hâlâ barizdir: tam anlamadan-araştırmadan yargıya varma. bu özelliğinin nerelerde geçerli olduğunu yazımda inşallah yazarım.

 

sağlıklı kalmanız dileğiyle...

 

 

 

  

 

ali oktay

(no login)

195.175.180.4 Re: Fetullah Gerçeği July 5 2002, 8:56 AM 

 

meydanı boş bulmam senin kabahatin,benim değil.engin bilgilerinden yararlandırmıyorsun.bizi mahrum etmeye hakkın yok.örneğin Vahdettin hakkında bizi bilgilendirebilirsin,hatta onun ulusal bir kahraman olduğunu bile söyleyebilirsin,ama sıkışınca sıvışmak yok,yukarıda sorduğum hiçbir soruya yanıt vermedin.özenle kaçıyorsun,sakın belgesiz sallayım deme.ve klavyenin karşısına geçtiğinde iki satır birşeyler yaz,yazmış olmak için değil,zamanın seninki kadar bol değil.

 

 

Ana sayfaya geri don

Tartismalar sayfasina geri don


Hosted by www.Geocities.ws

1